ulrike meinhof

Durum: 40 - 0 - 0 - 0 - 10.07.2015 12:32

Puan: 1099 - Sözlük Kezbanı

3 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 2

ver elini

ezginin günlüğü'nün 2010 yılında çıkan seyhan müzik etiketli 'eski arkadaş' albümünün 10. şarkısı. söz, müzik nadir öztürk elbette. bir sabahın sahip olması gereken tüm güzelliklerine sahip, hüsnü arkan elini uzatacakmış kadar umutlu bir şarkı...

"ver elini güzelim gidelim buralardan
gidelim başka denizlere
ver elini güzelim gidelim buralardan
gidelim yalansız bir yere"

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

zafer güler dinle sözlük, tribe girerken ayağın eşiğe takılsın, burnunun üzerine düş. bunları yaşamadan edilen sabaha 'aydın' diyemezsin!

dizelere göm şair beni

bir kıvılcım vafi şiiridir, arif kemal tarafından bestelenmiştir. zafer güler tarafından yorumlanan versiyonu -kaydı çok temiz olmasa da- arif kemal'den daha naif daha pürüssüzdür, tam bir vafi şiiri gibi;



"gömülmeyecek
doğurduğun sevgi
dizelere gömdüm
kardeş seni..."

ellerim
ellerim çok çekti
ellerime martılar konsun
gözlerim
gözlerim çok çekti
gözlerime güneş vursun
gömülmesin sevgi
dizelere göm
şair beni

beni toprak almasın
beni kefen sarmasın
üstüme taş konmasın
kalıt olsun sana sevgi
dizelere göm
şair beni

gün dediğin
güneş yitimi
ölüm dediğin
kurşun sıkımı
sevgi dediğin
evren bitimi
dizelere göm
şair beni..."

nazan öncel

çok sevmek, öyle sevmek ki; sabah kahvesine, makyajsız uyuyan kadınların kederlerine, bacasız kış gecelerine, yazsız geçen tüm temmuzlara şarkılarından ilmek dolamak. tabureye çıkmaya gönüllü bir vazgeçme arsızına 'yalnızlık yalnızlıktır!'

gel

gözyaşının yanağa dokunmadan, sıyrılmadan çıktığı yolculuk... kayıtsız kabul, haybeye havada asılı kalmış an'ların keskin sırtı;

zaman

birhan keskin şiiri, mabel matiz ezgisi ile birleşir, zaman olur. sabahın dördüdür, başka bir evde 'keşke hep böyle esse' rüyasıdır. yok'a karışmadan bir adım öncesi, boşuğun bahanesidir zaman; 'bir yerden aşağı, çok aşağı...

birhan keskin

"seni bir boşluğa attım,
gövdemi başka gövdeler bilmeyecek artık.
boşluk sesi ol,
hoşluk sesi ol,
sonra dönüp üz beni."

sitem

iki gündür, karanlık köşelerden karşıma çıkan şarkı... adımını attığı her kara parçası geçmişe boyanıyor.

aile

'kan bağı ayak bağıdır.' tespitinin öznesi. toplumun en küçük takozu, önümüze çıkan ilk engebe. sevmek ya da sevmemek bambaşka bir olay fakat bu mevhumdan sıyrılmak büyütüyor insanı. bencilce ideallerini tatmin etme, aksi halde hayal kırıklığına sebebiyet verme ise en yaygın çocukluk travması. ait ya da dahil değilsek birey olarak bir parçası kabul edilemeyeceğimiz toplumu ufalayıp, kırıntılarını güvercinlere atalım bence.

yanmayana her yer kar

bir cihan mürtezaoğlu şarkısı. diğerleri kadar güzel, biraz daha manada ağır fakat...

kalanlar kalsın, dönenler dönsün
duymayan duysun
bizle büyüyecek nâr!

bu kan çeşmesi durmak bilir mi?
unutma bunu; yanmayana her yer kar!

söyle nerde, ruhun kimde?
perişan sözde kaderin nazda


pekala diyen insan modeli

güzide türkçemizi örselemeden kullanarak trip atma peşindeyse kıymeti bilinmesi gereken kimsedir. bunun 'ok cnm' ile surat sallayanı da var...

koray avcı

sokak müzisyenliğinden gelen bir adam. volkan konak taklidi eskiden komikti fakat aslına dönmeye başlasın artık. zaman zaman detoneler vs. olsa da güzel müzik yapıyor ve sokaktan gelmek mühimdir, hakkını vermek de öyle.

evet ne söylüyorduk

sezen aksu'nun 'benim yerime de sev'ini sibel can'a harcatmamış, kanını yerde bırakmamış gruptur. şarkının linkine bazı 9gag fotoğraflarındaki uyarılardan koymak lazım zira günlük hayatın tekerine çomak sokabilir. yaz bitimindeki ılık meltem gibi saçlarınızın arasından geçebilir.

müzeyyen

recep ihsan eliaçık

onur ünlü'nün 'itirazım var' filmindeni vaazı veren hocadır, üstattır. islam dini hususundaki ilerici söylemleri sebebi ile uzun zamandır ailesine ve şahsına yönelik ciddi tehditler almakta. memleketin kaybettiğimiz pek çok aydını ile aynı kaderi paylaşmamasını umut ediyorum.

"“ihtiyaçtan fazla mal haramdır, hırsızlıktır. altın ve gümüş, yoksullar üzerinde hegemonya kurmak için kullanılıyor. infak edilmiyor, mülkte şirk koşuluyor. kırkta bir diye bir şey tutturulmuş gidiyor. 'komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelerine taşınanlar var.’ peki sokaktaki açtan, yoksuldan haberiniz var mı? bu dinin klasik fıkıh anlayışı, yeryüzünün sokaklarında aç gezen 1 milyar insan için ne diyor?
o fıkıh, ömer’i vuranların, ebuzer’i çöle gömenlerin, ali’yi hançerleyenlerin, hüseyin’i susuz bırakanların, medine’yi yağmalayarak 900 sahabe kadınına tecavüz edenlerin ve kabe’yi mancınıkla ateşe verenlerin fıkıhıdır. o fıkıhtan bir şey çıkmaz. o, zenginlerin, kodamanların, cariye ve köle sahibi olma peşine düşmüşlerin fıkıhıdır. sultanların, harem ağalarının, zindandan imam-ı azam’ın kırbaçtan morarmış cesedini çıkaranların, kırkta bircilerin fıkıhıdır… ebuzer gıffari’nin dediği gibi 'geceyi aç geçirip de kılıcına davranmayanın aklından şüphe ederim.’”

ayı sözlük mobil

web sitesinden farklı bir kullanım seçeneğine sahip olmayan uygulamadır. kullanımı oldukça zor bir de her girişimde, sekme bile değiştirsem dönünce yeniden kullanıcı girişi yapmak zorunda kalıyorum. geliştirilebilirse sözlüğe giri sayısı ikiye katlanır gibi geliyor.

didem madak

"bay keltoşa hayatımı anlatacaktım
emekli bir yanardağ olduğum halde
kendime karmen süsü verdiğimi,
bütün gün esneyerek pencerede oturup,
boing bilmem kaçı ile pike yapıp duran yaşlı pilotla kesiştiğimi
gülveren bayanlar cemiyetinden ihraç edildiğimi;
elmasoyanlara kabul bile edilmediğimi
hepsini, hepsini anlatacaktım."

*sevinçli kedi*

didem madak

"aramıza giren zamandı, biliyorum kanatları vardı
kim bilir bu gidişin dönüşü olacak mıydı?"

*bizden başkalarına, onlara, çocuklara'dan...

mercedes benz

şarkıda diyor ki; 'i must make amends/ worked hard all my lifetime/ no help from my friends...' biz kimiz ki haksız çıkaracağız.
taksiye bineceğimize araba almayacağız, televizyona para yok. janis joplin'i haklı çıkaracak tüm belalara varız. bu şarkı adanmışlığımızın temsili olsun;



black

evet pearl jam ile vedder oldukça can yakar bu şarkıyla fakat amy winehouse'un gidişini yok sayamayız. daha karanlık bir son bestelenemezdi;

  • /
  • 2
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 40

zaman

birhan keskin şiiri, mabel matiz ezgisi ile birleşir, zaman olur. sabahın dördüdür, başka bir evde 'keşke hep böyle esse' rüyasıdır. yok'a karışmadan bir adım öncesi, boşuğun bahanesidir zaman; 'bir yerden aşağı, çok aşağı...

ayı sözlük'ün homofobik saldırıya uğraması

duyup desteğe koştuğumuz hadise. buradayız, dostlarımızın yanındayız. kalleşçe arkadan dolanıp saldırmayı 'delikanlılık' tabir eden gerici zihniyetin tam karşısındayız.

didem madak

"aramıza giren zamandı, biliyorum kanatları vardı
kim bilir bu gidişin dönüşü olacak mıydı?"

*bizden başkalarına, onlara, çocuklara'dan...

didem madak

"bay keltoşa hayatımı anlatacaktım
emekli bir yanardağ olduğum halde
kendime karmen süsü verdiğimi,
bütün gün esneyerek pencerede oturup,
boing bilmem kaçı ile pike yapıp duran yaşlı pilotla kesiştiğimi
gülveren bayanlar cemiyetinden ihraç edildiğimi;
elmasoyanlara kabul bile edilmediğimi
hepsini, hepsini anlatacaktım."

*sevinçli kedi*

ulrike meinhof

merhaba...

öncelikle sıcak karşılama için eyvallah... sadece kırmızı elma sözlük'te kullandığım kullanıcı adıdır ulrike meinhof., umarım anlamına da layık olabilirim. homofobik değilim. lgbti bireylerin özlük hakları konusunda ve varoluş mücadelelerinde sonuna kadar yanlarındayım, aynı dünyayı paylaştığım tüm ezilen, ötekileştirilen halklar ve azınlıkların da olduğu gibi!

depresyon hırkası

kahverengi ve tiftikli olması ön şart olan hırka. melamet hırkası ile ikinci göbekten kuzenler bildiğim kadarıyla.

ulrike meinhof

merhaba...

öncelikle sıcak karşılama için eyvallah... sadece kırmızı elma sözlük'te kullandığım kullanıcı adıdır ulrike meinhof., umarım anlamına da layık olabilirim. homofobik değilim. lgbti bireylerin özlük hakları konusunda ve varoluş mücadelelerinde sonuna kadar yanlarındayım, aynı dünyayı paylaştığım tüm ezilen, ötekileştirilen halklar ve azınlıkların da olduğu gibi!

aile

'kan bağı ayak bağıdır.' tespitinin öznesi. toplumun en küçük takozu, önümüze çıkan ilk engebe. sevmek ya da sevmemek bambaşka bir olay fakat bu mevhumdan sıyrılmak büyütüyor insanı. bencilce ideallerini tatmin etme, aksi halde hayal kırıklığına sebebiyet verme ise en yaygın çocukluk travması. ait ya da dahil değilsek birey olarak bir parçası kabul edilemeyeceğimiz toplumu ufalayıp, kırıntılarını güvercinlere atalım bence.