reklamları ile artık kabak tadı vermiştir. sevdiğim bir şarkıya tıklayıp başka penceredi işime geçiyorum mıy mıy arabesk bi müzik çalıyor, bakıyorum kanal d dizisi reklamıymış. günde 30-40 kere yapıyor bunu. spotify paralı aldırtır adama.
gay dating sitelerini dolduran kitlelerdir. kimseyle bir ilişki kurmaya niyetleri yoktur ama sürekli mesaj gelmesinden, beğenildiğini duymaktan falan hoşlanırlar. yedek kulübesini boş tutmamak en büyük amaçlarıdır. gay komünite içinde ifşa ve diskalifiye edilmeleri mübahtır.
kolaylaştırmak için uygulama geliştirenin köşeyi döneceği eylem. yani bir web sitesi olsa oraya bütün hesaplarımızı grindr, growlr, hornet, planet romeo, hairy turks falan eklesek, "sevgilim var" butonuna basınca hepsini deaktive etse. ayrılınca da "ayrıldım" butonuna bassak hepsini tekrar açsa hatta "bak senin zamanında grindr vardı ama artık hornet daha popüler" diye uyarı verse. nefis olmaz mıydı?
ya şımarıklık ya da sevmenin ne olduğunu bilememe halidir. çünkü bir insanı gerçekten seviyorsanız bir anda nefret isteği gelmez, sevmek uzun zamana yayılmış, süreçli bir duygudur. belki zamanla bitebilir ama bir anda, bir hareketle bir sözle biten sevgi zaten pek de olgunlaşamamış demektir.
devletin açıktaki öğretmen sayısını karşılayacak kadar atama yapmaması sonucu ortaya çıkan, sosyal medyada zaman zaman insana bıkkınlık veren kampanyalar yaparak markalaşan insanlar. ben de onlardan biriyim.
bildiğiniz gibi ülkemizde öğretmen yetiştirme görevi eğitim fakültelerine verilmiştir. ancak başarısız yüksek öğretim politikaları yüzünen her sene üniversitelerden on binlerce temel bilim (fizik, matematik, edebiyat vs.) mezunu çıkmakta ve bu insanları istihdam edecek başka bir yer olmadığı için bu insanlara da formasyon eğitimi alarak öğretmen olma hakkı verilmiştir.
eğitim fakültesi mezunlarına bu formasyonlular da eklenince tabii sayı atanamayacak kadar artıyor.
enteresan olan çoğunlukla bu insanların atanmayı beklemek ve sosyal medyada ondan bundan destek istemek dışında bir çabaları olmaması. özel sektörde çalışmayı nedense tercih etmezler çünkü özel çok çalıştırıyordur, fazla çaba bekliyordur falan. sorsanız dürüst olmazlar belki ama pek çoğunun devlet kapısında senelerce beklemesinin sebebi bu devlette olduğunu düşündükleri az ve kötü çalışma hakkıdır.
ben de atanamadım çünkü sınava bile girmedim. mezun olduğumdan beri özelde çalışıyorum ama benle aynı yıl mezun olduğu halde senelerdir baba parasıyla geçinip atama bekleyen yüze yakın sınıf arkadaşım var. bu giriyi okuyanların kızacağını da biliyorum ama burada anlatıldığı kadar büyük bir mağduriyet yok. devlet dışında iş bulma şansı neredeyse sıfır olan sanat tarihçisi, arkeolog, hitit dili uzmanı arkadaşlar bu kadar yaygara koparmıyor. eğitimde özel sektör sanılandan daha büyük ve aslında kaliteli çalışan herkese yer var.
"poğaça gibi adamsın" yakın bir arkadaşım her tarafımın ısırılıp morartıldığı bir 3some sonrasında söylemişti "poğaça gibi adamdın kankacım ısırdılar her yerini"
kolaylaştırmak için uygulama geliştirenin köşeyi döneceği eylem. yani bir web sitesi olsa oraya bütün hesaplarımızı grindr, growlr, hornet, planet romeo, hairy turks falan eklesek, "sevgilim var" butonuna basınca hepsini deaktive etse. ayrılınca da "ayrıldım" butonuna bassak hepsini tekrar açsa hatta "bak senin zamanında grindr vardı ama artık hornet daha popüler" diye uyarı verse. nefis olmaz mıydı?
cep telefonu savaşlarında ısrarla göz ardı edilen ve ülkemizdeki anlamsız samsung fetişine yenik düşen firma. halbuki android telefon düşünüldüğünde akla ilk gelmelidir. htc one modeli ile çok takdir topladı dünyada.
devletin açıktaki öğretmen sayısını karşılayacak kadar atama yapmaması sonucu ortaya çıkan, sosyal medyada zaman zaman insana bıkkınlık veren kampanyalar yaparak markalaşan insanlar. ben de onlardan biriyim.
bildiğiniz gibi ülkemizde öğretmen yetiştirme görevi eğitim fakültelerine verilmiştir. ancak başarısız yüksek öğretim politikaları yüzünen her sene üniversitelerden on binlerce temel bilim (fizik, matematik, edebiyat vs.) mezunu çıkmakta ve bu insanları istihdam edecek başka bir yer olmadığı için bu insanlara da formasyon eğitimi alarak öğretmen olma hakkı verilmiştir.
eğitim fakültesi mezunlarına bu formasyonlular da eklenince tabii sayı atanamayacak kadar artıyor.
enteresan olan çoğunlukla bu insanların atanmayı beklemek ve sosyal medyada ondan bundan destek istemek dışında bir çabaları olmaması. özel sektörde çalışmayı nedense tercih etmezler çünkü özel çok çalıştırıyordur, fazla çaba bekliyordur falan. sorsanız dürüst olmazlar belki ama pek çoğunun devlet kapısında senelerce beklemesinin sebebi bu devlette olduğunu düşündükleri az ve kötü çalışma hakkıdır.
ben de atanamadım çünkü sınava bile girmedim. mezun olduğumdan beri özelde çalışıyorum ama benle aynı yıl mezun olduğu halde senelerdir baba parasıyla geçinip atama bekleyen yüze yakın sınıf arkadaşım var. bu giriyi okuyanların kızacağını da biliyorum ama burada anlatıldığı kadar büyük bir mağduriyet yok. devlet dışında iş bulma şansı neredeyse sıfır olan sanat tarihçisi, arkeolog, hitit dili uzmanı arkadaşlar bu kadar yaygara koparmıyor. eğitimde özel sektör sanılandan daha büyük ve aslında kaliteli çalışan herkese yer var.