dokunulup, silinesidir. sildikten sonra kücük bir öpücükle tadına bakılasıdır. dünyadaki dayanamadığımların en başıdır, tüm raison detrelerimin parçalanıp yerle bir olmasıdır.
ortaokul ve lise yıllarımda sevdiğim ama kavuşamadığım kızları getirir aklıma bu şarkı. bak tüylerim dikeldi yine hatırlayınca, gözlerim doldu, ne güzel, ne saf, ne temiz sevgilerdi onlar. neyse efendim cengiz kurtoğlu şarkısıdır diyerek tanımı da netleştireyim.
önce bir kaç damla yaş gözlerimden süzüldü
inanmadım yıkıldım senin miydi bu düğün
hıçkırdım sendeledim bacaklarım çözüldü
yoksa sen değil miydin o uğruna öldüğüm
aklımdan gecti birden bütün davranışların
tamamlıyordun beni aynıydı her şeyimiz
en büyük desteğimdi sihirli bakışların
her zaman yanımdaydın çok mutluyduk ikimiz
gözlerim bulutlandı başım öne eğildi
yalan değil olamaz duymadın feryadımı
bütün bu gördüklerim birer gercek değildi
memleketi ele geçiren karadeniz kültürünün artık geldiği son nokta. doğuya çamur atan bir yerin daha gelişmiş olması gerekirken hali ortada. bize her yer trabzon diyen insanlardan beklenilen bir şey. ulan ülke sizin padişah sizden daha ne istiyorsunuz. pis kültürunuz içinde çürümüşlüğüzde geberin inşallah.
benim için tartışmasız en iyi şarkısı gods and monsters'tır. binlerce defa dinlemişimdir. hayır, bir dönem born to die ve paradise edition'ı defalarca dinledim ama bu şarkıyı defalarca dinledim.
neyse son albümü benim için tam bir fiyaskoydu. şimdi daha da kötü bir albüm geliyor sanırım, bir tane demo yayınlamış. berbat. ama bu kötülüklerin arasında hiç güzel parça yok mu? west coast var. özellikle bunun radio mix versiyonu çokzel olmuş.
"if you're not drinkin' then you're not playin'." ve "and you've got the music, you've got the music in you, don't you?" sözleri akılda kalıcıdır. neyse bu şarkının radio mix versiyonunu paylaşıyorum;