yalnızlığın anlaşıldığı anlar

  • /
  • 7
dışarda yalnız yemek yerken ve sinemada yalnız film izlerken.
whatsapp'tan gelen son mesajın 4 gün önce olduğunun farkedildiği an.
eve gelir zile basarsın 3 saniye sonra tek olduğun aklına gelir ve çantada anahtarını aramaya başlarsın
hastayken nazlanacak kimsenin olmayışı.. *
dertleşmek için birine ihtiyacınız olduğunda arayacak kimseyi bulamadığınız an.
gün gelir ve anlar ki insan; yaşadığı her şey bir yalandır..! geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.
sen konuşmaya tenezzül etmezsin suskun sanırlar, ve umursamaz. bilmezler ki, bir konuşacak olsan yüzüne bakacak yüzleri kalmaz.
az önce yeniden ayrıldım 1 aydan fazladır uzaktan yürütüyorduk ama ben artık dayanamadığımı ve türkiye'ye gelmeyecekse ayrılmak istediğimi söyledim ve bitti, yine ağlıyorum yine yalnızım , yine ağlıyorum ağlıyorum ağlıyorum....
sabah kalkınca kahvaltıyı kendin hazırlıyorsan.
geçen yaz idi sanırım. bir banka oturup göldeki ördekleri falan izlemiştim. sonra telefona baktım, etrafıma baktım. yalnızlığın tınısı böyle bir şeydi dedim. o günü özlediğimi söyleyebilirim.
uzunca bir süre tek yaşamıştım o zamanlarda kedimle çok konuşurdum sonra benim yavru da çok konuşkan oldu, hala hiç susmaz göz göze gelmeniz yeterli hemen miyavlamaha başlar. onunla konuşmak çok iyi gelirdi, aslında kalabalık içinde çok yalnızdım. hala konuşurum gözgöze gelip anlatırım arada, iyi bir dinleyici canım benim..
bir çifte 3. tekerlek olunduğu an. çok yakın bir kız arkadaşım ve erkek arkadaşıyla her gün beraberim, bir nevi kaynana oldum.
yancıların oluk oluk aktığı kahve masalarından okeye dördüncü bulmaya zorlandığınız andır.
biri sarılıyormuş gibi hissetmek için iki kat yorganla ve 3 yastıkla uyumaya başladığım an. ühü.
yastığa sarılarak uyumak mesajlaşıcak kimsenin olmaması toz pembe hayaller kurmak prensini veya prensesini beklemek metal müzik dinlemek
yastığa sarılarak uyumak mesajlaşıcak kimsenin olmaması toz pembe hayaller kurmak prensini veya prensesini beklemek metal müzik dinlemek
çalan telefona cevap verirken sesin çatallaşmasıyla.
özellikle havanın güzel olduğu mevsimlerde, akşam 7, 8den sonra işin yoktur ve biriyle çıkıp bir şeyler içmek istersin veya yürümek istersin veya en olmadı bi bank kenarına kurulup muhabbet etmek...
boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi...

kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar gibi...
deniz kenarinda kulaklikla durmak, denizi izlemek, yandaki cifti kesmek.
  • /
  • 7