yalnızlığın anlaşıldığı anlar
dertleşmek için birine ihtiyacınız olduğunda arayacak kimseyi bulamadığınız an.
gün gelir ve anlar ki insan; yaşadığı her şey bir yalandır..! geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.
sen konuşmaya tenezzül etmezsin suskun sanırlar, ve umursamaz. bilmezler ki, bir konuşacak olsan yüzüne bakacak yüzleri kalmaz.
az önce yeniden ayrıldım 1 aydan fazladır uzaktan yürütüyorduk ama ben artık dayanamadığımı ve türkiye'ye gelmeyecekse ayrılmak istediğimi söyledim ve bitti, yine ağlıyorum yine yalnızım , yine ağlıyorum ağlıyorum ağlıyorum....
sabah kalkınca kahvaltıyı kendin hazırlıyorsan.
bir çifte 3. tekerlek olunduğu an. çok yakın bir kız arkadaşım ve erkek arkadaşıyla her gün beraberim, bir nevi kaynana oldum.
yancıların oluk oluk aktığı kahve masalarından okeye dördüncü bulmaya zorlandığınız andır.
biri sarılıyormuş gibi hissetmek için iki kat yorganla ve 3 yastıkla uyumaya başladığım an. ühü.
yastığa sarılarak uyumak mesajlaşıcak kimsenin olmaması toz pembe hayaller kurmak prensini veya prensesini beklemek metal müzik dinlemek
çalan telefona cevap verirken sesin çatallaşmasıyla.
özellikle havanın güzel olduğu mevsimlerde, akşam 7, 8den sonra işin yoktur ve biriyle çıkıp bir şeyler içmek istersin veya yürümek istersin veya en olmadı bi bank kenarına kurulup muhabbet etmek...
boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi...
kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar gibi...
yanlız kalıp düşündüğün zaman aslında ne kadar yanlız olduğunu hissedersin, bir ayrılık sonrası bir veda sonrası yada bir hatanın vermiş olduğu pişmanlık duygusu, aslında hep yanlızız yanlız hissetmek için kötü şeyler yaşamış olmak gerekmiyor, mutlu iken bile yanlızız yanlız olduğumuz için mutluluğumuzu paylaşıyoruz, mutlu iken yanlız olmadığımızı düşünüyoruz, mutsuzken yanlız olduğumuzu düşünüyoruz
dogum gununde kimse aramaz
beyaz cikolata yer kendi dogumgunu kutlarsin
herkes sinemaya kanka veya sevgilisi ile gelmistir tek basina izlersin patlamis misir bile almazsin
tek gidersin gezilere kalabalik arasinda...
hamburger yersin ama double ama...
seni seviyorum ask mesk o kadar sana yabanci gelirki eksik kalir hep...benim kaldi kalicak hep
sabah uyandığında elini sağa attığın zaman boşa denk geldiğinde hay s*keyim böyle sabahı dediğin andır...
eve girdiğinde nefret etmene rağmen televizyondan ses olsun diye açıyorsan tebrikler yalnızsınız.
"aşık hiç yalnız kalır mı hafız? yâr çıksa kapıdan, hasreti gelir." dedirten durumdur kendileri
bazı geceler yatağa yalnız girince . şöyle kıllı bir göğüs ve boyuna yüzünü gömüp sevdiğinin kokusuyla uyumak var
içerken yanında, -nabersin, keyifler iyi mi, diye sorabileceğin birinin olmadığını,
sinemada, yanındaki koltuğa kaykılmak yerine koltuğu ortaladığını,
kahve, sohbet isterken, kahve içip telefona gömülmüş olduğunu,
eve dönüşte, arayıp -bir şey lazım mı, diye sorabileceğin birinin olmadığını,
libidon tavanken, kendini bilgisayar, telefon vb başında porno izlerken bulduğunu fark ettiğin tüm o anlar.
matem rüzgarları esmeye başlamıştır usul usul yüreğine. yalnızlığı mı anlar insan zamanla yoksa kimsesizliği mi bilemiyorum. ama güzel şey yalnızlık, ya günün sonunda ya ömrün sonunda zaten yalnızız. o kadar da korkmaya gerek yok. kaçınılmaz son bu.
yalnıztanrı'ya katılıyorum güzel demiş, çok sık hemfikir olmuyorum kendisiyle o yüzden olmuşken bunu kutlamak istiyorum.
yalnızlığa gelince, hiç bir zaman yeni bir yalnızlık gelmiyor bence üstümüze, zaten her zaman yalnızız ömrün sonunda da yalnız olacağız. ne zaman kafamızı dağıtacak bizi yalnızlığımız üzerine düşünmekten onu farketmekten kurtaracak bir eğlence bir film bir insan bulsak ona sarılıyoruz. istiyoruz ki biri gelsin onu eğlendirelim bu da bizi eğlenceli biri olduğumuza inandırsın bizi eğlendirsin zaman geçsin. bu aslında sadece bir kaçış, yalnızlıktan, kendimizi tanımak ve kendimize tahammül etmekten. oysa yalnızlık güzel yalnızlık kaçınılmaz, böyle daha genç daha aklı selim zamanlarımızda bu gerçek ile aşina olur onunla barışırsak yaşlılığımızda daha az sıkıntı çekeriz diye düşünüyorum.
karamsar bir anektodla noktalayayım yalnızlık özellikle yaşlı erkekler arasında çok yaygın, hayal ediyorum ki yaşlı eşcinsel erkekler arasında heterolara göre daha bile yaygın olabilir. yaşlı erkeklerde görülen int*har vakaları o yüzden nüfus ortalamasının çok üstündedir. yalnızlığınızla barışın sonradan göte gelmeyin.