yanlış anlaşılmak

şu meşhur niyet önemli sözünü tersyüz eden ve defalarca aklanma adına kendini anlatma durumu. hele ki yanlış anlayan çok yakın biriyse farkında olmadan hayatınızı bir film şeridi gibi iyi yönlerinizle anlatarak gözler önüne serme ihtimaliniz doğar.
en nefret ettiğim durum. bi de bazen açıklama yaparken yine yanlış anlaşılırsın daha beter durumlara düşersin o daha beter. buna sıçtın sıvıyosun denir.

(bkz: sıçıp sıvamak)
anlaşılamamaktır. kendini ifade edemediğini düşündüren bir durumdur. insanı bozar, üzer ve sağındaki, solundaki kişilerden soğutur. (bkz: yanlış anlamak)
bu durumu fark ettiğin anda sarf ettiğin kelimelerin sonrasında kuracağın yüzlerce kelimelik cümlelerle toparlayamayacağın,battıkça çıkamayacağın,hele bu durumu bildikçe daha bi çaresizliğe düşeceğin,karşındakinin sana "tamam anlıyorum seni" demesine rağmen hala son çırpınışları sergileyeceğin,günün senin için bittiğini gösteren içinden çıkılmaz hal.
"beni anlamadın, ona yanarım".

(bkz: metrisin önü)
yürüyen merdivene ters binmek gibidir. durumu toparlamaya çalışmak insanı salak durumuna düşürür daha da beter olursun. hiç anlaşılmamak daha da iyidir kanımca.
beni bir tek sen anladın, sen de yanlış anladın.
* insan ilişkilerini bitiriyor. * tam aşık olucaktım. *
üzerine konuşulan mevzu ya da hareketin tekrar ele alınıp teferruatlı ifadesine sebebiyet veren ahval. can sıkıcıdır. doğru insana yanlış anlaşılıyorsa düzeltilmesi gayet kolaydır. yanlış insana yanlış anlaşıldıysa insanın üzerinde inanılmaz bir baskı oluşur. bir de yanlış insanın yanlış anladığını sanıp anlattığın doğrulara karşılık "pardon...?" deme durumu var ki öyle insanlara direk güle güle demek gerek. gerçi bu son durum için anlatılan kişinin şahsiyetinin ana çizgileri, dünya görüşü, hadiseleri muhtemel ele alışı gibi özellikler çok etkilidir. mesela ben geyim dersin. ve karşıdaki doğru insandır açıklanır fakat sen ısrarla karşındaki yanlış'a gey olduğunu açıklarsan ve de pardon tepkisini alırsan hiç zahmet edip de o 'pardon' için beyanata lüzum görme. insan neden böyle bir duruma sokar ki kendini sanki...

(bkz: bendeniz orhan ayhan huzurlarınızdan saygılarla ayrılıyorum)
"herkes kendisinde olduğu kadarını anlar. yanlış anlaşıldığına üzülme, yanlış anlayan üzülsün haline" dedirten başlıktır. *
genelde "lafı götünden anlamak" ile ortaya çıkan durum.
hayatta herhalde en çok nefret ettiğim şeydir. buna sebebiyet vermemeye çok dikkat etsem de yine bir kaç aptal vardır illa ki hayatınızda ( sözlükte de var bunlardan ).. bu sorunun kaynağı kendinizi iyi ifade edememektendir. ya da karşı tarafın ne şekilde anlamak istemesiyle de alakalı durumdur .
bir pembe dizi klasiği.
insan evladının başına gelebilecek en kötü hadiseler sıralamasında zirveyi zorlayabilecek olaylardan bir tanesi konumundadır.
sözlüklerde sıkça karşılaşılan durumdur.
en sevmediğim durumdur ve sık sık karşılaştığımdır.
konuyu pekiştirelim,

8e86
bir insanın başına gelebilecek en can sıkıcı durumların başında gelir. sen yanlış anlaşıldığını anlatmaya çalışırsın ama karşındaki oralı bile olmaz. bataklıkta çırpınmaya benzer. karşındaki kişi anlayışlı davranırsa sonu tatlıya bağlanır ama davranmazsa işiniz zor.
  • /
  • 2