alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 108
spora başla,dil kursuna git,sanat dallarının kurslarına git,halk eğitimdeki kurslara bak yoksa üzgünüm başka bir seçenek yok küçük yerlerde
alttaki yazar sorum yok kafana göre soru yazabilirsin öpüldün
teşekkür ederim cano ama boş da olsa soraydın iyiydi (gülen emoji kullanırdım ama yasakmış k.bakma)

senden hoşlanan bir insan var, ancak kendisinde hpv var. bunun dışında göze batan bir negatif yönü yok; herkes kadar eksik ve herkes kadar tam. hpv’den korunmanın hiçbir yolu olmadığı gerçeğini de göz önünde bulundurursak, bu kişiyle beraber olur musun? sadece “bir gece seks yapar mısın?” demiyorum. ama bir geceliğe de cevap verebilirsin istersen. benim merak ettiğim şey kendi sağlığını hiçe sayarak, feda ederek biriyle birlikte olabilir misin; sevgili, partner hatta eş olabilir misin?
bildiğim kadarıyla, hpv temas ile de bulaşıyor, şu site güzel, burdan detaylı bilgi edinebilirsin:

http://lgbtisagligi.org/index.php/2016/...

açıkçası bazı önerileri çok ütopik buluyorum, bunu yazan bi “sadece laboratuvar ortamında sevişin” dememiş sadece.

cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda kişilerin dürüst olmadığı kanısındayım, kısaca, aşı ol ve korunarak seviş.

sorunun cevabına gelirsek, zor bir durum. eğer tedavi edilebilecek seviyedeyse, düzelene kadar ona destek olurdum ama seks zor.

benim de sorum şu: evli gay’lere karşı hep mesafeli olmuşumdur. bildiğim kadarıyla da hiç evli biriyle sevişmedim. bana bi nevi hileli bir yolda yürüyorlarmış gibi gelir. aslında “eşcinselliğin kötü bir şey” olduğunu düşündüklerini, haliyle de yeterince saygı görmeyeceğimi düşünürüm. bir yandan gizli kalmaya çabalarken diğer yandan da herkese yürüyorlarmış gibi gelir. hepsi de böyle demiyorum elbette. ama genel anlamda bi aşağılanma hissi oluşuyor sanki. görüşünce bile rahatsız olabiliyorsun. tipini beğensem de gelgitlerim oluyor ve bi şekilde kendimden soğutmakta buluyorum çareyi. hastalık konusuna gelirsek, evli gay’ler eşlerine bu konuda haksızlık ediyor olabilir çünkü dışarıdaki hastalıkları eve taşıyor gibiler. bilemiyorum. amacım ahlak bekçiliği de değil aslında. bazı evlilerde de garip bi huzur vericilik oluyor, ki bunu evli olmayanlarda pek göremiyorsun ve bazen aslında ilişkide aradığın şey de bu huzur gibi geliyor. sence evlilere haksızlık ediyor olabilir miyim?
çeşitli nedenlerle evlenmiş olan, eşcinsel bireyleri isteyerek ya da istemeyerek öyle bir durum içinde olmalarından dolayı suçlayamayız, kaldı ki cinsel yönelime bağlı istek ve arzuları insan bir imza sonrasında rafa kaldıramaz. sadece eşcinsel olmak zorunda da değil, biseksüel bireylerin de evlilik hayatları ile ilgili benzer yaklaşımları olabilir.
hayatımda en huzurlu birlikteliklerimi evli bireyler ile yaşadım, daha stabil olmaları, kendilerince taşıdıkları değerler vs gereği insanda bir güven duygusu oluşturuyorlar.
evliliğine karşı sahip olması gereken sorumlulukları kendilerini bağlar, kimse kör kütük her önüne gelenle birlikte olmalalı, evli olsun olmasın, sağlığını riske atmaktan kaçınmalı elbette.

alttaki yazar, böyle nefes almanın bile zor olduğu, dört bir tarafından canını sıkan olaylarla çevrili olma durumunda ne yaparsın da kendini daha rahat hissedersin?
düzenli ve tempolu yürüyüş baya işe yarıyor. o sırada partnerin yoksa mastürbasyon, iyi bir arkadaşla sohbet olabilir. sanatın herhangi bir dalı ile ilgileniyorsan buna ağırlık verebilirsin. uzun süreden beri boğuşuyorsan yardım alabilirsin uzmandan. daha sonra çok başka dertlere evriliyor çünkü. (muhtemelen en klasik şeyleri söyledim)

alttaki yazara sorum şu: evli bir adamla birlikte olmak için bir eşiğin var mı? yoksa etiğe sıkı sıkı bağlı mısın?
evli insanlarla birlikte olmak konusundaki eşiğim bayaaa yüksek; hani arşa varanlardan... ama benim için mesele şu ki sevdiğim insanı paylaşmayı hala öğrenmedim; öğrenmek de istemiyorum. etik kurallarsa asla bana göre değil; etiğim sıfır denecek kadar yoktur. işime geldiği gibi etik kuralları uygulamayı severim; yani hiç etik değilimdir. ha “asla evli biriyle birlikte olmam” da demiyorum çünkü hayat bu belli olmaz birisi çıkar karşıma gözlerimden kalp çıkaraktan sever sevilir sevişirim. ama şimdiye kadar evli olan insanlara ufak bir şans dahi vermedim. bu söylemi de her kullandığımda sanki ben üst seviye biriyim de birine şans veriyormuş gibi hissediyorum; asla öyle bir şey yok. bırakın evlenmeyi, son sevgilimin benimle 5.ayındayken çıkmaya başladığı şu anki sevgilisiyle 1.yıllarını kutlarlarken şans eseri tanıştım ve her şey benim için o kadar kolay oldu ki anlatamam. şak diye bitti olay ya kaç zamandır içten içe ölüp bittiğim defalarca ayrıldığım ve bir türlü laftan anlamayarak gelip dikkatimi çeken insanı bir anda öyle bir konuşmayla hayatımdan attım ki; eve gelip üzülemedim bile... (bkz. bana seni seven bir kalp bile bırakmadın) bu kadar keskin bir kararı böyle verebileceğimi bilmiyordum. bu karsrımdan sonra kendimi hiç bu kadar özgür hissetmemiştim bu da ayrı bir konu. aynı şeyi evli biri için düşünüyorum da sanırım benzer tepkiyi verirdim ama üstüne bir de gereksiz bir suçululuk duygusu eklenirdi ve ağlardım eve geldiğimde. feci kandırılmış hissederdim ya...

çok konuştum.
alttaki yazar; insanların yalnız kalmalarının bir sebebinin de vazgeçemedikleri arzuları, egoları olduğunu düşünüyor musun? şayet böyle düşünüyorsan insanların yalnızlığı hakettiklerine inanıyor musun?
valla egolu insanlar ve pislik gibi davrananlar yalnız kalmıyor ama insan gibi davrananlar kalıyor ne yazık ki devir sıçanların devri ha vazgecemedikleri koşulları arzuları olan insanlar ise yalnız kalmaya mahkumdurlar ve bence haketmiyorlar ama dünya böyle.

sevgili yazar diyelim ki bakirsin sana üç seçenek sunuyorum birini seç:
ilk seçenek:bakir biri ama senden küçük ve senin ilgini çekmeyen birisi ama iyi niyetli biri
ikinci seçenek:piçin hatta orospunun en önde gideni ikizler burcu erkeği(tehlikeli) ama acayip derece ilgini çekiyor cinsel anlamda
üçüncü seçenek:sex işçisi buldun bir tane ehh işte ilgini çekiyor ama 2.si gibi değil ne de 1.si gibi ilgini çekmeyen birisi değil

gelelim soruya hangisiyle yatardın?dördüncü bir secenegin varsa yaz bakalım sakın o senin karşına çıkar yaa unicornluğu yapma
zor yerden geldi :(
öncelikle üçüncü seçeneği baştan eliyoruz lakin değil bakir olsam, bakir kalacak olsam da olmaz.
ilk seçenekte bahsedilen küçük, benden ne kadar küçük bilmiyorum ama (sübyancılık seviyesine inmediğimizi ve yaş farkının birkaç yılla sınırlı olduğunu varsayarak) kendinden daha genç kişilerden hoşlanan ve iyi niyete zaafı olan ben için, hiç düşünmeden birinci seçenek, kesin ve net.
dördüncü seçenek; birinci ve ikinci seçenekteki kişileri beraberce kahveye davet (!) etmek olurdu ki giriş ve ileri derece topyekün aradan çıksın ama sözlükte yeni bir yazar olmam ve efendi kişiliğimi yansıtmayı istemem dolayısıyla :) bu seçeneği ne ben yazdım ne de siz okudunuz :)

bir sonraki şanslıya sorum; son 1 haftanla ilgili, 1 yıl sonra okumak üzere, kesinlikle tekrarlamak ya da asla tekrarlamamak adına, bugün kendine bir not yazıyor olsaydın, bu not ne olurdu ve neden?
ne yap et, gece uykunu aksatma! dışarıda sabahlama..

sayın yazar.. sorum çok kısa aslında. mutlu musun? ama bu da çok kısa oldu. şöyle sorayım eğer cevabın evetse bu hafta seni mutlu eden 3 şey nedir? hayırsa mutsuz eden 3 şey lütfen
beni mutlu eden 3 şey:
1)şimdiki enerjim vucudum tipim her şeyim gayet iyi toparladım
2)sevdiğim ve güvendiğim insanların yanımda olması
3)mesleğim ile alakalı şeylerle uğraşmak

basitçe anlık mutluluk için:
m&m's şekerleri,filtre kahve,31(aynen çekmiyoruz hiç birimiz)

beni mutsuz eden 3 şey:
1)eşcinsel olmam gerçi bisexte olabilirim neyse sonuç olarak lgbt bireyi olmaktan çok mutsuzum çünkü ortam
2)her ne kadar ortamdan kimseye ihtiyacım yok desemde içimde hep bir boşluk kalıyor ve her seferinde bu batıyor
3)insanların kesinlikle beni anlamak istememesi evet gerçekten diretiyorlar bu da benim sinirimi bozuyor

anlık mutsuzluk için:
-ıslak çorap,heteroseksüel çıkması,kilo aldığının farkına varmak

şimdi alttaki yazar cevaplamadan önce sana şart koyuyorum çok kişiyle yatıp kalktıysan cevapla
soru:küsküyü yiyince ve yedirince daha fazla daha da fazla istiyorum ulan diyip balıklama mı atladın hornet ortamına?
çok kişiyle yatıp kalkan biri olarak bu soruyu cevaplama onuruna layık gördüm kendimi :) senin deyişinle küsküyü yediren biri olarak balıklama atlamadım hiçbir zaman. hornetçi değilim sadece eksik olmayayım ben de diye kullanıyorum. genelde tanıştıklarım gabileden çıktı. hep daha fazla olsun değil de düzenli olarak olsun dedim her zaman ve şuna inanıyorum partnerini işimi görsün niyetiyle seçmek yerine beni hem ruhen hem bedenen doygunluğa ulaştırsın niyetiyle seçersen kontrolü elinde tutarsın. ama bana küsküyü yedirsin de kim olursa olsun dersen o zaman her görüştüğün kişideki eksikliği başkasında ararsın ve daha fazla istiyorum moduna girersin.



şöyle bi şey yapayım. alttaki yazar tanışalım mı ? evetse cevabın biraz hayattan konuşalım.
evet evet evet..

saat 22:00 evdesin v elektrikler kesildi. telefon şarjıda yok.. uykun desen hiç yok. n yaparsın?
yürüyüşe çıkarım.

otel odasında biriyle seviştiğinde, gözetlendiğini hissettiğin oldu mu?
oldu tabi.. ama sektörü tanıyınca n işi olur adamların beni izlemekle diye düşünmeye başladım. kuruntu yapmamak lazım..

ya senin?
oldu. en son istanbul’da bir sınava gitmiştim, sınav sonrasında biriyle 2 gece bi otelde kaldım. instagram’dan öylesine konuştuğum birine yürüdüm ve “senin gibi tatlı biriyle iki gece vakit geçirmek isterim” deyince, “ok” dedi. gözetlendiğimizi hissettim ama oda ışığını falan pek yakmadım ve genelde banyoda iş gördük. bana daha çok resepsiyonda “yatak çift kişilik olsun” dediğinizde izlenecekmişsiniz gibi gelir, o yüzden internetten rezervasyon yaptırmak daha az yargılayıcı oluyor.

senin de benim gibi, mesai saatlerinde, avm’lerdeki kalabalığa anlam veremediğin oluyor mu? sanki ülkedeki herkes çılgınca zenginmiş gibi.
anlam veremiyorum tabiki.. kazandığımızdan fazla harcıyoruz. avm’ler dolu ama belli birkaç mağaza dışında çoğu kirasını zor ödüyor. gelişmiş bir ülkede avmde dükkan kiralamak için sıra beklemek zorunda olurken tr de bir sürü mağaza boşta maalesef. cebinde para olmadan alışveriş yapıp ay sonunu getiremeyen v kredi kartı her geçen gün şişen müşteri karşısında kira v maaşları zor ödeyen dükkanlar. balon şişiyor ama n zaman kimin elinde patlar bilemiyorum..

otellerde 2 erkek aynı oda rezervasyon yapınca ne düşünüyorsun?
(bkz: eaegs) *

tamam mı, devam mı?
ne diyordu cahit sıtkı tarancı "haydi abbas, vakit t a m a m;
akşam diyordun işte oldu akşam."

bir dar vakitte bir doğum günü sürprizi hazırlayacak olsan nasıl bir şey planlardın?
pasta ve hediye alacak zaman yoksa, sevdiği bir yere götürüp mekana pasta getirin demek. hediye de eksik olur ama...

az bir zaman varsa ve o kişiyi tanıyorsan nokta atışı hediye bulunur. arkadaşlarına x yere gelmeleri mesaj atılır. fazladan zaman varsa arabayla hepsi getirilir. sonra da doğum günü kişisine x yerde süper y varmış, hadi gidelim denir.

doğum günü kişisinin kişiliğine göre mekan düşünülür. clubber'sa en kolayı, bas içkiyi ve maddeleri, o kopsun. tabi ben de içmeyip ona göz kulak olmalıyım...

gelsin sorum: kisilik, zeka, güzellik. tüm hayatını geçireceğin insanda iki tanesini seçmeye hakkın var. hangi ikili?

ek olarak, atıyorum kişilik dışarda kaldı, yalancı, kaba, dengesiz... rezil bir insan olacak. zeka dışarda kaldı atıyorum, 3+5 =8 diyemeyecek, çok basit şeyleri anlayamayacak. güzellik dışarda kaldı, beğendiğin hiç bir fiziksel özellik o insanda bulunmayacak. hadi bakalım, buyur cevapla.
hayatımı geçireceksem güzelllik vardır ki ilgimi çekmiştir. kişiliği de kesin oturmuştur yoksa hayat geçirmeyi düşünmezdim. zeka olmayabilir ama sorun değil benimki ona da yeter bana da. hayat müşterek paylaşırım sıkıntı yok.

bana bir tavsiye verir misin tüm samimiyetinle?
  • /
  • 108