ayı sözlük günlük

biraz da götümün soluna doğru oturayım diyorum, ne dersin?
bugün yaşlı bir amcanın motorunu taşımam için yapmış olduğu s.o.s çağrısına olumlu cevap verip konteynera yüklemesine yardımcı oldum, sonucunda da nur topu gibi fıtığım oldu. tüm gün bel ağrısı çektim umarım geçicidir. bir masajınızı alırım dostlar.
sıkılıyorum sözlük çıkıp dışarı gezmek kahve içmek vakit geçirmek istiyorum ama tek başına da olmuyo be
dün akşam 20 yıllık erkek en iyi arkadaşım, onun ablası ve kocası ile benim evime yemeğe geldiler. çok keyifli bir akşam geçirdik, yedik içtik. bu insanları neredeyse 20 yıldır tanıyorum ama eşcinsel olduğumu onlara açalı 1 yıldan biraz fazla oldu. bu pek gurur duyduğum bir durum değil ve açılmak benim için çok zor bir süreç oldu. yine de açılabildim çok şükür ve dün ilk defa aynı ortamda bu bilgi açık bir halde bir aradaydık. herkes kendi romantik ilişkisinden bahsederken ben de kendi sevgilimden rahat rahat bahsettim ve bu beni çok iyi hissettirdi. "oh be ulan" dedim, "hele şükür yıllardır kendimi içine hapsettiğim şeyden çıkarabildim". insanın en yakın arkadaşlarından bile hayatının önemli bir kısmını saklıyor olması büyük bir haksızlık bence. hem insanın kendine haksızlık, hem de "en yakınım" dediği kişilere haksızlık. gel gör ki, benim gibi kişiler için kolay olmuyor bu.

ben zaten kanırta kanırta da olsa açılma yolundaydım da, beni iyice rahatlatan, eşcinsel olmayı dünyanın en normal, en doğal şeyi olarak hissetmemi iyice sağlayan, beni neredeyse her arkadaşıyla tek tek sevgilisi olarak tanıştırıp, onların yanında elimi tutup beni öpen bir erkek arkadaş sahibi olmak oldu. üstüne elele tutuşup şehirlerde gezdik tozduk, hiç eşcinsel olmaktan ve bunu göstermekten çekinmeyen (gerçi göstericem diye abartı bir hareket de yapmıyordu tabii) birisi ile beraber olmak ciddi şekilde sizi de açıyor. misafirlerim gittikten sonra sevgilimi aradım (kendisi şu anda bu şehirde değil), ve beni çok değiştirdiğini, bana çok iyi geldiğini, kendisini bulduğum için kendimi çok şanslı hissettiğimi, bana yaptığı her şey için ona minnettar olduğumu söyledim. o da benim için benzer şeyleri hissettiğini söyledi. gerçi kendisini bulduğumda zaten rahat bir adamdı, ben ona ne yönde etki ettiğimi bilmiyorum, en azından bana etki ettiği yönde etki etmedim çünkü zaten rahattı işte.

bir önceki sevgilim de dünya iyisi bir insandı ve onla çok mutluydum fakat bu açılma, ilişkiyi açık etme konularında daha çekingen birisiydi. gerçi ben hayatımdaki kimseye karşı açık değilken onun hiç değilse her şeyini anlatabildiği bir annesi ile güzel bir iki tane eşcinsel dostu vardı (bunlar benim eski durumumla karşılaştırıldığında büyük şeyler bence), ayrıca mesela üniversitede kendine yakın hissettiği hocalarına da "ben eşcinselim" diye açılmışlığı olan biriydi. ama mesela ben de onu annemle tanıştırmak istemiştim de hiç kabul etmemişti, annemin vereceği tepkiden çekiniyordu, kadını boş yere üzmeyelim diyordu. oysa üzülmek değil, anneme erkek arkadaşımın da normal bir insan olduğunu, endişe edecek bir şeyin olmadığını göstermek istemiştim ben, bir de erkek arkadaşımla gurur duyuyordum, annem de görsün tanışsın istemiştim. oysa şimdiki erkek arkadaşım anneme çiçekler aldı, elini öptü, bir sürü muhabbet etti, arabasıyla gezdirdi falan, annem mest oldu resmen.

bir de farkettiğim bir şey şu ki, başka arkadaşlarıma açılmak ve onların da beni eşcinsel kimliğimle kabul ettiklerini görmek, bu şekilde rahat konuşabilmek, geri dönüp benim kendi eşcinselliğimle daha da barışmamı, kendimle daha rahat olmamı sağlayan bir döngü yaratıyor. bu nedenle de yakın çevreme açılmanın ve bu şekilde rahat olmanın psikolojim üzerindeki besleyiciliğini gözlemleyebiliyorum.

şanslı hissediyorum valla, karşıma çok güzel insanlar çıkıyor, beni seven, bana değer veren. çok şükür, nazar değmesin. insanın yanında sevgilisinin olması iyi bir şey. herkese gönlüne göre güzel bir insan vermesini dilerim.
yalnızlıktan geberiyorum artık günlük.
virüs yüzünden tüm sosyal aktivitelerim iptal oldu -iyice de başarıyordum sosyalleşmeyi- bir haftadır evdeyim.

evdeyken yalnızlığım daha çok canımı acıtmaya başladı. okul , iş yoğunluğundan dolayı çok hissettirmiyormuş meğersem.

yeni anladım

mesajını beklediğim kişi bana dönmedi (yine)
ah korona ah onu bu pazartesi buluşmak için ikna edicektim oysaki. bu muhabbet geçsin diye 3-4 gün bekledim fakat o bana , sana sonra yazıcağım dediği şeyi bile yazmadı yedi günde.
üzdü..
daha yazmayacam ona.

kısmet açma büyüsü bilen var mı ? büyü filan yaptırmayı düşünüyorum artık. kafayı yemeye başladım. kendimi yine instagramda çiftlere bakarken yakaladım. ulan biz bir tanesini bulamıyoruz millet polyamory ilişki yaşıyor. hemde kütahyada.

birazdan ağlayarak uyumaya çalışacağım (yine). iyi uykular günlük.
kalbim sızlıyor günlük. berbat hisler içerisindeyim. mutlu değilim, mutlu gözükmeye çalışıyorum, zorundayım.
çok karışık duygular hissediyorum. eski benliğim yok artık, neşem kalmadı. halsizim, sinirliyim, ağlamaklıyım. hissetmek istemiyorum, iç sesimi duymak istemiyorum, kendimle yüzleşmek istemiyorum.
dağıtmak istiyorum, düşünmeden, kaygılanmadan, endişelenmeden. kendimi bırakmak istiyorum bir yerlere.
çok sinirliyim. kendime bir saygım kalmadı gibi hissediyorum. önemseyemiyorum, sevemiyorum.
korkuyorum, çok korkuyorum. kaçamıyorum. durmaktan başka bir çarem yok.
duygu doluyum günlük. çok fazla hissediyorum, derinden hissediyorum. arkadaşlarım yardım etmeye çalışıyorlar, onları özledim, kendimi hissedebilmeyi özledim, amaçlarımı, ideallerimi, umutlarımı, hayallerimi özledim.
yüzmek istiyorum, açılmak, özgürlüğü tadabilmek, suları hissedebilmek, ferahlamak ve rahatlamak.
mutfakla aram iyidir. ama bugüne kadar hiç börek yapmamıştım. şimdi fırında pırasalı ve patatesli iki farklı börek pişiriyorum. karantina farklı arayışlara itiyor insanı.
kalbim hayal kırıklıklarıyla dolu sözlük. ilk defa kendimi kabuğumdan çıkarıp birisi ile görüştüm, evet çok güzel duyguları tattım onunla, iyi ki de onunla aşmışım diyorum kendi engellerimi. ama sanki aramızda ki tüm etkileşim sadece benimle birlikte olmakmış gibi hissediyorum. etkileşimimizden önce 2 ay kadar telefondan konuşmalarımız, buluşmalarımız oldu. çok güzel vakit geçirdim, onunla beraberken çok mutlu idim. o akşamımız da çok güzeldi, tamamen ince ince işledi içime, çok güzel bir kapı açtı bana. ancak sonrasında ne konuşmalarımız eskisi kadar verimli oldu, ne de bir kez görüşebildik. zamanlamalar çok kötü denk geldi ve araya bir boşluk girdi. sanırsam kendisi benim hissettiğim duyguları hissetmiyor ama ben de kendi duygularımı tam olarak anlayamıyorum ki sözlük. gerçekten etkileniyor muyum yoksa ilk defa hissettiğim duygular olduğu için mi birşeyler oldu anlayabilmiş değilim. bildiğim tek bir şey var sözlük o da kalbimin kırık olduğu. bugün söz veriyorum kendime, yarın onunla ciddi bir konuşma yapacağım eğer isterse eve kahve içmeye davet edeceğim , gelmez ise de telefondan. çünkü bu bilinmezlik ve tek taraflı duygular yaşamak bana zarar veriyor sözlük. daha fazla ilerlemeden durdurabilmeyi çok istiyorum. çünkü zaten sonrasında bazı şeyleri yaşayabilmek, baştan başlamak çok zor olacak...
bir kaç gün önce kaldığım evdeki arkadaşla yaşadığım bir takım olaylar neticesinde neredeyse bir gün sokakta kaldım. ellerimde bavul, poşetlerle. yorgunum ve sinirliyim. artık bunaldım iletişimsizlikten, insanlarla uğraşmaktan, anlayışsızlıklardan. berbat bomboş bir staj dönemi bitirdim. bir gram kod yazmadan. bazı şeylerin bu kadar üst üste gelmesi yordu beni. arada sıkıntılar olur her zaman ama umarım böyle üst üste gelmez bir daha. izmir gerçekten güzel bir şehir. istanbul'a geri dönmek gibi bir düşüncem asla yok. umarım işler istediğim gibi gider...
6 aydır iş arıyorum, hiçbir umut yok gibi. bu işsizlik süreci canımı oldukça sikiyor, alanim dışındaki işlerden bile dönüş gelmemesi o kadar canımı sıkıyor ki. kendimi iyice değersiz hissetmeye başladım sanırım.
bugün hoşlandığım ve adaş olduğum çocuk bir bahaneyle bana yazdı. içimde bu sefer en azından biraz sürücek gibi bir his var. bu da aslan burcu diğer 2 si gibi. resmen aslan mıknatısıyım

kehanete göre bir aslan burcuyla 4 yıllık bir ilişkim olucak.. belkide bu yüzden bütün algılarım aslan burçluları hayatıma çekiyor.
bu seferki olabilir gibi hissediyorum günlük.

allah aşkına veya yukarda kim varsa lütfen olsun artık yalvarırım artık sarılıp koklamak sevmek, sevilmek istiyorum yaşadığımı hissetmek istiyorum. nolur bu sefer olsun nolur.
günaydın günlük.
uzun bir süredir rüyasız, huzurlu, rahat bir şekilde uyuyordum ve bu her şeyin daha iyi olacağını düşünmeme sebep oluyordu. ne bileyim işte insanın bilinci yerindeyken kendini bir şekilde kandırabiliyor, oyalayabiliyor.
onu görmeme, ondan uzak durma gücünü kendimde bularak alışıyorum belki bu duruma. alışmak olmasa yaşayamazdık zaten. alışmak yetisi büyük bir hediye bence.

iki gündür rüyalar, uyku bölünmeleri, özlem, acı ve adını yine koyamadığım garip bir his. hissizlik gibi ama hislerim yoğun.
yığılma isteği ama rüyanın etkisini, onu, anıları düşünmekten kaçabilmek için maksimum enerji harcamak gibi tezat bir durum.
yine berbat bir güne uyandım anlayacağın günlük.
ona şiirler yazma isteğimin, vücudumun her noktasından taştığı bir gün olacak.
nefretimle sevgimin birbirlerini yiyip bitirdiği, didiştiği, zihnimde kocaman yaralar açtığı bir gün olacak.
ben yine de ona şiirler yazacağım.
ne olur benim sevdiğim biri de beni sevse sözlük ha? aşkıma karşılık bulmayı istemek çok mu sizce?
kardeşim gitti. ağladım. sustum. gözlerim doldu yine. zorladım kendimi ağlamamak için. şu an biraz daha iyi gibiyim ama eksikliği belli oluyor. off ben napıcam onsuz? kimse benden çikolata çalmıycak mı artık?
her sabah burnumun direği sızlayarak uyanıyorum ve 340 gündür bu hiç değişmedi.
insan öyle duygular öğreniyor ki, hayatı boyunca bir sürü şey öğreneceği kanısına varıyor.
kaç kere affettim günlük, kaç kere kaçtım, kaç kere kovdum? bana her gelişinde ben ona daha çok gittim.
fiziksel olarak bir şeyleri yitiriyorsun ama onun yokluğu daha ağır basıyor.
ruh sağlığın bozuluyor ama yine onun yokluğu kendini iyileştirmenin önüne geçiyor.
bir insanı hem çok sevmenin hem de aynı şiddetle nefret etmenin zorluğunu anlatamam günlük. ölmesini dileyecek kadar nefret edip aynı anda yüreğine kocaman bir ağrının oturmasını tarif edemem. bir insan böyle de delirebilirmiş günlük. delirtti. onun için sıfırdan kurduğun hayatın hiçbir değeri yokken nasıl tekrar kalkabilirsin ayağa? taşınırsın,ameliyat olursun,planların aksar,en kötüsü tüm çabana rağmen onu kaybedersin ve bok gibi çıkıp gider hayatından. en kötü zamanında acısını,hıncını,hırsını sana yüklemiş olmasının neresi affedilir? kendini değersizleştirdiği o minicik dünyasına seni dahil eder ve üstüne basıp tırmanır. ne ironik ki sorunsuz hayatına tırmanmış ve seni olduğu konuma çekmiştir. tepeden öylece bakar sana. “her şeyi silip atmamın sebebi sen. birgün gelecek ve seni de o kolayca sildiğim şeyler arasına koyacağım biliyorum. sana seninleyken söylediğim bütün kötü şeylerden hep pişman oldum ve sinirliyken söyledim. belki duymayacaksın ama ben sana bağırarak ve tüm içtenliğim ile geber diyorum.”
gebermesini diliyorum günlük. canım çok acısa da istiyorum. çünkü yaşadığım bu kırgınlık bu zamana kadar yaşadığım bütün kalp kırıklıklarını iç etti. sadece nasıl iyileşirim nasıl toparlarım bilmiyorum. yapayalnızım günlük. iyleşemediğim bir sabaha daha uyandım. günaydın eski acılarımı silip,aynı ve yeniden olan acılarımı paylaştığım günlük.
sevgili günce bugün olanlar oldu.
cuma akşamı tinder dan birisiyle tanıştım benden yaşca epey büyük birisi. daha tanışmamız 1 saati doldurmadan yanına gelmemi istedi ki hayatım boyunca 1 2 ay konuşmadığım dışarıda görüşmediğim birisinin evine gitmişliğim yoktur. telefonlaştık ne olduysa ertesi gün için benden söz aldı.
kendisinin beyanına göre yaklaşımım çok hoşuna gittiğinden dolayı beni hemen çağırıp tanışmak istemiş. yüzünede dedim aslında -yalan söylemediğini nereden bilebilirim?-
ertesi gün gittim yanına. o kadar güzel vakit geçirdik ki ikimizde şaşkına uğradık. ayrılamadık onda kaldım. hatta kendime ulan yorgo galiba bu adam eski ilişkini unutturur dedim -olmadı.
bu akşam -artık eskisi gibi olmamıza gerek yok- diyen, deli gibi aşık olduğum adam yazdı. evine çağırdı, konuşmak istediği ve ilişkimizi tekrardan gözden geçirmemiz gerektiğini söyledi. yani tekrardan barışmak istediğini belirtti.
gitmedim sevgili günlük -gidemedim.
gitseydim ilişkimiz düzelecekti, mutlu olacaktım ve 7 aydır kokusu burnumda tüten insanla sevişecektim belki de.. yapamadım.
nasıl yapabilirdim ki günlük? daha dün bi adamla o kadar mutlu uyandım ki. nasıl o adama, duygularıma ihanet edebilirdim.
o kadar karmaşığım ki anlatamam sana. kalbim hala onda ve bu akşam onun yanina gidemedim. hissetti ki "başkasi var değil mi?" diye sordu bana. evet var diyemedim..
biliyorum yalancı, kurgucu pisliğin tekiyim.
ama nasil başkasi var diyecektim ki hala onu deli gibi severken.
çok doluyum günlük. kafam, zihnim, kalbim paramparça. ne yapacağım bunun altından nasıl kalkacağım ve kendimle nasıl yüzleşeceğim bilmiyorum.
bugun fark ettim, tam 5 yil gecmis aradan. daha dun bogazimda dugum oluyordu sana soyleyemediklerim. hic gecmedi. hic soyleyemedim. sen beni en iyi dostun bilirken ben sana ihanet ettim, beceremedim dostun olmayi susturamadim su lanet aski icimdeki. nasil anlamadin.. dugunune de gelemedim, affet. en yakin dostunu kaybettin saniyor kendini sorguluyorsundur bilirim seni; ben sadece nefes alamiyorum seni bir baskasiyla gorecegimi dusundugumde bile. seni oylesine ozluyorum ki... keske.
selam sözlük,selam arkadaşlar.hepinize sevgiler :) buraya uğramayalı uzun zaman oldu.buraya yazmayalı ise çok uzun zaman oldu.içimi dökmek istedim sadece.yazdıklarım,biraz dağınık olabilir.bir bütünlük ifade etmeyebilir.bunun için şimdiden affınıza sığınıyorum.direkt konuya gireyim bari.
kapana kısılmış gibi hissediyorum.çok bunaldım yahu.ailemden ve arkadaşlarımdan soğuyorum.gitgide yalnızlaşıyorum.bir süredir işsizim ve maddi olarak kötü durumdayım.hiçbir şey yapmaya hevesim kalmadı.keyif aldığım şeylerden nefret eder oldum.bütün bunların değişmesini istiyorum ama çaba gösterecek gücüm yok.neden yaşadığımı bilmiyorum.en azından kendime zarar verme gibi bir düşüncem yok.bütün bunların düzeleceğine inancım giderek azalıyor.çürüyormuşum gibi geliyor.umarım en yakın zamanda iyi hissedebilirim.
işsiz olarak yine bir ankara sabahına uyanıyorum. bu sefer evden çıkmıyorum. yorganın altında dünya gürültüsünden saklanıyorum günlük. bazen uzaklara dalıyorum. ne için? ne için diyorum kendimce. neden böyle yaşayıp kendimi hayallerle avutuyorum? bulamıyorum günlük. inan cevabını bulamadığım sorularda kayboluyorum.
  • /
  • 5
devark.cloud tarafından geliştirildi.