ermeni soykırımı

o değil de, dünya da bir çok soykırım yapılmışken tutup da sadece ermeni soykırımını savunan sevgi pıtırcıklarını ortaya çıkaran sözde* olay. ha bu olay bizim ülke sorunumuz derseniz de o zaman, soykırımı kabul eden ülkeler var ama bık bık diye ötmeyin. benimki de böyle bir bakış işte.
subjugator un paylaşmış olduğu video izlenmelidir. " izleyin ve böyle bişey yok deyin lan" demek değil amacım . bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın .


--- spoiler ---

türkiyede geçmişe ve bazı kavramlara ne kadar küfrederseniz o derece aydın sayılıyorsunuz.

--- spoiler ---

tamamen aynı fikirdeyim murat bardakçı ile .
ayrıca tehcirin asıl tarihinin 24 nisan değil , 27 mayıs olduğunu da bilmeyenler öğrensindir .
yok siyerek,sözde diyerek inkar etmenin acı gerçeği değiştirmeyeceği trajedi,soykırım.aslında dünyada bu tür ağır acılar malesef ki maktullerin gücü ile doğru orantılıdır.bir cezayirli,bir ermeni,bir süryani,boşnak yada benzeri soykırımı yaşamış milletler fiili uygulayan fransa,osmanlı,sırbistan gibi ülkelerden daha güçsüz olduğu için yaşadıkları mağduriyeti uluslararası arenada dile getiremezler.getirirlersede çıkarlar devreye girer.abd,avustralya gibi kimi ülkelerde katlettikleri yerlilere özür ve birtakım tazminatlarla olayı bir boyut öteye taşımışlardır.bu konuda tek istisna almanya örneğidir.dünya tarihinde en bilinçli ve organize kırımlardan birisini deneyen ama başaramayan almanya abd işgaliyle birlikte soykırımla "yüzleştiriliyor" almanlar uzun yıllar soykırımın olmadığını iddia etmeye devam ediyor.ama farklı bir eğitim sistemiyle yeni nesiller bunu kabul ediyor veya zorunda kalıyor.
aslında olay çok basit.ülke toprakları elden gidiyor ve balkanlar,kafkaslardan gelen müslümanlarla birlikte anadoluda "müslüman ülke"kurulması planlanıyor.bunun için anadolunun en az %20 si eden şehirlerin pekçoğunda çoğunluk olan gayrimüslim ahalinin yokedilmesi gerekiyor.ermeni süryani katlediliyor.yunan,yahudi ülkeden kovuluyor.
ayrıca soykırımın tarihi 2.abdülhamid dönemine kadar gider.24 nisan bir milletin beyni,sesi olan yetişmiş insanları,siyasetçileri,gazetecileri,işadamlarının toplatılarak bir milletin savunmasız hale getirildiği tarihtir ve pek tabi ki tehcirin dönüm noktasıdır.
papa ermeni soykırımı olduğuna inanılıyor diye bir söz laf etti ki, hemen ankara karıştı yine yeniden.

(bkz: papa'nın batının katliamlarını soykırımdan saymaması)
yapılan yorumları görünce şaşırdığım sözde soykırım. normalde eşcinsel camiasında sürekli "soykürüm yapüldü öeeeh" diye ağlarlardı. ilginç. demek ki benim gibi düşünen lgbti'ler de varmış. sadece sesleri çıkmıyormuş. biliyorsunuz, sesi çok çıkanlar en cahil olanlardır.
soykırım tanımı nedir bilir misiniz. bir bölgede yaşayan derin kültürü olan belirli bir kültüre sahip insanlar topluluğunun göçe zorlanması ve yerinden yurdundan edilmesi, bu esnada direnenlerin katledilmesi ya da toplu infaz edilmesi. bu devletin resmi ideolojisi dersimde, alevi katliamlarında, kürt kalkışmalarını bastırmada ve en son da gezi sürecinde bu zihniyetini tekrar ve tekrar gözler önüne sermiştir. hala ağzı salyalı faşistler son kalmış azınlık ermeni halkına da saldırmaktadır. işte faşizm budur arkadaşlar. ve hepimizin içinde istesek te istemesek de bir tutam vardır. sadece bizlerde değil tüm toplumlarda vardır. düşünün anadolunun dört bir yanı boş ve harabe kiliselerle, ve taş ermeni binalarıyla ve o yapılara zamanında dedelerimiz, vakıflar çöreklenmiş. başka bir kültürün emeğini, mimarisini ve alın terini gasp etmişiz. dünyanın dört bir yanında latin amerikadan, ortadoğuya, kuzey amerikan avrupaya ermenileri göndertmişiz yarısı yollarda katletmişiz. ne korkulu bir katliam ki latin amerikaya kadar o zamanın koşullarında kaçmış bu kadim halktan zerre özür dilememiş, üstüne eğitim sistemimize ermenileri aşağılayan ifadelerle ermenileri tekrar ve tekrar katletmişiz. kısacası paranoyak bir toplum yaratmışız. nasıl almanlar yahudileri katletmiş ve paranoyak israilin alt yapısını olturmuşsa, ermeniler içinde bu altyapı oluşmuştur. israil nasıl filistin halkına kan kusturuyorsa, ermenistan da azerilere kan kusturmuşlardır. yani onlara yapılan şiddet , agresif ve şiddet dolu bir nesil yetişmesine sebep olmuştur. özür dilemek ise büyük bir erdemliliktir, kormayın devlet arazisinde olan ermeni mallarını ermenilere versen fakirleşmezsin, zaten iktidarlar yeterince soyup soğana çeviriyor devlet mallarını, hiç değilse ermeninin de ana vatanı burası. ermeni sahiplenecek ki değer biçecek ki bizler de o boş ve anadolu toraklarında onlarla tatlı rekabet oluşturabilelim. birlikte yaşam kültürü oluşturabilelim, hocalı katliamı için özür dilenmesini talep edelim. işgal altındaki azerbeycan toprağını azerilere tekrar verilmesini dillendirelim.
gerçek anlamda bir soykırım olduğunu düşünmediğim bir tarihi olaydır.
bununla birlikte, hem uzmanlık alanım değil hem de konuyla ilgili ulaşabildiğim kaynaklar kısıtlı.
ulaşabilip öğrenebildiklerimden çıkardığım sonuç, soykırım olarak adlandırılmaması gereken, fakat, bir devletin işlediği ağır suçlardan sayılan bir olaylar zincirinin gerçekleşmiş olmasıdır.
çünkü, bir soykırımda bulunması gereken sistematik, planlı ve örgütlü katliam, soy bozma ve hakları yok sayma gibi öğeler mevcut değildir.
yanılıyorsam, tarih ve ermeni halkı bizi affetsin.
yanılmıyorsak, emperyalistlerin oyunlarıyla bölünen bu iki eski dost millet artık barışıp birleşsin!!!
nitekim, soykırımın nasıl olduğunu öğrenmek istersek, ingilizlere, hollandalılara, ispanyollara, amerika birleşik devletlerine, almanlara ve sırplara bakmak gerekir...onlar bu işin ehlidir...

(bkz: genocide)
(bkz: memoricide)
(bkz: urbacide)
(bkz: emperyalizm)
soykırımı reddeden arkadaşlar için bir yazı daha:

(bkz: nefes darlığı bize yadigar kaldı)
soykırım değil , sonrasında savaşa dönmüş tehçirdir . nefsi müdafaadır . osmanlı döneminde yaşayan tüm ermenilere değil , doğudaki teröristleredir . 24 nisanda değil mayıstadır .

amma ve lakin yanlıştır evet . enverin hatasıdır bu karar .
hedepenin desteklediği, seçilmesiyle varlığını kabul edeceğini, seçim politikalarına yerleştirdiği, tipik türk düşmanı misilleme hareketidir.
başlıkta eksik olan kelime sözde'dir. sözde ermeni soykırımıdr aslı astarı teçhirdir.
kultur ve toplum olarak bununla yuzlesmeden once kirk firin ekmek yememiz gerekiyor. ozur dilemenin, yapilan hata ile yuzlesip huzur ve baris icin caba sarfetmenin ne kadar erdemli ve huzur veren bir aktivite oldugunu anlamak bizim millet icin imkansiza yakin.

biz kanla, savasla, baskiyla, digerlerinin ustunde guc kurma ile varolmus, yeni dunya duzeninde bunu kendi halkinin farkli kesimlerine uygulamis, atalarimizin tarihte yer alan sozum ona basarilari ile ovunmekten baska ilerleme kaydedemeyen -ve kaydetmek konusunda en ufak bir cabasi olmayan- bir milletiz. uretmeyen, dusunmeyen toplumlarin ilerlemesi nasil imkansiz ise, tarihi ve hatalari ile yuzlesmeyenlerin de ilerlemesi ayni derecede imkansiz.

kabullenmenin, iyilesmenin en onemli asamasi oldugunu anlayamacak kadar yuksek olak sisirilmis ici bos milli egomuzun sonucudur ermeni soykiriminin su anki farkindalik seviyesi. muhtemelen jenerasyonlarca zaman sonra, dunya turkiye ve bolge ulkeler icin yeni bir duzen vaat ettiginde degisir bu.

1915 olaylarını "soykırım" olarak niteleyen tasarı almanya federal meclisinde bugün kabul edildi. bizde zür yok..
maalesef, bilmeden oturduğu yerden herkesin ahkam kestiği kıraathane tarihçiliğinin üzerinde en çok konuştuğu konulardan birisi. üzerinde konuşacak kişinin iki argümanı da destekleyen sağlam kaynakları okuması gerekir. vahakn dadrian bu tezin en büyük savunucusu tarihçidir. türk tarafından bu konuyla ilgili yazılmış en temel kaynak esat uras'ın "tarihte ermeniler ve ermeni meselesi" adlı kitabıdır. iki tarafın da güçlü argümanları olsa da yüzbinlerce ermeni ölmüştür, tecavüz edilmiştir, malları yağmalanmıştır. kısacası yakın tarihin en büyük dramlarından biridir. devlet, mecbur muydu, mecbursa kadın ve çocuklar tehcire tabi tutulmasa olmaz mıydı, tartışılır. fakat bu olayı "soykırım" olarak tanımlamak için, o dönemde soykırımım suç olması lazımdı. cezasız suç, suç değildir. genocide ilk defa 1933 yılında polonyalı yahudi rafael yemkin'in ortaya attığı suçtu. bu yüzden türkiye'nin resmi bir suçlamaya maruz kalacağını düşünmüyorum. soykırım kabul edilse bunun miladı ne olacak diye kendime sorarım. aksi takdirde sümerlere kadar iner bu durum.
normalde ermeni soykırımı umrumda değil. çekilen acıları önemsemiyorum. soykırım yapıldığını düşünmüyorum. ama aslında "ayy çok üzgünüz, yaptıkk, özür." tarzı bir mesaj gönderip, birkaç ermeni'ye yalandan tazminat falan versek ve sussalar iyi olur. zaten bu paraları boktan yerlere harcıyoruz kamuoyu toplamak için. ermenilere de üzülüyorum. adamların dünyadaki tek amacı biziz.

dünya türkiye'ye karşı olmaya başladı. büyük ihtimal bir işgal olacak. insan hakları falan diyorlar da kim sikliyor insan haklarını ki?

aynı şeyi kürtler için de düşünürüm. verin gitsin doğuyu. bütün kürtleri de oraya yollayın, mis. dünyanın emeği harcanıyor o yerler için. normalde barıştan yanayım ama barış da birbirini sevenler arasında olur.
bilmeyenler için "tehcir" zaten soykırım politikasının parçasıdır. herhangi bir etnik kimliğe veya dini aidiyete sahip olan kişilerin toplanıp sürülmesi politikasıdır. bu arada sözcük olarak soykırım 1930lara denk gelmekle birlikte, o ibarede ermenilere atıf zaten vardır. ancak sorun bu değildir. geçmişe uygulanamaz diyen çok bilmişlerin mesela sen kızılderililere yaptığına bak dediği anda zaten geçmişe uygulanabilirliğini kabul ediyor olmaları sorundur.

türkiye yıllarca bunu bile konuşmamış, yasaklamıştır. 80lerden sonra içeride saklayamayacak hale gelince doğuda ayaklanan hainler hikayesi sonucunda tehcir ettik ama bakın istanbul'dakileri tuttuk yani hepsini öldürmedik (yani kestik de o kadar değil) minvalinde hikayeler dolaşıma sokulmuştur . işte ne yapacaksın 4-5 bin sivil yanlışlıkla ölmüş olabilir denmiştir. sonra o rakam devletin resmi ağızlarında 90larda 400- 500 bin olmuştur ve son zamanlarda devletin resmi tarihçisi murat bardakçı gibilerinin bile itiraf ettiği o korkunç rakamlar telaffuz edilmiştir. devlet ağzından taziye içerikli sözcükler çıkmıştır buna bile kıyamet kopartılmıştır. hatta bu konuda en çok engel koyan chp temsilcisi çıkıp pişkin pişkin geç bile kalındı demiştir. ve bu arada başka neler ortaya çıkmıştır? ankara, bursa, izmit, edirne gibi "doğu"da olmayan yerlerden de sürülen ve yok edilen insanların varlığı ortalara dökülmüştür. yahu hani güvenlik falan vardı ne iş diye soran olmamıştır. ayrıca arada süryaniler, keldaniler, rumlar vs. de kılıçların tadına bakıvermişlerdir. süryaniler ne zaman ayaklanmıştı acep diye soran var mı? şurada bir kısım ırkçı yorum yapanlar süryani kimdir bilir mi mesela? 1890lardaki katliamlar neyin nesidir diye soran var mı? taşnaklar diye yatıp kalkanlar bilir mi ki mustafa kemal'in de üyesi olduğu ittihat ve terakki'nin parlamentodaki ortağı taşnak partisidir. bunlar resmi bilgilerdir.

bir de başka bir hikaye var ki asıl bela, daha doğrusu rezalet odur zaten. mal mülklerin yağmalanmasıdır bu hikaye. 2010larda bu bilgiler ayyuka çıkınca suçu sadece ve işlerine geldiği için büyük bir zevkle apar topar "barbar" kürtlere atmaya başlamıştır bir kesim. yani aslında kabul etmeye başlanmıştır ama suçu kime atacağız paniği patlak vermiştir. kürtlerin bir kısmı sorumludur ama aslında herkes bilir ki muhacirler, özellikle de kafkas muhacirleri ve çerkesler son derece aktif olarak bu yapılanlara katılmışlardır. hazıra konan mallardır, konaklardır, ev eşyalarıdır. hele hele istanbul'da mal mülk paylaşımı konusunda dönen dolapların haddi hesabı yoktur. sonra ne mi olmuştur? binlerce yıllık yerleşik kültüre ait üretim yapısı böyle el değiştirince ekonomik üretimin hali halen bu durumdadır bu ülkede varın siz düşünün durumu.

doğu hristiyanlığının ortadan kaldırılması ve yeni kurulan sünni-türk devletinin ekonomik altyapısının oluşturulması politikası elbette sadece türkiye'ye yıkılamaz. ama sorumluluğun önemli bir kısmının burada olduğu ortadadır. rusya, japonya, hindistan gibi ülkeler de dahil olmak üzere bütün dünya ülkeleri soykırımı çok iyi biliyorlar. ancak kişisel görüşüm olarak abd gibi ülkelerin yasa tasarısını şantaj olarak kullanarak geçirmesini garip bulmaktayım. gariptir çünkü zaten buradan katliamlarda kurtulan yetimler vs. hepsine yardım eden kuruluşların başında genelde amerikalılar, fransizlar, ruslar bulunmaktadır. fotoğraflar vs. her türlü kayıt kuyut vardır. bunca yıldır niye sustunuz diye soran çok insan vardır. gerçi eski abd başkanlarından reagan zaten soykırım demiştir 80lerde ve sonrasında ne olmuştur? gariptir çünkü türkiye ismet inönü döneminde tazminat da ödemiştir abdye. bu tazminat konusu atatürk döneminde de konuşulmuştur vs. vs. inkarcılar bu hikayeyi de yakınlarda öğrenince kullanmaya kalkmışlardır ama o iş öyle onların bildiği gibi olmadığı için sonrasında susmayı tercih etmişlerdir.

her neyse osmanlının ulus devlete geçiş yaptığı 1923 sonrası, ülkede oranı yüzde 3 lere düşen gayrimüslimlere neler olmuştur?: 1934 trakya pogromu, 1942 varlık vergisi, 1955 istanbul pogromu, 1964 rum sürgünleri vs. vs. paylarına düşmüştür. ve yine hainler vs. hikayeleri ayyuka çıkmıştır. merak edenler bunları okuyabilir. bugün ortada ermeni dölü, rum piçi, yahudi köpeği gibi laflar sarfeden kemalistler, atatürkçüler, liberaller, demokratlar, solcular doludur ( o nedenle diğerlerine haksızlık etmemek gereklidir ırkçılık konusunda). türkiye'de bugün 2 binden daha az rum, 40 binden daha az ermeni, 20 bin civarı süryani, 15 bin civarı yahudi kalmıştır burada. içimizdeki düşman diye yaygara kopartanların düştükleri gülünç durum budur. orta asyadan geldik diyenler sonuçta burada 3-4 bin yıllık ermeni, süryani, rum vs. kültürünün de üzerine konmuştur. kiliseler camiye çevrilmiştir, ahır olarak kullanılmıştır vs. şimdilerde turistik merkez olarak tanıtılan ama ermenilerden tek kelime bahsedilmeyen, ermeni mimarisinin en ünlü eserlerinden van'daki akhtamar kilisesi'nin adı akdamar değildir - "ah tamara"'dan gelmektedir adı. pek çok ilçe adı, il adı kasaba, köy adı ermenice, rumca, süryani dilindendir. ama bu insanlar artık "yoktur".

bir de yok o ülke şuna baksın, herkes kendi geçmişine baksın hikayesi vardır. onlar iyi kötü bakıyorlar zaten. siz de bir zahmet kendi geçmişinize bakıverirseniz belki bu sayede şimdiki halinizi daha iyi anlarsınız diye bir öneride bulunayım.

toplumları ırkçılıkla, milliyetçi gazlarla yönetmek çok kolaydır. bakıyorum da, kadınlarda, lgbti üyelerinde de fazla değişim yok. zaten ezilmiş ve korkak olan bu kitlenin önemli bir kısmı bu konular açıldığında birden vatanı milleti koruyan, tarih uzmanı, yeri gelirse ırkçı birer savaşçı olarak karşımıza çıkıyor. kendi haklarını aramak gibi bir şeyi yapmayı götleri yemiyor ama onun yerine artık esamesi okunmayan zayıf bir kitleye de gerekirse saldırıyor. toplum geneli halen onu "orospu, ibne, nonoş, sapık" olarak görüyor ama o kendini hala - o bitmeyen korkuyla- kendisini hedef gösteren güçlüden yana konumlandırıyor. bu durumda davrananlar haksız da değiller korkmakta. korkunç geçmiş ortada işte - yüzleşmek için bekleniyor. aklıma travesti seyhan soylu (sisi)'nin kürt düşmanlığı ve bülent ersoy'un hrant dink arkasından ettiği rezil rüsva laflar geldi. bu sayede bu tip söylemlere sıcak bakan toplumun önemli bir kesiminin onayını aldılar birkaç dakikalığına ama hemen ardından onları alkışlayan kitle "top, dönme, ibne, pislik" vs. laflarına da devam etti. mesela bunlar gibilerinin nesine acıyacaksın?

konu hakkında resmi yayınlar dışında bir şey bilmeyenler için bu konunun içeriği sanıldığından daha vahimdir. bolca yayın var okursunuz eğer yüzleşmek isterseniz.

ama ırkçı olup da bunu bile bile reddedenlere bir hatırlatma : naziler de lgbtilerin kollarına "süslü ve yumuşak görünsünler diye" pembe üçgen şeklinde aksesuarlar takıp sonrasında fırınlamak için "tehcir" etmişti. bir de hitler'in rakibi olan ernst röhm vardır. kendisi gay veya biseksüeldir. ırkçı yalakalığı onu kurtaramamıştır. ve bu tehcir de "inkar" edilmişti ve hala bazı kimseler tarafından inkara devam ediliyor o ülkede. yakında sıra size gelirse ağlamayın.
whataboutism'ciligin iliklerimize kadar isledigi bu guzide baslikta goruyoruz ki;

-hdp milletvekilleri secimle gorev basina gelmelerine ragmen terorist (secilene kadar degillerdi ama, "dagdan inin siyaset yapin" adamlar secildikten sonra "hepiniz teroristsiniz zaten"'e evrildi)

-pkk'nin yaptigi tum katliamlarin sorumlusu hdp

-pkk katliam yaptigi icin, hdp'nin isimize gelmeyen her aciklamasi gecersiz

-abd senatosu bu karari siyasi bir hamle olarak aldigi icin, ermeni soykirimi olsa dahi karar yok hukmunde

-ermeniler 1915'te turk sivillere saldirip, karsi bir katliam yaptigi icin oldurulen, yakilan ermeni bebekler ve siviller aslinda yok veya olsa bile nefsi mudafaa.


soykirimin ne demek oldugunu bilmemek mi, yoksa kabul edersek tazminat oderiz korkusu mu bilmiyorum bu. ancak dunyanin hicbir yerinde soykirimlarda yapan irkin/milletin sucsuz bireylerine zarar gelmedigi gorulmemistir. soykirim boyle boktan bir seydir. bir grup ruh hastasi tepeden emri verir, ortada karambol herkes birbirini keser, ve bir taraf diger tarafa karsi orantisiz bir zaiyat verirse, ve hele ki bunu olayla alakasiz insanlara yansitirsa buna soykirim denir.

ben 1915'te benim atamin atasinin yaptigi seyi ustlenmiyorum, benim ne alakam var amina koyayim. ama ayni zamanda soykirim yapildigi gercegini de reddetmiyorum. bizim vatandastaki bunu onur gurur meselesi yapma isini de anlamiyorum. kardes senin onurunu senin vatandasindan baska zedeleyen yok onlari duzelt yeter.

bizim devlet boyle yonetildikce dunyanin her tarafinda da adimiz soykirimci olarak gececek ve kullanilacak. gelin sunu kabul edin, gerekirse tazminat ne boksa (kimse bu saatten sonra toprak falan isteyemez zaten dunyada onlarca ornegi var bu tarz anlasmalarin) verin ve kurtulun. "soykirim var" demenin bile suc sayilmasiyla zaten ifade ozgurlugunun dibine vurduk, dunya yeterince kotuluyor bizi zaten daha cok batamayiz.
bunları kabul edersek tazminat olarak ermenilerin vilayet-i sitte topraklarını isteyeceklerinin farkındasınızdır umarım.
  • /
  • 2