eşcinsel olunduğunun ilk fark edildiği an

hatırlamadığım ve muhtemelen olmadığı için hatırlamadığım an. çünkü bu kabulleniş birden bire olmadı sindire sindire oldu.
ilkokul 1. sınıfta sıra arkadaşıma karşı içimde adlandıramadığım bir his vardı. onu görünce mutlu oluyor, onunla sürekli birlikte olmak ve sürekli onla oyun oynamak istiyordum. aradan yıllar geçti bu süre içerisinde sınıftaki kuzenlerimin (aynı sınıfta üç amca çocuğuyduk biz) birbirlerine "sen şu kızı beğeniyorsun demi, şu kızla sevgilisin demi" dediklerini ve ardından birbirlerine kızdıklarını "sussayana ya" dediklerini ama bu tür muhabbetlerden hoşlandıklarını fark ettim. (bkz: fallik dönem) hatta arada ailelerimiz birlikteyken şakayla karışık sorarlardı biz utanırdık ama bir isim söylenirdi çocuk saflığıyla. ben hala bu çocuğu düşünürdüm sebebini anlamadan ve haliyle isim söylemezdim. akrabalar da "o çalışkan, umursamıyor öyle şeyleri" derlerdi. bu durumu bir süre kullandım 5. sınıfın sonlarına doğru yani tam ergenliğe giriş dönemlerim herkes yavaş yavaş karşı cinse çocuk saflığından ziyade biraz cinsel anlamda yaklaşıyordu benim ise karşı cins umrumda değil aklım hala sıra arkadaşım olan o çocukta. napıp ne edip bu çocuğu dudağından öptüm vuhhhuuuu o da ne, nasıl mutluyum anlatamam. işte o an farklı olduğumu anladım. bunun eşcinsellik olduğunu ise ortaokul son sınıfta anladım. tam olarak kendimi anlamak ve kabullenmek ise üniversite yıllarımda oldu.
herkesin dokturdugu baslıgımız. okuyalım hemen.
insanların hemcinslerini sevmeyi ayıpladığı ve bununla dalga geçtiği an. o zamana kadar etiketsiz, doğal bir şey olarak geliyordu çünkü.
17 yaşında stajyerdim. noterde bir işi halletmiş şirkete gidiyordum. neden bilmem hep başım yerde ayaklarımı izleyerek yürüdüm o zamanlar. ne oldu ise birden başımı kaldırım. iki adım ötemde hiç tanımadığım önümde yürüyen bir adam. sadece çene sakalını görüyorum. gözlerimin karardığını başımın döndüğünü ve ayaklarımın bağının çözüldüğünü hissettiğimi hatırlıyorum. sadece sarılmak isteği deli gibi ve kalbim inanılmayacak hızda atıyordu. bir sokak direğine tutunmak ve biraz soluklanmak zorunda kaldım. adam giderken bir kez daha kaldırıp başımı baktığımda sakinlemiş ve onun sakalına dokunmak istemiştim. hala unutamadığım bir sahne. o sırada anladım..
internette araştımaya başladığım an ki 8. sınıfa falan gidiyordum sanırım. o yaşa kadar cinsel açıdan hep erkeklere ilgi duydum. duygusal açıdansa bir kızı seviyordum. bu durumu hiç yadırgamıyordum kendimce. tabi hareketler de feminen olunca aile, arkadaşlar, hocaların dokundurmaları sinir bozmaya başlamıştı. internetten araştırdım. "birinin eşcinsel olduğunu anlamanın yolları" gibi siteler vardı o zamanlar, şimdi de vardır belki bilmiyorum. birine tıkladım ve okumaya başladım. bana uyan her maddeyle daha da yerin dibine giriyordum. gerçekten öyle olduğumu farkettiğimde inanılmaz üzülmüştüm. tabi maddeler ne kadar sağlıklıydı bilemem ama bir gay olarak beni baya iyi analiz eden madderlerdi. top, kız gibi lafları çok duymuştum, alışmıştım ama gay olduğumu maddelerle bana anlatan bir internet sitesi moralimi hepten çökertmişti. o ana kadar sadece bana saldıranlarla savaşıyordum. neden bana saldırdıklarını anlamadan sadece kendimi savunuyordum. o günden sonra içimden gelenle de savaşmaya başladım ki bana en çok zararı veren o davranışımdı.

eşcinsel olduğumuzu farkedişimiz, farketmek zorunda oluşumuz küçük hayatalarımızın önemli (ay dur plaza dili yapmazsam içimde kalır) turning point'leri bence.. şahsen ibneliğimi şuana kadar 3 dilime ayırmam gerekirse:

-farketmeden önce (fö 1994-2008)

-farketme ve reddetme (fr 2008-2014) evet uzun sürdü.

-kabulleniş ve sonrası (ks 2014-...)

bir sonraki aşama da;

-orospuluk yılları (...-...) şeklinde olursa şaşırmam. ay allah korusun, korucan dimi?
böyle başlıkları çok severim zira kendi geçmişime dönüp kazı yapmayı, bazı şeyleri yeniden hatırlayabilmeyi ve genelde şaşırmayı, bunları da paylaşmayı çok seviyorum. hele konu eşcinselliğim gibi çok bastırdığım bir konu olursa.

yalnız şimdi düşündüm taşındım, benim için böyle bir an hiç olmamış. garip şekilde ben eşcinsel olduğumun hep farkındaydım. ilkokuldaki oğlanların herhangi birine karşı cinsel çekim yaşamadım, o dönemlerde en büyük cinsel fetişim arnold schwarzenegger abiydi, bir de akrabalardan birine karşı cinsel çekim hissediyordum, bir şekilde erkeklerden hoşlandığımın bilincindeydim ve bu bir epifani gibi ani bir aydınlanma şeklinde olmadı. ilkokul 4. sınıf itibariyle "kız", orta 1 itibariyle "top" denilmeye başlandım ve bu lafların kastettiği şeyin doğru olduğunun her zaman bilincinde oldum.

çok mu enteresan bu durum bilmiyorum. öte yandan bende de uzun bir süre, erkeklere cinsel istek, kızlara duygusal istek şeklinde gitti. bu durumun kültürel bir şartlanma mı olduğunu bilmiyorum, ilkokulda sıra arkadaşı hemcinsine aşık olan insanlar varsa, benim durumum kültürel bir şartlanma olmayabilir. ama aklım almıyordu erkeklerle duygusal birşey yaşayabilmeyi. aklımın alması için 27 yaşına kadar beklemem icap etti gerçi. mal mıyım neyim?
1. sınıftı sanırsam ama o zamanlar adını bilmiyorduk tabiki
bak şu konuşana diye bi film vardı o film deki erkek başrol oyuncusuna aşıktım sanırım o yıllarda ayda bir falan çıkardı tv de bu film sadece, onu görmek için izlerdim o adamı hayal edip uyurdum sanıyorum 10 lu yaşların başıydı
kendimi bildim bileli hep bir pipi merakı vardı içimde. yani çok küçük yaşlarda başladı. birinin pipisini görme düşüncesi çok heyecanlandırırdı beni ama o dönemlerde tabi adlandıramıyorsun. tam farkına varışım muhtemelen orta son sınıftayken beden eğitimi dersi sonrasında erkekler olarak sınıfta üzerimizi değiştiriyorduk. bitirim bir tip vardı. sınıfın en arka tarafında duvara yaslanmış biriyle konuşuyor. sonra birden şöyle donunu indirdi bir kaç saniyeliğine. tabi gözlerim faltaşı gibi olmuştu. bir türlü aklımdan çıkmadı sahne. sürekli aklımda oluşundan rahatsızlık duyduysam da o olaydan sonra fark etmeye başlamıştım.
orta okulda elime gecen bir porno dergide yer alan gay fantezisi ve fotolari uzerine bisex oldugumu farkettim, tecrubeleri ise buradan uzun uzadiya yazamayacagim maalesef
eşcinsel olduğumu hep biliyor ve farkındaydım ama bunu kabullenene ve ben buyum diyene kadar hep kötü bir şey hatta yanlış bir şey olarak görüyordum orta okul yıllarımda ilk olarak fark etmiştim erkeklere hemcinslerime karşı bazı duygusal ve cinsel ilgilerim olduğunu o zamanlar kendimden utandım ve eşcinsel olduğumu kabullenmek istemedim bu biraz da dindar bir aileye sahip olmamdan kaynaklanıyordu kendi kendimi kandırdım ergenliğe giriyorsun normaldir fazla abazasın gibisinden ilerki yıllarda kendime biseksüel kalıbı uydurdum kadınlara ilgim yoktu ama eşcinsel olduğumu hâlâ kabullenmeye hazır değildim eşcinsellik konusunda araştırmalar yapmaya başlamış kendimu kabullenmeye hazırlamaya başlamıştım ve birkaç psikolog insanla forum/chat tarzı sitede konuşup sohbet edince aslında eşcinsel olmamdan utanmamam gerektiğini bunun doğal olduğununu anlayıp kabullendim lise 2 yıllarımda 17 yaşında istemsizce başka bir eşcinsele aşık oldum ama ne aşk o sürekli aklımda fikrimda hayatım olmuş fiziğine görünüşüne dikkat etmeyen ben onun için günde 4 saat spor yaparken onun dikkatini çekmek için kendime bakım yaparken buldum kendimi o güne kadar hiç birine özel ve güzel gözükmek istememiştim onu istiyordum hemcinsimi oldukça kibar nazik hoş biriydi ve bu his içimi dolduruyordu kalbimi ve bir gece ayna karşısına geçtim ve dedim ki sen eşcinselsin oğlum bu senin gerçeğin bunu kabullen işte o kabullenme anı benim için hayatın değiştiği andı o an üzerimden ağır bir yük kalkmış rahatlamıştım değişik duygulardaydım. dünyanın en mutlu insanı gibi hissediyordum kendimi ve o zamandan sonra benim için hayat olumlu yönde gelişti keşke bunu daha önceden kabullenseydim
küçükken denizde gözümün erkek bacaklarına takıldığını farkettiğim gündür.
psikoloğumla konuşurken farkettik 18 di yaşım .
ya benim kabullenmem geç oldu biraz 14 yaşındaydım. çoğu kişi bu yaşlarda kabulleniyor zaten evet ama ben farkındayken kabullenemedim işte bir türlü. ortaokuldayken rüyamda her gün gördüğüm, bana dokunsun diye yalvardığım bir müdür yardımcısı vardı. adamın yanına saçma sapan bahanelerle giderdim falan. aşıktım adama. sonra baktım ergenliğin zirvesinde ciddi ciddi kadınlardan hoşlanmıyorum, otobüsle okula giderken hep göbekli herifleri kesiyorum… kabullenmenin vakti gelmişti. ilkokuldayken sıra arkadaşıma aşıktım gibi bir durum yok ancak kafayı taktığım sürekli yanında olmak istediğim bir çocuk vardı.
benim de üstteki yazar gibi 14 yaş ortaokul son civarında artık tescillenmişti. beden eğitimi öğretmeni eşofmanlı haliyle aşırı çekici geliyordu ve ergenus hormonlarıma karşı koyamıyordum hayallerimde.gri eşofmandan bulge sevdam da o zamandan beri devam. o dönemde okuldaki playboylardan biriydim. iki haftada bir kız arkadaşı değiştiriyordum hatta okulun iki popüler kızı benim için kavga etmişti. evet benim için hahaha. bi tanesinin eski sevgilisinden de dayak yemiştim kızla gezip tozduğum için lakin çocuk mastürbasyonlarımın baş karakteriydi. okuldaki alfa çocuklarla kurduğum fiziksel temaslar aşırı yükseltiyordu beni. kankalarla 31 çekme etkinliği düzenleyip benim odak noktam porno değil de canlı penisler olunca dedim sen artık olmuşsun,hayırlı olsuuuuun. gabile chatte tanışıp,görmediğim bi adamın evine gidip yaşadığım ilk oral deneyimimle de bu tescillenmiş oldu. lise ikiye kadar kızlarla da münasebetim devam etti. olay ordan sonra koptu çok başka yerlere gitti sjsjsksh
  • /
  • 3