hayattan ve her şeyden bir anda soğutan şeyler

perdenin tamamını yanlış korniş boşluğuna takmış olduğunu farketmek ve sonra hepsini çıkarıp tekrar takmak.
parmaklarda kalan kurumuş japon yapıştırıcısının verdiği rahatsızlık.
herkesten sakladığınız şarkıların, filmlerin, kitapların, dizilerin, grupların, tarzların bir anda popüler kültür tarafından sikilmesi, moda olması, milletin bunları orospu etmesi.
balık istifi gibi olduğunuz, havasız, kötü kokan toplu taşıma araçları.

selamınızı almayan esnaf.

her gün dünyanın ne kadar adaletsiz olduğunu gösteren olaylar, katliamlar.

akşam haberleri.

gazetelerin 3. sayfa haberleri.

ve bazen hayatın ta kendisi.

bitirdikten sonra, yanlışlıkların farkedildiği proje. sil baştan aynı şeyleri yapmak.
söyleyeceklerinizi kafada kurduktan sonra size söz sırası gelene veya kendinizde konuşma cesaretini bulana kadar hepsinin başkaları tarafından söylenmiş olması.
"sen de herkes gibiymişsin" dedirten o insanlar
sevdiğin adamdan ayrıldığında oluşan durumdur.
dunyaya at gozluguyle bakan insanlar.
şarj aletini artistik hareketlerle prize takıp, saatler sonra prizden çıkarmak için geri döndüğümde telefona takılan şarj ucunun yerine yerleşmemiş olduğunu görmek ve telefonun saatlerce sıfır şarjda kaldığını görmek..., yok devam edemicem ühüğ.
türkiye'deki tüm haber bültenleri. gecen niyeyse 1997'den star 1 ana haber izleyeyim dedim. midem bulandı, bildiğin bad tribe bağladim, en son yorgun düşüp uyuya kalmışım.
sakin ortamda ağlayan çocuk
toplu taşımada ansızın maruz kalınan koltuk altı kokusu
sonucunu bildiğin halde seni başka bir şeye zorla ikna etmeye çalışan insan
bilinmeyen bir yolda, hedefe 3 km kala, navigasyon aletinin şarjının bitmesi
işi düşünce arayan insanın araması
birbirine dolaşmış kulaklık...
kurye olarak gidilen bir evin kapısında * beyaz atletle * * karşılanmak. o anda hayattan, seksten, ereksiyondan, orgazmdan, her şeyden bir süreliğine soğuyabilir insan.