ikinci taksim gezi parkı direnişi

olmasını çok isterim ama biraz zor gibi geliyor. zaten direniş olmasını ummak, direnişin olmasını sağlamayacak. doğal yollarla olması gerekiyor. *
şunu da unutmamak gerekiyor. polisler yine hiç hafif davranmayacaklar. yine gencecik insanlar ölecek, yine sakat kalacaklar. istiyor musunuz böyle bir şeyi? yine oylar artacak.

en iyisi hiçbir şey yapmamak. ülkenin kurtulabileceğini düşünmüyorum.
bilinçli bir şekilde ortaya atılan iddia, adam insanlar öldükçe mutlu oluyor gündeme oturunca egosu tatmin oluyor başka bir açıklaması yok bunun.. vatandaş parkın kalmasını istiyor aq daha neyi diretiyorsun???

yine gidicem yine ölümden döncem yine biber gazı gözlerimi mahvedecek.. senin diktatörlüğüne boyun eğmeyeceğiz!
2013'te istanbul'da olmamamdan sebep, çok çok uzaktan seyredebilmiştim olanları. sonra bulunduğum şehirdeki ufak hareketlenme bile benim için dev bir heyecandı.
ola ki aynı günlere geri dönersek, gündüz avm'ler yapılsın, banka şubeleri açılsın, mağazalarla doluşsun heryer grileşsin diye uğraşırken, akşam kravatımı söküp oralarda yeşili savunuyor olacağım.
hayat, ekmek parası...

edit: çok kapitalist bir itiraf olmuş bu...
ibneler, dönmeler, orospular, müsaitler, çapulcular, anarşistler, yarımlar, çeyrekler, eksikler, tırrolar, ahlaksılar, beslemeler! ötekileştirdiğin ve karşına aldığın herkes bir bütün halinde orada olacak! ayyyyy resmen karnaval havasında bir devrim! hadi inşallah! korkma titre değil bu kez ama!

(bkz: titreme sıç)
başkanlık sistemini getirecek direniş. yine ortalık karıştırılmak isteniyor. bu sefer poliste daha çok yetki var. sokağa çıkarak anca başkanlık sisteminin gelmesine yardımcı olursunuz söyleyeyim. ya da kriz kapıda diyorlar ama o biraz daha az bir ihtimal. günah keçisi yapmak istiyor birileri bizi ya hayırlısı...
havalar ısındıkça malum şahsın kanı kaynıyor. gelenekselleştirmek için elinden geleni yapacak gibi.illa geziye öykünmeye gerek yok.kompozisyonu yazıp başlığı sonra koyabiliriz.
diplomasızlığını ve birikmiş anayasal suçlarını unutturmak isteyen bir siyasetçinin, son gündem değiştirme taktiği.
bırakalım yapsınlar, bırakalım geçsinler,...
allah'ın sadece iman verip, insanlığa dair diğer tüm güzel şeylerden mahrum bıraktığı bu zihniyetin kendi cehenneminde boğuluşuna tanık olmak gerekiyor belki de...
kent kuramayan, kursa bile kurduğu kenti cehenneme çeviren, ama utanmadan sadece fethetmekle övünen bir felsefeye yakışan budur!

ölmüş bir kent, tükenmiş bir coğrafya...
aha sizin eseriniz ey islamcı tayfa!

son ağacına kadar kesip kesip yesinler gezi'deki ağaçları...
oksijensizlikten ve susuzluktan can çekişecekleri günleri de selamlasınlar, salavat getirip abdest alarak...
bence bundan sonrasına direniş değil iç savaş denir..
anlık heyecan ve duygu birikimlerinin dürtüsüyle harekete geçmek, ilerisi için ciddi hezeyan ve can kayıpları oluşturabilir diye düşünüyorum açıkçası. o nedenle durumu geniş bir perspektiften okuyup yorumlamakta fayda var. *

2013'teki direniş tamamen kendiliğinden ortaya çıkmış, birilerinin lafları veya tahrikleri ile oluşmamıştı; bu önemli. hatta erdoğan'ın 2013'teki topcu kışlası kararının bu denli bir direniş dalgası yaratabileceği üst akılların ucundan dahi geçmiyordu, polis de epey deneyimsizdi. fakat geçen 3 senede türkiye'nin sokak-eylem pratikleri de, siyaset pratikleri de neredeyse evrim geçirdi. gezi'nin sonuçları ana akım medya tarafından çarptırıldı, halka yeni bir günah keçisi yaratıldı ve bunun sonucunda erdoğan halk desteğiyle c.başkanı oldu. bugünkü duruma bakacak olursak o günkünden çok daha farklı ve karmaşık bir durum var: erdoğan ve bazı akp'liler reza zarrab soruşturmasına dahil edildi, erdoğan uluslararası alanda epey yalnızlaştırıldı ve terörün etkisiyle turizm+ekonomi korkunç bir krize girmek üzere (fed'in faiz arttırımları da buna dahil). sonuç olarak hızla artan gericiliğin de etkisiyle meşruiyetini kaybetmeye başlayan siyasal iktidar erkleri, gündem değiştirerek bir iç savaş çıkarma ve günah keçisi yaratma derdindeler. bu kutuplaşmayı bu anlamda iyi okumak gerek. o yüzden ikinci bir gezi dalgası evet gerekli ancak şu an değil. devlet eliyle yaratılacak bir provokasyon ancak onu yaratanların işine yarayacaktır, tıpkı 80 darbesi öncesi sokak çatışmaları gibi. hatta sükunet ve sağduyu oluşursa ikinci bir geziye gerek bile kalmadan bu siyasi iktidarın çözülüşünü ve seküler-bilimsel ve çok çeşitli bir yönetim modelinin yaratılışını hep birlikte görebiliriz.
yaşam tarzımız yüzünden tehdit edilip öldürülüyoruz. hala sakin kalın iç savaş çıkmasın diyenler var şaka gibi. bu saatten sonra ne olacaksa olsun. kimsenin tahammülü kalmadı artık.
valla onu bunu bilmem bağcılar'ı hangi yapılanma elinde tutarsa onlardan yana olacağım iç savaş zırvalamalarının yaşandığı başlık.
ayanlar
"üç yaşından beri eylemlere gidiyorum ama böyle eylem görmemiştim"*