insanın aşık olduğunu fark ettiği an

böyle midede kelebenklenme, aşırı yoğunlaşıp onun dışında kalan her şeyin değersiz olduğunu fark edip alayını siklememe. sakallarını, bakışlarını ayaklarından kaburgalarına kadar her bir noktasını, onu kaybetmeyi göze alamadığını kendine itiraf edercesine şak diye sahiplenme sanırım. kısaca insanın, herhangi bir etken olmadan kendi kendini; mucizelerin varlığına inandırdığı an.

özetle; "evet abi seviyorum, seviyoruz ya, geri kalan şeyler sadece önemsiz birer teferruat." iplemeyişi...

onu deli gibi kıskandığında 'noluyo bana bea' dediğin ana tekabül eder.
benin bitip bizin başladığı andır.
lanet bir andır. tövbe bozmanın verdiği acı bir gülümsemeye neden olacaktır.
herzaman kontrolümüz dahilinde olmaz ama, olsa da uslanmazsınızdır...
kan şekerinin düşüp, vücutta karıncalanma başladığı ve halsiz bedeni olduğu yere bırakıp, kafayı vurup mışıl mışıl uyumak istenildiği andır.
ben bir gülüşe ölüyorum sanmıştım, nefesim kesilmişti(gerçekten)!
üstelik aşık olduğum kişi ne çok güzeldi, ne de çok akıllı.
bir gülüş işte, ellerim falan karıncalandı, tarif edilemez ki.
çok sevdik be sözlük, çok sevdik de kavuşamadık, olmadı...

belki birgün diyoruz hala, belki birgün...
her saniyesini onunla geçirmek istediği,gözlerinin içine bakıp saatlerce onu izlemeyi,kendini onun kollarına bırakıp asıl huzuru hissettiği o an.
pazartesi sendromunun bitmesidir,
seni kıracak yorumlara gülüp geçmendir,
mavi tıkın görülüp yazıyor ibaresinin hemen belirmesidir,
günü onunla bitirip, güne onunla başlamaktır.....
pazartesi sendromunun bitmesidir,
seni kıracak yorumlara gülüp geçmendir,
mavi tıkın görülüp yazıyor ibaresinin hemen belirmesidir,
günü onunla bitirip, güne onunla başlamaktır.....
anlık olmadı sanırım kendi adıma hiçbir zaman, ama kalp ağrısı, rahatsız olma hissi, hayatındaki tüm sevgiyi bir yere odaklama ve diğer şeylerden nefret etme isteği, ağır kıskançlık diye giden daha birçok eylem... önemli olan eylemler ya da vücuttaki etkileri değil de karşılık alıp alamamakda sanırım. karşılık almak, almak, almak, abi karşılık almak, karşılıklı sevmek, sevgi, çok garip çooook, utanırım kiiii...
dopamin salgılanan an.
oksitosin salgısının arttığı an.
noradrenalin salgılanan an. (pardon bu midede kelebek uçuşmasıydı)
düşündüğüm de hiç böyle bir anın olmadığı gerçeğiyle yüzleştim bedbahtım benim kalbim bozuk sanırım çalışmıyor.
kaybetmekten korkmaya başladığı andır
ismini google'a yazıp arattıysan tamamdır. olmuşsun. söyle altını kıssınlar.
hayatında sadece bir kere karşılaştığın insanların dahi gözlerinin içerisindeki gülümsemeyi söylediğidir.
(bkz: güzel günlerdi)
başlığı gördüğüm an. niye böyle başlıklar açıyorsunuz arkadaşlar? bırakın aşık olduğumuzu fark etmeyelim.
depresyonun başladığı andır.o noktadan sonra karşıdakide sana aşık olmadığı sürece hiçbir sevginin sana yetmiyeceğini anlarsın.aşık olmak güzeldir,aşık olduğunu anlamak değil.
bazen, bittiğinde anlarsın bunu. onu ne kadar çok sevdiğini ve onun da bir zamanlar ne çok sevdiğini... sonra için kanar durur... öyle mi yapsaydım, böyle mi yapsaydım... acaba acaba acaba...
nasıl bir an o an? hiç anlamadım yani filmlerdeki ya da kliplerdeki gibi bir an falan mı yani? sanırım iki kez aşık oldum daha da olmadım bu saatten sonra da olacağımı düşünmüyorum lakin o anları da anımsayamıyorum lan.
  • /
  • 2