insanın yaşlandığını anladığı an

artık eskisi gibi seslere tahammül edememek, yüyürken dizlerin ağrıdığını hissetmek, saçların beyazlaşması.
muhteviyat kelimesini kullanmamın hemen akabinde, bana boş boş bakan onlarca stajyer gördüğüm an net bir şekilde anladığım durumdur. sizin tevellüt kaç, bunu nasıl bilemezsiniz diye çemkirip iyice depresyona sokasım geliyor hepsini.
yağmurda ıslanınca ve duştan çıkınca.
lisedesindir, karışık kaset doldurtmuşsundur, alıp eve dinlemelere doyamamışsındır, yıllar sonra bir bakmışsındır o kasetin üzerinden 20 yıl geçmiştir, yeniden walkmenine taktığında yaşının 36 ruhu liseli olduğunu anlamışsındır, deneyimle sabittir.
umursamamayı öğrendiğim an. biri bana bariz kötü davranıyor ama karşı çıkacak gücü kendimde bulamıyorum. konuşmamı da kesmiyorum. onu da öyle kabul ediyorum. bana zarar vermedikleri sürece insanlara katlanabildiğimi hissediyorum.

üzücü geliyor nedense. geçen yıllar kötü geçmiş gibi hissediyor insan. ki öyle de zaten. üf ölsek de kurtulsak.
bayramlara eskisi gibi heyecanlanmamak.
bir sohbet sitesinde ilkokuldan sınıf arkadaşımın oğlu ile karşılaştıgım an. kız sen ne zaman evlendin, ne zaman bu oglanı dogurdun, ne zaman büyüdü de erişkinlere yönelik bir sitede karşıma çıktı.tabanları yağlayıp kaçtım tabii sohbet ortamından.
alnimdaki bir cift kirisikligi fark edince anlamistim dhdhp
emekliliğe kaç yıl kaldı diye sorulduğunda.
bizim zamanımızda... diye konuşmaya başladığı an
hit sandığı favori şarkısının aslında ilk 2006 yılında yayınlandığını öğrendiği an.
- ışyerinde 20'li yaslardaki çalışanların işe yaklaşımlarını eleştirip, "bizim zamanımızda böyle miydi" diye düşünürken kendimi bulduğum an,
- her şeyin çok çabuk gelip geçtiğini hissetmeye başladığım an,
- 2000 doğumluların 19 yaşında olduğu gerçeğini kabullendiğim an
bu soruyu kendimi bile zor sorarsan sözlükte açılmış gündem konusu olarak görmek çok duygusal. aynada kendime baktığımda gözlerimin kenarında çıkan kaz ayaklarını gördüğüm zaman '' evet 3 lü rakamlara hoşgeldin'' dediğim doğrudur.
  • /
  • 5