internette tanışılan ilk kişi

büyük ihtimalle irc'te tanışılmış olandır. kısa bir sohbetten sonra da kanal değiştirilmiştir. asıl tanışma görüntülü msn çıktığında olsa gerek.
uzunca süre yazışıp internetten tanışmaya çok karşı olmama rağmen ısrarlarlarına dayanamayıp buluştuğum çok iyi vakit geçirdiğim kişidir. arkadaşlık amacıyla tanıştığım kişilerin hiçbiri hayal kırıklığına uğratmadı beni ve internetten tanışmaya karşı olan ön yargım da kalktı..diğer amaçlarıma hizmet eden tek gecelikleri saymıyorum tabiki.
artık her ne kadar internetten biriyle tanışmaya antipatiyle yaklaşsam da, internette tanıştığım ilk kişi beş yıl süren, ilk gerçek aşkı yaşadığım kişidir.
90'ların sonunda ve ucuz milenyum geyiklerinin döndüğü 2000'lerin başında mirc(bilhassa zurna kanalı) ve icq ile sınırlı olmak üzere tanışılan; zamanla teknolojik imkanların artmasıyla koşut tatminsiz bir hal alan tanışma seramonileri. sonu tatlı ya da acı hikayelerle bitmiştir çoğu zaman.

amaç ne olursa olsun, ister seks ister duygusallı hissiyat; internette tanışılan ilk kişiye belli bir anlam yüklemişlik vardır; sonraki tanışılan kitle bunun hep bir adım uzağındadır lakin imkanlar arttıkça, tanışılan kişi sayısı fazlalaştıkça tatminsizlik endeksi de bir oranda artmıştır.

insanlara kendimi tanıtmaya anlatmaya çalışırken kendim ile tanıştım.
sakarya'da olan ve mesafe olarak uzak olsa da en yakın dostum olmayı başaran adam.

yıl 2005
. yukarıda anlatılanlardan farklı olarak bir gay hikayenin altında gördüğüm bir msn adresi ile başladı. ben istanbul, o sakarya. gidilir mi gelinir mi falan derken samimiyet epey bi ilerledi. o zamanlar msn revaçta tabi. sonrasında skype'e uğramadan direkt whatsapp'a taşınan muhteşem bir arkadaşlık. aradan geçen on yıl boyunca saatler süren telefon sohbetleri. 7/24 mesajlaşmalar. gören der ki deli divane aşık liseliler bunlar. ama aşk yok. arkadaşlık, dostluk o kadar ağır bastı ki, neden ve nasıl tanıştığımızı unutup, seks dahil olmak üzere her şeyi geride bırakıp sadece ve sadece dostluğu tattık birbirimizde.

evet internetten 2004 yılında tqnıştığım adamla yatmak için tanıştım. ama zaman bize öyle bir oyun oynadı ki o yatma fikri şu an ikimizin de aklına bile gelmiyor. can ciğer kuzu sarması arkadaşız artık. sırdaşız, kankayız.
eğer 94-95'ten sonra doğan her çocuk gibiyseniz knight, metin2 gibi oyunlardan tanışmışsınızdır.
knight online'da bir adam vardı savaşçı. sürekli beni skeleton'lara götürüp kasardı. çok level'ım artmıştı falan, çok hayran olmuştum adama. ilk tanıştığım galiba oydu.
yine aylardan yaz, hiç unutmam cevahir girişinde ilk buluşmamı burak'la gerçekleştirmiştim. görünüşe göre iyi adamdı ki bana böbreklerimin nasıl olduğunu sordu. ikisi de sağlamdı çok şükür. kahve için beni evinde davet etti, profiloya doğru yürürken bana küvette buzlu sudan hoşlanır mısın diye sordu? şaşırmaya fırsat kalmadan arkadaşı aradı spor salonunda bekliyormuş, burak önce reddetti ama ben, benim yüzümden kas geliştirmekten mahrum kalmasın diye gitmesini rica etmiştim. daha sonra pişman olmuştum keşke gitseydim demiştim. şimdi hala daha görürüm hornette.
1995 yılında telnet'in chat aracı kullanıldığı zamanlarda, ingiliz biri ile tanışmıştım. 2 yıl sonrada türkiye'ye geldiğinde yüzyüze tanıştık. heyecanlı günlerdi.
ne yaparsanız yapın sakın evine gitmeyin.
translarla aşırı ilgili, arabasının ön koltuğunda kuzeninin bekaretini bozan bir bey. kendisi aynı zamanda avcıydı ve şehir dışında ikamet ediyordu. beni öldürmediği için çok şanslıyım. "risk almayı seviyorum ayrıca hayat çok moton" ve lana del rey gibi "yabancıların samimiyetine inanıyorum byeee beni hiç anlamıyorsunuz anneeee" adı altında birgün 16 yerimden bıçaklanacağım sanırım.
bir tane mortal kombat forumunda tatlı, dövüşçü bir adam vardı. onunla tanışmıştım. cinsel sohbet başlatmasını istemiştim ama başlatmamıştı. iyi ki de başlatmamış. çünkü 12 yaşındaydım o zamanlar.
ilk sevgilim olmuş kişi üç yıl sürmüştü hey gidi
benden birkaç yaş büyük,mekatronik mühendisliği okuyan,orta derece yakışıklı abiydi. travian'dan tanışmıştık,aynı birlikteydik ve köylerimiz çok yakındı. emek verip düzenlediği köylerini,bir süreliğine bana emanet etmesinden sonra aramız açılmıştı.
ahahah kendimi yeni yeni tanıdığım bir gün bir oyun sitesinde tavla oynarken, adamların dikkatini çekmeye çalışıyordum, muhabbet ederken konuyu sekse getiriyordum yaşım da küçük kimse bi şey demiyo, bir gün adana'dan bir adam bana bir de kız bul ikinizi de sikeyim dedi, hülooooğ oldum, ama tabi ki orada iletişimi kestim korkudan. ilk buluşma ise siberalem henüz parasızken gey odasından tanıştığım sinan isimli bir güvenlikçi, hiç tipim değildi ama ben azmıştım, taksimde bir apartmanın merdiven boşluğunda aşna fişna yapmıştık. ya işte böyle.
sapık çocuk istismarcısı biriyle tanışmıştım ilk kez. o zamanlar msn var tabii. 16 yaşındaydım. o da 40ına yakındı sanırım. bir de ilk okul öğretmeniydi ya. o zamanlar pek düşünememiştim ama benimle arada saçma şakalar arasında cinsel arzularını ileten biri öğrencilerine de şehvet duyabilir miydi. iğrenç biriydin. iyi ki hiç görüşme cesareti gösterememişim o zamanlar.
yalnız bir iki sene önce istiklalde bir kahve dükkanında ona çok benzeyen birini gördüm.hatta bayağı uzun baktım inceledim, ya beni anımsadığı için baktı o da , ya da bu çocuk niye bana bakıyor diye bakmış olabilir. o muydu bilmiyorum. ama çok nadir duyduğum kin/nefret duygularım kabarmıştı.
derin nefes alarak uzaklaştım.
hiç tatlı bir anı değil yani anlayacağınız.
pek güzel olmayan bir anıyla hatırladığım...

artık birisiyle olsun diyerek, telefon numarası vermeden birkaç kez mirc'e girip çıkarak, çekine çekine buluşup, bir berbat yerde oral yaptığımız...
16 yaşındaydım microsoft chat'in gay kanalında tanışmıştık, adı şahindi cep telefonuyla mesajlaşır bazen de konuşurduk. bana e-maille kendi fotografını göndermişti, hala gözümün önünde canlanıyor bir çekyat üzerinde altında kot pantolonu * üzeri çıplak* uzanmış. bu fotografı 1.44 mblık bir disketle* okulda bir arkadaşıma gösteriyordum bilgisayar atölyesinde tenefüste, o sırada din kültürü hocası aniden sınıfa dalmıştı... çok korktum kim bu diye sordu kuzenim askerde demiştim. bir daha böyle fotograflar yollamasın dedi ve çıktı sınıftan. bir süre daha görüştük telefonla, kendisi bodrumda barmen olduğunu söylüyordu işleri azalmıştı ve benden para istemişti yine çok korkmuştum sonra aklıma bir fikir geldi... babamın mesajlaşmamızı yakaladığını ve onu bulmak için bodruma gittiğini beni bir daha asla aramamasını söyledim inandı ve bir daha aramadı.
bu yazar o zamanlar 15 yaşındadır. ablasından kalan vakitlerde bilgisayarı ele geçirdiğinde gabile diye bi site keşfeder. şuan ismini bile hatırlamadığı bi adamla 4-5 ay konuşur,karşıdakinden resim alır ama kendi gönderemez. ölümüne korkmaktadır çünkü. yavaş yavaş korkuyu aştıktan sonra görüntülü konuşmalar başlar ve sevgili olunur. konuau geçen sevgili eşini uyutup,görüntüye gelir. gel zaman git zaman araya bir şeyler girer unutulur. yazar 20 yaşına gelmiştir. geçenlerde o adamdan yıllar oldu bi kahve içemedik mesajı almıştır ama hala görüşmeyi düşünmemektedir.
  • /
  • 2