arkanda bi ayı var

- arkanda bir ayı var
+ (bkz: hani nerde)
- salak arkanda dedim ya *

kavurma

yıllar

bülent ersoyun ne zaman dinlesem beni ağlatan şarkısı... kederli birisi değilim ama o kadar içli söylüyor ki ağlamamak elde değil...

ne istiyorsunuz benden aldığınız yetmedi mi
bıkmadınız istemekten size borcum bitmedi mi yıllar
çaresizlik oldunuz hep beni derde koydunuz hep
yerden yere vurdunuz hep insafınız yok mu yıllar, yıllar

erittiniz damla damla kopardınız sayfa sayfa
çağlattınız dalga dalga ezdiniz beni yıllar
üzdünüz beni yıllar

dertlerimi bilmediniz çektiğimi görmediniz
bana fırsat vermediniz sayenizde yaşamadım yıllar
çaresizlik oldunuz hep beni darda koydunuz hep
yerden yere vurdunuz hep insafınız yok mu yıllar, yıllar *

sahibi verdi gene ayarı

sözlüğün admini tarafından meydan boş değil, bilip bilmeden atıp tutmayın ayarıdır.

adam çok emek veriyor, ayar çekmek hakkı valla. ben admin olsam fena ayar çekerdim. sabah akşam içtima alır, üç kez içtimada olmayanı direk şutlardım mesela.

something

bir george harrison bestesi. vakt-i zamanında frank sinatra "son yılların en güzel aşk şarkısı" demiş. tüm ayı sözlük ahalisine, sevenlere, sevip de kavuşamayanlara, özellikle de sevgili futurelavirs'e gelsin.

http://www.dailymotion.com/video/xm96lq_...

fos

eskilerden sertab erener ve yunanlı sanatçı mando'nun muhteşem şarkı.

https://www.youtube.com/watch?v=bgqu48s5l80

yaşından büyük gösterme durumu

insan ilişkilerinde olgunlaşmadan önce (bkz: yaşından küçük gösterme durumu) yaşıyordum. bu konuda bir kaç kazık ile master yapınca ardından bu durumla karşılaşmaya başladım. artık tek cevabım "benim beynim 30 yaşlarında" oluyor...

beni beni bihterini

baslık yüzünden gece gece final sahnesini izledim..

eşcinselliğin artık sınıfları aşamaması

sadece eşcinsellikte değil, tüm insanlar için geçerli bir durum. sınıflar arası keskinlik artmakta. zenginle fakir arasındaki uçurum açılmakta. bu da kültürel altyapılar ve ahlaki duruşlar arasındaki ayrımları daha da çoğaltmakta.

bir sosyal sınıf, diğerini ötekileştirmekte. hindistan'ın kast sistemine doğru bir gidiş var sanki.
fakirlerin aşağılandığı, zenginlerden nefret edildiği bir ortam oluştu sosyal medyada. bu konularda yapılan sözde esprilerin haddi hesabı yok.

sosyal medya da, tam olarak olmasa da, reel hayatın yansımasıdır ve kullanıcısı olan kişilerin, reel hayatta açıkça yapamadıklarının bilinçaltlarından sanal hayata yansıyan tezahürüdür aslında. gerçeklik ile sanallık arasındaki ayrım belirsizleşirken, sınıfsal ayrımlar daha belirgin olmaya başladı. oysa internet'te zengin-fakir gibi ayrımlar yoktur aslında. internet, eşitlikçi bir ortam("dı" - hala öyle mi? - emin değilim.).

reel hayata, gerçek hayata dönecek olursak, sahte trendlerin ve reklam yönlendirmelerinin esiri olmuş kitleler arasında eşcinsellerin oranının daha yüksek olduğunu düşünmek için sebeplerim var. sınıflararası ilişki kurulmakta zorlanılması da, eşcinsellik dışı kitlelerdekinden birazcık daha yüksek oranda olabilir bu meyanda...

müzik

şiddeti ve nefreti yok edebilme gücüne sahip olan gizemli güzellik.

kumru

pek melodik olmayan bir ötüşü var. genelde sabahları ötüp dururlar. rahmetli anneannem konuştuklarını söylüyordu ama tam cümle neydi unuttum. yine de sabah kumru sesini duymak çok güzel.

ayı sözlük itiraf

günden güne patrick murray'e evriliyorum.
(bkz: looking)