10 yil sonra duyulan deniz kokusudur. eminönünden kadiköye geçerken vapurda yenilen simidin yaninda yudumlanan bir bardak demli çaydir. ufukta uzaklasan istanbul silüetinin arkasinda gökyüzünü kizila boyayarak batmakta olan günestir. martilarin çigliklarinda en güzel istanbul sarkilarini dinlemek, kanat çirpinislarina, "yasamak ne güzel sey be kardesim" diyerek gögsünüzün sol yaniyla tempo tutmak...
arkadaşımla ne zaman görüşsek birbirimize "mutluluk" adını koyduğumuz 25 kuruşluk çikolatayı "mutluluk aldım" deyip veriyoruz. güzel bir tebessüme ve mutluluğa sebep oluyor bu küçücük şey.
gün doğarken o sessizlikte bıcır bıcır öten kuş sesleri.
müzik açık uyumak.
sevgili tarafından uyurken öpülerek uyandırılmak.
ormanda, rüzgarın şiddeti ile hışırdayan ağaçların sesi.
sarhoş olunan gecenin sabahındaki o mahmurluk.
- uzun bir aradan sonra art arda içilen 13 sigara
- pantolonumun sağ cebinde hep bozuk paralar olur. telefonumu cebime atarım. telefon pıt diye düşer cebime ve paralara çarpar. işte, telefonun cepteki bozuk paralara çarparken çıkardığı o ses
- sevdiğim müzikler kulağıma çalınırken, sessiz sakin yollarda avare avare yürüyüp insanları, sokakları, binaları... seyretmek
karşıdan gelen insanın -erkek kadın farketmez- samimi bir şekilde gülümsemesi,günaydın demesi
annesinin omzundan arkaya sarkmış size bakan bebek
sabah uyandığında o günün tatil olduğunu hatırlayıp tekrar uyumak
yeni yıkanmış yatak örtüsünde uyumak
metrobüsün boş olması
hiç beklemedik bir anda en sevdiğiniz şarkılardan birini duymak
evde kimse yokken tuvalete girince kapıyı kapatma ihtiyacı hissetmemek
dolapta dondurma bulmak
pes'de arkadaşınıza fena çarpmak,tavla da olabilir
komşu teyzenin yemek getirmesi
adını bilmediğin birinin sana adınla hitap etmesi(bir nevi ünlü gibi hissetmek)
yavru köpek görmek
yaz yaz bitmemek, bitiriyorum bitirdim.