romantik erkek

kadınların belki ama erkeklerin beklentisini karşılayamayan erkektir. o şarabı penise döküp yalasa, en ahlaksız şiirleri sevişirken kulağına fısıldasa, outdoor fantezilerinin birinde sizi becerirken çiçekleri yoldursa romantizmin belki bir anlamı olur. yoksa saf şiiri, şarabı, çiçeği at çöpe.

(bkz: romantizma)
azınlıkta olarak sevdiğim bir türdür. pek karşılaştığım söylenemez ama gecenin bi yarısı sevgilisine "şu an sen uyuyosun..." şeklinde başlayan uzun aşklı mesajlar yazanları olduğunu duydum. ne biliyim olm güzel bişey yani tamam çiçekleri de yoldursun da bu da olsun.

ehe.
mumlarla aydınlatılmış evde, yanan şöminenin önündeki kırmızı minderlere oturan, üzerinde sadece boxer olan ve siz karşıdan gelirken göz ucuyla bir taraftan size bakıp bir taraftan da şarap dolduran beardır.*
beklenmedik anlarda küçük sürprizler yapar, gözlerinin içine bakar, sen farketmediğin zamanlarda bile seni inceler, başkasıyla konuşurken bir bakarsın uzaktan bile gözü ve aklı sendedir, bir de uykudan gözünü ne zaman açsan onu seni izlerken bulursun; işte böyle erkek romantiktir; erkektir.
yatak odasının ışıklarını söndürüp bir tane mumun aydınlattığı loş ortamda sevgiline iki-üç saat thai masajı yaptıktan sonra, ne kadar tahrik olmuş ve artık sevişmek istiyor olsan da, sevgilinin iyice gevşemiş ve uykuya dalmak üzere olduğunu hissettiğinde, iradene sahip olup onun uyumasına izin vermek, sevişmeyi sabaha bırakmak * romantik olmaksa eğer, evet, ben romantiğim.
kadınların hep hayal ettiği ama bulunca da "azıcık erkek ol sert ol" diye çemkirdiği erkek türü. ben de yerinde romantizmi severim, güzel bir akşam yemeği, muhabbet yavaşça yakınlaşmalar, bu arada hediye, güller ve kokularla için gıdıklanması, bunları erkeğimin benim için düşünüp yapması tabi ki hoşuma gider.
burcum gereği* dahil olmam gereken erkek grubu. evet,romantiğim aslında ama bunu belli edemem ve karşımdakinden de aşırı bir romantizm beklemem. arada söylenen bir iki güzel söz, sarılıp birşey izlemek, dip dibe oturup birşeyler yemek bence çok romantik. yoksa öyle aşk şarkılarına, mumlara, tütsülere, ne dediğini anlamadığım fransızca şarkılar eşliğinde dansa gerek yok... en pasaklı haliyle gelsin biri sarılsın, öpsün, içinden geliyorsa bir iki güzel bir şey söylesin.. var mı bunlardan daha romantik bir an? organizasyona vs gerek yok..
her şey kıvamında güzeldir. sempatik ve karizma kısmı çok olsun gerisi, az romantik, az maço, az aktif, az pasif... * * *


hah buldum tam da tarifimi; bu kadınla biraz kafalar uyuşuyor...

karnımı doyursa bile yeterlidir. koyma masaya gül ya da açma slow bi müzik. olmayalım klişe. yeterki kuşlar gibi yemeğimi senin ağzından yiyeyim. *
her yaz akşamı eve karpuzla gelen erkektir. * *
sütü buzdolabından eksik de etmesin. * * * *
aslında herkes sever de korkar, 'bu olabilir mi, gerçekten böyle hissediyor mu ?' diyerekten ama keşke herkesin sevgilisi böyle olsa, romantik dediğin illa da çiçek falan almak zorunda değildir, gelip sarılsa 'biraz böyle kalalım, bugün çok özledim seni ' dese zaten orda maddenin ikinci haline geçersin
vermediyse mabud,neylesin mahmut.vermedi hayat.en son bizimkiyle carte dor böğürtlen aldık,yalaşırık misali,yapış yapış olduk,zevk kalmadı.bide romantizm için para gerek,benim ki bugüne kadar otobüs kartımı dolduramamış insan,napsın bebeğim kapıma gül dökemez ki.
romantizmin çiçekli,böcekli,sürekli sırıtmalı,güzel sözler sıralayıp laf oyunları ile sunmalı bireylere özgü olduğunu ifade eden yanlış bir genellemedir..
romantizmi incelememiz gerekirse;18.yüzyılda klasisizme tepki olarak fransa’da doğmuş bir edebi akımdır. 19.yüzyılda tüm av­rupa’ya yayılmış ve orada benimsenmiştir. ortaya çıkişında 1789 fransız ihtilali sonrasında ki toplumsal, siyasa! ve düşünsel yapının etkileri vardır. fransız ihtilali’yle krallık yıkılmış, gelinen süreçte, toplumsal ve ekonomik evrimini tamamlayan yeni sınıf burjuvazi, halkın da desteğiyle iktidar olmuştur. fakat çalkantılar tümüyle durulmamış, toplum kralcılar ve cumhuriyetçiler olarak ikiye bölünmüştür. aydınlanma çağı düşünürlerinden montesqueu, voltaire, rousseau ve diderot gibi düşünürlerin öncülüğünde, insanın hak ve özgürlüklerinin savaşımı verilmiştir. toplumsal gelişmenin önündeki tüm engellere savaş açılmıştır. fransız ihtilali bu birikimlerin sonucudur. klasisizm akımı nasıl kuralcı, güçlü krallık rejiminin ürünüyse, romantizm de fransız ihtilali sonrasının überai ve özgürlükçü havasının ürünüdür. aydınlanma çağı’mn düşünsel, sanatsal, toplumsal ve siyasal birikimleri romantizm akımını besleyen temel kaynaklardır. victor hugo, romantizmin ilkelerini “cromwell” adlı oyununun önsözünde ortaya koymuştur.
ideal seks partneri olmayabilir ama ideal hayat arkadaşıdır.


ve aslında bulması oldukça zor olandır.mesela basit bir şekilde türkiye de ki erkeklerin %60ının eşcinsel olduğunu varsayalım.(aslında 3 erkekten birinin eşcinsel en azından homoseksüel eğilimli olduğu söyleniyor ama biz cinsel aydınlanmasını yaşamış bunu gündelik hayatıyla bütünleştirmiş bireyleri alalım ki bu oran %3-5 gibi bir şey olacaktır)
şimdi bu erkekler arasından %25 ihtimalle hayat görüşünüzün , beklentilerinizin , yaşama şeklinizin uyuştuğunu varsayalım.(ortalama bir insandan bahsediyoruz tabi cinsel aydınlanmasını yaşamış bir türk homoseksüel erkeği ne kadar ortalama olabilir emin değilim )
ve bu anlaşabildiğiniz homoseksüel erkeğin romantik olma ihtimalini düşünelim.(türk erkeklerinin %8i aşklarından dolayı pırlanta yüzük aldığını söylemiş , tabii bu kadar maddeci bakmıyoruz olaya ama elimizde ki en net veri bu , ne yapalım?)


sonuç olarak bir gün sokakta tanıştığınız bir türk erkeğinin anlaşabilceğiniz gay bir romantik olması ihtimali 6/1000 yani tanıştığınız 1000 kişiden 6'sı en -iyi ihtimalle- bu gruba dahil oluyor.ve bu 6 kişiyle tensel bir çekim hissetmeme ihtimalimizi de katarsak eğer diyebiliriz ki ''o beğenmediğin romantik erkeği nah bulursun''
erkeğine şöyle notlar yazıp ansızın şaşırtır.

oklarının altındaki kehribar camdan
en anlamlı aşkın kırık parçalarını
er suyumla yapıştırdım,dökülürken gizlice
ulaşırdı tüm nehirlerimin suları
kutsal gölüne...
bilinen film klişeleri gibi olmamalı, küçük bir hareket;
- yan yana yürürken elimi tutmaya çalışması ve benim paniklemem, ardından kahkaha atması halime.
- bir şey konuşurken göz göze geldiğimizde aslında onun başka bir hülya ile bana baktığını hissetmem,
- özledim diye bir mesaj gelmesi,
- sarılmak sebepsiz yere ve bir süre öyle kalmak
yok canım ne ağlaması saçmalamayın....