sevgilinin en çok sevildiği an

durup durup sessizliğin tam orta yerinde "seni seviyorum!" demesidir kanımca.. bir süre düşünmüş içselleştirmiş ve hep aklında olduğu izlenimi yaratmaktadır. oldukça samimi bulduğum bir harekettir.
güzel bir seks sonrası, kollarına sarmış sarılırken kulağına sen dünyamsın dediği an.
önümde diz çöküp ..........
kafam göt gibiyken bana bilimum puding, cips, kola aldığı zaman
gülerken yanaklarının kocaman olduğu an, boynunu öperken gıdıklandığı an, uyurken bilinçsizce kolumu üstüne çektiği an, omzuma yattığı an, göbeğine yatarken saçımı kaşıdığı an...
ay bitmiyor sevgilinin her anı sevilir lan işte.
konuşurken, gülerken, uyurken; küsken, ayrıyken... her an.
slim fit boxerı üzerinde, elinde kahvesiyle yatak odası kapısının tam önünde belirdiği andır.
sanırım en çok sevildiği an olarak tekilleştiremeyeceğim. o yüzden sevdiğim anları listemek gerekirse;
sabah o henüz uyurken uyanıp çalışma odasına geçtiğimde gözlerini ovuşturarak gelip bana sarıldığında
aşkım beraber yemek yapalım mı? diye sorduğunda
çok sinirli olduğum nadir anlarda benden daha çok sinirlenip şimdi beni sakinleştir aşkım dediğinde
gece uyurken el ele tutuştuğumuz anlarda
alnını yanağıma yasladığında
yeni aldığı ağır çizmeleriyle ayaklarını sürüye sürüye yürüdüğünde
3890238. revizeyi isteyen kodaman müşteriden gelecek olan işe rağmen "boşver lan çizme" dediğinde
sigarasında yarıya kadar gelip onu göz bebeklerinin gülümsediği bakışlarla bana verip kendine yeni sigara yaktığında
kalk ingilizce çalış dediğimde "ama sen çalıştır" dediğinde
bana fal bakarken "hem soruyorsun hem dinlemiyorsun lan, dinleyeceksin!" diye kızdığında
akşam tüm işler bittiğinde elinde iki fincan kahve ile gelip karşıma oturduğunda
birlikte müge anlı izlerken ağladığımızda
dilini ayrık olan orta iki dişimin arasına soktuğunda
al şunu temiz temiz giy dediğinde
t shirtümü çıkarttığımda onun kafasına attığım her seferinde şimdi sıçtım ağzına diyerek koşturmasına rağmen kollarımı açarak ona sarıldığımda benden daha sıkı sarıldığında
çorap sevmeyen biri olduğumdan ayaklarını ayaklarıma değdirip "ayaklar çivi çivi" demesiyle "çivi çivi çivi çivi" diye beatbox yaptığımızda
televizyonda izlediğim bir şey varken beni güldürüp kaşla göz arasında kısmetse olur saçmalığını açıp, farketmemle beraber masumca gülümsediğinde
kabul etmese de oyun oynarken hırslandığında
telefonumun şarjını okey oynaya oynaya bitirip sonra bana uzattığında
pencere camına yiyecek koyup martılar yerken izlediğinde
bulduğu her hayvanı eve almak için çırpındığında
ıhlamur demleyip elinde iki fincan bir çaydanlıkla gelip "tut hele şunları" diye rol kestiğinde
aşkım sana simit alayım mı dediğimde gülümsediğinde
kebap yer miyiz diye sorduğumda yemez miyiz be aslan parçası diye cevap verdiğinde
gel hele buraya benimle aynı anda dişlerini fırçala sıkılıyorum dediğinde
kısacası hayatımda ilk defa birini sadece her haliyle seviyorum be sözlük.
bazen ağlamasını bile özlüyorum, ağladığında kızaran burnunu seviyorum. ağlarken iç çekmesini seviyorum, ağlaması durunca bana sıkı sıkı sarılmasını seviyorum. bana güvenmesini, güvendiğini de "ne güvenecem oğlum sana anam mısın babam mısın" diye serzenişte bulunarak göstermesini seviyorum. bütün bunları yazarken aklımda belirdiğinden söylüyorum sanırım armut'un tarafımdan en sevildiği an bana sevmeyi hatırlattığı konsere giderken yaşadığımız olaylar silsilesinin bulunduğu an.
okuyup okuyup bolca nazar değdirdiğim anlar.
ama siz yine de yazın yani, okuması güzel oluyor. :/
platonik olduğu zamanlardır. tesadüfen karşılaşmaların kalbinizi yerinden çıkaracakmışlığı ya da onla ilgili ne öğrenebilirim araştırmalarının verdiği zevkin yerini hiçbir an alamıyor,bence.
fikir olarak her zaman. eylem bazında yanımdayken mıncıklamak suretiyle.
masaj yapıp sırtımı oksaya oksaya uyutup ben uyuduktan sonra da beni rahatsiz etmemek için kalkıp kendi yatağına yatmasi sanırım... ya da korku filmleri alip elinde dolu düvel biralar ve patlamis mısırla kapıdan girdiği an olabilir ya da orgazm olduğum an ... yüzük modeli olmayan her türlü zevkli pırlanta takı aldığı an da olabilir ay bilirkişi degilim ben kendimi bildim bileli sevgilim olmadı
beni kıskanınca. onca iltifattan sonra yepisyeni ondan daha önce hiç duymadığım iltifat şeklini kullanınca. yaralarından bahsedince. ve fikir olarak her zaman.
"sana katılmıyorum ama arkandayım. bence yanlış bir karar ama sonuç ne olursa olsun yanındayım." dediği an. en çok.
sabahın ilk gülüşü. en çok çok.