soft mu hard mı

hard sex yapmayı her zaman daha çok severim. azcık can yakmadan olur mu canım.
tabiki hart. eller arkadan tutulur. her 30 saniye de bir kalça tokatlanır. sonra kafaya ayakla bastırılır. 2 dk bir başka pozisyoma sert geçişler yapılır.
kimsenin şaplak atma süresine kimse karışamaz.
ben mesela kalçama her 5 salisede bir tokat atılmasını tercih ederim.
ayırıca inatçı kişiliğimden midir nedir, kafama kafasıyla bastırmasını isterim. böyle keçi gibi sürtüşsün kafalarımız.
dirty talking hak getire zaten ki “give me a h(e)art massage” diye bağırmaktan öteye gidemiyorum.
niye? çünkü o kadar sert ki kalbim duracak gibi olur.
nickten de anlaşılacağı üzere, tabi ki de hardcore.
sanal da mı klavyede mi diye sorular gelmedi değil aklıma.

(bkz:aynen öyle)
(bkz:tabi tabi)
(bkz:evet)
(bkz:tamam)
(bkz:sana öyle geliyor pantolonun üstünden)
tatlıysa soft seksiyse hard.
yavaş yavaş doymak varken ağzına varil tıkar gibi bir seks yapmak ne kadar aptalca. adamı hissedemiyorsun ki bu türde. insanca yaklaşın insanlara kimse sizin öfke kusacağınız ya da içinizdeki canavarı idare ettirebileceğiniz eziklikte olmak zorunda değil.
soft pornoların da kesinlikle ayrı bir hazzı var. bir kere heyecanınız sürekli diri kalıyor çünkü bir kerede am-sik-delik görüp merakınızı gideremiyorsunuz. gözünüz sürekli bir penis, bir delik arıyor. apış arası karanlıkları, pozisyon değişiklikleri heyecanınızı sürekli tekrar diriltiyor. hardcore bir pornoda yanı başınızdaki kitap kadar normalleşen penis, softcore pornoda videoyu durdurup, geri sarıp apış arası karanlıklarında, pozisyon değişikleri sırasında yakalayabildiğiniz her parçasıyla sizi tekrar uyaran bir cisme dönüşüyor.