taylor swift
kendime adıma konuşmam gerekirse son bir iki senedir ne zaman dinleyecek olsam aklıma ne kadar para göz, samimiyetsiz ve hırslı birisi olduğu geliyor. konserinde telefonların kamerasına kayıt alanlara bile sataşmıştı. bu yüzden artık dinletemiyorum.
müthiş bir comeback yapıcam derken flop olan şarkıcı. son albümünden piyasaya sürdüğü 4 şarkıdan sadece "ready for it" şarkısını beğendim. yeni bir şeyler deniyor aslında ama olmuyor taylor'cum, bir yine o zaman farklılık gösteren "style" ve "out of the woods" gibi hisli şarkılar göremedik henüz. belki albümün geri kalanında vardır ama promosyon için insan bunları bir piyasaya sürerdi di mi. kliplerse gerçekten kendini izleten bağlayan cinsten hep. yalnız şarkılar vah ki ne vah. bu arada albümünün abd'de ilk haftasında 1.3-1.5 milyon aralığında satacağı tahmin ediliyor. belki albümü no. 1 olacaktır ancak reputation devri şişirilmiş bir balondan farkı olmayacak.
son albümü reputation fena floplamıştır
bugün lyrics videosu yayınlanan yeni şarkısı "you need to calm down"da gay kelimesi geçiyor. birden görünce heyecanlandım.
üst üste yaptığı kötü teklilere rağmen bende kredisi sonsuz. neden? çünkü özgün, eserlerini kendisi oluşturuyor, asla sıkıcı değil ve bence bulunduğu pozisyona kazıyarak geldi.(bkz:
from zero to hero)
pek çok enstrümanı çalabiliyor olması da cabası.
me adlı şarkısını gayet beğendiğim şarkıcı. reputation ile fazla karanlık bir hale bürünmüştü. eğlenceli taylor'u özlemişim.
amerika'nın ebru gündeş'i. başarılı ama aynı zamanda yılanın tekidir kendisi. nefret de etseniz popüler şarkıları dilinizde ezberinizdedir. öyle bir kadın işte.
spotify ile yaşadığı saçma sorundan bile anlayabilirsiniz problemli biri olduğunu ama bütün herkesin bu denli üstüne gitmesini de anlamıyorum.
ilk olarak folklore albümüyle kendisine ısındığım sanatçı. midnights albümü de 2022’de en çok dinlediğim albüm sanırım.
kendisini çok severim özellikle the national'ın aaron dessner'ıyla yaptığı şarkılara bayıldığım sanatçı. her ne kadar millenial white girl popstar'ı beklesem de geçen hafta çıkan tur filmine gittiğimde gördüğüm demografiyle şok oldum. bildiğin ilkokul ortaokul kız grubuyla doluydu salon. bu sorun değil elbette sadece uzun süredir sosyal medya kullanmadığım için dinleyici kitlesini çok iyi bilmiyordum. benim zihnimdeki taylor i knew you were trouble zamanında kalmış sanırım hahaha. akıl almaz bir performer olduğu bir gerçek ama.
midnights zamanı mania'mın da etkisiyle kendisine bi yükselmiştim ama şimdi ayık kafayla hiç çekilmiyor. baydın beni yavrum bye.
eksileten ben değilim efemeridçim allah sevenlerine bağışlasın
gerçekten "akşam yemeğinde orta parmağımdaki yüzüğü insanların evlilik yüzüğü taktığı parmağıma taktın" (at dinner you take my ring off my middle finger and put it on the one people put wedding rings on) gibi son derece tırto sözlere sahip gerçek anlamda overrated şarkıcıdır. scat seveni bile anlarım, bu ve lordeyi seveni incelemeli.
kendi yaşıtları hatta 5-10 yaş küçük fame kankaları yanlış işlemler sonucu farklı şekillere dönüşürken, taylor yüzüne bıçak dokundurmadı. kendi doğal akışında 35 yaşında bile hala biblo gibi. nazar duası 777
ne keramet var diye dinlemeyi çok denediğim ama başaramadığım country müzik sanatçısı.
dünyanın en fazla uçakla yolculuk yapan insanlarından bir tanesi. uçak yolculukları sebebiyle bir çok memeye de konu olmuştur, mesela mutfağa su almaya uçakla giden taylor swift. gibi.
vmas 2024'te pek çok kategoride ödülleri silip süpüren sanatçı. muhtemelen ödülleri sürekli tartışma yaratan özel jeti ile evine taşıtmıştır çünkü araca sığmaz. lol
gecede o kadar şaibeli ödüller de vardı ki katy perry'ye verilen michael jackson özel ödülü wtf dedirtti.
üç beş kişi dışında kimsenin okumadığı sözlüğü bu kadar ciddiye alıp panikle entri silmek çok ponçik değil mi ya jdfskl
taylor’ın kendisine bir lafım yok ama bugün fanboylarının en az redneck trump seçmenleri kadar salak olduğunu bir defa daha görmüş olduk.
childless cat ladylere kurban olsunlar hepsi
çok geç keşfettim ben bu kadını, orada burada duyuyordum ama ben katy perry'ciydim, buna hiç bakmamıştim niyeyse. nevsin mengu'nun bunla ilgili yaptığı program sayesinde ilgimi çekti, kimmiş ya bu kadın bir dinleyeyim dedim. deyiş o deyiş, müziği beni o kadar hızla kendine çekti ki, yani çok hızlı şekilde vuruldum. gerçekten büyülü olduğunu düşünmeye başladım bu kadının şarkılarının. çok fazla albümü var, ben yavaş sindirebiliyorum, 1989 albümünü üç ay falan döndür döndür dinledim, bayıldım o albüme. sonra reputation'i keşfettim, onu bir üç ay falan dinledim. sonra midnights, şimdi de lover. dün ilk defa bir cafede oturmuş kitap okurken "the man" sarkisi çaldı. yemin ederim şarkı sonunda ağlıyordum, gözlerimden yaş boşandı. bu böyle beni duygulandiran, sabahtan akşama loopa aldıran kaçıncı şarkısı oldu bilemiyorum, dün akşamdan beri 300 defa falan dinledim üst üste galiba. doyamadım şarkıya. daha dinlemediğim kaç albümü var bir de bu kadının, önümüzdeki bir iki yıl daha keşfetmeye devam edicem gözüküyor. müthiş birseymis bu kadın, ayrıca röportajlarini falan izliyorum, ayrı hayran kalıyorum kadının edasına, samimiyetine, tatlılığına. çok duygusal bağ geliştirdim bu kadınla aramda, oldum yani bu yaşta bir swiftie. ne koyuyor bu şarkılara bu kadın nasıl yapıyor bilmiyorum, büyülü gibi ama. büyüksün taylor, saçının teline zarar gelmesin.