cikolatali kek

Durum: 1860 - 0 - 0 - 0 - 11.11.2016 23:35

Puan: 26260 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

sometimes, change is everything
  • /
  • 93

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

gay accountlarda feminenler ölsün akımı

ibneliğini anadolu çomarlarının arasında keşfetmiş ve anadolu çomarı ibneler tarafından "sen çok erkeksisin," diyerek, bir erkek nasıl erkeksi oluyorsa artık, direk engeller yemiş birisi olarak büyük bir şehre taşındığımda elbette göğsümü kabartan bir durumdu. anadolu çomarları böyle yaparken birden bire aranan tip haline gelmiştim, nasıl hoşuma gitmesin.

sonra insanları tanıdıkça bunların büyük bir kısmının homofobik olduğunu gördüm. yalan yok.

ama ben de hala profilinde "feminen arkadaşlar hepinize saygı duyuyorum ancak cinsel anlamda maskülen tiplere açığım ve arkadaş arayamayacak kadar yoğun bir tempoda çalışıyorum," notunu barındıran birisiyim. ha, bu nota rağmen tanıştığın "ben maskülenim" diyen heriflerin kaçı "feminen" çıktı diye soracak olursanız, ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

diktatör olunca yapılacaklar listesi

sanırım yapacağım en kötü şey jamie dornan'ı, heteroro olduğunu varsayıyorum, yatağıma almak olurdu. evet, 22 yaşındayım ve şu an aklımdan geçen tek kötü eylem bu.

türk olmaktan gurur duymak

türk olmaktan gurur duymak, günümüz dünyasında öyle bir anlam ifade etmeye başladı ki sanırsın bunu diyen kişi türkleri diğer milletlerden üstün sayıyor. hiç alakasız. bir insan kendisini erkek olduğu için, homoseksüel olduğu için, türk olduğu için, esmer olduğu için, ne güzel bir adam olduğu için daha çok sevebilir ve bundan gurur duyabilir. sorun var oluşundan gelen bu özellikleri kullanarak diğer bireyleri ezmeye çalışmasındadır. sorun "ben türk'üm ve sizden üstünüm," demeye başlarsa doğar. yoksa insanın kendi özellikleriyle gurur duyması kimseye zarar vermeyeceği gibi söyleyeni de yükseltmez.

tren yapmak

bir söylentiye göre x kavminin esas helak olma sebebi. adamlar her gün tren yapıyorlarmış ve bu trenler 3-5 kişiden değil 78 kişiden oluşuyormuş. işi gücü bırakıp adamlar her gün bunu yapıyorlarmış. hayır, 78 kişi birbirinize girmekten ne zevk alıyorsunuz? meksika dalgası mı yapıyorsunuz, ne yapıyorsunuz...

ölmeden önce görmek istediğim yerler

paris
londra
roma
venedik
viyana
singapur
new york city
kahire
tokyo
montreal
monaco
amsterdam
madrid

adam mickiewicz

polonyalı şair, devrimci. rus işgali altındaki ülkesini kurtarmak için mücadele etmesiyle tanınır. aynı zaman ülkesi polonya'daki ilk romantik şairlerdendir. o dönemde bağımsız polonya isteyen ve rusya ile savaşan osmanlı ülkesine gelerek daha fazla destek aramaktadır. osmanlı ülkesindeki polonya ordusunun önemini arttırmak için uğraşırken kaptığı kolera yüzünden beyoğlu'nda ölür. öldüğü ahşap evin yerine yapılan 29 numaralı ev, müze olarak kullanılmaktadır.

sultan ibrahim

18. osmanlı padişahı 97. islam halifesi. kardeşi 4. murat'ın öldürülmesi üzerine tahta çıktı.

hikaye kısmı bir yana adam hasekisiyle sevişmek için bir odayı samur kürklerle kaplatmış. fanteziye gel hele.

ramazan davulcusuna istek parça göndermek

eğer eksantrik parçalar istemezseniz ve iyisine denk gelirseniz geri dönüş alacağınız durumdur. bir ahbabımın mahallesi ramazan aylarında düğün yerine dönüyor. özellikle ramazanın yaz aylarına denk geldiği şu yıllarda sabaha kadar oturan mahalleli bazen sahurdan önce davulcuyla beraber halay çekiyormuş.

hayvan gibi yiyip şişmanlamamak

eğer düzenli spor yapıyorsanız çokta imkansız olmayan durum. hatta şöyle bir şey var, düzenli spor yapıyorsanız vücudunuz zaten "hayvan gibi yemeye" ihtiyaç duyuyor.

yellow

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

brandie carlile - hiding my heart

otobüs yolculuğunda muavinle flörtleşmek

yolculuğun süresine göre heyecanı artacak eylemler. bir tür efendi-hizmetkar fantezisinin can bulmuş hali diyebiliriz. yol boyunca atacağınız bir kaç kaçamak bakışın dışında muavinin size fazladan bisküvüler ve çikolatalar vermesiyle sonuçlanırken öndeki adamın tüm o anadolu pişkinliğiyle "ben neden fazla alamıyorum," demesi muavini zor durumda bırakabilir. ayrıca tek başınıza oturduğunuz ikili koltukta uyuyakalıp gözlerinizi açtığınızda, yanınızda muavini görünce hiç şaşırmazsınız.

kharon

mitolojide ölü taşıyıcısıdır.

ahlak bekçiliği

o kadar illet bir hastalıktır ki nesilden nesle aktarılan bu hastalık gey olsun heteroro olsun, bütün bünyelere zuhur etmektedir.
sözgelimi, bu hastalığın zuhur ettiği geylerimiz, kendi normlarında bir ahlak geliştirip, diğer geyleri o ahlak kurallarına göre yargılarlar. heteroro dünyanın götten verdiği/aldığı için yargıladığı bu bünyeler, diğer yoldaşlarını yargılamaktan utanmazlar. onlar için sevgilisi olmadan biriyle yatanlar orospu, internette çıplak resimlerini sergileyenler teşhirci veya küfürlü konuşanlar edepsizdiler. elbette kişinin ne düşündüğü veya ne hissettiği tamamen kendisini ilgilendirirken buradan kendilerine şu soruyu sormakta hak görüyoruz: elalemin ne yaptığı sizi ne ilgilendirir?

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

andrew belle - open your eyes

seri eksi oy veren şahıs

bana veren her kimse çokta sikimde değil, demek istiyorum buradan.

balık etli gey

bir arkadaşımın deyimiyle s*kerken "çatır çatır" ses çıkarırlar. izmir çırası mı yakıyorsun sen?, demiştim ama pek de umurumda olmadığı için ben de siklemedim.

nazım hikmet ran

türkiye'de moskof ajanı, rusya'da stalin düşmanı kabul edilen büyük türk şairi. türkiye'de hem sağcılar hem de solcular tarafından dışlandıktan sonra (bakınız tkp'nin hain ilan etmesi) sovyet rusya'ya iltica eden nazım hikmet, orada da hayal kırıklığına uğramıştı. zira ülkeye stalin'in yoğun baskıcı sistemi hakimdi. stalin'in otoritesini yanlış buluyor, ot gibi her yerden biten stalin heykellerine anlam veremiyordu. bunu rusya'ya yerleşmesinden 2 gün sonra kendi onuruna verilen bir yemekte dile getirince olanlar oldu ve nazım sistem düşmanı ilan edildi. peşine ajanlar takıldı ve ölümüne kadar izlendi.

stalin'in ölümü için yıllar sonra şu dizeleri yazdı:

"taştandı, tunçtandı, alçıdandı, kâattandı iki santimden yedi metreye kadar.
taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan çizmeleri dibindeydik, şehrin bütün meydanlarında.
parklarda ağaçlarımızın üstündeydi; taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gölgesi,
taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın
odalarımızda taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik.
yok oldu bir sabah!
yok oldu çizmesi meydanlardan,
gölgesi ağaçlarımızın üstünden,
çorbamızdan bıyığı,
odalarımızdan gözleri,
ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın tuncun alçının ve kâadın"

işin ilginç yanı türkiye'de sağ cenah kendisini "stalin'in uşağı" olmakla suçluyordu.
evet sağ mizah, her zaman modundaydın..

stratosfer

güneşten gelen morötesi ışınları soğutur.
  • /
  • 93
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1860

iğrençsin ama o kadar yol geldim sevişeyim bari

asla içinde bulunmadığımdır.

hayatımda bir kere sevişmek istemediğim birisiyle seviştim. o da hastalık gibiydi. uzun süre atamamıştım üzerimden.

artık "hayır," diyorum. "seninle sevişmeyeceğiz."

unutmayın, siz bir tanesiniz, kimseyle vakit harcamak peşkeş çekmek zorunda değilsiniz.

cinsel yönelim

herkes potansiyel biseksüeldir.

ayı sözlük'te dışlanmaktan korkmak

böyle biri/birileri var mı bilmiyorum ancak c tipi kişilik'e sahip olduklarını düşünüyorum.

vücut geliştirme

öncelikle bu sporun yüzde 60'ı yemek yüzde 20'si uyku ve yüzde 20'si harekettir. yani o vücutlar sadece ağırlığın altına yatarak gelişmiyor. tam tersine, uyku ve beslenmeyi yeterli almazsanız ağırlık çalışması sırasında parçalanan kaslarınız onarılmaz ve güçten düşerseniz. evet, ağırlık çalışırken kaslarınızı parçalarsınız. yemek ve uyku ile daha güçlü şekilde onarırsınız.

bir diğer yanlış ise pek çok spor salonunda verilen çoklu antreman programları. bu programların çoğu hiçbir işe yaramaz. neden mi? siz eğer pazartesi göğüs çalışıp haftaya pazartesiye kadar göğsünüzü çalıştırmazsanız doğru düzgün yol kat edemezsiniz. bakın, başlarda vücudu hızla gelişirken zamanla gelişimi duran ve sudak çıkmış ördek gibi salonlarda arkadaşlarına "abi benim vücudum neden artık gelişmiyor yaa" diye dolaşan arkadaşların en büyük sorunlarından birisi budur. çünkü bu spora yeni başlayan birisinin vücudu çok hızlı gelişecektir. bunu programla alakası yok. zamanal kas kütlesi artışı durur. işte sizin yapacağınız çoklu program bunu engeller.
peki çoklu programı kimler yapabilir? jay cutler yapabilir, arnold yapabilir. bu işi meslek haline getirmiş, hayvan gibi beslenip hayvan gibi yaşayan hayvanlar yapabilir. stereoid kullnananlar yapabilir. ancak onlarda gelişim olur.

yeni başlayanların yaptığı en büyük hatalardan birisi ise hemen ağır yüklerin altına girmeleri. okulun salonuna böyle haldır huldur gelen kaç arkadaşı ağırlıkların altından aldım bilmiyorum. vücut geliştirmeye yeni başlayan birinin kasları güçsüzdür. sinir sistemi güçsüzdür. sinir sistemi bu sporda çok önemlidir. bakın haltercilere ve hamallara... hiçbir çok kaslı değillerdir ancak oldukça kuvvetlidirler. neden? çünkü sinir sistemleri çok kuvvetli. sizinde ilk önceliğiniz sinir sisteminizi uyandırmak ve harekete geçirmek olmalıdır. zaten kaslarınız zamanla çalışmaya başlayacaktır. ama sinir sistemi önemli. sinir sistemini kuvvetlendirmek için ne yapmalı? aynı hareketli yavaş ve düzenli olarak yapmalısınız. aceleye gerek yok.

hah, aklıma gelmişken. bir de vücut geliştirme ekolü olarak brad pitt var. fight cluptaki gibi olsam yetercilere gelsin bu paragraf. ben hayvan gibi olmak istemiyorumculara gelsin. bu hatayı bu spora ilk başladığımda bende yapmıştım. spora başladığımda yağlarım vardı. az yiyordum. çünkü çok yersem "hayvan gibi olmaktan" korkuyordum. ama bir türlü doğru düzgün ilerleyemiyordum. sonra anladım ki bu sporu yapmak için "hayvan gibi yemek" gerekiyor. sonuçta o kaslar elma, armut yiyerek oluşmuyor. neler neler yiyorum gene de hayvan gibi olmuyorum. çünkü o hayvan gibi dediğiniz adamlar gerçekten hayvan gibi yiyen hayvanlar. stereoid almaları cabası.

şimdilik aklıma gelen bunlar. daha sonra güncellerim.

fakirliğine bakmadan çocuk yapan insan

çünkü dünyadaki bütün güzellikler gibi çocuk sahibi olmak da yalnızca zenginlere mahsus bir şeydir. fakirler gezmesin, tozmasın, eğlenmesin ve en sonunda üremesinler zaten. bazen starbucks'ta 10 tl'den kahvelerimizi içerken bazen camın kenarına geliyorlar, peçete falan satmaya çalışıyorlar. ayyhhh resmen moralim bozuluyor. hem zaten fakirler niye varlar ki? kendi kendilerine ortadan kaybolsunlar. biz de lüks sitelerimizde, aidatı aylık 350 tl olan, yüksek güvenlikli sitelerimizde yaşamak zorunda kalmayız.

onur yürüyüşünde iki kadının çırılçıplak soyunması

öncelikle herkesin yaptığı işe saygı duyuyorum. kimse oturduğum yerden eleştirmeye hakkım yok, biliyorum. sonuçta ben tüm lgbt'leri destekleyen arkadaşlarıma rağmen kendimde onur yürüyüşünde yürüyecek gücü bulamıyorum. sonuçta tüm arkadaşlarım facebook profillerini gökkuşaklarıyla döşerken ben hiçbir şey olmamış gibi devam ettim. türkiye'de yapılan onur yürüyüşüne de son derece saygı duyuyorum ancak zaman zaman kendime "neden onur yürüyüşüne katılmaktan bu kadar çekiniyorsun" diye sormadan edemiyorum.

şimdi izin verirseniz burada biraz bunu açıklayacağım. ama en başında şunu özellikle belirtmek istiyorum, bu uğurdan yapılan her şeye son derece saygı duyuyorum. sadece benimki biraz özeleştiri gibi.

eskiden en yakın arkadaşım olan çocukla, o da gay olduğunu öğrendim, onur yürüyüşü hakkında konuşurken "ya biz orada lgbt bireylerin hakkını savunuyoruz yoksa orospuların gördüğü polis şiddetini mi savunuyoruz?" diye sordum. "ben orada anneme aşkımı savunacağım yoksa aileme para karşılığı bedenini satmanın doğru bir şey olduğunu duyuracağım? ailem benim bir erkekle sevişmenin kabul edememişken beni bir hayat kadınıyla kol kola görseler ne düşünürler?" ki seks işçileriyle hiçbir problemim yoktur. ama benim yürüyüşümle bunun alakası ne?

biliyorsun türkiye'de tanzimattan sonra pek çok şey avrupa'dan direk alındı. biz roman üretmedik. şiir yazmadık. avrupa'dan alıp onu taklit ettik. bize hep batıyı takip etmek derken hep batıyı taklit etmeyi öğrettiler. şimdi onur yürüyüşünde yapılanda aynen bu. biz amerika'da bu yürüyüş nasıl yapılıyorsa aynen onu alıyoruz. taklit ediyoruz. senin muhattap olduğu adam obama değil ki? senin komşun kızını beceren adamla futbol izleyen john doe değil senin komşun kızını bir erkekle el ele görse tekme tokat döven onu eve kilitleyen hasan usta! seni nasıl bir amerika'lı gibi yaparsın?

recep ile şaban'ın arasın ramazan giremez! allah aşkına bu sloganı ne kadar düşündünüz? siz akp'nin yüzde 40 mhp'nin yüzde 16 aldığı bir ülkede, ki chp ile hdp'de ki muhafazakarları saymıyorum bile, bu şekilde saygı göreceğinizi mi bekliyorsunuz?

biraz önce paylaşılan görüntüleri izledim. yahu sen nasıl benim onur yürüyüşümde gidip oral seks yaparsın. bok. bok. bok. bok. boksunuz. ben anneme saatlerce iki erkeğin aşkını anlatayım, kalp hastası babamı iki erkeğin birbirini sevebileceğine ikna etmeye çalışacağım siz gidin benim cinsel yönelimimi içine aldığınız bir "onur yürüyüşü" düzenleyin ve çırılçıplak birbirinize oral seks yapın. boklar. boksunuz işte. şimdi bu görüntüyü ailem görse ben onlara ne derim? 1 senedir uğraştığım şeyi nasıl hiç edersiniz? hep üzülüyordum lgbt'ler haber programların yer bulmuyor diye. iyi ki bulmuyorlar. gerizekalılar.

bundan sonra bu ülkede tek kelime etmem lgbt hakları için. bana ne? yarın gidip ailemede tövbe ettim yok öyle bir şey derim. ne diye üzüyorum ki ben ailemi? sessiz sakin hayatımı yaşarım. okulumu bitirince de siktir olup giderim amerika'ya.

green apple'a cephe arkadaşları aranıyor

aziz ordumuzun uçaklarla cepheden cepheye uçuştuğu şu mübarek günlerde, sözlükte tek başına trollenmekten ve bilimum savaş karşıtı insana göğüs germekten memeleri sarkan, ışık ve sevgiyle, green apple'a cephe arkadaşları aramaktayız. eğer sizlerde 7/24 sol framei türklerin boklarının ne kadar pembe olduğuna dair doldurabilir, bütün bearhairy başlıklarının altına çemkirebilirseniz, durmayın başvurun.

aranan kriterlerimiz;

-düşük bir zeka
-bütün gün bilgisayarda vakit harcayacak kadar işsiz olmanız
-yazım yanlışları ve imla hatalarıyla dolu bir grameriniz
-2 veya 3 kelimeden fazla cümleler kurmamanız gerekmektedir.

hadi ne duruyorsunuz! dutchbear'ın eksikliğinde bu ablanıza sahip çıkmak, onu cephede bu savaş karşıtı çiçek çocuklarla yalnız bırakmamak için alın elinize klavyelerinizi.

ayı sözlük itiraf

gay olmadığım halde erkeklerle cinsel ilişkim çok oldu (öpüşme ve sevişme hiç olmadı). anal ilişki ve düşüncesi bence çok çekici. yatsın yanıma götümü başımı dağıtsın sonra yatsın hali bence daha güzel.

30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam

okullar okunmuş, iş güç sahibi olunmuş, evlenmemeyi tercih etmiş adamın ailesiyle yaşama durumudur. annesinin yaptığı yemekleri yemenin, temiz ve ütülenmiş çamaşırlar giymenin rahatlığını bırakamamış adamdır. muhtemelen ev işlerine uygun değildir. tek başına bıraksan ya yemeği yakar ya da gömlekleri ütülerken kat izi bırakır. aileyle oturmak demek, anne ve babanın otoritesini kabul etmek ve hayatını onların dünya görüşlerine göre şekillendirmek demektir. bir insan 30 yaşını geçtiği halde hala evin oğluşu muamelesi görüyorsa oturup düşünmesi gerekir.

tabii istisnası olanları bu durumun dışında tutuyorum.

edit: 30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam beğenmedi.*

her boku yiyip domuz eti yemeyen tipler

bıkmadınız milletin yediğini içtiğini eleştirmeye.

başkaları sizin yaşam tarzınıza karışsa "kömsö bözö önlömöyör" dersiniz. adam belki her boku yemeyi seviyor ama domuz eti yemeyi sevmiyor, olamaz mı?





ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

türkiye'nin acı gerçeği. eğer tıp fakültelerini ve hukuk fakültelerini çıkarırsanız bu okullar dışında türkiye'de doğru düzgün bir tane üniversite yok. belki itü veya bilkent'in bazı bölümleri bazı konularda iyi olabilir ancak genele baktığımızda bunlar bir üniversiteyi iyi yapmaya yetmiyor.

bir de şöyle bir tesellisi vardır bu okullara girmeyenlerin/giremeyenlerin* önemli olan nereden mezun olduğun değil nasıl mezun olduğun.*

eksi oy verenin kim olduğunu bilmediğimiz halde bir yazarı eksici olarak suçlamak

geçenlerde yukarıda bahsi geçen yazar bana mesaj atmış. benim yazdığım ikinci c sendin xxxxx, diye. çok şaşırdım ve üzüldüm. çünkü kendisine özel bir düşmanlığım yok. düşmanlığı bırakın sözlüğe ilk kayıt olduğum günlerde seri eksi verdiğim günün gecesinden dark bear tarafından uyarıldıktan sonra yaptığımın pasif-agresif ve sinsi bir davranış olduğunu fark edip seri eksi oy vermeyi bıraktım. ha,genelde artık eksi oy vermem ama hoşlanmadığım bir yazarın düşüncesini beğenmediysem anında eksiyi basarım ki tanım cümlelerini, bilgi cümlelerini asla eksilemem. dediğim gibi sevmediğim yazarların belli başlı görüşlerini eksilerim. ama beğenmediysem.

şimdi bu yazar bana öyle diyince ne yalan söyleyeyim üzüldüm. çünkü kendisiyle daha doğru düzgün tanışmadan onun düşmanı olduğumu düşünmüş. bir kaç gündür entrylerini gördükçe artılıyorum. kafasında soru işareti kalmasın diye. aman alt tarafı bir sözlük, eksi - artı için birbirimizi üzmeye değer mi? artılar feda olsun.*

gay accountlarda feminenler ölsün akımı

genelde feminenleri rahatsız eden durum, anlıyorum.

ancak pek çok yazarında dediği gibi bir gey olarak maskülenlik arıyorum. pizzayı elleriyle yiyen, tornavidayı alıp ev işi yapan, araba bozulunca kendi işini görebilecek birisini. lady gaga dinleyip, skinny jeans pantolonların içinde kırıtan birisini değil. ben ilk kategorideyim ve ilk kategoriden hoşlanıyorum. bu yüzden arayışıma daha çabuk ulaşabilmek için feminenler yazmasın diyorum.

bir de kafa yapısı olarak çok farklıyız. etrafımdaki kadın arkadaşlarıma bakıyorum bir de feminen geylere bakıyorum... nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kadın arkadaşlarımdan daha kadın olmayı başarıyorlar. bilmiyorum belki burada da dendiği gibi aslında onlar gey değildir. transtırlar. ya da başka bir yaşam formu. gerçi onlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o'durlar. benim haddime değil. ama hoşlanmıyorum işte. umarım onlarıda seven birileri vardır. hem benim sevgime muhtaç değiller ki. takılmasınlar bu kadar.

mustafa kemal atatürk

(bkz: atam atam sen kalk ben yatam)

yok efendim o kadar şişirmeyin. özel bir adamdır. hatta bir dahidir. yaptığı pek çok şey vardır ancak kimse varlığını ona muhtaç değildir. kimse hiçbir şeyi kimseye muhtaç değildir. belki anne ve babamıza çok şey borçluyuz. ayrıca yaptığı bazı hatalar bugün pkk'nın doğmasına sebep olan bir domino halkasının ilk taşını devirmiştir.

götten gelen kanı alna sürmek

aktifin, bekaretini aldığı pasifinin, çatlayan deliğinden çıkan bir iki damla kanı pasifinin alnına sürme durumudur. bir kaç dakika göz göze gelinir. sonra yavaşça pasifin alnından öpüldükten sonra domaltılıp çatır çutur sikmeye devam edilir. ayrıca pasifin yüzüne attırmaktan daha romantik taam mı?!
Henüz takip ettiği biri yok.
devark.cloud tarafından geliştirildi.