bir de nefretlik twilight serilerinden birin de florence and the machine tarafından seslendirilmiş olan heavy in your arms'da bu gruba 1. sıradan dahil edilebilir.
ibt'sinden 112 aldığım, bu dönem içinde tekrar alıp yükseltmeyi hedeflediğim * ; ielts'a nazaran biraz daha zor olabilen non-native speaker'ların akademik anlamda ingilizce yetisini ölçmek amaçlı yapılan sınav. *
maynard'ın bir diğer muazzam projesi. 10.000 days'den başlayarak undertow'a kadar bütün albümleri dinlenesi, dinlettirelesi ve her birinin ayrı anlam taşıdığı muhteşem parçalar barındırıyor bu albümler tabii.
birilerinin artık bu çok sevgili memura görevini adam akıllı yapmasının zamanının gelip geçtiği konusunda telkinlerde bulunması gerekiyor çünkü kendisi beni pek takmamakta. *
sağ bacağıma sıra arkadaşım tarafından kalem saplanmış olup, ucunun içinde kaldığı o günü hiçbir zaman unutacağımı sanmıyorum ki hala orada izi vardır; siyah bir nokta şeklinde.
anouk - lost
birdy - skinny love
florence and the machine - never let me go
terry reid - seed of memory
tori amos - carry
ida maria - keep me warm
snow patrol - open your eyes
christina perri - jar of hearts
keane - somewhere only we know
jace everett - bad things
björk - possibly maybe, hyperballad, it's in our hands ve hidden place
coldplay - spies
robin mckelle - angel *
dün itibari ile 7. dövmem olarak sağ kolumun iç tarafına yaptırdığım 'katil ve baltalı vampir ayıcık' rolünde ki çok sevdiğim yeni dövmem olmakta kendileri.
okula yürürken sadece burnumun açık olduğu halde, kapalı bir ortama girince o açık kalan burnun ciddi anlamda buzlaşmış olduğunun da fark edilmesine sebep oluyor bu ayaz. ve tabii bu ayazlar boyunca 3948574385 kere buz ya da soğuk yanığı dediğimiz durumu yaşayarak suratımın belirli bölgelerinde deri değişikliklerine de tanık olabiliyorum. *
günümüz dünyasında ki en iyi vokallerden biri olan brent smith ve o zamandan bugüne kalan bir diğer grup elemanı olan basçı brad stewart tarafından 2001'de hayata geçirilmiş leziz amerikalılar topluluğu. her rock severin muhakkak müzik arşivinde bulundurması gerektiğini düşündüğüm, brent smith gibi bir vokalden bihaber olmanın çok şey kaybettirdiğine inandığım insanlar topluluğu. diskografileri ise:
maynard'ın muhteşem projelerinden bir tanesi olmakta bu da. son nefesimi ciddi anlamda maynard dinleyerek vermek istiyorum. hele bir de orestes ile verirsem o son nefesi, gülerek yer yüzünden silinebilirim.
maynard'ın bir diğer muazzam projesi. 10.000 days'den başlayarak undertow'a kadar bütün albümleri dinlenesi, dinlettirelesi ve her birinin ayrı anlam taşıdığı muhteşem parçalar barındırıyor bu albümler tabii.
karanfil'den her geçtiğimde hiç aksatmadan aynı kişi tarafından tam olarak dost kitabevi'nin önünde durdurulduğum ve her seferinde 'destekçinizim' diyerek koşar adamlarla kaçtığım kişinin gönüllüsü olduğu oluşum.
şu sıralar james bond filmi için yapmış olduğu yeni single'ı skyfall'la bir kez daha 'ortalık malı' olmuş olan çok güçlü vokal. keşke dolmuşlarda çalacak kadar popüler olmasaydı.*
bunun söylediğine inanıp inanmamakla alakalı olduğunu anlayamayacak kadar beyinin bazı insanlarda gerekli fonksiyonlarını yeterli düzeyde(ki hatta burada ki örnekte hiç) yerine getirememesi aslında her taşın altından 'faşizm' diye çıkmakla tamamıyla doğru orantılı bir durum. ve görüldüğü gibi bu tür, bi' anda kişisel oynamaya da başlayabilir karşı tarafın sinirlerini bir şekilde ele geçirebilmek için- ki sonrasında 'asjdhasjdhsajd bak sinirlendin hemen, çok faşistsin sen :( :(' diyebilsin diye.
şöyle bir düşünmeye kalkınca bile çok kısa sürüyor. insan, 'olm çok uzun bir liste bu ya, siktir et' diyerek düşünmekten ve yazmaktan vazgeçebileceği durum da olabilir tabii.