cuddle pig

Durum: 2252 - 0 - 0 - 0 - 02.09.2016 15:23

Puan: 32652 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

what doesn't kill you makes you wish it did.
  • /
  • 113

the kids are all right

ismi bir yerden tanıdık geliyor ama nereden diye düşünürken bir baktım ki ben bu filmi vakti zamanında izlemişim. hatırladığım tek şey lezbiyen çiftin gay pornosu eşliğinde mastürbasyon yapmasıydı, pornoyu bulan çocuklarına da "kem küm, dişilerde cinsellik biraz daha içe dönüktür işte o yüzden koca koca yarraklı adamların birbirini sikmesini izlemekten keyif alıyoruz" gibi bir açıklama yapmışlardı, kadro popüler ama fazlası değil.

the hitchhiker s guide to the galaxy

douglas adams tarafından yazılan hitchhiker's guide to the galaxy serisinin ilk kitabı. * okuduğum kısım kadarıyla şunu söyleyebilirim ki, mizah seviyesi muazzam.

-spoiler-
vogon hava-kilidine tıkılıp kaldığımda ve uzayın derinliklerinde havasızlıktan ölmeme azıcık bir zaman kaldığında, keşke gençken annemi dinleseydim diyorum.
"neden, ne derdi sana?"
"bilmem, hiç dinlemedim ki."
-spoiler-

misafirlikte yırtık çorabımı saklar gibi sakladım eşcinselliğimi

friday the 13th

içinde bulunduğumuz gün.

göt deliği

özellikle dil değdiğinde kasılıp gevşemesini izlemek acayip tahrik edici olan organ.

ayrıca, anus!

ilk sigara deneyimi

küçükken kardeşimle birlikte babamın izmaritlerini baya içerdik ama net bir şekilde kendi sigaramı yakmam 15 yaşına falan denk geliyor, babamdan çalıp mutfak camında tüttürmüştüm, o günden bu yana içiyorum, mutluyum.

la vie d'adele

mavi en sıcak renktir

(bkz: la vie d'adele)

kadıköy'deki tüm mavi saçlı kızların ilham kaynağı bu film, buna kalıbımı basarım.

onun dışında oyuncuların acayip rahat olduğu, bu yüzden çok gerçekçi hissettiren film. yani size sunulan ilişki abartı seviyesinde değil, herkesin yaşadığı aşk, o yüzden ilişki dinamiklerini bir seferde kavrayıp kendi eksiklerinizi/beklentilerinizi hatırlayıp, filmin gidişatını şöyle aşağı yukarı net bir şekilde kavrayabiliyorsunuz. ayrıca kızın yaşadığı geçiş dönemi, yine hepimizin çok net bir şekilde deneyimlediği durumun ekrana yansıtılan hali. o yüzden duygusal olarak filmle bir bağ kurmak çok kolay. erotizm içeren sahnelerin çekimi ve fransız teması izlenebilir kılıyor. güzel yazılmış. diyaloglar ve semboller de gayet iyi ama ha bende pek yer etti mi? hayır.

friends

9. sezon 15. bölümündeki bir kısımda rachel'ı jennifer aniston dışında birileri oynuyormuş. kartal gözlü bir adam keşfetmiş, kendisini tebrik ediyorum, ben fark etmemiştim açıkçası.

http://ayisozluk.com/lnk/acb105
http://twitter.com/decider/status/664893...

fahrenheit 451

başyapıt. uzun zamandır okuma listemdeydi. sıkı bir distopya fanı olarak bu zamana kadar okumadığım için utandım. her ne kadar detay açlığımdan dolayı biraz hayalkırıklığına uğramış olsam da kurgu ve betimler ile gönlümde yer edindi.

altını çizdiğim paragraflar ise şöyle;

--- spoiler ---
“ah, onlar benim eksikliğimi hissetmezler,” dedi clarisse. “ben anti-sosyalim, öyle diyorlar. onların arasına karışmıyorum. çok garip. ben aslında çok sosyal biriyim. bu tümüyle, sosyalle ne kastettiğinize bağlıdır, değil mi? bana göre sosyal demek, bu gibi şeyler hakkında konuşmak demektir.” ön bahçedeki ağaçtan dökülen kestaneleri çatırdattı. “ya da dünyanın ne kadar tuhaf olduğundan söz etmektir. insanlarla birlikte olmak güzel. fakat bir grup insanı bir araya getirerek, sonra da benim konuşmama izin vermemek sosyallik değildir bence. ya sence? bir saat televizyon dersi, bir saat basketbol veya beyzbol ya da koşu, diğer bir saat çalgı uyarlama tarihi dersi veya resim ve yine spor, fakat biliyor musun biz asla soru soramayız veya çoğunluğumuz yapamaz; onlar cevapları sana boca ederler, bing, bing, bing ve biz dört saat daha orada oturup film-öğretmeni seyrederiz. bu benim için hiç de sosyal değil. bir sürü huniler, içlerine su boşaltılıyor, altlarından dökülüyor, onlar bize bunun şarap olduğunu söylüyor, oysa değil. günün sonunda, bizi o kadar yoruyorlar ki, hiçbir şey yapamadan yatağa girmek, çevredekilere sataşmak için lunaparka gitmek, büyük çelik topla cam kırılan yerde camları kırmak, araba parçalanan yerde arabaları parçalamaktan başka bir şey yapamıyoruz. ya da arabalada caddelerde yarış yapmak, sokak ışıklarının direklerine en yakın kim geçecek diye denemek, 'korkak’ oynamak ve 'jant kapaklarına çarpmak’tan başka. sanırım benim için her söyledikleri doğru. hiç arkadaşım yok. bunun da benim anormal olduğumu kanıtladığı varsayılıyor. fakat tanıdığım herkes bağırıyor vahşiler gibi, dans ediyor ya da birbirini dövüyor. dikkat ettin mi, bugünlerde insanlar birbirilerini nasıl incitiyorlar?”
--- spoiler ---

--- spoiler ---
“şanslıyız ki onun gibi acayip kişiler çok sık olmuyor. onların birçoğunu geç olmadan, daha tomurcukken nasıl ayıklayacağımızı biliyoruz. bir evi çivisiz ve ahşapsız inşa edemezsin. eğer bir evin yapılmasını istemiyorsan, ahşap ve çivileri sakla. eğer politik bakımdan mutsuz bir adam istemiyorsan, kaygılandıracak bir soruda ona iki bakış açısı verme, birini ver. daha da iyisi hiç verme. bırak savaş gibi bir şeyin var olduğunu unutsun. eğer devlet yetersizse, havaleliyse ve vergi delisiyse, insanların devlet üzerine endişelenmesindense bırak böyle olsun. huzur, montag. onlara yarışmalar düzenle, en popüler şarkıların sözlerini, devletlerin başkentlerini veya iowa’da geçen yıl ne kadar mısır yetiştirildiğini bilerek kazansınlar. onları patlamalarına neden olmayacak bilgilerle doldur, öyle lanet olası 'olaylarla’ tıka basa yap ki, kendilerini bilgileriyle gerçekten “zeki” hissetsinler. sonra düşündüklerini hissedecekler, hiç kımıldamadan hareket ettikleri hissine kapılacaklar ve mutlu olacaklar, çünkü bu tür olaylar değişmezler. olayların bağlantılarını kurmaları için onlara felsefe veya sosyoloji gibi kaypak şeyler verme. o zaman melankolik olurlar. bugünlerde birçok adamın yapabildiği gibi, tv duvarını ayırıp tekrar birleştiren kişi, insanı kaba, hayvansı hissettirmeden ölçülüp biçilemeyecek olan evreni ölçüp biçmeye çalışan kişiden daha mutludur. biliyorum, ben denedim, cehenneme kadar yolu var. sen kulüplerini ve partilerini, akrobatlarını ve sihirbazlarını, gözüpek adamlarını, jet arabalarını, motorsiklet helikopterlerini, seks ve eroinini, otomatik refleksle yapılacak her şeyi getir onlara. eğer dram kötüyse, eğer film hiçbir şey söylemiyorsa, eğer oyun boşsa, beni tereminle dürtükle, yüksek sesle. sadece titreşime dokunsal bir tepki olduğunda, oyuna karşılık verdiğimi düşüneceğim. fakat umrumda değil. ben yalnız somut eğlenceden hoşlanırım.”
--- spoiler ---

--- spoiler ---
valiz suyla dolup batarken, suda sırtüstü ilerlerken nehir uysal ve tembeldi ve onu, kahvaltılarında gölgeler, öğle yemeklerinde buhar ve akşam yemeklerinde buğu yiyen insanlardan uzaklaştırıyordu. nehir çok gerçekti; onu rahatlattı ve sonunda ona serbestliği, bu ayı, bu yılı, bir ömrü dolduran yılları düşünme fırsatını verdi. kalbindeki çarpıntıların azalışını dinledi. damarlarındaki kan hızlandıkça, düşünceleri durdu.
artık gökte iyice alçalmış olan aya baktı. ay oradaydı, ayın ışımasının sebebi neydi? elbette, güneşti, peki güneşi ısıtan neydi? kendi ateşi. güneş ise her gün yanıyor, yanıyor. güneş ve zaman. güneş ve zaman ve yanma. yanıyor. nehir onu biraz kaldırdı. yanıyor. güneş ve dünyadaki her saat. hepsi bir araya gelerek kafasında tek bir şey oluşturdu. karada uzun süre sürüklendikten ve nehirde kısa süre sürüklendikten sonra neden bir daha hayatında hiç yakmaması gerektiğini biliyordu.
güneş her gün yanıyordu. güneş, zaman’ı yakıyordu. dünya hızla bir daire çiziyor ve kendi ekseni çevresinde dönüyor, zaman da nasıl olsa montag’ın bir yardımı olmadan, yılları ve insanları yakıyordu. böylece eğer o, itfaiyecilerle birlikte nesneleri, güneş de zamanı yakmaya devam ederse, bu her şeyin yakılacağı anlamına geliyordu.
ikisinden birinin yakmayı bırakması gerekiyordu. elbette güneş bırakmayacaktı; o halde görünüşe göre bunun, montag ve birkaç saat öncesine kadar birlikte çalıştığı arkadaşları olması gerekiyordu. bir yerde kurtarma ve saklama işine yeniden başlanmalıydı. birisi, şu veya bu şekilde; kitaplar halinde; plaklar halinde; insanların kafasında; ne şekilde olursa olsun; güvelerden, böceklerden, çürümeden, mantarlardan ve kibriti olan insanlardan koruma ve saklama işine başlamalıydı. dünya her türde ve her boyutta yanışlarla doluydu. artık asbest dokumacıları loncasının çok yakında kepenklerini açması gerekiyordu.
--- spoiler ---

ayrıca bunu seven bunları da sever;
(bkz: cesur yeni dünya)
(bkz: 1984)
(bkz: biz)

yazarların şu anki ruh halleri

yarrak gibi. artık şu inişleri ve çıkışları yaşamaktan bıktım. bir iki hafta her şey yolunda giderken hiçbir bok olmadan yerinden bile kalkamayacak kadar isteksiz ve mutsuz duruma düşmekten bıktım. beyin kimyamı sikeyim.

ıssız adaya beraberinde düşürülecek üç yazar

missy elliott

grammy ödüllü amerikan hiphop şarkıcısı. çıkarttığı altı albümün hepsiyle de platin sertifikası kazanmış tek kadın rapçi aynı zamanda. sanırım bu türde tarihteki en başarılı kadın ve işini gerçekten iyi yapıyor, bunu missy ile büyümüş bir çocuk olarak değil, hiphop müziğin geçmişine ve günümüze bakarak çok rahat söyleyebilirim.

neyse tanım girmek zorunda kalmadan heyecanımı paylaşabilirim sanırım artık, sonunda yeni parçası yayınlanmış.* hiçbir şey timbaland ile yaptığı parçaların üzerine çıkamaz ki bu yüzden pharrell'e karşı baya mesafeliydim ama iyi iş yapmış it, dinlediğim gibi loop'a attım. modern sahneye aynı tarz ile dönen ve eskisi kadar iyi olan kaç kadın rapçi var ulan şu piyasada? üstelik twerk de yapmıyor.* umarım durgun kariyerini şu noktadan sonra bitirip yeni parçalar üretmeye başlar, çünkü çok özledik!

artık telefonun çalmayacağını bilmek

bayadır sadece wifi'yı kullandığım ve uçak modundan en fazla 10 dakika çıktığım için kesin şekilde emin olduğum durum. hayır uçak modunda olmasa yine çalmazdı ama neyse.

pisuvardaki siyah kil 3

"büyük bir gökdelen ortalama 2 yılda dikilir ancak yıkılması 10 saniyeye bakar." cümlesini göbeğime dövme yaptıracağım laik bir yazar.. ilham verici.
kendisini deşifre ediyorum: https://www.59saniye.com/mustafa-kemal-siiri-okurken-cinnet-getiren-abla/

istenmeyen damat adayının bayılması

orkestra eşliğinde ingiliz dramı havasına bürünen performans. olayın arkaplanını çözemedim ama sanırım damatın ailesi selin'i istemiyor.. boşver selincim, sen cincücelerden daha iyilerine laiksin.

toy

karadeniz müziği

tabiri caizse bir karadeniz uşağı olduğum için çocukluğumdan bu yana maruz kaldığım yöresel müzik. istanbul-trabzon arası tüm karadeniz sahil şeridi boyunca en damar laz parçalarının tesiri altında kaldığım için ruhumda iyileştirilemez yaralar oluşmuştu. neyse ki dönüş yolunda benzin istasyonundan tarkan'ın henüz daha yeni raflara düşmüş dudu albümünü almıştık da bir metropol çocuğu olarak kendime gelmiştim. şaka maka 12 yıl olmuş lan?

the sims 4

yeni oynamaya başladım, aman tanrım çok şirin. hayalimdeki beyi tasarladıktan sonra yetişken olmadığı için yanına bir adet baba da yapmak zorunda kaldım çünkü oyun ergenlerin bir başına büyümesine izin vermiyor. neyse, birbiriyle alakalı iki karakter yaratırken genleri karıştırma özelliği güzel olmuş, oğlu kadar seksi bir baba oldu. şimdi bunlara woohoo yaptırmak için uğraşacağım keh keh.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

  • /
  • 113
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2252

woof

bir gay uygulaması için reklamı çekilen bearlar arasındaki konuşma şekli.

soldakine aşığım*

until dawn

son yıllardaki seçimlerle hikayeye yön verilen oyunlar arasında bence en güzeli. karakter modellemeleri/seslendirmeleri de ünlü oyunculardır. heroes'daki claire ve mr. robot'daki elliot en bilindikleri. bunun dışında senaryo, soundtrack, atmosfer ve grafikler harika, kesinlikle oynamaya değer.

--- spoiler ---
abartılı bir şaka sonucu hayatını kaybeden 2 kız kardeş ve onlara bu şakayı yapan 7 arkadaş ve 1 adet erkek kardeşin kazadan 1 yıl sonra ailenin sahip olduğu dağ evindeki buluşmasıyla başlayan, her seçimin ciddi anlamda hikayeyi şekillendirdiği, beni baya korkutan, sonunda 7 kişiyi hayatta tutabildiğim oyun. yaptığınız seçimlerle 8'i ölebiliyor da, hayatta kalabiliyor da. iyi yazılmış ve kullanılan klişelerin hiçbirinin rahatsız etmediği korku/gerilim oyunu. detaylara dikkat edilmesi ve bulunan her kağıt parçasının okunması hikayeyi anlamak için şart ama totemler bence çok gereksizdi.
--- spoiler ---

ilginç bir ölüm kalım sorusu

partition

çok afedersiniz ama adamı orospu yapacak şarkı.

threesome

laik bir insanı üzmek

ben atatürk ilke ve inkilaplarından sonra yemin ediyorum disipline girmiş laik bir bey olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git türbanlı first lady'ine sahip çık önce. inşall*h all*h seni şeriat ile terbiye etmesin. inşall*h all*h seni, o geride bıraktığın teokrasi ile terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği zikirlere baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu laik hukuk devletinde ahkam kesicem, beni hükümet.. seni kim koruyor hangi hükümet o, hangi islam hükümeti seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, atatürk gibi çalışıp tc nene hatun gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi nutuğunu okuyan, rakısını içen. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen dindar adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git şeytan taşla be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini recm et. kendimi recm ettiririm, öyle bir laik beyim biliyor musunuz? seküler çatı altında yemek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!

ayı sözlük itiraf

"abi ben gelemiyorum ohalde" kalıbını kullanmak için sabırsızlanıyorum. beni bir yere çağırmayın.

le gıybet whatsapp grubu

aklıma yüzüklerin efendisindeki nazgulleri getiren grup. onlar da böyle 9 kişi falandı, sonra sauron bunları köle yaptı, siz kendinize mukayyet olun ama tamam mı?

28 haziran 2016 atatürk havalimanı patlaması

ölülelere neden şehit deniliyor anlamış değilim, kutsal bir savaşta falan mı öldü bu insanlar?! nedense sizin yüzünüzden ölen herkes şehit oluyor? insanların parçalanmış cesetleri üzerinden kendinizi yüceltmenizden iğreniyorum.

kürdistan'da savaş var

olmayan savaş. zira kürdistan diye bir yer yok. sosyal medyada duyar kasmak yerine siktirip gidip savaşın varsa da.
edit: ya melis bence de halkların kardeşliği hdp kürt hakları falan şöyle uzan da seni bir sikeyim.

kürdistan'da savaş var

olmayan savaş. zira kürdistan diye bir yer yok. sosyal medyada duyar kasmak yerine siktirip gidip savaşın varsa da.
edit: ya melis bence de halkların kardeşliği hdp kürt hakları falan şöyle uzan da seni bir sikeyim.

ayı sözlük yazarlarından zayıflama ipuçları

gelin sizi bi sikiyim tığ gibi olursunuz.

kadıköy barlar sokağındaki erkeklerin genelinin yakışıklı olması

kürdistan'da savaş var

efendim, türkiye insan hakları vakfı rakam vermiş, kürdistan insan hakları vakfı napıyor? halay falan mı çekiyor? *

tut donumdan çek götür beni

sevgili tarkan ile olan işbirliğim sonucunda 2 dakika önce yazdığım şarkı.. tüm sevenlere gelsin..

hornet'den yatağına bir yol varsa
bu aşktır elbet
çıplak fotoğrafın yetti bana
kalktı bir kıyamet
aç kapını, ben geldim
giydiğim siyah boxer
zevk suyuyla beslerim seni
poppers yerine koklarım seni
anüsümün tüm duvarları senin
sen inlet, ben sikerim seni
masaüstünde sikerim seni
sikerken uyuturum seni
penisimin tüm damarları senin
ben seni sikerim seni
tut donumdan çek götür beni
hüüüüp diye içine çek döllerimi
sadece aktifsen bu seks olmaz
bunu yaz bir yere
sarılıp yatmazsam sikim girmez götüne
dünya sikimde değil
olmuşum sana pervane.....

dileyen melodi eşliğinde türküleyebilir;
Henüz takip ettiği biri yok.