hey gidi hey

Durum: 1029 - 0 - 0 - 0 - 04.01.2026 17:35

Puan: 19834 - Sözlük Kaşarı

16 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

durum da ben de güncelsiziz
  • /
  • 52

bankacibear

bütün maddi birikiminizi kendine gönül rahatlığıyla bırakabileceğiniz ve son günlerde bu kadar para işi beni yordu başka tatlar arıyorum diyerek yeni denizlere yelken açmayı planlayan yazarımızdır. sohbeti tatlı, kendisi sohbetinden daha tatlıdır.

diskotek

ramadan'ın en son dans hiti. bu kadar yeniyken yayınladığı güzel şarkılarla gerçekten gelecek vaat ettiğini kanıtlamıştır ramadan. diskotek te bunu kanıtlar nitelikte. müziği gerçekten sağlam. klibi için ise aynı şeyi söyleyemiyorum, keza 7 24 aklımdasının klibinden sonra daha çarpıcı bir klip bekliyordum. çarpıcısından geçtim gerçek dansçılarla çalışılsaydı ya; boşa gitmiş caanım şarkı.

sperm banyosu

ayı radyo

bu geceki playlisti dinlerken nasıl bir liste hazırladın dostum sen diyerek dark bear a sarılıp kah hüzünlendiğim kah neşelendiğim ama hep geçmişe döndüğüm radyodur.

eveline

james joyce tarafından yazılan ve mutsuz bir ev kızının anlatıldığı hikaye. annesinin ölümüyle evi çekip çevirme işi kendine kalan kız modeliyle aslında çok da yabancısı olduğumuz bir durum yok ortada. buna bir de ilgisiz, sorunlu baba eklenince herkesin aklına kendi çevresinden gerçek karakterler geliyor. eveline kendisini bu hayattan kurtaracak olan denizci frank ve babası daha doğrusu ailesi arasında kalmıştır. bir karar vermek zorundadır o akşam. ya o gemiye atlayıp frank ile gidecek ve yeni bir hayata başlayacak ya da babasının yanında kalıp annesine verdiği sözü tutacaktır.

the nightingale and the rose

oscar wildeın çaresiz bir aşığa yardım etmeye çalışan bir bülbülü anlattığı hikayedir. kırmızı gül bulamadığı takdirde onunla dans etmeyeceğini söyleyen kızımıza aşık erkek kahramanımız kırmızı bir gül bulamaz ve çaresizce feryat eder. bunu duyan bülbül bu aşktan değerli ne var ki şu dünyada diyerek bu aşka yardım etmek için ne yapılması gerekiyorsa göze alır. saçma gibi başlayan hikaye wilde'ın anlatımıyla okuyucuyu hapseder ve üzücü sonuyla okuyucusuna "aşk"ı sorgulatır.

the lottery ticket

anton chekhov tarafından yazılan ve büyük ikramiyenin vurma ihtimalinin mutlu ve evli bir çifti bile ne hale düşürebileceğini gösteren kısa hikayedir. karakterelrin gösterdiği değişiklikler hızlı ama bir o kadar da gerçekçidir. hikaye para vurunca ortaya çıkan akbaba akraba, eşin ailesinden hoşlanmama ve parayı bankaya yatırıp faiziyle geçinme gibi kavramların evrensel olduğunu göstermesi bakımından da önemlidir.

the cask of amontillado

edgar allan poe ustanın kaleminden başka bir intikam ve cinayet hikayesi. şaraba düşkünlüğüyle bilinen kurbanını meşhur amontillado şarabını test etme yalanıyla kandırarak yer altına götürüp, onu duvara zincirleyip üzerini de tuğlayla örten bir kahramana sahiptir. mason-duvarcı söz oyunu gerçekten cuk oturmuştur.

atilla taş

adını görünce en son televizyon kanallarının birinde i'm cleaning out my closet anne diyerek canlı yayına bağlanan annesine höykürüşü aklımda kalan kişi. eski video klipleri izlendiğinde nasıl bir dansçı olduğu görülebilir. emmi, ham çökelek, pembeli, kırmızılım, zennube gibi değişik ve bilinen şarkıları vardır. zennube artık oryantal müziği olarak kabul edildi diyebiliriz ki müziği çok müsait ve o açıdan bakarsanız güzel. kendine yazık etti diyemeyeceğim ve bir çok başarılı kişilerin unutulduğu 90ların sonları döneminden kalanlarından olması da ayrı bir konu.

regret

kate chopin tarafından yazılan, hiç evlenmemiş ve bundan pişmanlık duymayan mamzelle aurelie adlı güçlü bir karakterin bir kaç burnu sümüklüyle geçirdiği 2 haftayı anlattığı kısa hikaye.

tra jedi

kalp grafiği gibi bir playlist diyerek beni güldüren can yazardır. madem öyle ben de diyorum ki :

oh oh suyundan da
oh oh şuyundan da
oh oh buyundan da çal çal çal trajedi çal.

http://kisalt.be/kzmvla

ben aldatılacak adam mıyım

duyulduğunda ezik miyim lan ben sözün akla getiren söylem.

step up revolution

step up serisinin ( bu da serio oldu çıktı ya neyse) son filmi. matrix sanki haspam. tamam performanslar güzel, gençleri dansa yönlendirmek hoş neyse de tamamen atarlanan ergenlerin dans sahneleriyle dolu bir film serisi nereye kadar. adam gibi hem müziği güzel hem performansları güzel bir film de gelmiyor ki uzun zamandır; chicago, moulin rougeu falan geviş getiriyoruz hala.

a tale of mere chance

kısa ama dolu dolu bir ömür geçiren stephen cranein yaşlı zengin bir adamı bilinmeyen bir sebeple öldüren bir adamı ve bunun sonunda duyduğu pişmanlığı anlatan hikayesi. karakterin bozuk ruh hali, kendini beğenmişliği ve etrafındakileri küçümsemesi açaısından edgar allan poe'non the tell tale heartı ile benzerlik gösterir ki karakterin yakalanması da benzer sebeplere dayanmaktadır.

grief

anton chekhov'un alkolik bir kocanın hasta karısını kar fırtınasında hastaneye yetiştirmeye çalışmasını anlatan hikayesi. hikaye ilerledikçe işin gerçek yüzünü, hastalığın(!) sebebini, daha önceden yaşananları öğreniyoruz. karaktere duyulan öfke gerçek hayatta bir çok yerde benzerlerini gördüğümüz ve gerçekçiliği o kadar inandırıcı olduğu için iki katına çıkıyor ve sonunda acıyamıyorsunuz bile.

a telephone call

dorothy parker'ın sevdiği adamın, ki büyük ihtimalle aşığının kendisini aramasını bekleyen hastalıklı bir düşünceye sahip bir kadının ağzından anlattığı hikayesi. karakterin her ne kadar hastalıklı olduğunu düşünsek de beklemeye karşı bulduğu çözümler o kadar tanıdık gelecektir ki okuyucu canının yandığını hissedecektir. hele ki benzeri bir ilişki yaşamışsanız kadından iki kere nefret etmeniz kaçınılmazdır; sizi o dönemde rahatszı eden o şahsın düşünce akışını bir nebze olsun gördüğünüz için dehşete kapılırsınız. karakterin söylediği "the real pride, the big pride is in having no pride- gerçek gurur, en büyük gurur gurursuz olmaktır" cümlesi saplantılı ve aşık(!) birisinin neler yapabileceğini göstermesi bakımından çarpıcıdır.

aimp3

bilgisayarların demirbaşı winampı tahtından indirebilecek bir program varsa o da budur. şarkıları playliste eklerken hızına şaşıracaksınız, tag editor işini şıp diye yapar. winamp dsplerinizi de sorunsuzca çalıştırır. e daha neden winamp kullanasınız.

rocket dock

kullandığınız uygulamaların kısayollarını atarak ekranın istediğiniz köşesine koyarak masaüstünüzü düzenlemenizi sağlayan program. olması gerektiği gibi olan programlardandır. kullandıktan sonra başka bir bilgisayarı kullanınca yokluğunu hissediyorsunuz.

splash pro ex

hd video izleme konusunda kalitesi akıllara durgunluk verecek bir medya oynatıcısı. ortanın üstü kalitede normal videoları bile öyle güzel bir hale getiriyor ki izlemek bambaşka bir hal alıyor. malum ortamlarda en son sürümü ve ilacıyla birlikte bulunabilmektedir.

ava find

bilgisayarınız ve arşiviniz kontrolden çıkıp aradığınızı bulmak kabusa döndüğünde imdadınıza yetişecek olan can kurtarıcı bir program. harfleri yazmaya başladığınızda o dosyaları saniyesinde görüntülemeye başlayan can program. sayesinde artık klasörleme gereği bile duymayabilir amaaan dursunlar hepsi bir yerde zaten ava findla buluyorum bile diyebilirsiniz. arama hızını win7nin arama özelliğiyle karşılaştıranlar olacaktır; bırakın hızını onun bulamadığı şeyleri saniyesinde buluyor.
  • /
  • 52

queer as folk

senede 1 kere mutlaka izlediğim en güzel eşcinsel temalı dizi. michaelın annesine ve emmet karakterlerini çok severim. brian karakteriyle ilgili bir replik" tanrı onu eşcinseller için yarattı"dır ve diziyi izleyince ne kadar dogru olğunu anlarsınız

Toplam entry sayısı: 1029

uhde

altyapısı gayet güçlü olan şarkı. seçil bunun ardından unutursun gönlüm adlı şarkının klibinde oyuncak bebek rolüne girmişti; şarkı da klip de güzeldi. kaza falan derken yazık oldu seçile. hala playlistimdedir.

çorlu

birkaç kez gittiğim ve ilk gittiğimde arabadan indikten 5 dakika sonra yanıma yaklaşan kişinin selam sabah sormadan arkadaş lazımsa birlikte takılırız demesiyle dumur olduğum gaydarı kuvvetli insanların olduğu memleket. şehir çok kozmopolit olduğu için gezerken bazen rahatsız olabiliyorsunuz ama bir ilçeye göre oldukça güzel bir yer.

gay bara gitmek

ömrümde iki kere gittiğim ikisinde de gayet güzel eğlendiğim ve istanbul'da yaşasaydım belirli aralıklarla giderdim dediğim gayet de güzel eğlenilen mekan.

grace and frankie

4. sezonuyla netflix semalarında süzülen şeker dizi. izlerken ister istemez yaşlanınca ne yapacağım sorgusuna neden olur. izlenmesi tavsiye olunur.

vursalar ölemem

yıldız tilbe'nin 90ların sonunda çıkardığı salla gitsin dertlerini albümündeki aşmış şarkı. sözleri de müziği de kuvvetlidir; hele ki o dönemde lisedeyseniz, arabesk dinlemiyom ben yea diye tripler atarken gizliden gizliye dinlediğinizde daha anlamlı hale gelmektedir.

26 kasım 2012 ayı sözlük'ün coşması

- dede bize yine 26 kasım hikayeni anlatsana.
- ......ve o gün tarihe ayıların azdığı gün olarak geçti. ondan sonra her yıl aynı tarihte etkinlikler, kutlamalar ve şölenler. gerisini zaten biliyorsunuz. işte yavrularım 26 kasım'ın ortaya çıkma hikayesi.

remember remember the 26th of november

sucker punch

kavga eden güzel kızlar, silahlar, kılıçlar ve yaratıklar gazıyla sadece erkek izleyici kitlesine hitap eden bir pazarlama stratejisiyle tanıtılan, izlendiğinde ise bir şeyler eksik ama güzel ya bu film dedirten fantastik kelimesinin anlamını tam olarak karşılayan bir filmdir ve şahsımca en güzel açılış sahnesine sahip olan filmlerdendir.

-spoıler-
herkesi büyüleyen o dans sahnesini göstermediler ya sövdüm ben
-spoıler-

soundtrack konusunda ise izleyicisine şölen sunar. ı want it all-we will rock you mash-up çok güzeldir. emily browning çıtı pıtısının sweet dreams coverı dip düşürtür. emiliana torrini'nin white rabbit coverı ise tarifsizdir. sadece bu referanslarla bile b.k gibi olsa bile benim için olmuş filmdir.

oğlunun gay olduğunu fark eden homofobik baba

kendine lanet okuyan da var, psikoloğa koşan da. anneyi suçlayan da var silaha uzanan da. homofobinin annesi babası olmuyor. koşulsuz sevginin varlığını kabul etmedikçe kim olursa olsun bu durum o kişi için büyük bir sorun olacaktır.

ayı sözlük birinci samsun zirvesi

sözlük bünyesinde katıldığım ilk zirve olan samsun zirvesi başlangıcından sonuna kadar kahkahanın, eğlencenin, dedikodunun dozunun bir an bile düşmediği bir zirve oldu. canım bv bearı havaalanında film sahnelerindeki gibi karşılayamasam da ayağına otobüsü getirtmeyi başardım. birbrimizi gördüğümüz o anki mutluluğu tarif edecek bir kelime bulamıyorum, yıllardır görmediğim kardeşimi görsem bundan daha fazla heyecanlanmazdım eminim. ardından ev sahibimiz yüce şahsiyet scherzonun navigasyonu sayesinde samsuna indik ve dünyanın en tatlı grubu tarafından karşılandık. torunum yokesli, keanu reevesin saskin yuzu, mordred, scherzo ve 2 tane dünya tatlısı kız. neşe içinde gülücüklerle başlayan gece gidilen oramdaki sohbetle daha da artarak devam etti. gıcık olduğum ama yine de kıyamadığım bitanecik smokebl ise divalığını konuşturmuş sahneye yine en son çıkmış ve ben geldim demiştir. eve geçildiğinde de devam eden o muhteşem ortam güzel kızlarımın hazırladığı sabah kahvaltısıyla devam etti. samsun sahilini arşınlayan grup üyeleri en son meşhur samsun pidesini tadarak maceralı bir geri dönüş macerasıyla zirveyi sonlandırdı.

ev sahibimiz scherzo: her şey için teşekkür ediyor, ellerine, emeğine, fikrine ve yüreğine sağlık diyorum. mıncırmam geliyor o yanaklarını. müthiş bir ceo ışığı var yavrum sende. güçlüsün, aynen devam.
torunum yokesli: bakma sen ellere, onlar bildiğin kör. süpersin kuzum sen, dinle dedeni.
keanu reevesin şaşkın yüzü demiş ama bence tatlı yüzü olacakmış o: yok böyle bir masumiyet ve güleryüz, o kadar söyleyeyim.
mordred: esprilerini yerim senin, bir ara ayrıca özel ders alman gerekiyor benden, o zaman kusursuz olacaksın çekirge.
smokebl: divam, bebeğim sana kızmak istiyorum ama kızamıyorum. git kendini o arabanın önüne at ama ölme tamam mı?*
zirvenin sürprizi +2miz: en kısa sürede burada görmek istiyoruz sizleri de. iki günde hiçbir eğitim kurumundan alamayacağınız eğitimi göz önünde bulundurursak, gelin ya siz buraya. muhteşemsiniz.

bv bear: bu giriyi sessiz sessiz girme nedenimsin, yan odadan uyandırmayayım diye. iyi ki geldin, hoşgeldin. kardeşimmm.

özetle muhteşem bir zirve olmuştur. yapandan, sebep olandan, emeği geçene herkesin ellerine sağlık.

ps son gün gittiğimiz kafedeki arkadaşa da buradan teşekkürlerimi sunmadan edemeyeceğim, çok istedi ekibe dahil olmayı ve o kadar laf dinledi. fotoğraf çektirirken onu fotoğrafa davet etmek yerine ondan çekmesini istediğimizde bozuldu ama olsun.

tuvalette başa gelen kötü olaylar

deliği tutturamamak başlığıyla akla gelen ve tuvalette yaşanılan berbat olaylardır. iş bu girideki maddeler aşırı derecede pislik içerdiğinden gizli bakınızla verilecektir sonra vay efendim bilmem ne demeyin.
*
*
*
*
*
*
*
*

scat sex

en kaba tabiriyle *,* seks. sözlükte tarattığımda kimsenin hakkında bir şeyler yazmadığını gördüm. altta yazan " scat sex diye bir konu bulunamadı.. scat sex başlığına google'da bak.. ya da kendine biraz güven ve bu başlığı sen aç" yazısı hiç bu kadar manidar gelmemişti bana.

(bkz: 2girls1cup)

şıllık

şılloz. şıllık + yelloz'un birleşiminden ortaya çıkan süper kombo etkisi yaratan hakaretin köklerinden biri.
Henüz takip ettiği biri yok.