günün şu saatlerinde kendimi hiç bu kadar çaresiz ve terk edilmiş hissetmiştim oysaki gün içinde gayet canlı ve renkli bir halim mevcut idi sanırım yağan yağmurdan
okuldan erken gelip deli gibi uyudum. ama hâlâ yataktan çıkamıyorum. haftasonundan beklenen rahatlık ve ağır bir sersemlik var üzerimde. mutlu da değilim üzgün de. yorucu bir hafta sonrası her insan nasılsa öyleyim.
allak bullak. 2020'ye çok karmaşık duygularla girdim ve açıkçası ne ara girdim hatrlamıyorum. mutlu olmam gereken bir gece yine hüzünle sonuçlandı. depresif playlist'imi özlemişim şu an tekrar tekrar çalıyor, 4 saat 42 dakikalık bir liste, ufakta değil.
lilitu çalıyor arkadan. "once again we lost, all control to lust. once again we loved
and never got to end" demiş. ne güzel de demiş.
kulağımda zeynep bastık uslanmıyor bu şarkısı elimde kahve sahilde oturdum soğuk hava yüzüme vuruyor ama o kadar mis ki. kalkasım gelmiyor oturduğum yerden. bazen bu düşünceli olma halini seviyorum.
herşeyi düşünüyor insan. tabi bu kadar düşünceli olmak iyi mi dersiniz... ne düşündüğüme bağlı diye düşünüyorum