yazarların şu anki ruh halleri

  • /
  • 33
hande erçel'in yastığı.
kıskançlık kaynaklı bir gerginlik. ayrıca sabırsızlık.
gerginim her zaman olduğu gibi. gerim gerim geriliyorum. saatler geçmek bilmiyor. anksiyetem tavan yapıyor şu sıralar. sanırım retrolar beni fazla etkiliyor.
sabah sporumu yaptım şu an gayet rahatım. öğleden sonra da bir ağırlık idmanı patlatırım ohh değmeyin keyfime.
nötr, bomboş, hiçlik, yokluk, öfkeden arınmış, hala huzura erememiş.
ağlasam mı ağlamasam mı ? üzülsem mi üzülmesem mi ? mutlu muyum mutsuz muyum? galiba fazla boşluktayım
içimden hiçbir şey gelmiyor ama bunun nedeni yalnızca hava
tv'de haberleri izlerken ve bir yandan da twittera bakarken, üstüne üstlük diyetimi bozmuşken, yetmedi dolar kurunu takip ederken ben.
herkes tarafından terkedilmiş ve ayakta durmaya çalışırken yıkılan bir haldeyim.
çok sinirliyim ve moralim bozuk.
off her seyi birakip gitmek istiyorum ailemi arkadaslarimi ulkemi
ruh halim biraz durgun. uykum var. sessizlik ile ışıksızlık yetersizdi. alkollüydüm. şimdi daha iyiyim. alkollüyken daha da iyiydim. kokuyorum.
ayaklarım sallanırken tutmayı öğrendim. gözüme sigara dumanı tuttuğum gibi nefesimi verdiğimde daha şişmandı. dün akşamki bardağımı biraz daha okşuyorum
göğsüme yaslanan bir eli az daha ileride gördüğümde içimden geldiği gibi dilimi çıkardım. yukarı üflemek bu bu demekti. kaşlarım az daha, az daha ileride.
hiç kimseyi sevmemeye şaşırmak yeni bir şey gibiydi. az daha, biraz daha nefesini tut. az daha az az daha tut. içime doğru tuttuğum gibi titremek bu demek. kağıtları ince ince kesip üst üste yapıştırdım. bir tek kolonlar oradan bakardı, kendi kendilerine yeni isimler uydurmak için. soğuk göz toprak demekti, soğukta gerildim. ince ince korktuğumda kötülüğüme unutmak dedim. iyi insan olmayı buz kıymıklarını dilimle çevirmek olarak anlamıştım. bu durumda hissettiklerim dilime yapıştığında derin derin nefes aldım. suratımı buruşturdum. hiç kimse gibi var olmak zordur. aklına gelenleri hissettiğin gibi yazmak okumak mıydı? denize sarılan duvarları eriten yeşil solgunluk içimde yankılandı.
yorgunluk bir duvara tutunmak demek ise, yağmurun sakızı eritmediğini anlamak lazım. dik durmak için arkama yaslandım.
garip aslında; uykulu ama uyumamakta direnen haff azmış ama odada tek olmadığı üçin ve tuvalete gitmeye üşendiği için böyle olmakla yetinen, üstüne bir de sıcak basmış.
acaba mesaj atsam mı? çok özledim.

düzenleme: attım.
  • /
  • 33