aileye açılmak

  • /
  • 6
istenmesede bir gün tam içinde bulunulan durumdur. ilk gün işitilmeyen hakaret kalmaz, bir hafta konuşulmaz. sonra bir şey yaşanılmamış gibi hayata devam etmektir.
ikimizden birinin öleceği açıklamadır.ya o kalp krizinden gider ya da ben töre cinayetine kurban giderim.dertsiz başımıza dert almaya gerek yok.bir çoğumuzun babası açık fikirli değil o yüzden kaçınılmaz sonu ne kadar ertelersek o kadar iyi.
bunu söylemek için öyle bir göt olmalıki. önce aile sonra akraba sonra mahalle sonra ilçe ve türkiyeye kendinizi kabul ettirirseniz bir sıkıntı olmaz. bende o göt yok.
bu seferki hikaye kanada'dan.

ikisi de gay olan ikiz kardeşler luke ve adam ailelerine açılmaya karar veriyorlar. luke gay olduğunu her zaman bilirken adam bununla sürekli bir mücadele içerisinde olduğunu ama artık kendini kabul ettiğini belirtiyor. ailesi luke'un tahminen gay olduğunu düşünürken adam'dan bunu pek beklemiyor. olay, anne-baba mutfakta iken ''size açıklamamız gereken bi şey var'' minvalinde gelişiyor ve devamında ailenin tepkileri o kadar içten, doğru ki. pek duygusal bir insan olmayarak neredeyse gözlerim doldu. özelliklede baba bir an yeşil ekran verirken anne'nin anlayışlı ama şaşırmış gözleri... devamında annenin ''you are born that way, that's what it is.'' yorumu ve devamında söylediği şeyler o kadar anlamlı, o kadar doğru ki. sanırım bu arkadaşlar da şanslı aileye sahip olanlardan.

http://www.buzzfeed.com/floperry/these-p...
zamanında açılmayı deneyip de sonra vazgeçtiğim hadisedir. annem tam bir homofobi kraliçesidir âdeta, babam insanların özel hayatlarıyla zaten ilgilenmez ama kendi oğlunda böyle bir şeyi istemeyenler grubunda. kendileri her şeyi bilip araştıran ve bu konunun tedavi edilebilir olduğuna kanaat getiren kişilerdir. zamanında açılmaya çalışınca bir psikiyatriste gitmeleri için çaba sarf etsem de "biz neyin ne olduğunu biliyoruz." diyerek geri çevirmişlerdir. bir doktordan da bunun hastalık olmadığını duymayı kaldıramayacakları içindi bence... neyse, sonrasında onların gözünde ben "düzeldim" ve şimdi onların gözünde "heteroseksüelim"!*

her neyse, durumdan herhangi bir şikayetim yok şimdilik. belki içten içe biliyorlardır durumu ama bu konuyu tekrardan açmayı düşünmüyorum. bu benim hayatım ve annemle babam artık 50 yaşını geçtiler, gereksiz yere herhangi bir rahatsızlığa mahal vermek istemem; kalp krizi gibi vs. bir de şöyle bir düşüncem var; nasıl ki bir heteroseksüel cinsel kimliğini açıklama ihtiyacı duymuyorsa ben de duymuyorum!
insanın içine atmayıp anlattıkça rahatlaması ve açılan olası konu başlıklarına- evlilik, kız arkadaş vs.- belirsiz cevaplar vermekten kurtulması adına anlamlıdır. insanın sırlarla yaşaması çok zor ve bu anlamda eşcinsellik çok büyük bir kambur. elbette kastım bu kamburdan kurtulmak değil ama yükü hafifletmek. tabii ki açıldığınızda aileniz sorunsuz şekilde karşılasa da sizin ileride yalnız kalacağınız, toplum tarafından dışlanacağınız gibi olası problemleri dert edecektir size yansıtmasa da. bu durum belki onları üzecek ama sizi daha iyi anlamalarını sağlayacaktır diğer taraftan da. ben anneme açılırken tüm vücudumda deprem oluyormuş gibi tarifsiz şekilde titredim ama şimdi bir nebze daha huzurluyum. beni her şeyimle kabul eden bir annem olduğu için de çok şanslıyım.

(bkz: bir eşcinselin içini açmak)
yılda 38 kere "emin misin" sorusunu duymama sebep olan durum.

ancak minnettarım, çünkü hayatımın çok kötü bir dönemiydi ve aynı evde yaşayıp her gün gördüğüm insanlardan saklayacak yeterince sırrım vardı zaten, artık dayanamıyordum. elbette ki kollarını açıp "ayyy canım iyi ki" diye karşılamadılar; ama artık görmezden gelmek mi denir umursamamaya çalışmak mı, yaptığım hiçbir şeye de karışmadılar. yalnızca her sene onur haftası döneminde ufak kızışmalar yaşıyoruz, galiba akıllarına geliyor durum. ama iyiyiz, daha iyi olacağız, umarım.

umarım herkes bunu söyleyebilir günün birinde. kimse kimseye açılmak zorunda değil zaten de, açılmanın inanılmaz bir yükü ortadan kaldırdığı da gerçek.
mecbur kalınmadıkça yapılmaması gereken bir açıklamadır.zira alınacak tepkinin ailenin çağdaşlığı okumuşluğu ya da cehaletiyle falan hiç ilgisi yoktur.tepkinin; elalemle,torun ve düğün hayalleriyle ilgisi vardır. konuşma tam bir deprem etkisidir önce büyük patlama ardından bitmek tükenmek bilmeyen artçı sarsıntılar getirebilir.eğer ''yok efendim ben açılacağım,ben daha fazla kasamam,hayat benim beden benim'' triplerine girilecekse dosthane bir tavsiye olarak öncesinde bir süre bankada belli bir miktar para biriktirilmesi( ekonomik bağımlıysanız), ve konuşmanın ardından başını sokabileceğiniz güvenli bir yer ayarlanmalıdır. tavsiyelerim nacizane tecrübe ile sabittir.
eşcinselliği kimlik olarak gördüğüm için,anama babama maske ardından oynamaktan bıktığım için birgün mutlaka yaşayacağım olaydır.
benim için hiç bir anlam ifade etmeyecek durum. ne eşcinseller gibi bir yaşam sürüyorum nede heteroseksüeller gibi. iş böyle olunca gerek yok sanırsam bilinmeme. şu noktada evlerinde ki huzur kaçmasın boşu boşuna. zaten ömürleri azalmış, bir ayakları çukurda. 2 defa baba 1 defa da annem kalp krizinden döndü. şimdi kimsenin ölüm sebebi olmak istemiyorum. hele ki babamın kalp krizleri benimle tartışırken tuttuğundan bir ömür aile bireylerim tarafından suçlanamam.
ben kendimi bildikten sonra anne babanın bilmesine gerek varmı ki diye düşünmeden edemiyorum (iki yüzlü olmamak adına söylemekte fayda var ama),belli bir yaşına gelmiş insanlara açıklayıp huzurlarını kaçırmaya gerek varmı ki ?
önce biseksüelim diyin ve ağlayın. pişmanım diyin. sonra yavaş yavaş araya iyi homoseksüelleri sokun. onların başarılarını anlatın. onların ne kadar normal olduklarını anlatırken bir yandan heteroseksüel sapık insanları anlatın. onlarında ne kadar sapık olduklarını vurgulayın. ama bunları aniden yapmayın. ben 1 sene boyunca bu aşamaları katettim. şimdi rahatça biseksüelim diyebiliyorum. langır lungur ibneleri savunabiliyorum annemlere karşı. az kaldı yakında tamamen gey olduğumu söyleyip fakülteyi de bitirdikten sonra helal süt emmiş diğer ibne ile kapılarını çalarım. *
aileme açılalı dokuz on yıl oldu. hiçbir zaman yabancıların “pride” dediği oğlum ibne olmanla gurur duyuyorum aşamasına gelmeyecekler, ne zaman eşcinsel, gay filan desem ay sessiz ol komşular duymasın tribine giriyorlar. olsun küçük yerde yaşıyoruz onları da biraz tolere etmek lazım. fakat en azından sen ne zaman evleneceksin ne zaman bi kız bulacaksın soruları bitti, onların yanında başkası sorarsa onlar da lafı değiştirmeye çalışıyor, sırf bu yüzden açılmaya değer derim.
yıllarca oğlum diye size hitap eden babanızın bir anda şoka giriş hali
erkek kardeşim biliyor ve gayet iyi anlaşıyoruz. abi kardeş ilişkimizi seviyorum. birçok abi kardeş ikilisinden daha yakınız.
evden ayrılma sebebi olacak açıklamadır. çok gereksiz.
kolundan tutulup psikologları dolanma ihtimali de vardır. evden kovulma ihtimali de vardır. dayak ve sonu ölüme gitme durumları da vardır.

fakat bunlardan hariç; ailenin sana "sırf seni sen olduğun için sevmesi" gibi bir ihtimal de vardır. her şey kötü olacak diye bir şey olamaz diye umutlanıyorum bazen.
anneler babalar anlar böyle şeyleri ama bu başlık benim -anlasalar da bana doğrudan sormadıkları müddetçe kendimi açık etmemin imkansız olması anlamını taşıyor. tepkilerini kestiremiyorum. ne kadar aydın olsalar da, homofobik olmaları en büyük engelim. beni böyle kabul etseler bile, o gözlerindeki hayal kırıklığı bakışı bi ömür kendimden nefret etmeme yeter. bu yüzden böyle gizli kapaklı devam edecek, gittiği yere kadar.
olmazsa olmaz diye uzun bir süre oluşturulan bu algıya kapılıp açıldığım ama günün sonunda o kadar da "onur meselesi" haline getirilmemesi gerektiğini fark ettiğim eylem.

önce kişinin yaşam hakkı ve güvenliği. ne yazık ki sonra onur meselesi... konformist olmayan ama güvenli mücadele yaşatır.
  • /
  • 6