alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 116
bir selam yazmaktan aciz olup, direk foto isteği atan herkese netten bulduğum bir öküz resmini gönderip altına da -profilin için foto tavsiyesi, yazıyorum. sana da tavsiye ederim.

şort mayo mu, slip mayo mu?
hangisini istersen.


bana hiç eksi verdin mi?
verdim. ama böyle şeyler sözlük içinde sorulmaz. ayıp. cık cık. olmasın bi daha küserim yoksa.

içmeyi en çok sevdiğin şey ne?
su. yanımda güzel bir amca olursa rakıyı da kativeririm. güzel amcalar eqlesin.


hatasını gördüğüm insanları tek seferde silecek iradeye nasıl kavuşabilirim?
bir hatası olan insanı silmek bir irade değildir bence. o yüzden gayet iradelisin boşver.

sevgilim yok ama nasıl mutlu olurum? seksim de yok.
hayat sevgili ve seksten ibaret değildir arkadaşım. bunlar olmadan da mutlu olabilirsin.

hayatında gelecekte olabilecek her şeyi öğrenebilseydin, lakin sadece 1 günlük ömrün kalsaydı, yine de öğrenmek ister miydin?
öğrenmek istemezdim son bir günümü geleceği düşünerek, düşleyerek geçirmek istemezdim.
balkabağı rengi, kahverengi,hardal rengi kazaklardan birini alacaksın unutma beyaz tenlisin
hardal olabilir.

yüzde kaç özgürsün?
özgürlüğün tanımı kilit altında olmamaksa %100 özgürüm ancak hayal ettiğimi yaşama ve ifade özgürlüğü ise %0.

alttaki yazara sorum şu: altımda olmak nasıl bi şey? :)*

edit: @pasifizemadam benim üstümde ki yazar da sensin. bana "aslında sen de benim altımdasın, altta olmanın nasıl bir his olduğunu bilmen gerekir" diyebilirdin. ♥ bu çok yerinde bi cevap olurdu ama senin ki de iyiymiş.
altında olduğum zaman nasıl bir şey olduğunu söyleyeceğim, söz. *

en sevdiğin yazarın, en sevdiğin kitabının, en sevdiğin sözü nedir?
stephen king carrie. şöyle bi şeydi.

ben size bi şey yapmadım, neden bana böyle yaptınız?

yalnızlığımı nasıl unuturum?
yalnızlığını sürdürmeyi isteyip istemediğine bağlı. nasıl unutursun? yalnızlığını düşünme, başka şeylere odaklan. daha çok kitap oku mesela. yalnızlığınla mutlu olabileceğini söyleyemem.

boş zamanlarımda yapabileceğim şeyler önerebilir misiniz?
dışarı çık hiç gidemediğin yeni mekanlar keşfet. fotoğraf da çek anılar biriksin.

götümde çıban çıktı sanırım nasıl geçer bu meret? adsfadfs.
sanırım doktora gidebilirsin :=)

istanbul'a üniversite okumaya geleceğim. (itü) yurt mu ev mi?
önce yurda çık. bir kaç arkadaş edin. sonraki yılda o arkadaşlarla eve çık.
ha benim param var kendim ev tutabilirim diyorsan direk ev tut. hiç uğraşma yurtla falan.

yalnız geçen akşamlar için evde bir oyalanma taktiği verir misin? 31 hariç.
film izle*

mastürbasyon yaparken kimi düşünürsün genelde?
ah ah bu soru bana mı denk geldi, kimseyi düşünmüyorum çünkü yaklaşık 5-6 aydır mastürbasyon yapmıyorum 7-8 aydır da porno izlemiyorum. artık o kadar uzun süre yapmayınca yapasım da gelmiyor hiç .

gece gece hemencecik yapılabilecek baharatlı bir atıştırmalık söyler misin ?
evde cips varsa yanina baharatli yogurt yap ye efsane olur.dm den malzemeleri at soyleyeyim sana neler yapabilirsin ahahah.
cesur olmak önemli midir? bunu bir örnekle açıklayabilir misin?
bence cesur olmak gerçekten önemli , kendimden örnek vereyim . ben internet üzerindeki gay sitelerinden birini buldum. 5 günlüğüne ankaraya gelmişti. konuştuk falan ertesi gün gittim , sohbet ettik neyse sonra işte seks yaptık , doğal olarak yani biraz da onun için gitmiştim, aramızda bir çekim olmuştu zaten , neyse ben bunu havaaalanından avusturya ya yolladım ama yani sevgilim oldu, yani sevgili olduk ben de şaşkınım hala. diyorum ki eğer o gün cesaret edipte gitmeseydim şimdi bunları yaşamamış olacaktım, o güzel anılar benimle olmayacaktı. arkadaşa anlattım o da dedi, senin cesaretine hayranım diye.

sevgilim avusturya'da yaşıyor. aramızda 1500 km var ve ben neredeyse sıkıldığım her an mesaj yazma ihtiyacı duyuyorum çoğu zaman kendimi frenlesem de yazıyorum. sizce bu ilişkiye zarar verir mi ? uzaktan ilişki için tavsiye verebilir misin ?
ben uzak mesafeye karşı olmayan fakat yanyana insanın 5 duyu organıyla hissederek birlikte zaman geçirmesinin taraftarıyım. mesele kıskançlık değil, mesele özgüven eksikliği değil. mesele yalnızca yanyana olunamayan boş, elektronik, cansız zamanlar. ben bir mesajla seni seviyorum diyip durmaktansa gözünün içine bakarak, aynı odada bir köşeden diğer köşeye bagırarak, insanların icinde yine yanyana birden elini tutarak söylenmesi taraftarıyım.
benim sıkıntım bu tuşlarla, bu mini ve dev ekranlarla, bu aşağı yukarı kaydırmalı sistemlerle derdim.

koklamak, görmek, dokunmak, hissetmek ile geçirilecek zamanları heba etmekten başka bir şey değil bu. sevgi böyle yaşanmamalı. eskilerin yaşayacak teknolojisi yoktu. uçak yoktu, evler insanlar şehirler böyle dipdibe değildi. onların yaşaması çok normal ama bizim için değil. dokunabilmeyi yazabiliyorlardı, koklamayı da. bi mektup iletilir mi iletilmez mi belli değil, bekliyordun o kadar. şimdi yanyana olman için bir sürü imkan var ve sen yine en zoru seçiyorsun. buna yüreğin varsa, ben yaparım hissederim de hissettiririm de yani bir gelecek var diyorsan yaşa öyle gelişine. bu hayat senin ister uzak mesafe ister yakın mesafe ister aynı evde hiç fark etmez. zaten önemi yok bu hayatın. öyle de geçer böyle de geçer sadece geçer. sonra da ölürsün biter. her şey herkes gider ve biter. entropiiiiiiiii.

neyse konumuz bu değil. duygularının yoğunluğuna bak. aşık mısın? hayal kuruyor musun? ölene dek birlikte olmak istedigin kişi bu mu? gibi soruları kendine sor. cevapların pozitifse yardır değilse sal. ne bileyim ya.

hayata nasil bakıyorsun sen onu söyle
  • /
  • 116