alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 124
üşengeç olmam, özensizce para harcamam, çoğunlukla duygularımla hareket etmem.. hepsi ayrı ayrı zarar veriyor diyebilirim.

insanlardaki hiç tahammül edemediğin özelliği anlatır mısın?
hatalı olduğunu kabul edip aynı hataları tekrar tekrar tekrar yapmaları.. ya kabul etme ben böyleyim de geç ya da söz verdiğin gibi düzelt kendini. dürüst olmak en iyisi

kendinde olmasını istediğin olağan üstü bir güç var mı? biraz anlatır mısın
telepati ve telekinezi. telepati ahlaki olarak sıkıntı olsa da insanları onlara tanımadan tanıma varolan güven problemlerine çok yardımcı olurdu, olay bencillik üzerine kurulu... telekinezi çünkü, neden olmasın?

dünyada son kalan insan sen olsan kesinlike neyi yapmazdın?
kesinlikle kendimi çok açığa çıkartmazdım!!!

sonuçta dünyada "yaşayan" insan ırkına karşı bu denli bir savaş açıldıysa muhakkak izleyenler olacaktır.. dünya üzerinde insanoğlunun yok oluşu eğer doğal sebeplerden olsaydı yerimizde duramazdık.. tek bir kişi bile o kaosa adapte olamayacağı için "bir tek ben" kalmazdım hep birlikte yok olur giderdik..

alttaki yazar, muhakkak bilinir ki kaidelere karşı gelen istisnalar vardır, senin hayatın boyunca en keskin kırmızı çizgilerin için iltimas geçtiğin birisi oldu mu?
yalnız kalmamaya çalışıyorum. tek başımayken kendime tahammül edemiyorum, o yüzden arkadaşlarıma koşuyorum. eğer yalnız kalırsam şarkılar dinleyip kafamı dağıtmaya çalışıyorum. genelde daha da üzülüyorum bu şekilde, ama olsun.

alttaki, psikolojik destek almak için ucuz ve etkili bir yol biliyor musun? yoksa devlet hastanesine gidip ilaç mı alayım?
ucuz ve etkili yol şu şekilde, devlet hastanesi psikiyatri bölümüne gidip düzenli görüşmeler yapmak istediğini söyleyeceksin. yaptığın ilk görüşmede buna ihtiyacının olup olmadığına karar verecekler. bununla beraber ilaca gerek olup olmadığına da, kendin keyfi olarak kulaktan dolma ilaç alıp kullanmamalısın buna psikiyatristler karar vermeli. işler böyle yürüyor psikiyatri birimlerinde..

sözlük hakkında ne düşünüyorsun? gerekliliği, kalitesi, yazarları vb.
kesinlikle gerekli olan bir platform ayi sözlük. gerek mizah, gerek sosyal konular, gerekse de aktivizm eylemler için bulunmaz bir nimet.
sözlük kültürüne aşına birisi olarak diyebilirim ki yazarlar konusu pek iç açıcı değil. trolluk yapmaya çalışanlar bile beceremiyor, hele "komşusundan tuz isteyen gay" minvalinde başlıklardan geçilmiyor. bu tarz başlıklardan sıyrılıp günde 5 6 entry anca girebiliyorum. nitelikli başlık yok çünkü.

sence seven insan gider mi?
severek ayrılanlar bilirler pişmanlığı demiş birileri..
bazen gitmek de sevmenin devamlılığı için gerekli olabiliyor..
onun için giden-kalan ayrımı yapmaksızın herkesin durumdan etkilenebileceğini göz önünde bulunudurmak gerekiyor.
düşününce, iyi kötü bir şeyler yaşanmış, ve taraflardan birisinin gidiyor olması, aslında yaşananların sınırına gelindiğini gösteriyor, bu bağlamda daha canlar yanmadan seviyor sevmiyor muhasebesi yapmadan bu durumda yolcu yolunda, hancı kapıda olmalı.

alttaki bize son zamanlarda gerçekten seni çılgına çeviren, keyiften yerinde duramadığın bir olayı anlat, yok mu? o zaman rica ediyorum soruyu piç edip, "son zamanlarda keyifli hiç bir şey yaşamadım" yazma!!!1111irbirünlem1!
son zamanlarda keyifli... şaka şaka :)
en yakın zamanda gerçekleşen hadisem peder bey çok çok istediğim amma bütçem yüzünden alamadığım bir hediyeyi alması oldu. mart ayında baharı yaşadım.

peki sen alttaki en büyük travman nedir?
40 küsür yaşında bir avukattı.
vodkayı eline alıp çıplak bir şekilde cübbesiyle dans ediyordu. dans ettiği müzik kendisine aitti bu arada. çok ani ve uç duygulara sahip bi anda gülüp bir anda sinirleniyordu. sadece o cübbeli halini unutamıyorum epey komikti.

peki sen yazar şuanda sana birisini kontrol etme yetisi verildi. kimi kontrol eder ve ilk emrin ne olurdu?
ilk aklıma gelen hoşlandığım kişiyi kontrol etmek olurdu benimle cima etsin diye ehehehe.
ama şöyle bir düşününce bir milyarder kontrol etmek isterdim(ılk 1 milyonu kazanma yolu) bilmediğim bilgileri tavsiyeleri bana vermesini sağladım.

alttaki yazar bu erkeklerde ki güç yarışı neden var ve bununla savaşmak için ne yapmamız gerekiyor onu kırmadan gururunu incitmeden nasıl dizginleriz?
bence arketiple alakali bir durum. yüzyıllar boyunca evrilen ve evrimine devam eden insanlığın kod aktarımıda devam ediyor.
doğaya baktığımızda güçlü, güzel, renkli yanı pozitif olan tüm her şey erillere verilmiş. seçen olmak yerine seçilen, pasifize olmakla lanetlenmiş tüm erkek canlılar. cevabım daha açık olmak gerekirse en iyisi tarafından seçilmek için kodlanmış bir güdü.
nasıl baş ederiz kısmına gelmek gerekirse sanırım yarışa dahil olmamak gerekiyor. olmak zorunda bırakırsak güçlü olmak demek maddi, fiziksel değil illaki daha çok mental, soyut alanlarda rahatlıkla var olunabilir, zıtlıklardan oluşan bir yarış ortaya konulabilir gibi.
bu şekilde gururunu kırmazsın hem sayın yazar. bir konu üzerine fikri, eylemi olan birisi zaten seni rakip olarak göremez bence. hepsi bence :)

sözlüğün en zekisi, en ilginç olanı ve en komiği kim sence sadece birer isim alıyoruz. buyrunuz...
(bkz: astral) aksini iddia eden buyursun gelsin..

alttaki arkadaş, ailenin yanında olmak mı yoksa kendi hayatına kendi ayakların üzerinde olmak mı?
kesinlikle kendi ayaklarımın üzerinde durup kendi hayatımı kimseye bağlı olmadan yaşamak istiyorum. ailemi sevmeye çalıştım. fakat onlar fırsat vermedi. sürekli var olan tartışma ortamı herkesi geriyor ve ben böyle yaşamak istemiyorum.

sen neden uyanıksın? *
en son dinlediğin şarkı ne? *
1 saat öncesine kadar arkadaşlarım bendeydi. sabahı ettik beraber.
yaşar- sebepsiz fırtına

alttaki yazar hoşlandığın birisinin dikkatini çekmek için yaptığın en saçma, senin için utandırıcı şey neydi?
whatsapp'ta yine çok tatlısın canım yazmamdı. ve görüldü yemiştim ya sonra o kadar utanmış ve pişman olmuştum ki.

hoşlandığın kişinin yöneliminin senin gibiler olmadığını bilsen ne hissederdin?
hayatı o kadar ciddiye almıyorum. kaldı ki eşcinsel olmayan biriyle hoşlaşma durumumuz -ne yakışıklı adam lan" demekten öteye gitmez.

alttaki: bize en büyük çılgınlığını anlat
yaptığım en büyük çılgınlık tamamen keyfi sebeplerle işimden istifa etmekti sanırım.
-alttaki yazar sevgilin seninle aranızdaki toplumsal statü farkını sorun edip ayrılmak istiyor.ne yapardın?
ayrılırdım... söylemesi kolay evet. belki acı olacak ama geçerli bir sebep gibi gelmedi bana. bahane ariyordur belli ki. *

bulunduğun ortam gereği oruç tutmak zorunda kaldığın oldu mu? böyle bir durumda gizliden gizliye yemek vicdanına nasıl hissettirir.
evet oldu. birilerinin oruç tutmadığımdan haberi olsa bile yemek yemek vicdanımı sızlatıyor.

her insanda olması gereken değer nedir?
  • /
  • 124