alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 135
bilmiyorum, ben enerjiden anlıyorum.
alttaki yazar en sevdiğin renk nedir ? sana nasıl hissettiriyor ?
gri ve siyah ikisi de bebeğim gibi. gri arada kalmışlığı temsil ediyor benim için. kararsızlığın rengi olsa kesin gri olurdu. siyah ise herşeye uyan bir renk benim gibi kıyafet renk uyumu vs anlamayanlar için kolay bir tercih sebebi.

alttaki; zamanı geriye götürme şansın olsa neyi değiştirmek isterdin.
zaman fraktal bir kavram, benim değiştireceğim en küçük bir şey bütün olay örgüsünü değiştirirdi. pek bir şey değiştirmek istemezdim, geçmişin defteri kapandı, geleceğin sayfaları ise hala açık. enerjimi geçmişi değiştirmek yerine, geleceği şekillendirmek adına kullanırdım.

alltaki yazar;
nasılsın? bu gün nasıl hissediyorsun? detaylı bir şekilde tanımlayabilir misin ?
iyi değilim, mutsuzum. son 1 aydır kendimi iyi hissetmiyorum. hiç bir şey yapamıyorum, daha doğrusu içimde bir istek yok. ayrıca gelecek korkusu başladı. gelecekte yalnız yaşlanmak, ölmek ve tek başıma hastalanmak çok korkutuyor. 35 yaşından sonra evlenene lgbt bireylerini anlamaya başladım galiba. bu durumla nasıl baş ederim bilemiyorum. bir de toplumun evlen baskısı var. bu baskı da çok yoruyor.

sen yalnızlıktan korkuyor musun, evlen baskısıyla nasıl başa çıkıyorsun?
evet korkuyorum hem de çok... yalnız kalmamak için yaptığım beni bile şaşırtan çok şey vardır...
evlen baskısından asi bir savunmayla sıyrılıyorum. hayallerimin peşinde koştuğumu, gönlüme göre kimseyle karşılaşmadığımı söylüyorum. evliliğe inanmadığım ve ihtiyaç duymadığım konulu uzuun ve çok sıkıcı bir konuşma yapıyorum. aldığım tek savunma “olmaz öyle” ama olsun, belki bir gün biri anlar...


alttaki arkadaşım; kendi kendine testis muayenesi nedir nasıl yapılır neden yapılır biliyor musun? biliyorsan eğer; yapıyor musun? kadınsan aynı soruyu kendi kendine meme muayenesi olarak düşünebilirsin.
testis muayanesinde varikosel ile alakalı damarları kontrol ediyorum. onun haricinde yaprığım başka bir kontrol yok.
aşağıdaki arkadaş melankolik ve ağladığı bir şarkı paylaşsın.
ağladığım şarkı: candan erçetin - saçma


alttaki yazar:
giden mi terk edendir aslında yoksa kalanjdfskls şaka şaka bunu sormayacağım. çocukken veya ergenken çok isteyip de fukaralıktan alamadığın bir şey söyler misin?
cevap: yok :)))

alttaki yazara gelsin : şu an sana fırsat verseler değiştireceğin ilk şey nedir
izmir'deki 30-40 yaş arası sert aktif sayısı. belli ki çok azlar. artırırdım.

alttaki yazar: üzüm ve kayısı dışında (sevmem ikisini de) kurusu en güzel meyve ne sence?
çilek kurusudur efendim.her şeye yakışır.
alttaki yazara sorum ise türkiyede eşcinselliğin en rahat yaşanabileceği şehir sence neresidir ?
istanbul'da insan olarak yaşamak zor. izmir olabilir belki. ama orası da sıkış tıkış bir şehir. belki de çanakkaledir.

alttaki bir kadınla birlikteliğin oldu mu? fizikmann
evet oldu. biseksüel olduğumdan sebep :)
çok çok utandığın bir anın var mıdır, bizle paylaşır mısın
ben misafirimle müzik eşliğinde sevişirken telefonum çaldı. abim arıyor. görmezden geldim. müzik de durdu. bu sefer de kapı çalmaya başladı. açmadım ve hardcore, sinirden tabi. yapmak zorundaydım, seks yönetimi böyle kriz anlarında önemlidir. neyse ama böyle bir ısrar yok. kapı çalıyor, telefon çalıyor. delirtti beni artık. gittim, o sinirle boxer'ı giydim ve erekte haldeyken kapıyı açtım. gördü beni öyle ve idrak edebildi sonunda. ama sonra çok utandım gerçekten. aradım ve acil bir durum mu var diye sordum. kahve içmeye ve muhabbete gelmiş :/
başka yoktu, ama şarkıyı paylaşayım :p



kötü huylarını bilmediğin kötücül bir partnerin var diyelim. seni fazlasıyla tanıyor. sen bu huyları farkettikçe uzaklaşmaya başlıyorsun fakat bunu da o farkediyor. eşiği geçince de seni en çok korktuğun şeyle tehdit etmeye başlıyor. hayatını tümüyle ve kötü yönde etkileyebilecek davranışlarından kendini veya çevreni nasıl korursun?
böyle bir şeyi üniversitede yaşadım. asla bozuntuya vermeden uzaklaşması için gereken bahaneyi bulup, uzaklaştığında da evi taşımıştım. sonra okul önünde beklemeler, akrabalarımın evine gidip beni sormalar. sonra ne oldu? hiç. fare gibi kuyruğumu kistiracagima üzerine gittim. sevdiğim herkes kendini korumayı bilir ben süper kahraman değilim. hikayedeki yavaş atım ben.

farz edelim ki yine baya saf aşık bir tipim, hakkımdaki her şeyi hayatımdaki insanla paylaşmışım. hissettiğimi açık bir kitap gibi olan vücut dilimden çat diye de anlayacak zekâya sahip ve bu zekâsını kötü yönde kullanıyor.

ayrılırsam korkusuyla tehdit ediliyorum.
beni neyle tehdit edebilir:

✓ seni öldürürüm (i-ih yemez)
✓ ailene söylerim (o da olmadı)
✓ ailenden birini öldürürüm. (ay yok artık)
✓ iş yerine söylerim (bu biraz korkutur bak ama orada da açığım bu da tutmadı.)

yani büyük konuşmayayım ama her halükarda siktir çekerim. mental olarak kafamın yerinde olması çok daha önemli. sonrasında her sorun hallolur.


alttaki yazar, pandemi öncesi ve sonrası günlük rutinindeki değişiklikleri kıyaslayıp pandemi döneminin sana hangi konularda iyi geldiğini anlatır mısın?
kıyaslayabileceğim şeyler arkadaşlarımla kafeye gidip muhabbetin dibine vuramamak ve kahve içememek. bunlar haricinde çokta hayatımda değişik şeyler yoktu hepsinden sıkılıp bırakmıştım. pandeminin hayatımdaki en iyi geldiği konu tamamiyle okul hayatım ve akademik ortalamam üzerine oldu sıcacık yatağımı bırakıp okula gitmek bazen ölüm gibi hissettiriyordu artık sıcacık yatağımdan derslere ve sınavlara girebiliyorum.
alttaki yazar için soracaklarım ise şu anki hayatı sona erip bir sonraki hayatın gerçek olduğunu varsayarak hangi canlı/cansız olmak istediğini ve o canlı/cansızı olma sebebini soruyorum ve kendisine yüreğinin güzelliği gibi bir hayat yaşamasını dilerim.
  • /
  • 135