alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 137
action rpg, jrpg ve survival horror severim. indie survival horror'lar güzel olur. rpg maker oyunlarını da severdim bi ara, ancak artık yapmıyorlar sanırım.

https://www.youtube.com/watch?v=chP6nQnO...
https://www.youtube.com/watch?v=WwJ8Ma55...
https://www.youtube.com/watch?v=dh1qqLbu...
https://www.youtube.com/watch?v=9ibOHU-R...

sence müzik zevkim nasıl?
aynı bok gibi.



öyle değil mi?
bence yarrak gibi.

öyle değil mi?
aradaki soruyu atlayıp senin soruna cevap vermek istiyorum cınım. bence her insanın müzik zevki farklı farklı, benim tarzım olmamasına rağmen ben kötü bulmadım çünkü zamanında bir arkadaşım vardı ve anime ve anime tarzı oyunlar, filmler, müzikler ve dizilerin bağımlısıydı dinlemişliğim var hatta içinde beğendiklerim bile oldu :)).

21 yaşındayım, 38 yaşındaki adamla flört ediyorum uzunca bir süredir tabii aramızdaki sevgililik gibi değil o başkalarıyla görüşüyor ben de görüşüyorum konuşuyorum falan. ne zaman bu yaş farkını söylesem insanlara 10 yıl sonra o 50 sen 30, adam ölecek neredeyse boş ver ne yapacaksın onu diyorlar. sence haklılar mı bu konuda? bazen ben de hak veriyorum.
ay bu soruya ben cevap vermesem olmazdı, zibilyon tane yöntem denedim. eldiven, lazer, ağda, epilatör, jilet. bence en verimli sonucu eldiven veriyor.
lazer çok gereksiz dna yı değiştirdiği için ve kılların tekrar çıkma şansı çok yüksek olduğu için ben gereksiz buluyorum, hem lazer epilasyon merkezine gidip oranı buranı açmak biraz zor bir şey benim için, bir de kadınların doğumda kullandıkları çatala oturtuyorlar daha rahat çalışmak için.
ağda ise yapış yapış oluyor ve kıl kökleri o bölgede sert olduğu için eğer biri yapmıyorsa ve el alışkanlığın yoksa tek başına çok zor.
epilatörde ağda gibi kırıyor ve hiç yapmayan biri için ağdadan daha çok acı veriyor. ben pek hissetmiyordum ama sesi kafamı ...tiğinden dayanamıyordum.
jilet ise bence eldivenden sonra en iyisi yani sürekli sürekli tıraşlıyorsan uğraştırdığını düşünmüyorum 5 dakikada bütün popon pürüzsüz hale geliyor ama kısa süreli olması biraz can sıkıcı.
eldiven ise bildiğimiz plastik eldiveni giyiyorsun kılları tek tek yoluyorsun hiç acımıyor ve o kadar pürüzsüz oluyor ki, bi 15-20 gün kadar dayanıyordu bende ama şöyle bir sorun var kıllar çok kısayken biraz sıkıntı olabiliyor fakat eldivenle sürekli alırsan kıl kökleri zayıfladığından her yapışın bir öncekinden daha az acısız ve daha az zahmetli oluyor. hepsini dene tarafını seç ;).

steamde oynanabilecek güzel bir kaç oyun tavsiye eder misin?
@ybs223 bana denk geldiğin için çok şanssızsın
steam de zibilyon tane oyun var. hangi türü sevdiğine bağlı olarak tavsiyelerim değişir.
ama benim en eğlendiğim oyunları soracak olursan prototype ve 2. oyunu
metal gear risin sun revenge
nier automata (şarkıları efsane oynanış efsane )
witcher 3 (oynamayan kalmadı ama söyleyeyim istedim)
devil may cry serisi (evet ağalayabiliyorum)
crysis 2ve3 (en çok 3)
dead space 2(3 ü tavsiye etmem çünkü korkudan ziyade aksiyona döndü istersen bakabilirsin)
bioshock infinite
aşağıdaki arkadaşa soracağım soru izlediğin ve sende çok güzel etki bırakan bir film varmıydı ?
ingmar bergman'ın genç kız pınarı filmini izledim geçen ay. değerler konusuna çok iyi değinmiş bir film bence.

alttaki yazar, en büyük problemin ne, seni en çok etkileyen?
okulumun istediğim gibi gitmemesi olabilir galiba çünkü artık ilişkilerden eskisi kadar etkilenmiyorum. hayatta şunu fark ettim ister arkadaş, ister dost, ister flört olsun eğer bir sevgi, hoşlantı karşılıklı değilse ondan bir şey çıkmıyormuş ya da zaman, mekan yanlış olunca fazla üstüne düşmemek gerekiyormuş. bunları öğrendiğimde resmen aydınlandım. soruna gelirsek evet okulum derim çünkü 3. senem bitti yatay geçiş yaptığım için iki sene zaten kaybettim, bu 4. seneye giriyorum seneye ve ilk sene alışma derken, pandemi derken benim için güzel geçtiğini söyleyemeyeceğim. eğer okulumu yoluna koyarsam hayatımın da güzel olacağına inanıyorum.

alttaki yazar, en büyük pişmanlığın sence nedir ya da zaman zaman durup da şunu keşke yapmasaydım dediğin bir şey var mı?
en büyük pişmanlığım diye bir şey yok. ben hatalarımla, çirkinliklerimle varım. o pişmanlık duyacağımız davranışlara, deneyimlerle farklı pencerelerden ve gözlerden bakmayı öğrenip, kendimizden ve olaylardan tikstinti duymamayı öğrenmemiz gerekiyor. yoksa inan ki bu dünya yaşanmaz. pişmanlık yok, pişmanlıkların tanımını değiştirmemiz gerekiyor.

alttaki yazar, karşı cinste irite bulduğun üç özellik nedir ?
genel olarak temiz olmaması, çok küfür etmesi ve bilmişlik yapması.

soru gelsin: diyelim ki şu an sana üç seçenek sundular hayatına değiştireceğin ilk üç şey nedir
memeler, memeler ve memeler

aşağıdaki bir hayvan olsaydın hangisi olmak isterdin?
uçan bir hayvan olmak isterdim, spesifik olarak seçemem herhalde. leylek olabilir, karga, kartal, serçe bile olabilir fark etmez.

alttakine sorum: en sevdiğin şarkıcı, albüm, film üçlüsü ne?
müzikteki enlerim dönem dönem değişiyor. bu dönemkiler şarkıcı olarak:
1-layne staley
2-frank zappa
3-jimi hendrix

albüm konusu çok zor ya. şu zamana kadar yüzlerce albüm bitirmişimdir. en iyisi last.fm'den son zamanlarda en çok dinlediklerimi yazayım:
1-alice in chains - dirt
2-joy division - unknown pleasures
3-deftones-around the fur

film olarak genelde mainstream dışına pek çıkmam:
1-matrix serisi
2-detachment
3-into the wild

benim bütün hayatım müzikten, kitaptan ve filmden ibaret. 3 değil 3000 tane sayarım gerçekten.

hayallerim için çabalamıyorum. ama yine de bir gün gerçekleşecekleri umuduyla yaşıyorum. sence ne yapmayalım? hiç motivasyonum yok.
bi bok yapma, motivasyon kazanmak için bile motivasyona ihtiyacın var. içinde yoksa kendinle barışıp belki şansa olur diyerek hayatına devam et

etrafında kimse kalmadığında ne bir akraba ne bir arkadaş, nasıl hissedersin? ne yaparsın?
insanların etrafında akraba ve arkadaş mı oluyormuş? vay be. bende 1-2 tane arada sırada görüştüğüm arkadaş ve arada sırada konuştuğum akraba dışında çok öyle yakın bir akraba ya da arkadaş yok. yani oturunca sohbet falan oluyor ama öyle her an konuştuğum olmuyor gibi.

sağlığıma bi şey olursa veya yazın dışarıya çıkıp herkesi arkadaşlı sevgilili görünce bi çöküntü olur ve akrabaları arkadaşları ararım ama onun dışında nedense aramam kimseyi. eskisi gibi başka insanlara ihtiyaç duymuyorum sanırım. bir de genelde sorunlarımı kimseyle paylaşmamaya çalışırım. karşıdakinin moralini bozuyormuşum gibi gelir.

bazen durduk yere kendime güvenim gelir ve kendi işlerimle uğraşırım. başarılı olurum ve "diğer insanlar ne ezikmiş" derim. bir de geçen postal 2'yi bitirdim, bayağı vahşetli. insanları parçalıyorsunuz, komik oluyor. rahatlıyosunuz. öyle yaparım.

en sevdiğin gülgiller meyvesi hangisi?
çilek.

en son ne zaman birinin değerini anladın?
bir tane eşcinsel arkadaşım vardı, onunla konuşurken beni dinliyordu ve beni seviyordu. ayrıca konuşurken bana güzel moral vermişti ve hatalarıma ve negatifliğime rağmen benimle konuşmayı kesmemişti. şaşırmıştım. böyle arkadaşlar var mıymış demiştim.

en sevdiğin güneş sistemi gezegeni hangisi?
uranüs. hem rengi tatlı bir maviş, hem gazsal gezegen, hem de eksen eğikliği muazzam bir açıya sahip olduğu gibi adeta dönmüyor, yuvarlanarak ilerliyor.

antik yunan tanrısı uranos bu gezegenle aynı isimde.

seçmek zorunda kalsan anne tarafındaki mi yoksa baba tarafındaki akrabalarını mı seçerdin?
annemin tarafını seçerdim çünkü daha insanlar. zaten babamın tarafıyla pek görüştüğümüz yok. babam da pek görüşmez onlarla.

öyle bir an gelir ki çıkmaza girersin ya, mutsuz hissedersin. böyle durumlarda kendini nasıl motive edersin?
böyle durumlarda sevdiğim bir rock grubunun diskografisini baştan sona dinlerim. ya da sevdiğim bir albümü. bir boka yarar mı? hayır pek yaramaz. en azından aklımı biraz meşgul eder. sonra uyurum. uyuyunca geçer hepsi. bir süre tabi.

dünyaya bir daha gelsen şu anki aileni yine ister miydin?
  • /
  • 137