atatürk'ün eşcinsel olduğunu iddia etmek

atatürk'e nasıl sataşacağını şaşırmışlık hareketidir. istediğiniz kadar "putlaştırıyorsunuz bu adamı." şeklinde 'eleştirdiğinizi ' zannedin, laf kalabalığından başka bir şey yapmıyorsunuz .
bu ülkede başarılıysanız ya eşcinsel derler ya da mason derler.sadece atatürk için değil.
böyle bir durumda bok atmak için yapıldığı belli olan, ama objektif bakıldığında kimsenin kesin olarak yalanlayamayacağı iddia. mayolu fotoğrafı olan birine eşcinsel miydi sorusunu yöneltmek geri kafalılığın dik alası evet ama öyle bir ihtimal herkes için her zaman var yine de.
eşcinsel olmak neden hakaret olarak algılanıyor ki. asıl mesele bu. eşcinsel miydi? sorusu sonrasında gayet sakin, "olabilir yada olmayabilir" şeklinde cevap verilebilir. eşcinsel olmanın hakaret olarak algılanması da ancak bizim ülkemizde görülüyordur sanırım.
söz konusu olan sitede eşcinsel yakıştırmasının "evet, böyle biri olabilirdi" den ziyade hakaret amaçlı yapıldığı aşikar. bu durumda eşcinsel, türevi, benzeri kelimelere pozitif ayrımcılık yapmadan önce bir daha düşünmekte fayda var. mayolu fotoğraf, alıntılanan "bilmmne bilmemneyi yapıyor" cümleleriyle yapılan hareketler, "eşcinsel (gay)" şeklinde açıklamalar (eşcinsel nedir? hakkaten nedir? gaydir! haaa şimdi anladım.)

bu konu "velev ki ibneyim" meselesine benziyor. şahsi fikrim vurucu bir slogan olduğu, ama bireysel olarak baktığımda kendi hayatımda uygulamayacağım bir şey. tam tersi düşünen, hakareti hakaret edenin elinden almayı savunan da kendi içinde tutarlı olabilir ama... amaç hakaret etmek olduğu sürece, kafa o yola kendini vurduğu sürece benim bilimsel (?) açıklamalarım, zeki (?) manevralarım aslında o kadar da işe yaramayacaktır.

bir de dip not: aynı sitede http://gercektarihvekultur.blogspot.com/... yazısını hiç üşenmeyin, okuyun. eleştiri kötü bir şey değildir. ama dilimize çok hakim insanlar olarak her zaman eleştiri ile yargıyı, iddia ile gerçeği, kesinlik ile bilimselliği birbirine karıştırmışızdır. bu anlamda, ama takıntılı bir kafanın elinde ironinin ne hallere geleceğini de görmek için iyi bir fırsat.
eşcinselleri yüceltmeyecek, atatürk'ü de küçük düşürmeyecek eylemdir. ama her şey bir yana atatürk'ün ne yaptığıyla değil, ne olduğuyla ilgilenen zihniyetin ürünüdür illa ki. eşcinseldir, transtır, heterodur... kimi ne ilgilendirir? hepsi için söylemiyorum ama birkaç sözde dini bütün, osmanlı fetişisti* kardeşimizin "atatürk'e nasıl yeni bir bok daha atabiliriz?" kafasıyla ortaya attığı iddialar bunlar. türkiye'deki milyonlarca insanın da homofobik olduğunu düşünürsek "atatürk çok içki içermiş, inançsızmış da"lara bir yenisinin daha eklendiğini söyleyebiliriz ne yazık ki. son olarak iddia yalansa bunu ortaya atan pek sevgili kardeşlerimize inandıkları allahtan akıl, fikir diliyor; doğruysa da kimsenin cinsel yöneliminin o kişiye duyduğum saygıyı azaltmayacağını bildiğimden umursamazca günlük işlerime devam ediyorum.
ömrü hayatında bir defa bile kendi cinsel problemleri üzerine düşünmemiş ve bundan dolayıdır ki, sağa sola cinsellikle alakalı laflarla ölçüsüz bir şekilde saldırarak ruhsal doyuma ulaşanları ne ilk defa görüyoruz ne de son olacak...seneler önce bir kitap fuarında gey oluşuyla alakalı birkaç terbiyesiz laf edip dalga geçmeye çalışan zibidiye murathan mungan'ın verdiği bir ayar vardı: "ben kendi cinsel problemlerimi hallettim, en azından sizin gibi geceleri yalnız yatmıyorum!" bu zat da ayarı hakkediyor! atatürk'ün ne olduğu sadece kendisini ilgilendirirdi. atatürk'ü yaptığı onca şeyle layıkıyla anlayıp, hak ettiği değeri verdiler bir cinsel hayatı kalmıştı!
diktatör ve haysiyetsiz olmasından iyi iddiadır.
herhangi birinin eşcinsel olduğunu iddia etmek yanlıştır. eşcinselliğin hakaret olarak algılanmasıyla bunun bir ilgisi yok. cinsel yönelim, cinsiyet kimliği kişi tarafından açıklanmadığı sürece bu tür iddialar faşistçedir, kişi eşcinsel olsun ya da olmasın. kişinin cinsel yönelimini gizli tutma hakkı vardır, kimseye bu konuda söz söylemek düşmez.
konuya özel olarak da bunun cahil toplumun gözünde kişiyi itibarsızlaştırmak için yapılan kasıtlı bir davranış olduğu söylenebilir.
bir nefret toplumu davranışıdır. türk halkı yunus emre'nin, mevlana'nın, hacı bektaş- ı veli'nin mirasını yedi, tüketti. artık o hoş görüden, iyi niyetten, gönül zenginliğinden, tevazudan, insan sevgisinden eser kalmadı. öyle sanayi toplumlarına özgü bir bireysellik de değil. bildiğin bencil, nefret dolu, tahammülsüz, agresif bir halk haline geldi. bunun nedenlerini sosyologlar, psikologlar daha doğru belirler şüphesiz. ben yalnızca sonuçlarını görüyorum. sana benzemeyen herkes kötü! "ibneler" kötü, solcular kötü, laikler kötü, muhalefet edenler kötü, sorgulayanlar kötü, aleviler hepten kötü, türk ve müslüman olmayanlar zaten hep kötüydü... eeeeeeeeee ne kaldı geriye? iyi olan bir tek %48! çok akıllı ya, bir taşla iki kuş vurdu dingil! bir iddiayla hem atatürk'ü hem de eşcinselleri karalamış oldu. tarih çok kanlı ve trajik bir son hazırlıyor bunlara, çok! artık bunu adım gibi biliyorum. cami duvarına işemenin de bir bedeli var.
türkiye de iddia etmek artık suç değildir. ama ismi lazım değil -ki gerçekten değil- biri için ederseniz hızlı demokrasi ürünü adaletten başınıza olmadık bir iş çıkabilir.
h. z. uşaklıgil'in oğlu ile ilişkisi (iletişimi) ortaya çıktıkça böylesi iddiaların konuşulması doğal karşılanmalı. asıl üzerinde durulması gereken nokta neden bu tartışmanın bir aşağılama/karalama olarak algılandığı...
eşcinsel bireylerin bile atatürke eşcinselsin demenin, o kişinin karakterine yapılan bir hakaret olarak algıladıklarını gösteren beyan olmuştur, evet.
doğru bir iddia olsaydı türkiye bu kadar homofobik bir ülke olmazdı kesinlikle. eşcinsellerle ilgili görüşü ne olurdu ya da neydi atatürk ün çok da merak ediyorum aslında..
bu konuyla ilgili oldukça homofobik tabirler kullanılan bir video buldum, altında yazılan yorumlarda korkunç.

videoyu şikayet ettim, atatürk gay olabilir, çokça da sevinirim böyle bir şey varsa eğer. lakin video içeriği gerçekten korkunç.

bu tür iddialara vereceğim yanıt, birgün kendim deşifre olursam, gururla söyleyeceğim savunma cümlelerimle aynıdır:
"götümle veya sikimle hizmet etmiyorum bu ülkeye! kol gücüm ve beynim hizmetinizde; o yüzden gerisi hikaye; herkes haddini bile!"
herhangi biri hakkında azimle bu soru yöneltildiğinde acaba köfte yapmayı mı teklif edecek diye hep merak ederim.

8702
  • /
  • 2