mor kalem

Durum: 341 - 0 - 0 - 0 - 13.06.2014 11:35

Puan: 3737 - Sözlük Kezbanı

5 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

who here feels like they have no idea what they are doing?
  • /
  • 18

rihanna

sesinin güzelliği, dans yeteneği, sahne şovları bir yana haksızlığa karşı gösterdiği tavırlada gönlümde yer etmiş siyahi şarkıcı.

soma için yaptığı desteği biliyoruz. bir keresinde amerika'da ırkçı saldırıya uğrayan siyahlar içinde aynı duruşu sergilemiştir. peki filistin için yaptığına ne demeli? kadın açık açık israil'in ortasında, tel aviv konseri sırasında tüm yahudilere filistin'i desteklediğini söylemiş. ayrıca birleşik arap emirliklerinde cami ziyaret edip tesettüre girmesi de çok hoşuma gitti.

bu da haber linki. 26 ekim 2013.

http://istekadin.org/513-ISte-MODA--MAGA...

erkek götünün kadın götünden daha güzel olması

açık bir şekilde ortada olan gerçektir.

+18











the great gatsby

f. scott fitzgerald amerika'nın caz çağını anlattığı romanı. kitap bir aşk hikayesinden çok amerikan rüyasını eleştiren didaktik bir eser. ayrıca "ne zaman birine nasihat verecek unutma, herkes senin imkanlarınla dünyaya gelmedi," gibi mükemmel bir cümleyi edebiyat alemine kazandırmıştır.

aynı zamanda bir baz luhrman filmi. romeo ve juliet ve moulin rouge'u sevdiyseniz bu filmide kesinlikle seversiniz. dokuları neredeyse aynı.

2013 yılı çekilmiş filminin soundtrack'ına adını veren müthiş* albüm. için jay z, beyonce, lana del rey, will.i.am, fergie, gotye, sia gibi pek çok önemli isminin şarkıları bulunmaktadır.

ahmed-i hani

kürtçe ehmede xani, 1650 yılında hakkarinin han köyünde dünyaya gelen kürt yazar, divan şairi. yaşadığı yörede zaman zaman şeyh olarak kabul edilmiştir. türkçe, kürtçe, arapça ve farsça bile ahmed-i hani, eserlerinin dönemin edebiyat dili olan farsça yerine kürtçe yazmıştır.
en ünlü eseri 2012 yılında tc kültür ve turizm bakanlığı tarafından çıkarılan, 17. yüzyılda kaleme alınmış mem u zin isimli eseridir. kürtçenin kurmanci lehçesiyle kaleme aldığı bu eser emir zeynettin'in güzellikleriyle ünlü iki kızı zin ve sti'nin, mem ve tajdin isimli iki delikanlıyla olan aşklarını anlatır. kültür ve turizm bakanlığının bastığı kitap kürtçe, arapça ve türkçesini içermektedir.

(bkz: mem u zin)

sia

chandelier klibi pink'in try klibini anımsatmaktadır. bir tek ben mi böyle düşünüyorum bilmem.

zaten pink'in try klibinin ilk saniyelerinde bir adet chandelier* görmek mümkün.

pink try


sia chandelier

eminem

rihanna ile çok başarılı düetler yapmış adam. ayrıca (bkz: 8 mile )

the monster

peçe

en azından laik ülkelerde acilen yasaklanmasını düşündüğüm örtü bir çeşit aksesuar. çünkü bu örtüyü takan kişinin profili belli olmuyor ve bu örtünün altında işlenecek bir suç, suçlunun tanınmamasına sebep oluyor.

muhteşem yüzyıl kösem

kösem sultan rolü için meryem sahra uzerli'nin oynayacağı söylentiler arasındadır.

yalnız gay

eğer yalnızlığı seneleri aşıyorsa ben nerede yanlış yaptım diye düşünmesi gereken geydir. çevredeki geylerin 4'te 3'ü yalnızken, aslında hepsi kendilerine bu soruyu sormaları lazım. ben neyim ne bekliyorum? karşımdan istediğimi geri verebilecek miyim?
ayrıca yalnızlığı bir sevgili/eş eksikliği olarak görüyorsak biraz nefes alıp arkadaşlarımıza odaklanmamız gerekir. çünkü ilişki durumları aramayla bulunmuyor. bir zaman geliyor ve "sen hep buradaymışsın," diyorsunuz. arkadaşlarda insanı yalnız hissettirmiyorlar.

evli biriyle sevişmem insanı

işin duygusal boyutundan çok adamın eşinden gizli mi yoksa açık bir şekilde mi ilişki aradığı önemlidir. ayrıca karısıyla beraber becerilmek istenen adamlar tanıdım. onları nereye koyacağız?
eğer eşinden gizliyse kesinlikle uzak dururum. çünkü ilişkilerimde çok sadığımdır ve karşılığında sadakat beklerim. kendimi eşinin yerine koyarım ve uzak dururum.

gezide solcu licede faşist takılan tip

gene bir faşist. gene bir cahil. hayatında hiç coğrafya dersi görmedin mi? yakılan ormanlar güneydoğu'da değil. zira güneydoğu'da orman olmaz. iklimi musait değil. yaktiginiz ormanlar batıda, muğla'da. teröristler muğla'da mi saklandıniz. böylelikle bir fasistin daha ne kadar cahil oldunu kanıtladım. şimdi aç biraz kitap oku sonra git biraz balık yağı iç. zira fasistlerde çok ciddi omega eksikliği var.
not: bu entry silinen entrynin yerine girildi. sebep küfür içermesiymis. yukarıda adam küfür edip durmuş o pkk'lı diye laf yok tabii.

facebookta ülkeyi kurtarmak

sokağa çıkıp masum terörist demeden kürtleri öldürmeyi düşünmediği için alay edilen iyi insan. ama unutmayın yeri gelince bu insanlar sokağa inmeyide bilirler.

gezide solcu licede faşist takılan tip

coğrafya bilgisi sıfır olan faşist tarafından kaleme alınmış. benzer bir faşist tarafından kopyalanması. çünkü bunların alayı cahil. lan mal güneydoğu bölgesinde orman olmaz zaten. oraların iklimi buna musait değil. muğla'da yakılan ormanda mi saklandıniz teröristler. muğla nere şırnak nere? cahilsiniz lan.
gerisine cevap vermeye bile gerek yok. şimdi git biraz kitap oku öyle tespit sıç.

edit: küfürlerimi sildim.

friends

jeneriği ile insanı mutlu etmeye yeter.


cizre’de 6 yaşındaki çocuk gözünden gaz bombasıyla vuruldu

sorumlusu pkk ve kck'dır. annesi ilk açıklamasında bdp'yi suçlamıştır. ki haklıdır. şehrin için masum insanları düşünmeden molotofları atarsan, polislerle çatışırsan olan masumlara olur. allah şifa versin.
teröristlerde bir yerlerine kına yaksınlar. gene en büyük zararı kürtlere verdiler.

smellycat

her gördüğümde çöp kutusundan fırlayıp smelly smelly smelly its not your fault diye haykıran kızlar aklıma geliyor.

air wick

daha çok iş yerlerinde ve beş yıldızlı otellerde tercih edilen marka. bu marka sadece spreyden ibaret değildir, mumlarıda vardır.

son kez bir erkekle yatıp cinsiyet değiştireceğim

hafta sonu balkonda yapılan kahvaltı

çeşmedeki yazlıkta en keyiflisi yapılan kahvaltı. yeşilliklerin arasında denize nazır kurulmuş bir sofrada ailenizle yapacağınız kahvaltı paha biçilemez.

bayrak hassasiyeti

daha kıçında bokunu tutamayan bayraksızların eleştirdiği hassasiyet. he yavrum he. o feysbukun ileti girmekle yetinen insanlarda sokağa inmeyi bilirler ancak terörist ruhlu olmadıkları için teröristlerin yanında bu vatanın bir ferdi olmaktan gurur duyan kürt arkadaşları için inmiyorlar.
  • /
  • 18
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 341

porno bağımlılığı

pornografi bağımlılığından kurtulma rehberi:

çağımızın vebası olup, genç dimağlarımızı iliklerine kadar sömüren, insanımızı abazanlaştırıp, piksel sevdalısı haline getiren bu illetten kurtulma rehberidir. yazıyı olabildiğince kısa ve öz tutmaya çalıştım. baştan sona soluklana soluklana, özümsenerek okunursa faydalı olacağı kanısındayım. yer yer bilimsel bir dil hakim olsa da, vakanın vahametini kavrama açısından elzemdir.

öncelikle çok meşhur bir deneyle başlamak istiyorum. yine bir deney ve yine fareler. bir eril fare sürekli aynı dişi fare ile çiftleştirilir ve eril farenin çiftleşmelerdeki boşalma süresinin giderek arttığı, hatta bir süre sonra erkek farenin johnny sins’e evrildiği, dakikalarca performans gösterdiği gözleniyor. (1dk-16dk)

bir sonraki aşamada ise, bu eril faremiz, her çiftleşmede farklı bir dişi fareyle izdivaç eder. bir önceki aşamada performansı sürekli artan fare, deneyin bu aşamasında hemen hemen aynı boşalma(ejakülasyon) dakikasında kalır ve dişi farelere rezil-rüsva olur. (1dk-3dk)

eril fare, aynı dişi ile çiftleştikçe giderek azalan miktarda dopamin üretmeye başlar fakat dişi fare değiştirildiği an, eril faredeki dopamin tavan yapar. işte bütün memelilerdeki bu vakaya coolidge effect diyoruz. aynı deney, dişi fareler ve dişi memeliler için de geçerlidir. bu yazı boyunca erkek odaklı yazacağım fakat mevzu kadınlar için de birebir aynıdır.

dopamin demişken hemen dopaminden bahsedeyim. dopamin, bir başka deyişle, bağımlılık molekülü, genlerimize hizmet etmek için bizi motive etmeye yarayan hormondur. dopamin salgısı, novelty dediğimiz “yeniliklerle” dalgalanmalar gösterir. yeni bir kalem aldığımız zaman içimizde oluşan yazma hissinde, vizyona giren filme gitme isteğimizde, iphone’un son modeli çıktığında değiştirme arzusu hissetmemizin nedeni hep bu hormondur.

novelty ise fare deneyindeki yeniliktir. porno izleyen bir insan 10 saniye sekreter pornosu izledikten sonra başka bir sekme açıp, o sekmede de hemşire pornosu izlemeye devam etmesi, yenilik arzusundandır. dopamin yeni olanda artmaktadır. porno izlerken firefox’u, chorme’u sekme manyağı yapıp pornodan pornoya atlamamızın temel nedeni, her yenilikte dopamin seviyemizin artmasıdır. fare deneyinde, eril farenin sürekli yeni bir dişi fareyle çiftleştirilmesinde olduğu gibi.

dopamin hormonu, ödül döngüsü dediğimiz, adını pavlov’un köpeği deneyiyle duymuş olduğumuz mekanizmayı tetikler. ivan pavlov, köpeğine her et verişinde zil çalmaktadır. bir süre sonra et getirmeden sadece zil çaldığında da köpeğin ağzının sulandığı gözlemler. ödül döngüsü, bağımlılıklarımıza giden yoldaki duraklardan bir başkasıdır. peki, ödül nedir? köpek için et iken, insan için yiyecek, seks, aşk, arkadaşlık veya novelty olabilir.

pornografi ve dopamin ilişkisini irdeleyecek olursak; hayatımızın her parçasına giren internet ile porno ve pornografik novelty sadece bir tık ötededir. gerçi türkiye’de porno siteleri yasak olduğu için 2-3 tık diyelim biz ona.* bu kolay erişilebilirlik, ödül döngümüzü dengesizleştiren etmen oluyor çünkü porno sitelerindeki uçsuz bucaksız porno envanteri bizlere limitsiz “yenilikler” sunuyor.

asian, stocking, big tits, lesbian, office, secretary ve sair.

peki, bu ödül döngümüzü doyuran limitsiz yenilikler karşısında, bu çarkın dönmesine hiç karşı koymaya çalışmamış bir beyin, bir süre sonra ne hale gelir? yani canı her istediğinde porno izleyen birey, nereye evrilir? cevap veriyorum; porno bağımlılığını en nihayetinde kabullenme veya cinsel şartlanma.

öncelikle şunu bir kabul edelim; porno bağımlılığı ile seks bağımlılığı birbirinden tamamen farklı. porno bağımlığı internet bağımlılığıdır ve ekrandaki piksel piksel olan çıplaklığa olan bağımlılıktır. seks bağımlılığı ise gerçektir, dokunabilirsin, karşılıklı duygu iletişimi vardır.

insanoğlu bazen şöyle bir yanılgıya düşüyor; “bağımlılık sadece madde bağımlılığı ile gerçekleşir”. ancak rakamlar bize tam tersini söylüyor; amerika’da alkol ve madde bağımlılığı yüzde 10-15 iken, ödül döngüsü ile vuku bulan ve yukarda da bahsettiğim listede bulunan “yiyecek(ödül döngüsünü işleten) tüketim dengesizliği”, amerikan halkının yüzde 75’ini normalden fazla kilolu ve yüzde 35’ini de obez yapıyor. bu arada yeri gelmişken hemen ifade edeyim, geçtiğimiz ay içerisinde obezite hastalık kategorisine alındı. ne alaka demeyin, dengesiz yiyecek tüketimi de çok ciddi başka bir bağımlılıktır. ancak konumuz bu değil.

dengesiz yiyecek tüketimi örneğinde olduğu gibi pornografiye de genlerimizin evrimsel amaçla meylettiği ödül döngüsü mekanizmasıyla bağımlı hale geliniyor ve bu da pornografiyi madde bağımlılığından daha potansiyelli bir bağımlılık olarak karşımıza çıkarıyor.

ihtiyacımızdan fazla tüketme bağımlılığı ise, doyma hissinden sonra, doyma sürecinde yemek yerken aldığımız hazzı(dopaminal) arama ihtiyacından kaynaklanıyor ve bizleri daha fazla tüketmeye yöneltiyor. gelişmiş ülkelerdeki zenginlik, herkesin tüketim delisi haline gelmesi ve rakamlarda da görüldüğü gibi her 4 kişiden 3’ünün “fazlası” olmasına neden oluyor. yiyeceğe rahatça erişen insan hep daha fazlasını tüketmek istiyor. ancak biliyoruz ki afrika ülkelerinde böyle bir ihtimal yok. erişemeyen insan “kilolu” olamıyor, bağımlılığa yakalanmamış oluyor. durum pornografide de aynı. mouse’un tek tıkıyla arzuladığı çıplaklığı karşısında görebiliyor, erişebiliyor.

“genlerimizden gelen, dölleme ve tüketme “hırsı”, canlıların en öncelikli içgüdülerindedir.”

insanoğlunun dölleme hırsı, aynı anda onlarca iki boyutlu, vamp, azgın hatunu bir arada karşısında görünce zirve yapıyor ve hepsini döllemeye çalışıyor. herif ekrandaki dövmeli, iri göğüslü, uzun bacaklı taş hatunla neslini devam ettirmek istiyor. içgüdüsel olarak en uygun anne adayını döllemek için porno sitelerinde fink atlıyor. ancak eli boş dönüyor.* protein kaybına mı üzülelim yoksa beynine verdiği zarara mı?

gelin birazcık da pornografinin yukarda bahsettiğimiz sistemleri kullanarak, beynimize nasıl zarar verdiğini detaylandırarak görelim.

hassaslaşma: geçmişte ödül döngümüzle aldığımız hazlar beynimizde kilit anılara olan hassaslığımızı arttırıyor ve hep hatırdaki hazza yöneltiyor. bunun bir sonraki adımı ise, hatırdaki anıyı geçmişte nasıl elde etmiş olmamızdır. yani porno sitesinde “lesbian teacher at school” diye aratıp, karşınıza gelen pornoyu izlediğiniz zaman aldığınız haz, bir sonraki deneyimlerinizde de elde etmek istediğiniz hedeftir. hal böyle olunca bir sonraki deneyiminiz de aynı keyword’lerle oluyor. fetişliğe giden yol bu mekanizma ile gerçekleşiyor.

alışkanlığı edinme safhasında ise karşımıza delta fosb proteini çıkıyor. pornografiyle beraber dönmeye başlayan ödül mekanizması, delta fosb birikmesine neden oluyor. ancak bu birikme, madde bağımlılığında gerçekleşmiyor çünkü madde bağımlılığında uyuşturan madde direkt rol alıyor ve ödül mekanizması kullanılmıyor. bir başka deyişle, madde bağımlılığında uyuşturan maddenin beyne yaptığı etki ile delta fosb birikiminin porno bağımlılığında beyinde oluşturduğu sonuçlar benzer kapılara çıkmakta.

delta fosb, ödül döngüsü devam ederken bizleri ödül döngüsünün devam etmesi gerektiğine motive ediyor. buna binge mekanizması deniyor. binge mekanizması memelilere evrimsel avantajlar kazandıran bir mekanizmadır. bir aslanı örnek alacak olursak, kaç günde bir geyik denk getirebiliyor ki? ancak yakaladığında bütün bir geyiği halletmesi gerekiyor. iste bu noktada binge devreye giriyor ve aslanın bütün bir geyiği bitirebilmesini sağlıyor. fırsatlar nadir ve tek parça ise bu mekanizma kusursuz işliyor.

binge’e pornografi açısından bakacak olursak durum vahim. insan internet sayesinde gerçek hayatta hiç denk getiremeyeceği güzellikte birçok hatunla/erkekle sanal cima eyliyor. yetmiyor aynı anda 10 tane farklı porno açıp hepsiyle halvete girmeye çalışıyor. dev göğüslü, jartiyerli öğretmenler, hemşireler, sekreterler internet sayesinde ekranının içinde. beyin doğası gereği bu büyük pastaya saldırıyor. ancak olay burada kalmıyor. çünkü istediği her an ulaşabiliyor pornoya. bir tilki belki haftada bir kez geyik leşi denk getirebilirken, azgın erkeğimiz her gün kate upton seviyesindeki kadınlarla sanal seks yapıyor ve binge mekanizmasını alt-üst ediyor.

aşırı üretim delta fosb proteini, porno izleme ve mastürbasyon eylemi sırasında kullanılan sinir bağlantılarını düzenleyip, bu güzergâhı(sinir hattı) güçlendirmeye neden oluyor. böylelikle bir süre sonra sistem otomatikleşiyor, bir başka değişle bağımlılık safhasına çıkıyor. öyle ki bu işlem sırasında oturan imgeler bizi porno izlemeye tahrik ediyor. örnek verecek olursak; jartiyer giymiş bir kadının pornosu imgeleştiğinde, sokakta gördüğümüz jartiyerli bir kadın`:evet her gün sokakta jartiyerli kadına denk geliyorum` ile kolayca bu sistemi uyarıyor ve bilinçaltımıza porno izleme ve mastürbasyon yapma isteği aşılıyor. aynen pavlov’un köpeği deneyinde olduğu gibi. zil çalınıyor ve köpeğin ağzı sulanıyor.*

duyarsızlaşma: dopamin, dopamin resöptörlerini ve ödül döngüsünü daha duyarsız hale getirerek alınan hazzı azaltıyor ve dopamine daha bağımlı hale geliyor çünkü daha fazla dopamin istiyor sistem, eski hazza ulaşabilmek için bu da giderek körleşen kısır bir döngüye neden oluyor.

hassaslaşmanın götürüsü olarak artan porno izleme neticesinde sinir sistemi dopamin bombardımanına tutulmuş oluyor. bir süre sonra sistem duyarsızlaşmaya başlayınca sistem dopamin miktarını attırmaya yöneliyor. sistem kilitleniyor. beyne ve sinir sistemine dışardaki başka hiçbir şey ilgi çekici gelmiyor. vücut bu sanal döllemeye odaklandığından gerçek hayattaki kadın-erkek ilişkisi ikinci plana düşüyor. duyarsızlaşma, beynin porno bağımlılığı ile bağlantılı imge bulabilmek için ultra aktif bir hal almasına neden oluyor. sistem düşük dopamin sinyali nedeniyle bir türlü tatmin olamaz hale geliyor.

hassaslaşma ve duyarsızlaşma, bağımlılıkların temelini oluşturmaktadır.

düzenli porno izleyicileri, ilk izledikleri pornolardaki tadı alabilmek için farklı arayışlara girerler. şaşırtıcı, farklı, yasak ve hatta korkunçlu videolara kayma eğilimi taşırlar. öyle ki, çıplak popo resimleriyle başlamış bir porno kariyeri, tecavüz videoları izleyerek mastürbasyon yapar hale gelebilir. porno sitelerindeki akla-hayale gelmeyecek kategorilerin nedeni, porno bağımlılarının zamanla farklı arayışlara girme içgüdülerinden kaynaklanır. şu anda sıçmalı, osurmalı, parmaklamalı, anırmalı, oyuncaklı videolarla tatmin oluyorsanız, yani seks tadınız değiştiyse, beyniniz o yöne kayarak tatmin aramış ve beyniniz de değişmiştir.

muhtasar: aşırı tüketim(porno)---) dopamin ---) delta fosb ve binge bozuklukları ---) bağımlılık.

aşırı tüketim porno ne kadardır? bu sorunun cevabı ile kaç el kumar oynayınca kumar bağımlısı olunur sorusunun cevabı aynı.

bağımlılık nedir? çoğumuz sadece kimyasalların bağımlılık yapacağına inanır ve porno izleme tutkusunun bir bağımlılık olmadığını söyler. ancak nörolojistler tam tersini söylemekte. çok farklı alandaki, çok farklı “şeylerin” bağımlılık yapabileceği vakidir. internetin yayınlaşmasıyla beraber internet bağımlılığı başlığı altında birçok bilimsel araştırma yapıldı ancak ilk başlarda porno bağımlılığı, internet bağımlılığı başlığı altında spesifize edilmedi. hatırlarsınız vakti zamanında internet bağımlılığıyla beraber gelen asosyalleşme konusu işlenirdi. acaba internete bakmadan ne kadar durabilirim gibisinden. bizden her şeyiyle minimum 10 sene önde giden amerika’da şu anda porno bağımlılığı işlenmektedir. daha bize tam olarak uğramamış olması şaşırtıcı değildir. ancak bizler biliyoruz ki, eskiden bağımlılık olarak addetmediğimiz çoğu şeyin artık bağımlılık olduğunu kabul ediyoruz. (bilgisayar oyunları, kumar, abur-cubur tüketimi)

porno bağımlılığını özel yapan şeyler; 7/24 ulaşılabilir olması, bedava olması, tek kişilik olması, sınırsız çeşitlilik, kolay erişim, porno tüketiminde bir sınır olmaması(yiyecek ve madde bağımlılığında farklı), aşırı tüketimde tiksinmeye yol açmaması(bu da yiyecekten ve madde bağımlılığından farklı çünkü 2 paket aile boyu lays yeseniz bile 3. de kesinlikle iğrenmeye başlarsınız)

düzenli porno kullanımı sonucunda oluşan semptomlar; erken boşalma, cinsel birleşim sırasında iktidarsızlık, çok mastürbasyon az zevk, artan sosyal tedirginlik, güvensizlik, karakter dışı davranışlar, dengesiz erekte, seks-mastürbasyon tat farkı, konsantrasyon eksikliği, yüksek tedirginlik, depresyon, beyin işlevlerinde yavaşlama ve gecikme. (hafıza geriliği, unutkanlık ve sair)

gördüğünüz gibi ilaç prospektüsüne döndü olay. bu sonuçların biri, ikisi, üçü kesinlikle baş göstermiştir ortalama bir porno-severde. peki, beynimizi ve ödül döngümüzü eski haline getirebilmek için ne yapmalıyız?

yenilenme süreci: bu yenilenme sürecinde uzak durulacaklar; porno, porno üzerine hayal kurmak, erotik hikâyeler, internette güzel gacı fotolarına bakmak ve sair. ta ki iyileşene kadar. bu süreci etkili ve kısa tutmak için mastürbasyonu “bu süreç boyunca” bırakmak bir metottur. zor bir yol, fakat etkili. ancak zorunlu değildir mastürbasyonu bırakabilmek. zafere giden yol çilelerle dolu. beyin dopamine o kadar bağımlı bir hale gelmiştir ki porno-severlerde, bu süreçte en küçük tetikleyici faktörler bile bu perhizi bozmanıza neden olabilir. yenilenme süreci irade ve kararlılık ister.

porno ve pornografik hayallerden kaçmak ana hedefimizken bu süreçte “gerçek” ilişkilerin, iyileşme sürecine olumlu etkileri olduğu saptanmıştır. elzem değildir fakat kız arkadaşı/erkek arkadaşı olan bireylerin bunu avantaja çevirmesi mümkün.

iyileşme sürecine girip, porno perhizi yapan bireylerin bazıları, yukarda saydığım semptomlara odaklanarak motive oldukları da vakidir. pornografi bağımlılığında en sık karşılaşılan semptomlarından biri olan iktidarsızlık(erectile dysfunction), porno severlerin iyileşmek için pornografiden uzak, çileli bir yenilenme dönemine katlanabilmelerine motive eden makul bir sebeptir.

bu dönem zarfında mastürbasyona ihtiyaç duydunuz anlar, bu ihtiyacın sizin gerçek libidonuzdan değil de bağımlılığınızdan ötürü olduğunu bilmelisiniz. piksele olan aşkınızdan dolayı, babafingonuz yarı erekte ya da erekte bile olmadığı zamanlar mastürbasyon yapma ihtiyacı hissedersiniz. işte bunlar hep bağımlılık. vücudunuz dopamin için yakarıyordur adeta.

pornografi ve mastürbasyon pavlov’un köpeği deneyindeki ağız sulanması ve zil sesi gibi bağlantılıdır. porno bağımlısı bir bireyde zili çalarsanız(pornografi) ağzı sulanır(mastürbasyon). zaman her şeyin ilacıdır diye boşuna demiyor büyüklerimiz. zaman içerisinde işlemeyen bu bağlantı zayıflayacaktır.

ayrıca tekrar etmekte fayda görüyorum; bu süreçte sadece pornoyu değil de yapay mastürbasyonu da bırakan bireylerin daha hızlı bir şekilde iyileştiği ilmen sabittir. pornoyu bırakan çoğu erkek başlangıçta yaptıkları mastürbasyondan zevk alamadıklarından şikâyetçi olur bunun da sebebi porno bağımlılığıdır. her yemekten sonra sigara içen bir kişi, sigarayı bıraktıktan sonra yediği yemeklerin doyurmadığından şikâyetçi olur. hatta bu nedenle sigarayı bırakanlarda, aşırı kilo alma gözlemlenir. aynı sebep-sonuç ilişkisini bu örnekte de görmekteyiz.

iyileşme süreci aslında bireyin kendisini ve beynini değiştirdiği bir dönemdir. bu çok da kolay değildir. porno izlememek çok basit bir işlemmiş gibi görünebilir fakat bağımlıysanız ciddi bir emek ister. iyileşme dönemine kararlı bir şekilde kendinizi hazırlayıp başladıktan sonra hiçbir nedenle porno izlememelisiniz. 5 saniyelik bir video bile. izlediğiniz herhangi bir pornografik öğe sürecin kötüye gitmesine sebep olur. bu nedenle pornografi ve ona giden bütün yolları kesin. öyle anlar olacaktır ki, eroini bitince krize giren bir madde bağımlısı gibi baktığınız her yeri meme ve vajina olarak görebilirsiniz. asla. son çareniz, son silahınız pornosuz mastürbasyon yapmak olmalıdır. mastürbasyon yapmak, sürecinize kara leke sürmeyeceği gibi kriz anlarında vücudunuzu sakinleştirmeniz için bir ara gazı olabilir. sorun yok. mastürbasyon değildir sizi bu hale getiren, pornografidir. bu iyileşme süreci anti-mastürbasyonik bir süreç değildir. beyninizi ve zihninizi kirleten pornografidir asıl düşman, bunu unutmayalım.

evli ya da kız/erkek arkadaşı olan bireyler bu süreçte daha dikkatli olmalılar. beyninize ilişkinizin gerçek olduğunu hissettirmelisiniz. dokunma, öpüşme, ten kokusu gibi pikselin veremedikleri, beyninizin farklı noktalardan uyarılmasına sebep olacağından yararlı olacaktır. fantezi dışı gerçek ilişkiler sağlıklıdır, bu yüzden eşi ya da sevgilisi olan bireyler yaşayacakları ilişkinin iyileşme sürecine kötü bir etki yapacağı gibi bir tedirginliğe kapılmamalıdır. dipnot: fantezi kelimesi yunanca bir kelimedir ve hayal kurmak anlamına gelir. ancak bu başlık altında kullandığım ve türkçede yaygın kullanım olarak farklı bir anlama sahiptir, hepinizin bildiği üzere.

birazcık da yenilenme sürecinin uzunluğundan bahsedecek olursak; her beyin farklı olduğundan kişiden kişiye değişmektedir. kimisinde 60 gün, kimisinde 90 gün. sayısal bir rakam vermekten ziyade, asıl üzerine düşünmemiz gereken “bende ne değişirse iyileştiğimi anlarım?” olmalıdır. hastaların iyileşme sürecindeki ve bitimindeki deneyim ve gözlemlerini de yazımın ilerleyen kısmında yazacağım fakat değişikliklerden kısaca bahsetmek isterim; arzularınızı kontrol edebilmek, gerçek ilişkilere yönelme ve gerçek ilişkilerden alınan hazzın artması öyle ki öpüşmelerinizde bile az ya da çok erekte olabilmek, sabah ereksiyonlarının artması(kötü gibi görünse de sağlık bir erkek alametidir), güne uyanırken daha iyi ruh haline sahip olmak, hayatın yaşamaya değer olduğunu hissetmek, zamansız ereksiyonların azalması, hafızada keskinlik, gerçek ilişkinin mastürbasyondan daha cazip gelmesi gibi belirtiler normalleşmeye başlandığının ipuçlarıdır.

bu kadar porno, pornografi demişken önemli bir noktanın altını çizmek isterim. beynimizin aslında pornodan çok da haberi yok. pornografi eroin gibi ödül döngüsünün “şahsen” içinde olmadığından dolaylı bir şemadan sisteme entegre olmakta. bu yüzden beynimizin pornografi ile direkt bir tanışıklığı yok. mesele, ödül döngümüz ile pornografinin neden olduğu dopamin salgısı arasında döndüğünden, beynimiz pornografiden bi’haber. bu yüzdendir ki, odaklanmamız gereken dopamin-ödül döngüsüdür. işte bu sistemin beline kürekle vurmamız gerekiyor. iyileşme süreci tamamen bununla alakalı sevgili dostlarım.

pornografik ve erotik videolar, chat odaları, facebook, youtube ve twitter gibi sitelerde size dopamin salgılatacak fotoğraf ve görüntüler, mastürbasyon yaparken fantezi kurmak(çünkü beyin için porno izlemek ile kafada fantezi kurmak arasında bir fark yok)(evet kuru kuruya mastürbasyon yapmalısınız, hayalsiz, en azından iyileşene kadar) ve erotik hikayeler okumak şiddetle kaçınıp, iyileşme döneminde asla ve kata bulaşmamanız gerekenlerdir.

işbu ödül döngüsünü işletip dopamin salgılatan porno bağlantılı sinir ağını kullanmayarak zaman içerisinde güçsüzleşmesini sağlayacağız. beynimizi yeniden yapılandıracağız. pornoya akan sistemimizdeki bağlantıları zaman içerisinde eritip, beynimizi değiştireceğiz.

tavsiyelere gelecek olursak; öncelikle pornografinin beyni nasıl ve ne şiddette etkilediğini ayrıca nasıl değiştirdiğini iyice özümsemelisiniz. yazımın bundan önceki kısımlarını okumanız yeterli olacaktır. tekrara girmiyorum.

kendinizi motive etmelisiniz. bu süreç sonunda hayatınızın eskisinden daha iyi olacağını unutmamalısınız. amerika’daki aynı hastalığa sahip insanların motivasyon toplantılarında olduğu gibi bu süreçle iyileşmiş başka insanların yorumlarını okumak da etkili olacaktır.

bilgisayarınızı ve telefonunuzu zararlı içeriklerden arındırın. pop-out sitelerdeki ya da içeriğini bilmediğiniz sitelerden fırlayan sakıncalı fotoğraflarla karşılaşmamak için filtre program kurabilirsiniz.

ödül döngünüzü sağlıklı yollarla işletip dopamin salgılatan başka aktivitelere yönelebilirsiniz. sağlıklı diyet, sosyalleşme, kitap okumak, spor, meditasyon(müslümansanız namaz kılmanızı tavsiye ederim) ve sair. detaylı bilgi için kaynaklar: http://www.youtube.com/watch?v=o4ujctdyjnq
http://www.youtube.com/watch?v=gxy__kbvq1m

bazı kaynaklarda, bu süreç zarfında enerjisini ve odaklanmasını gym ve spora aktaran insanların eskisinden daha çok verim aldıklarını okumuştum ancak bilimsel bir veri bulamadım. bulursam eklerim.

internetteki bu süreç üzerine oluşturulmuş form ve blog sitelerini takip edebilirsiniz;
http://www.yourbrainrebalanced.com/
http://www.nofap.in/
http://www.reddit.com/r/nofap/
http://www.no-porn.com/

varsa porno arşiviniz, geri dönüşümsüz silin. browser geçmişini temizleyin.

hayatınızı değiştirmek sizin elinizde.(sağ elinizde)*

şaka bir yana, kesinlikle denemeye değer. bunun garantisini ben şahsen sizlere veriyorum. neden fırsatınız varken daha sağlıklı bir birey olmayı denemiyorsunuz ki? neyse, daha fazla uzatıp gözlerinizi yormak istemem. aklınıza takılan sorularda bir yeşil uzaklıktayım.

çok düzenli olmasa da bu yazı sırasında kullandığım kaynakları sizinle paylaşayım;
http://www.youtube.com/watch?v=as9vumf6jmu (ve geri kalan 5 partı)
http://www.socioaffectiveneuroscipsychol.net/…29179
http://www.youtube.com/watch?v=wsf82awsdiu
http://yourbrainonporn.com/
http://www.doctoroz.com/…-erectile-dysfunction-pt-1
http://markchamberlainphd.blogspot.com/

--- iyileşme sürecindeki insanların gözlemleri ---

önemli not: bu bölümdeki gözlemleri ben kendi işkembemden uydurmadım. aşağıda kaynak verdim. bazıları gerçekten çok abartı gibi duruyor. placebo efekt olabilir. ancak bazı iyileşme alametleri çoğu insanda ortak görülmüş. umut tacirliği yapmak istemem, yukarda bahsettiğim semptomlar sizlerde porno kaynaklı olmayabilir. ama oladabilir. ciddi endişe duyuyorsanız profesyonel bir yardım alın ve doktorunuza başvurun.**

öncelikle pornografinin ne denli zararlı olduğunu kendisinin ted konuşmasında fark ettiğim gary wilson’un verdiği örnekle başlamak istiyorum ve bundan sonra kişilerin fikir ve görüşlerini birebir yazacağım. hemen vurgulamak isterim ki, iyileşme sürecinde herkeste gözlemlenen değişiklikler farklı olmakta. farklı insanlar birbirinde çok farklı olumlu geri dönüşler yaşadığını ifade etmekte. bu yüzden bana ilerde “bak bende bunlar gerçekleşmedi” demeyiniz.

pornografiyi hayatından çıkaralı 1 ay olmuş birisi: “kendimi bir sonraki sir isaac newton ya da leonardo da vinci gibi hissediyorum. yeni bir işe girdim, yeni bir piyano aldım. her gün fransızca çalışıyorum, çizim yapıyorum, programlama ile uğraşıyorum. öz güvenim tavan yapmış durumda. istediğim her kızla konuşabileceğimi hissediyorum.” (bu kişi okulu depresyon yüzünden 2,5 sene uzatmış birisi) (kaynak: gary wilson-the great porn experiment)

bundan sonraki yazacağım feedback'ler reuniting.info internet sitesinde bulunan, 157 sayfalık, her biri bir başka kişiye ait, iyileşme döneminde olan kişilerin kendi gözlemlerinden oluşan bir çalışmadır. isteyenlere indirme linkini atabilirim. direk link paylaşırsam, link patlayabilir. rastgele seçtiğim 7 farklı gözlemi türkçeye çevirdim, buyrun. edit: bunları uydurduğumu düşünenler olmuş, buyrun link, tam 157 sayfa yorum var.

“24 yaşındayım ve 16 yaşımdan beri mastürbasyon yapıyorum. sıklığı değişmekle beraber günde 7 defa yapmışlığım bile vardır. son zamanlarda mastürbasyondan sonra kendimi oldukça yorgun hissetmeye başlamıştım ve bu yüzden kolay uyumama yarıyordu. gary wilson’un ted konuşmasından sonra mastürbasyonu bırakmaya karar verdim. pornografi ve mastürbasyonu eş zamanlı bıraktım ve şu ana kadar fark ettiğim değişimleri sizinle paylaşmak isterim;

-sesim eskisinden daha erkeksi ve daha derinden çıkıyor.
-genel olarak kendimi daha iyi hissediyorum.
-diyaloglar sırasında kelimeler aklıma daha hızlı geliyor.
-gözlerimin altındaki siyah çizgiler azaldı. gözlerimi daha canlı ve daha sağlıklı hissediyorum. eskiden sabah güneşine karşı duyarlıydım, görünen o ki bu da azaldı.
-uykularım derinleşti ve uyandığımda daha dingin kalkıyorum.
-ereksiyonlarım çok daha güçlü.
-gün içerisinde kendimi daha enerjik hissediyorum.
-çok zeki biri olduğum söylenemez ancak eskisinden daha iyi bulmaca çözebiliyorum.”

“bugün 25. günüm ve kendimi harika hissediyorum. hava bulutlu olmasına rağmen güneşli bir gün gibi benim için. iş yerindeki herkes kafamın iyi olduğunu düşünüyor. hırsım ve isteğim geri döndü. her gün youporn’a girdiğim zamanlar geçici mutluluklar elde ediyordum. şimdi anlıyorum ne kadar ezikçe olduğunu. artık gerçek bir kadın istiyorum. bu kadar kısa bir sürede aldığım bu yol gerçekten inanılmaz. agresifliğim ve panik atağım daha kontrol edilebilir oldu. artık kadınlardan çekinmiyorum ve biriyle çıkabileceğimi biliyorum. geçmiş kötü bir rüya gibi. kendime gelmiş gibiyim…”

“8. haftam ve her günüm sosyal aktivitelerle dolu. insanlar beni davet ediyor ve ben insanları davet ediyorum. üniversitedeki ilk yılımdan beri ilk defa dışa dönük hissediyorum. hala tam olarak insanlarla konuşurken yaşadığım çekingenliği atamamış olsam da, azaldığını hissediyorum. kızlarla göz temasında bulunurken artık daha rahatım.”

“bugün pornosuz geçen 50. günüm. vücudum gayet sağlıklı. birkaç ay önce sıkıntısını yaşadığım iktidarsızlık ve zayıf boşalma problemim artık yok. pornografiden ve pornografik fantezilerden vazgeçmem sağlığım için büyük bir adımdı.”

“bugün 34. günüm ve devam etmekte. aniden baş gösteren cinsel isteğim artık daha kontrol edilebilir bir hal aldı. işimin dışında kendime vakit ayırıp özel şeylerle de ilgilenmeye başladım. dürüstçe söyleyebilir ki doğru yolda yürüyorum. artık kadınlara farklı açıdan baktığımı fark ettim. elbette hala seksi bir hatunu gördüğümde kafamı çeviriyorum fakat artık kadınlarda mini etek, memeden ziyade davranışsal özellikler ilgimi çekiyor. farklı tarzdaki kızlardan hoşlanır oldum. seksi kızlardan çok, bana karşı iyi davranan hoş kızlar, anlarsınız işte…”

“20. gün. sesim giderek seksileşiyor mu ne? sadece bir tahmin ama sesim artık daha derinden çıkıyor gibi. kendimi daha üretken hissediyorum ve zihnim daha temiz. forumlarda insanların yazdıkları doğruymuş. porno gerçekten de hayattan aldığımız zevki azaltıyormuş.”

“(pornosuz 3. ay, en son mastürbasyon 8 gün önce) sosyal iletişimim artık çok çok daha iyi. başkaları karşısında ne yapacağım ya da ne söyleyeceğim konusunda daha az paranoyağım. kızların benim hakkımda düşündükleri umurumda değil. artık onlar da insan gibi görünüyor. çok çekici insanlar. çok güzeller çoook.”

--- iyileşme sürecindeki insanların gözlemleri ---

ekşisözlük'ten alıntıdır.

gusül abdesti alan geyler

içlerinde bulunduğum gey grubu. kusura bakmayın ama ergenliğe girdiğim günden beri gusül abdesti almaya alışmış, abdestsiz gezdiği an kendini gerçek anlamda "pislik" hisseden birisiyim. iç çamaşırım ağırlaşıyor, sikim donuyor sanki. her neyse bu benim kendi inancım, abdestsiz yapamıyorum. size ne? sevişme gardaşım* zaten sizler gibi inancıma saygılı olmayan kişilerle işim olmaz. yataktan kalkıp abdest alıyormuş?! yahu senin sikiştiğin iki üç adam seni seks objesi olarak görüyor, yıkanıp yanında gidiyorsa ne diye tüm gusül abdesti alan geyleri tek tipleştiriyorsun. ben eski erkek arkadaşımla beraberken seviştikten sonra kalkıp hemen gusül abdesti almıyordum. o anın tadını çıkarıyorduk. sonra kalkıp beraber duşa girdikten sonra boy abdestlerimizi alıp çıkıyorduk.

adamın biri iki tecavüzcü gey ile tanışsa geylerin hepsi tecavüzcüdür dese hoşunuza gider mi? öteki, öteki, öteki.

ilk eşcinsel ilişkiden sonra yapılanlar

kendimi yolun karşısında ki avm'nin tuvaletine atmıştım. ağlaya ağlaya elimi yüzümü yıkayıp şoku üzerinden atmaya çalışmıştım. bundan sonra ne yaparım, ailem yüzümden anlar mı acaba, o kişi benden hoşlandığını düşünmüştü peşime düşer miydi acaba, sokakta annemle gezerken onla karşılaşır mıydık gibi saçma sapan bir sürü soru geliyordu. kafamı kaldırıp aynaya her bakışımda bir değişiklik arıyordum. ben hala aynı ben miyim diye.
sonra eve gitmiştim. üzerimde seviştiğim adamın kokusu vardı. bana ait olmayan bir kokuydu. eve girer girmez kıyafetlerimi üzerimden çıkarmalı banyo yapmalıydım. doğruca banyoya girdim, kaynar suyun altında yıkandım. boy abdesti aldım. tövbe ettim. hevesimi aldım, bitti artık dedim.
banyodan çıkınca, kurulanırken kirliler sepetinde duran çıkardığım çamaşırları gördüm. aklıma 1 saat öncesi geldi. kendimi kötü hissettim tekrar. bir poşete doldurup hepsini çöpe attım.
o sırada televizyonda yalan dünya oynuyordu, eve çıkıp ailemle onu izledim.

porno bağımlılığı

pornografi bağımlılığından kurtulma rehberi:

çağımızın vebası olup, genç dimağlarımızı iliklerine kadar sömüren, insanımızı abazanlaştırıp, piksel sevdalısı haline getiren bu illetten kurtulma rehberidir. yazıyı olabildiğince kısa ve öz tutmaya çalıştım. baştan sona soluklana soluklana, özümsenerek okunursa faydalı olacağı kanısındayım. yer yer bilimsel bir dil hakim olsa da, vakanın vahametini kavrama açısından elzemdir.

öncelikle çok meşhur bir deneyle başlamak istiyorum. yine bir deney ve yine fareler. bir eril fare sürekli aynı dişi fare ile çiftleştirilir ve eril farenin çiftleşmelerdeki boşalma süresinin giderek arttığı, hatta bir süre sonra erkek farenin johnny sins’e evrildiği, dakikalarca performans gösterdiği gözleniyor. (1dk-16dk)

bir sonraki aşamada ise, bu eril faremiz, her çiftleşmede farklı bir dişi fareyle izdivaç eder. bir önceki aşamada performansı sürekli artan fare, deneyin bu aşamasında hemen hemen aynı boşalma(ejakülasyon) dakikasında kalır ve dişi farelere rezil-rüsva olur. (1dk-3dk)

eril fare, aynı dişi ile çiftleştikçe giderek azalan miktarda dopamin üretmeye başlar fakat dişi fare değiştirildiği an, eril faredeki dopamin tavan yapar. işte bütün memelilerdeki bu vakaya coolidge effect diyoruz. aynı deney, dişi fareler ve dişi memeliler için de geçerlidir. bu yazı boyunca erkek odaklı yazacağım fakat mevzu kadınlar için de birebir aynıdır.

dopamin demişken hemen dopaminden bahsedeyim. dopamin, bir başka deyişle, bağımlılık molekülü, genlerimize hizmet etmek için bizi motive etmeye yarayan hormondur. dopamin salgısı, novelty dediğimiz “yeniliklerle” dalgalanmalar gösterir. yeni bir kalem aldığımız zaman içimizde oluşan yazma hissinde, vizyona giren filme gitme isteğimizde, iphone’un son modeli çıktığında değiştirme arzusu hissetmemizin nedeni hep bu hormondur.

novelty ise fare deneyindeki yeniliktir. porno izleyen bir insan 10 saniye sekreter pornosu izledikten sonra başka bir sekme açıp, o sekmede de hemşire pornosu izlemeye devam etmesi, yenilik arzusundandır. dopamin yeni olanda artmaktadır. porno izlerken firefox’u, chorme’u sekme manyağı yapıp pornodan pornoya atlamamızın temel nedeni, her yenilikte dopamin seviyemizin artmasıdır. fare deneyinde, eril farenin sürekli yeni bir dişi fareyle çiftleştirilmesinde olduğu gibi.

dopamin hormonu, ödül döngüsü dediğimiz, adını pavlov’un köpeği deneyiyle duymuş olduğumuz mekanizmayı tetikler. ivan pavlov, köpeğine her et verişinde zil çalmaktadır. bir süre sonra et getirmeden sadece zil çaldığında da köpeğin ağzının sulandığı gözlemler. ödül döngüsü, bağımlılıklarımıza giden yoldaki duraklardan bir başkasıdır. peki, ödül nedir? köpek için et iken, insan için yiyecek, seks, aşk, arkadaşlık veya novelty olabilir.

pornografi ve dopamin ilişkisini irdeleyecek olursak; hayatımızın her parçasına giren internet ile porno ve pornografik novelty sadece bir tık ötededir. gerçi türkiye’de porno siteleri yasak olduğu için 2-3 tık diyelim biz ona.* bu kolay erişilebilirlik, ödül döngümüzü dengesizleştiren etmen oluyor çünkü porno sitelerindeki uçsuz bucaksız porno envanteri bizlere limitsiz “yenilikler” sunuyor.

asian, stocking, big tits, lesbian, office, secretary ve sair.

peki, bu ödül döngümüzü doyuran limitsiz yenilikler karşısında, bu çarkın dönmesine hiç karşı koymaya çalışmamış bir beyin, bir süre sonra ne hale gelir? yani canı her istediğinde porno izleyen birey, nereye evrilir? cevap veriyorum; porno bağımlılığını en nihayetinde kabullenme veya cinsel şartlanma.

öncelikle şunu bir kabul edelim; porno bağımlılığı ile seks bağımlılığı birbirinden tamamen farklı. porno bağımlığı internet bağımlılığıdır ve ekrandaki piksel piksel olan çıplaklığa olan bağımlılıktır. seks bağımlılığı ise gerçektir, dokunabilirsin, karşılıklı duygu iletişimi vardır.

insanoğlu bazen şöyle bir yanılgıya düşüyor; “bağımlılık sadece madde bağımlılığı ile gerçekleşir”. ancak rakamlar bize tam tersini söylüyor; amerika’da alkol ve madde bağımlılığı yüzde 10-15 iken, ödül döngüsü ile vuku bulan ve yukarda da bahsettiğim listede bulunan “yiyecek(ödül döngüsünü işleten) tüketim dengesizliği”, amerikan halkının yüzde 75’ini normalden fazla kilolu ve yüzde 35’ini de obez yapıyor. bu arada yeri gelmişken hemen ifade edeyim, geçtiğimiz ay içerisinde obezite hastalık kategorisine alındı. ne alaka demeyin, dengesiz yiyecek tüketimi de çok ciddi başka bir bağımlılıktır. ancak konumuz bu değil.

dengesiz yiyecek tüketimi örneğinde olduğu gibi pornografiye de genlerimizin evrimsel amaçla meylettiği ödül döngüsü mekanizmasıyla bağımlı hale geliniyor ve bu da pornografiyi madde bağımlılığından daha potansiyelli bir bağımlılık olarak karşımıza çıkarıyor.

ihtiyacımızdan fazla tüketme bağımlılığı ise, doyma hissinden sonra, doyma sürecinde yemek yerken aldığımız hazzı(dopaminal) arama ihtiyacından kaynaklanıyor ve bizleri daha fazla tüketmeye yöneltiyor. gelişmiş ülkelerdeki zenginlik, herkesin tüketim delisi haline gelmesi ve rakamlarda da görüldüğü gibi her 4 kişiden 3’ünün “fazlası” olmasına neden oluyor. yiyeceğe rahatça erişen insan hep daha fazlasını tüketmek istiyor. ancak biliyoruz ki afrika ülkelerinde böyle bir ihtimal yok. erişemeyen insan “kilolu” olamıyor, bağımlılığa yakalanmamış oluyor. durum pornografide de aynı. mouse’un tek tıkıyla arzuladığı çıplaklığı karşısında görebiliyor, erişebiliyor.

“genlerimizden gelen, dölleme ve tüketme “hırsı”, canlıların en öncelikli içgüdülerindedir.”

insanoğlunun dölleme hırsı, aynı anda onlarca iki boyutlu, vamp, azgın hatunu bir arada karşısında görünce zirve yapıyor ve hepsini döllemeye çalışıyor. herif ekrandaki dövmeli, iri göğüslü, uzun bacaklı taş hatunla neslini devam ettirmek istiyor. içgüdüsel olarak en uygun anne adayını döllemek için porno sitelerinde fink atlıyor. ancak eli boş dönüyor.* protein kaybına mı üzülelim yoksa beynine verdiği zarara mı?

gelin birazcık da pornografinin yukarda bahsettiğimiz sistemleri kullanarak, beynimize nasıl zarar verdiğini detaylandırarak görelim.

hassaslaşma: geçmişte ödül döngümüzle aldığımız hazlar beynimizde kilit anılara olan hassaslığımızı arttırıyor ve hep hatırdaki hazza yöneltiyor. bunun bir sonraki adımı ise, hatırdaki anıyı geçmişte nasıl elde etmiş olmamızdır. yani porno sitesinde “lesbian teacher at school” diye aratıp, karşınıza gelen pornoyu izlediğiniz zaman aldığınız haz, bir sonraki deneyimlerinizde de elde etmek istediğiniz hedeftir. hal böyle olunca bir sonraki deneyiminiz de aynı keyword’lerle oluyor. fetişliğe giden yol bu mekanizma ile gerçekleşiyor.

alışkanlığı edinme safhasında ise karşımıza delta fosb proteini çıkıyor. pornografiyle beraber dönmeye başlayan ödül mekanizması, delta fosb birikmesine neden oluyor. ancak bu birikme, madde bağımlılığında gerçekleşmiyor çünkü madde bağımlılığında uyuşturan madde direkt rol alıyor ve ödül mekanizması kullanılmıyor. bir başka deyişle, madde bağımlılığında uyuşturan maddenin beyne yaptığı etki ile delta fosb birikiminin porno bağımlılığında beyinde oluşturduğu sonuçlar benzer kapılara çıkmakta.

delta fosb, ödül döngüsü devam ederken bizleri ödül döngüsünün devam etmesi gerektiğine motive ediyor. buna binge mekanizması deniyor. binge mekanizması memelilere evrimsel avantajlar kazandıran bir mekanizmadır. bir aslanı örnek alacak olursak, kaç günde bir geyik denk getirebiliyor ki? ancak yakaladığında bütün bir geyiği halletmesi gerekiyor. iste bu noktada binge devreye giriyor ve aslanın bütün bir geyiği bitirebilmesini sağlıyor. fırsatlar nadir ve tek parça ise bu mekanizma kusursuz işliyor.

binge’e pornografi açısından bakacak olursak durum vahim. insan internet sayesinde gerçek hayatta hiç denk getiremeyeceği güzellikte birçok hatunla/erkekle sanal cima eyliyor. yetmiyor aynı anda 10 tane farklı porno açıp hepsiyle halvete girmeye çalışıyor. dev göğüslü, jartiyerli öğretmenler, hemşireler, sekreterler internet sayesinde ekranının içinde. beyin doğası gereği bu büyük pastaya saldırıyor. ancak olay burada kalmıyor. çünkü istediği her an ulaşabiliyor pornoya. bir tilki belki haftada bir kez geyik leşi denk getirebilirken, azgın erkeğimiz her gün kate upton seviyesindeki kadınlarla sanal seks yapıyor ve binge mekanizmasını alt-üst ediyor.

aşırı üretim delta fosb proteini, porno izleme ve mastürbasyon eylemi sırasında kullanılan sinir bağlantılarını düzenleyip, bu güzergâhı(sinir hattı) güçlendirmeye neden oluyor. böylelikle bir süre sonra sistem otomatikleşiyor, bir başka değişle bağımlılık safhasına çıkıyor. öyle ki bu işlem sırasında oturan imgeler bizi porno izlemeye tahrik ediyor. örnek verecek olursak; jartiyer giymiş bir kadının pornosu imgeleştiğinde, sokakta gördüğümüz jartiyerli bir kadın`:evet her gün sokakta jartiyerli kadına denk geliyorum` ile kolayca bu sistemi uyarıyor ve bilinçaltımıza porno izleme ve mastürbasyon yapma isteği aşılıyor. aynen pavlov’un köpeği deneyinde olduğu gibi. zil çalınıyor ve köpeğin ağzı sulanıyor.*

duyarsızlaşma: dopamin, dopamin resöptörlerini ve ödül döngüsünü daha duyarsız hale getirerek alınan hazzı azaltıyor ve dopamine daha bağımlı hale geliyor çünkü daha fazla dopamin istiyor sistem, eski hazza ulaşabilmek için bu da giderek körleşen kısır bir döngüye neden oluyor.

hassaslaşmanın götürüsü olarak artan porno izleme neticesinde sinir sistemi dopamin bombardımanına tutulmuş oluyor. bir süre sonra sistem duyarsızlaşmaya başlayınca sistem dopamin miktarını attırmaya yöneliyor. sistem kilitleniyor. beyne ve sinir sistemine dışardaki başka hiçbir şey ilgi çekici gelmiyor. vücut bu sanal döllemeye odaklandığından gerçek hayattaki kadın-erkek ilişkisi ikinci plana düşüyor. duyarsızlaşma, beynin porno bağımlılığı ile bağlantılı imge bulabilmek için ultra aktif bir hal almasına neden oluyor. sistem düşük dopamin sinyali nedeniyle bir türlü tatmin olamaz hale geliyor.

hassaslaşma ve duyarsızlaşma, bağımlılıkların temelini oluşturmaktadır.

düzenli porno izleyicileri, ilk izledikleri pornolardaki tadı alabilmek için farklı arayışlara girerler. şaşırtıcı, farklı, yasak ve hatta korkunçlu videolara kayma eğilimi taşırlar. öyle ki, çıplak popo resimleriyle başlamış bir porno kariyeri, tecavüz videoları izleyerek mastürbasyon yapar hale gelebilir. porno sitelerindeki akla-hayale gelmeyecek kategorilerin nedeni, porno bağımlılarının zamanla farklı arayışlara girme içgüdülerinden kaynaklanır. şu anda sıçmalı, osurmalı, parmaklamalı, anırmalı, oyuncaklı videolarla tatmin oluyorsanız, yani seks tadınız değiştiyse, beyniniz o yöne kayarak tatmin aramış ve beyniniz de değişmiştir.

muhtasar: aşırı tüketim(porno)---) dopamin ---) delta fosb ve binge bozuklukları ---) bağımlılık.

aşırı tüketim porno ne kadardır? bu sorunun cevabı ile kaç el kumar oynayınca kumar bağımlısı olunur sorusunun cevabı aynı.

bağımlılık nedir? çoğumuz sadece kimyasalların bağımlılık yapacağına inanır ve porno izleme tutkusunun bir bağımlılık olmadığını söyler. ancak nörolojistler tam tersini söylemekte. çok farklı alandaki, çok farklı “şeylerin” bağımlılık yapabileceği vakidir. internetin yayınlaşmasıyla beraber internet bağımlılığı başlığı altında birçok bilimsel araştırma yapıldı ancak ilk başlarda porno bağımlılığı, internet bağımlılığı başlığı altında spesifize edilmedi. hatırlarsınız vakti zamanında internet bağımlılığıyla beraber gelen asosyalleşme konusu işlenirdi. acaba internete bakmadan ne kadar durabilirim gibisinden. bizden her şeyiyle minimum 10 sene önde giden amerika’da şu anda porno bağımlılığı işlenmektedir. daha bize tam olarak uğramamış olması şaşırtıcı değildir. ancak bizler biliyoruz ki, eskiden bağımlılık olarak addetmediğimiz çoğu şeyin artık bağımlılık olduğunu kabul ediyoruz. (bilgisayar oyunları, kumar, abur-cubur tüketimi)

porno bağımlılığını özel yapan şeyler; 7/24 ulaşılabilir olması, bedava olması, tek kişilik olması, sınırsız çeşitlilik, kolay erişim, porno tüketiminde bir sınır olmaması(yiyecek ve madde bağımlılığında farklı), aşırı tüketimde tiksinmeye yol açmaması(bu da yiyecekten ve madde bağımlılığından farklı çünkü 2 paket aile boyu lays yeseniz bile 3. de kesinlikle iğrenmeye başlarsınız)

düzenli porno kullanımı sonucunda oluşan semptomlar; erken boşalma, cinsel birleşim sırasında iktidarsızlık, çok mastürbasyon az zevk, artan sosyal tedirginlik, güvensizlik, karakter dışı davranışlar, dengesiz erekte, seks-mastürbasyon tat farkı, konsantrasyon eksikliği, yüksek tedirginlik, depresyon, beyin işlevlerinde yavaşlama ve gecikme. (hafıza geriliği, unutkanlık ve sair)

gördüğünüz gibi ilaç prospektüsüne döndü olay. bu sonuçların biri, ikisi, üçü kesinlikle baş göstermiştir ortalama bir porno-severde. peki, beynimizi ve ödül döngümüzü eski haline getirebilmek için ne yapmalıyız?

yenilenme süreci: bu yenilenme sürecinde uzak durulacaklar; porno, porno üzerine hayal kurmak, erotik hikâyeler, internette güzel gacı fotolarına bakmak ve sair. ta ki iyileşene kadar. bu süreci etkili ve kısa tutmak için mastürbasyonu “bu süreç boyunca” bırakmak bir metottur. zor bir yol, fakat etkili. ancak zorunlu değildir mastürbasyonu bırakabilmek. zafere giden yol çilelerle dolu. beyin dopamine o kadar bağımlı bir hale gelmiştir ki porno-severlerde, bu süreçte en küçük tetikleyici faktörler bile bu perhizi bozmanıza neden olabilir. yenilenme süreci irade ve kararlılık ister.

porno ve pornografik hayallerden kaçmak ana hedefimizken bu süreçte “gerçek” ilişkilerin, iyileşme sürecine olumlu etkileri olduğu saptanmıştır. elzem değildir fakat kız arkadaşı/erkek arkadaşı olan bireylerin bunu avantaja çevirmesi mümkün.

iyileşme sürecine girip, porno perhizi yapan bireylerin bazıları, yukarda saydığım semptomlara odaklanarak motive oldukları da vakidir. pornografi bağımlılığında en sık karşılaşılan semptomlarından biri olan iktidarsızlık(erectile dysfunction), porno severlerin iyileşmek için pornografiden uzak, çileli bir yenilenme dönemine katlanabilmelerine motive eden makul bir sebeptir.

bu dönem zarfında mastürbasyona ihtiyaç duydunuz anlar, bu ihtiyacın sizin gerçek libidonuzdan değil de bağımlılığınızdan ötürü olduğunu bilmelisiniz. piksele olan aşkınızdan dolayı, babafingonuz yarı erekte ya da erekte bile olmadığı zamanlar mastürbasyon yapma ihtiyacı hissedersiniz. işte bunlar hep bağımlılık. vücudunuz dopamin için yakarıyordur adeta.

pornografi ve mastürbasyon pavlov’un köpeği deneyindeki ağız sulanması ve zil sesi gibi bağlantılıdır. porno bağımlısı bir bireyde zili çalarsanız(pornografi) ağzı sulanır(mastürbasyon). zaman her şeyin ilacıdır diye boşuna demiyor büyüklerimiz. zaman içerisinde işlemeyen bu bağlantı zayıflayacaktır.

ayrıca tekrar etmekte fayda görüyorum; bu süreçte sadece pornoyu değil de yapay mastürbasyonu da bırakan bireylerin daha hızlı bir şekilde iyileştiği ilmen sabittir. pornoyu bırakan çoğu erkek başlangıçta yaptıkları mastürbasyondan zevk alamadıklarından şikâyetçi olur bunun da sebebi porno bağımlılığıdır. her yemekten sonra sigara içen bir kişi, sigarayı bıraktıktan sonra yediği yemeklerin doyurmadığından şikâyetçi olur. hatta bu nedenle sigarayı bırakanlarda, aşırı kilo alma gözlemlenir. aynı sebep-sonuç ilişkisini bu örnekte de görmekteyiz.

iyileşme süreci aslında bireyin kendisini ve beynini değiştirdiği bir dönemdir. bu çok da kolay değildir. porno izlememek çok basit bir işlemmiş gibi görünebilir fakat bağımlıysanız ciddi bir emek ister. iyileşme dönemine kararlı bir şekilde kendinizi hazırlayıp başladıktan sonra hiçbir nedenle porno izlememelisiniz. 5 saniyelik bir video bile. izlediğiniz herhangi bir pornografik öğe sürecin kötüye gitmesine sebep olur. bu nedenle pornografi ve ona giden bütün yolları kesin. öyle anlar olacaktır ki, eroini bitince krize giren bir madde bağımlısı gibi baktığınız her yeri meme ve vajina olarak görebilirsiniz. asla. son çareniz, son silahınız pornosuz mastürbasyon yapmak olmalıdır. mastürbasyon yapmak, sürecinize kara leke sürmeyeceği gibi kriz anlarında vücudunuzu sakinleştirmeniz için bir ara gazı olabilir. sorun yok. mastürbasyon değildir sizi bu hale getiren, pornografidir. bu iyileşme süreci anti-mastürbasyonik bir süreç değildir. beyninizi ve zihninizi kirleten pornografidir asıl düşman, bunu unutmayalım.

evli ya da kız/erkek arkadaşı olan bireyler bu süreçte daha dikkatli olmalılar. beyninize ilişkinizin gerçek olduğunu hissettirmelisiniz. dokunma, öpüşme, ten kokusu gibi pikselin veremedikleri, beyninizin farklı noktalardan uyarılmasına sebep olacağından yararlı olacaktır. fantezi dışı gerçek ilişkiler sağlıklıdır, bu yüzden eşi ya da sevgilisi olan bireyler yaşayacakları ilişkinin iyileşme sürecine kötü bir etki yapacağı gibi bir tedirginliğe kapılmamalıdır. dipnot: fantezi kelimesi yunanca bir kelimedir ve hayal kurmak anlamına gelir. ancak bu başlık altında kullandığım ve türkçede yaygın kullanım olarak farklı bir anlama sahiptir, hepinizin bildiği üzere.

birazcık da yenilenme sürecinin uzunluğundan bahsedecek olursak; her beyin farklı olduğundan kişiden kişiye değişmektedir. kimisinde 60 gün, kimisinde 90 gün. sayısal bir rakam vermekten ziyade, asıl üzerine düşünmemiz gereken “bende ne değişirse iyileştiğimi anlarım?” olmalıdır. hastaların iyileşme sürecindeki ve bitimindeki deneyim ve gözlemlerini de yazımın ilerleyen kısmında yazacağım fakat değişikliklerden kısaca bahsetmek isterim; arzularınızı kontrol edebilmek, gerçek ilişkilere yönelme ve gerçek ilişkilerden alınan hazzın artması öyle ki öpüşmelerinizde bile az ya da çok erekte olabilmek, sabah ereksiyonlarının artması(kötü gibi görünse de sağlık bir erkek alametidir), güne uyanırken daha iyi ruh haline sahip olmak, hayatın yaşamaya değer olduğunu hissetmek, zamansız ereksiyonların azalması, hafızada keskinlik, gerçek ilişkinin mastürbasyondan daha cazip gelmesi gibi belirtiler normalleşmeye başlandığının ipuçlarıdır.

bu kadar porno, pornografi demişken önemli bir noktanın altını çizmek isterim. beynimizin aslında pornodan çok da haberi yok. pornografi eroin gibi ödül döngüsünün “şahsen” içinde olmadığından dolaylı bir şemadan sisteme entegre olmakta. bu yüzden beynimizin pornografi ile direkt bir tanışıklığı yok. mesele, ödül döngümüz ile pornografinin neden olduğu dopamin salgısı arasında döndüğünden, beynimiz pornografiden bi’haber. bu yüzdendir ki, odaklanmamız gereken dopamin-ödül döngüsüdür. işte bu sistemin beline kürekle vurmamız gerekiyor. iyileşme süreci tamamen bununla alakalı sevgili dostlarım.

pornografik ve erotik videolar, chat odaları, facebook, youtube ve twitter gibi sitelerde size dopamin salgılatacak fotoğraf ve görüntüler, mastürbasyon yaparken fantezi kurmak(çünkü beyin için porno izlemek ile kafada fantezi kurmak arasında bir fark yok)(evet kuru kuruya mastürbasyon yapmalısınız, hayalsiz, en azından iyileşene kadar) ve erotik hikayeler okumak şiddetle kaçınıp, iyileşme döneminde asla ve kata bulaşmamanız gerekenlerdir.

işbu ödül döngüsünü işletip dopamin salgılatan porno bağlantılı sinir ağını kullanmayarak zaman içerisinde güçsüzleşmesini sağlayacağız. beynimizi yeniden yapılandıracağız. pornoya akan sistemimizdeki bağlantıları zaman içerisinde eritip, beynimizi değiştireceğiz.

tavsiyelere gelecek olursak; öncelikle pornografinin beyni nasıl ve ne şiddette etkilediğini ayrıca nasıl değiştirdiğini iyice özümsemelisiniz. yazımın bundan önceki kısımlarını okumanız yeterli olacaktır. tekrara girmiyorum.

kendinizi motive etmelisiniz. bu süreç sonunda hayatınızın eskisinden daha iyi olacağını unutmamalısınız. amerika’daki aynı hastalığa sahip insanların motivasyon toplantılarında olduğu gibi bu süreçle iyileşmiş başka insanların yorumlarını okumak da etkili olacaktır.

bilgisayarınızı ve telefonunuzu zararlı içeriklerden arındırın. pop-out sitelerdeki ya da içeriğini bilmediğiniz sitelerden fırlayan sakıncalı fotoğraflarla karşılaşmamak için filtre program kurabilirsiniz.

ödül döngünüzü sağlıklı yollarla işletip dopamin salgılatan başka aktivitelere yönelebilirsiniz. sağlıklı diyet, sosyalleşme, kitap okumak, spor, meditasyon(müslümansanız namaz kılmanızı tavsiye ederim) ve sair. detaylı bilgi için kaynaklar: http://www.youtube.com/watch?v=o4ujctdyjnq
http://www.youtube.com/watch?v=gxy__kbvq1m

bazı kaynaklarda, bu süreç zarfında enerjisini ve odaklanmasını gym ve spora aktaran insanların eskisinden daha çok verim aldıklarını okumuştum ancak bilimsel bir veri bulamadım. bulursam eklerim.

internetteki bu süreç üzerine oluşturulmuş form ve blog sitelerini takip edebilirsiniz;
http://www.yourbrainrebalanced.com/
http://www.nofap.in/
http://www.reddit.com/r/nofap/
http://www.no-porn.com/

varsa porno arşiviniz, geri dönüşümsüz silin. browser geçmişini temizleyin.

hayatınızı değiştirmek sizin elinizde.(sağ elinizde)*

şaka bir yana, kesinlikle denemeye değer. bunun garantisini ben şahsen sizlere veriyorum. neden fırsatınız varken daha sağlıklı bir birey olmayı denemiyorsunuz ki? neyse, daha fazla uzatıp gözlerinizi yormak istemem. aklınıza takılan sorularda bir yeşil uzaklıktayım.

çok düzenli olmasa da bu yazı sırasında kullandığım kaynakları sizinle paylaşayım;
http://www.youtube.com/watch?v=as9vumf6jmu (ve geri kalan 5 partı)
http://www.socioaffectiveneuroscipsychol.net/…29179
http://www.youtube.com/watch?v=wsf82awsdiu
http://yourbrainonporn.com/
http://www.doctoroz.com/…-erectile-dysfunction-pt-1
http://markchamberlainphd.blogspot.com/

--- iyileşme sürecindeki insanların gözlemleri ---

önemli not: bu bölümdeki gözlemleri ben kendi işkembemden uydurmadım. aşağıda kaynak verdim. bazıları gerçekten çok abartı gibi duruyor. placebo efekt olabilir. ancak bazı iyileşme alametleri çoğu insanda ortak görülmüş. umut tacirliği yapmak istemem, yukarda bahsettiğim semptomlar sizlerde porno kaynaklı olmayabilir. ama oladabilir. ciddi endişe duyuyorsanız profesyonel bir yardım alın ve doktorunuza başvurun.**

öncelikle pornografinin ne denli zararlı olduğunu kendisinin ted konuşmasında fark ettiğim gary wilson’un verdiği örnekle başlamak istiyorum ve bundan sonra kişilerin fikir ve görüşlerini birebir yazacağım. hemen vurgulamak isterim ki, iyileşme sürecinde herkeste gözlemlenen değişiklikler farklı olmakta. farklı insanlar birbirinde çok farklı olumlu geri dönüşler yaşadığını ifade etmekte. bu yüzden bana ilerde “bak bende bunlar gerçekleşmedi” demeyiniz.

pornografiyi hayatından çıkaralı 1 ay olmuş birisi: “kendimi bir sonraki sir isaac newton ya da leonardo da vinci gibi hissediyorum. yeni bir işe girdim, yeni bir piyano aldım. her gün fransızca çalışıyorum, çizim yapıyorum, programlama ile uğraşıyorum. öz güvenim tavan yapmış durumda. istediğim her kızla konuşabileceğimi hissediyorum.” (bu kişi okulu depresyon yüzünden 2,5 sene uzatmış birisi) (kaynak: gary wilson-the great porn experiment)

bundan sonraki yazacağım feedback'ler reuniting.info internet sitesinde bulunan, 157 sayfalık, her biri bir başka kişiye ait, iyileşme döneminde olan kişilerin kendi gözlemlerinden oluşan bir çalışmadır. isteyenlere indirme linkini atabilirim. direk link paylaşırsam, link patlayabilir. rastgele seçtiğim 7 farklı gözlemi türkçeye çevirdim, buyrun. edit: bunları uydurduğumu düşünenler olmuş, buyrun link, tam 157 sayfa yorum var.

“24 yaşındayım ve 16 yaşımdan beri mastürbasyon yapıyorum. sıklığı değişmekle beraber günde 7 defa yapmışlığım bile vardır. son zamanlarda mastürbasyondan sonra kendimi oldukça yorgun hissetmeye başlamıştım ve bu yüzden kolay uyumama yarıyordu. gary wilson’un ted konuşmasından sonra mastürbasyonu bırakmaya karar verdim. pornografi ve mastürbasyonu eş zamanlı bıraktım ve şu ana kadar fark ettiğim değişimleri sizinle paylaşmak isterim;

-sesim eskisinden daha erkeksi ve daha derinden çıkıyor.
-genel olarak kendimi daha iyi hissediyorum.
-diyaloglar sırasında kelimeler aklıma daha hızlı geliyor.
-gözlerimin altındaki siyah çizgiler azaldı. gözlerimi daha canlı ve daha sağlıklı hissediyorum. eskiden sabah güneşine karşı duyarlıydım, görünen o ki bu da azaldı.
-uykularım derinleşti ve uyandığımda daha dingin kalkıyorum.
-ereksiyonlarım çok daha güçlü.
-gün içerisinde kendimi daha enerjik hissediyorum.
-çok zeki biri olduğum söylenemez ancak eskisinden daha iyi bulmaca çözebiliyorum.”

“bugün 25. günüm ve kendimi harika hissediyorum. hava bulutlu olmasına rağmen güneşli bir gün gibi benim için. iş yerindeki herkes kafamın iyi olduğunu düşünüyor. hırsım ve isteğim geri döndü. her gün youporn’a girdiğim zamanlar geçici mutluluklar elde ediyordum. şimdi anlıyorum ne kadar ezikçe olduğunu. artık gerçek bir kadın istiyorum. bu kadar kısa bir sürede aldığım bu yol gerçekten inanılmaz. agresifliğim ve panik atağım daha kontrol edilebilir oldu. artık kadınlardan çekinmiyorum ve biriyle çıkabileceğimi biliyorum. geçmiş kötü bir rüya gibi. kendime gelmiş gibiyim…”

“8. haftam ve her günüm sosyal aktivitelerle dolu. insanlar beni davet ediyor ve ben insanları davet ediyorum. üniversitedeki ilk yılımdan beri ilk defa dışa dönük hissediyorum. hala tam olarak insanlarla konuşurken yaşadığım çekingenliği atamamış olsam da, azaldığını hissediyorum. kızlarla göz temasında bulunurken artık daha rahatım.”

“bugün pornosuz geçen 50. günüm. vücudum gayet sağlıklı. birkaç ay önce sıkıntısını yaşadığım iktidarsızlık ve zayıf boşalma problemim artık yok. pornografiden ve pornografik fantezilerden vazgeçmem sağlığım için büyük bir adımdı.”

“bugün 34. günüm ve devam etmekte. aniden baş gösteren cinsel isteğim artık daha kontrol edilebilir bir hal aldı. işimin dışında kendime vakit ayırıp özel şeylerle de ilgilenmeye başladım. dürüstçe söyleyebilir ki doğru yolda yürüyorum. artık kadınlara farklı açıdan baktığımı fark ettim. elbette hala seksi bir hatunu gördüğümde kafamı çeviriyorum fakat artık kadınlarda mini etek, memeden ziyade davranışsal özellikler ilgimi çekiyor. farklı tarzdaki kızlardan hoşlanır oldum. seksi kızlardan çok, bana karşı iyi davranan hoş kızlar, anlarsınız işte…”

“20. gün. sesim giderek seksileşiyor mu ne? sadece bir tahmin ama sesim artık daha derinden çıkıyor gibi. kendimi daha üretken hissediyorum ve zihnim daha temiz. forumlarda insanların yazdıkları doğruymuş. porno gerçekten de hayattan aldığımız zevki azaltıyormuş.”

“(pornosuz 3. ay, en son mastürbasyon 8 gün önce) sosyal iletişimim artık çok çok daha iyi. başkaları karşısında ne yapacağım ya da ne söyleyeceğim konusunda daha az paranoyağım. kızların benim hakkımda düşündükleri umurumda değil. artık onlar da insan gibi görünüyor. çok çekici insanlar. çok güzeller çoook.”

--- iyileşme sürecindeki insanların gözlemleri ---

ekşisözlük'ten alıntıdır.

m. sarıgül ile yumruk vakti

ideal başkan adayı, örnek demokrat, insan hakları savunucusu mustafa sarıgülün, karşıt görüşlülere saldırdığı vakittir. sinirlenince tutmasınlar başkanımızı. o yumruk atacak demokrasi yerini bulacak. zaten demokratik ülkelerde insanlar sorunlarını yumruklarla çözerler, hukuk sistemi ne ki?

erdoğanın yaptıklarının çoğunu desteklemiyorum, anti-demokratik hareketleri oldukça fazladır lakin bir vatandaşa ananı da al git diyen birini yerden yere vuran bu milletin bir başkan adayından çok smack downcı edasıyla dolaşan sayın sarıgülü de hoş karşılamayacağını düşünüyorum.



eşcinsellerde görülen kişilik bozuklukları

genel olarak eşcinsel bireylerde gözlemlediğimiz kişilik bozukluklarıdır. kendimizde veya çevremizde gördüklerimizdir.

-facebook hesabında, bir adamın yüzünü bile göstermediği bir fotoğrafa bakarak kumaş parçasını arzulamak.
-kendisine hiç yakışmayan saçma sapan kıyafetleri takıp takıştırarak ikoncan olduğunu sanmak.
-aynanın karşısında anlamsız fotoğraflar çekmek.
-saplantılı biçimde aşık olmak.

not: biliyorum ilk taşı günahsız olanınız atsın demiş bir büyüğümüz. ben de günahsız olduğumu iddia etmiyorum lakin bu başlık altında belki sorunlarımızı fark edip düzeltmeye çalışabiliriz diye düşünüyorum. eh bir başka büyüğümüz de dediği gibi zararın neresinden dönsen kardır!

lice'de katliam var

doğrusu lice'de terör eylemleri var. devletin kendi topraklarında ne yapacağına karar vermeye çalışan 4 terörist öldürüldü olacaktır. o şanlı türk ordusu, teröristleri her defasında uyarmaktadır siviller var burada karışıklık çıkarmayın diye ama sözde kürtlerin hakkını arayan teröristler hiç önemsemeden şehir içinde saldırmaya devam etmektedirler. he yavrum he siz bizim devletimizde terör estireceksiniz, bizim şehirlerimizde bizim askerimize polisimize saldıracaksınız biz de kuzu kuzu şehirlerimizi size bırakacağız öyle mi?

gittikleri hastanede dicle üniversitesi devlet hastanesidir. devlet hastanesi hani. katil devlet. hıhı evet güzelmiş aklın güle güle kullan.

gezide solcu licede faşist takılan tip

gene bir faşist. gene bir cahil. hayatında hiç coğrafya dersi görmedin mi? yakılan ormanlar güneydoğu'da değil. zira güneydoğu'da orman olmaz. iklimi musait değil. yaktiginiz ormanlar batıda, muğla'da. teröristler muğla'da mi saklandıniz. böylelikle bir fasistin daha ne kadar cahil oldunu kanıtladım. şimdi aç biraz kitap oku sonra git biraz balık yağı iç. zira fasistlerde çok ciddi omega eksikliği var.
not: bu entry silinen entrynin yerine girildi. sebep küfür içermesiymis. yukarıda adam küfür edip durmuş o pkk'lı diye laf yok tabii.

mustafa sarıgül

akp iktidarına son vermek isteyen insanlar tarafından desteklenen başkan adayı. ne kadar üzücü değil mi, sizin geleceğe dair hiçbir planınız olmasın, adaylık konuşmanızda dişe dokunur hiçbir konuya değinmeyin ama sırf iktidar partisine gününü göstermek için oyları toplayın. işsizlik olsun, sağlık sorunu olsun, kadın hakları olsun ülkenin o kadar eksiği varken sizin halka verebileceğiniz tek şey iktidar partisinin dedikodusu olsun. sayın sarıgülde ne yazık ki apartman toplantılarında siyaset konuşan amcalardan bir adım öteye gidememiş, tek yaptığı iktidarın arkasından konuşmak olmuştur.
anti-demokratik hareketlerine değinmiyorum bile. yeri gelince solcu yeri gelince sağcı olan bu adam, karşısından başka bir partiyi savunan birisi olunca yumruk atmaktan da geri kalmamıştır. yalnız karşıt görüşlü de değil, kendi parti toplantısını bile fight clup'a çevirecek potansiyele sahiptir.

(bkz: m. sarıgül ile yumruk vakti )

evet, ne demiştik sağcı mı solcu mu olduğu belli değil. bunun ülkenin her vatandaşına hitap etmeye alakası yok, daha on yıl bile olmadı chp'nin kara çarşaflılara rozet takma omurgasızlığını gördük. ha diyeceksiniz insanların görüşlerin değişir, chp'de olgunlaştı; mecliste türbana neden karşı çıktılar onu sorarım?
lgbt vatandaşların chp'ye oy verirken bu yüzden iki kere düşünmeleri gerekir. bugün lgbt bireylere rozet** takan bu siyasi partinin yarın meclise giremezsiniz** demiyeceği ne bellidir.

sarıgülün yumruklarını beğenebilirsiniz, sarıgülün kafa karıştıran siyasetini beğenebilirsiniz, sarıgülün mitinglerde tek yaptığı iktidar dedikodusunu beğenebilirsiniz ancak sarıgülü eğer iktidarın faşistliğinden kurtulmak için seçerseniz kumar oynamış olursunuz ve kumarda ne kadar kaybedeceğiniz hiç belli olmaz. oyna girip elinizdekilerden olmakta var.

not. unutmayalım ki bir zamanlar rte'de lgbt bireyleri desteklediğini açıklamıştı.

bir ateist niye iyilik yapar

önce iyilik nedir diye sorgulanması gereken soru.

ben filozof değilim, ygs'de felsefe sorularını her ne kadar tam yapmış olsamda lisede felsefe derslerine pek katıldığım söylenemezdi ama bu iyilik konusunda bir kaç şey söyleyebilirim sanırım.

benim aklıma ilk gelen soru, iyilik neye göre iyilik neye göre kötülük? bugün dünyamızda ki iyi kavramının genel anlamıyla kutsal kitaplara dayandığını biliyoruz. aileye iyi davranmak, fakire yardım etmek, hayvanları sevmek gibi örneklerle çoğaltılabilir. evet bunları bir ateist yapmaz diyemeyiz ama bu şeylerin aynen kutsal kitaplarda yazdığını da inkar edemeyiz.

kutsal kitaplar inmeden önce pedofili normal karşılanıyordu mesela. platon'un dostluk-şölen kitabını okuduysanız orada platon'un bir arkadaşı için 12 yaşlarında bir oğlan çocuğunu ayarlamaya çalıştığını göreceksiniz. platon'un kutsal kitap okumadığına eminiz ve orada kendi aklınca iyilik yapmaktadır. ihtiyar bir adama seks yapsın diye 12 yaşlarında küçük bir oğlan çocuğu ayarlamaya çalışmaktadır. evet, bunu lisede arkadaşı berkcan'a yelda'yı ayarlamaya çalışan koray kıvamında yapar.

bugün ise en temelinde kutsal kitapları inkar eden bir ateistin, asla pedofiliyi desteklemeyeceğini iddia etmemde bir sakınca yoktur diye düşünüyorum. çünkü pedofili ahlaksızlıktır, kötülüktür. günümüzde iyilik sınıfına girmez.

günümüz ahlak kurallarında ise kutsal kitapların gücünü inkar edemeyiz. eşcinselliğin ısrarla kötülenmesi gibi.

işte bu iki şey birleşince bir ateist ancak bu toplumda yetiştiği için iyilik yapar. iyiliği belki bir tanrı için yapıyorum demez ama o tanrının kurallarına göre yetiştiği için bir fakire yardım etmenin iyilik olduğunu düşünür. işte bir ateist bu yüzden iyilik yapar.

islam'da eşcinsellik

günah mıdır değil midir bilmiyorum ama islamın şartlarından birisi olmadığına eminim. yani islam için olmazsa olmaz değildir.

sahabelerden birisi bir gün hz. muhhamed (sav)'e cennete girmek için ne yapması gerektiğini sorar.
hz. muhammed (sav) cevap olarak islamın beş şartını söyler ve bunlardan çıkmamasını tembihler. islamın beş şartı neydi?

1.şehadet getirmek
2.namaz kılmak
3.zekat vermek
4.oruç tutmak
5.hac'ca gitmek

allah'a karşı temel görevlerimizi yerine getirmemiz için eşcinsellik bir engel değildir. şüphesiz bunda da bir ibret vardır.

not: eksi oy veren, yazdığımın neresi yanlışta eksi verdin. gerçeklere gelemiyorsan o ayrı.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.