ayı sözlük itiraf

  • /
  • 177
dikkat : inişleri çıkışları olan yazar. bugün gülpembe , yarın karasevda telinden çalar.
oyuna kol desteği ekliyorum ama kodlaması çok yorucu oldu sözlük. neyse ki bitirdim o zor yerleri. yarın şöyle bir yürüyeyim bari.
bugün 14 şubat olduğunu unutmuşum bir arkadaşım dışarı çıkıyoruz yazınca dank etti. kendi kendime kızdım biraz da kendime üzüldüm. yalnızlığa alıştığımı hissetmeye başlıyorum. alışmaktan da korkuyorum. bürüneceğim ruh halinden de çekiniyorum. daha öncesinde çok zorlu geçirmiştim. ölüm gibi bir şeydi ama kimsenin ölmediği.
selam ben tırt bir biyologum. artık lütfen sormayın bilgisayar mühendisi misin diye. bilgisayardan pek anlamam ayrıca.
lan ben bugün fethullah gülen'i gördüm rüyamda. öff bee.
rüya demişken, ben de rüyamda sürekli yemek görüyorum. basit bir çikolatalı pastayla başladı rüyalarım, fakat dünkünde epey cozuttum. içerisinde yemek yenilen bir ticari taksiye biniyorum. arka koltuğun arkasında küçük kutular şeklinde 6 çeşit (evet saydım) yemek var yan yana ama ankastre gibi, arka kısmın içine gömülmüş bu kaplar. çok şık yani. hatırlayabildiğim yemekler yaprak sarma, kısır, poğaça. tatlı yoktu galiba. önceki gün çikolatalı pasta gördüm rüyamda herhalde ondan dolayı canım çekmedi. keşke taksiciyle aşna fişna ettiğim, how i met your taxi driver tadında bir rüya olsaydı da 5-6 entry kadar öncesi gibi bir destan döşeyebilseydim. ama olmadı, kısmet bir dahakine.
bir insanın, sevdiği bir insanla aynı yatakta yatması, gündelik rutinde çizilen sosyal alan sınırının paramparça edilmesi belki de nefes sesini bile duyabilir hale gelmek. iki insanın güç birliği etmesi, an içinde huzur, dışardaki bir ton gürültü yerini nefes sesine bırakması, gökyüzündeki hesaplanamaz karanlığın yerini güvene bırakması, yüz yüze göz göze gelmek.bir kere yaşamak belki anı, ama bitmesinin istenilmediği çikolata gibi,damakda dimağda yer edene kadar benlikte gezdire gezdire.

yazar yukarıda betimlemeye çalıştığı sahne ile neyi talep etmektedir?
a- betimlenen anda eriyip yok olmayı
b- betimlenen anda donup anda kilitlenmeyi
c- betimlenen anı içine çekip içinde hapsetmeyi
d- betimlenen anın büyüsüne girip içinde hapsolmayı

test çocuklarına nasıl anlatılır dert, nasıl sorulur bilemedim.
içimizdeki rasyonellere ; cevabı yok sorunun hiç de olmayacak cevap bu sefer a ile b arasında, belki de b ile c, soru hatalı da peki ya soran? soran?
bim'in çokonat benzeri gofretini çok seviyorum.
iş çok yorucu. öff öf. evde yattığım günleri özledim.
işten çıkacağım galiba. 2 gün bile dayanamadım. suçluluk hissediyorum. ama 3 katın temizlik işini de bana yaptırdılar saf olduğum için. ayaklarımı hissetmiyorum.
uzun bi aradan sonra arkadaşlarımla dışarı çıktım dün gece.malum taksimdeki et pazarını bilirsiniz he işte oraya gittik.gitmez olaydım.eski flört ettiğim çocuk kadınsı olmuş,kendimden utandım.feminenlere saygım var ama konuştuğum birinin böyle çıksı üzdü beni.sonuçda ilgi alanım değiller
facebook'ta bir çocuk gördüm çok tatlı. ama pasif. bunu tanımadığım halde ekledim ben. normalde pasiflerle ilgilenmiyorum ama bu çocuk çok tatlı. en azından öpüşmek bile keyif verebilir gibi geliyor. acaba "selam" diye mesaj atsam mı, siklemez mi beni?

mesaj attım. lan normalde pasifler ilgimi çekmez ama bu çocuk niyeyse heyecanlandırdı beni.
valla çok yanlızım ki izin günümde izmire çanakkaleye kadar gidiyorum o derece yani
ankara'ya yeniden dönünce yalnızlığı buram buram hissettim. ailemin yanında iken kimsem olmasa bile küçük kardeşim vardı. giderken gitmesen olmaz mı abi diyecekti nerdeyse boynuma sarıldı ve bırakmadı. burada ise arkadaşlarım da var ama o yalnızlığın ölü toprağını pek üstümden atamıyorum. umarım çok yoğun bir dönem geçiririm de bir şeyleri düşünmeye vaktim olmaz.
başıma bir şey gelmeyecekse eğer:

bulut öncü bana hep kötü davrandı, ben öğrenci iken o da dernekte idi. sonraki yıllarda soğuk nevale tavırları ile bir kere ağlatmıştı hatta. katıldığımız bir eylemde; ben hala salak gibi selam verip, (şu görüntülere çıktığı 1 mayıs eylemi) kendimi tanıttıktan sonra "ıyy, oke oke" deyip çekip gitmişti. şimdi ben o ve bir iki kişi yüzünden lgbti'lere asla kötü davranamıyorum, çileden çıksam da bazen. sırf birilerini üzmüş ya da yeni açılmaya soyunmuş eşcinselleri soğutmamak için. bulut'un yaptığı buydu. öldüğüne hiçbir şey hissetmedim. hissetmediğim için de üzülemedim.
kendimi sylvia plath ve nina simone'a teslim ediyorum.
en son 2014'te girmişim, neden gitmişim nelerin derdine düşmüşüm hiç bilmiyorum.

tam doğum günümde ayrıldı benden.
gerçekten garip gelmeye başlıyor artık. herkes eşcinsellerin toplumda ezildiğini, haksızlığa uğratıldığını, öldürüldüğünü söylüyor. evet bunlar gerçek, ben de biliyorum ama bunda eşcinsellerin de suçu büyük. ne zaman şu siteye girsem yanda tamamen seks, başkalarını karalama ve benzer konulu şeyler görüyorum. özgürlük, eşitlik için savaşanlar? farkındalık için uğraşanlar? heteroseksüel erkeklerin bakışlarıyla kadınları taciz ettiğini söylüyorsunuz ama itiraf kısmı sizin eşi, çocuğu, ailesi olan adamlarla olan saçma sapan seks rüyalarınızdan oluşuyor. iğne batsa ağlayacak olanlarınız kendini olmadığı kişiler gibi göstermekten keyif alıyorlar. herkes kendini farklı bir dinin ilahı ilan etmiş durumda ama durup da "yahu bu ülkede neden hala eşcinsellere gereken saygı gösterilmiyor" diyeniniz yok. yıldan yıla yürüyüş zamanı buraya doluşuyor, bir iki bir şey diyip geçip gidiyorsunuz. cesareti olup da bir şeyler kazandırmaya çalışanınız yok. evet, ben de suçluyum. ben de bu saydıklarımın hiçbirini gerçekleştirmedim ama en azından bir elim sikimde diğer elim klavyede değilim. yaşı otuza dayanmış ağabeylerim, sizce de artık bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi? geleceği her geçen gün daha da kararan bu ülkede eğer şu an kalkıp bir şey yapmazsak başkasına fırsat bile kalmaz. haklarımızın her geçen gün ezilip çiğnendiği bu günlerde gerçekten hayatınızdaki en önemli şey kıllı göbekli erkekler mi?
  • /
  • 177