sosyolojik bir durum olan gay göçlerinin başlıca sebebi. hemcinslerine rahat ulaşmak , daha rahat yaşamak için istanbula göç eden yığınla tanıdığım var. göç edenler açısından bilemem ancak toplum açısından üzücü bir durum. nihayetinde bir memleketin uygarlık seviyesi kaldırımlarının yüksekliğiyle ters orantılıdır demiş adamın teki zamanında.
darısı türkiyenin başına.
önemli not : entrynin başlığı öfke fışkırıyor olabilir belirtmek isterim entry benim değil ; anormal genç bu başlığa bkz vermiş bende ona tıklayınca boş ekran görüp kıyamadım doldurayım dedim.
can you hear them
the helicopters
im in new york
no need for words now
we sit in silence
you look me
in the eye directly
you met me
i think its wednesday
the evening
the mess we're in
city sunset over me
city sunset over me
night and day
i dream of
making love
to you now baby
love making
on screen
impossible dream
and i have seen
the sunrise over the river
the freeway
reminding of
this mess we're in
city sunset over me
city sunset over me
what were you wanting / what was he wanted
i just wanna say
don ever change now baby
id thank you
i don think we will meet again
and you must leave now
before the sun rises
over the skyscrapers
and the city landscape comes into view
sweat on my skin
this mess we're in
city sunset over me
city sunset over me
city sunset over me
city sunset over me
an itibariyle yalan olmuş insan olabilir, başlık yazarın kulağına suyu kaçırmış olabilir. bu ben oluyorum dersem yalan olur, olmuyorum dersem de yalan olur aslında. öyle çok sevgilim olmadı* benim ya da ben gerçekten daha önce sevmedim ve sevilmedim. az da olsa insanın aklından geçer sanırım yakışıklı/güzel bir insan gördüğünde o kişiyle sevişmek gibi şeyler düşünür ya da flört edebilir her neyse işte bunu düşünmeyen insan gerçekten en asıl duyguların insanıdır. ama uzun zamandır bu kadar çok severken gerçekten düşünmedim bunu, sanırım bu tek taraflı değil, sefgili de sefgiliyse buna fırsat kalmıyor olsa gerek.
verilen karar ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır. ama bu kararın bir çocuğun aklına uyularak verilmediği çok ortada. amerika' da yaşayan hiç bir aile geçerli gerekçeleri olmadan, çocukları psikolojik testlere sokulmadan vs. bu şekilde bir cinsiyet değişimi mümkün olamaz. bu nedenle bu haberi okur okumaz lezbiyen ebeveynleri suçlayanlar çok yanılıyorlar. psikolog değilim ama cinsiyetin cinsel kimlikten bile baskın olduğunu düşünürsek evet bir çocuğun cinsiyet karmaşası yaşadığı anlaşılabilir. eğer ameliyat edilmesi psikologlar tarafından daha faydalı görülüyorsa belki de edilmeli. bu sayede başına gelebilecek onca travmadan kurtulmuş olur çocuk.
ayrıca bu olayın bu kadar tepki almasının ikinci bir nedeni de ebeveynlerin eşcinsel olmasıdır. ama araştıranlar görücektir bu kararı alan, aynı dertten müzdarip bir çok heteroseksüel çift var. isteyen buyursun burdan izlesin:
demek oluyo ki çocuğun cinsiyet değiştirmek istemesinin nedeni kendine erkek rol model bulamayışı değil. zaten araştırmalar gösteriyor ki homoseksüel ebeveynlerin çocukları heteroseksüel çiftlerin çocuklarına göre okulda hem derslerinde hem de sosyal açıdan daha başarılı. bilip bilmeden karalamaya lüzum yok.
bu kadar aleyhteki yoruma karşın yine de demek isterim ki: "bu benim."
senelerce geçimsiz, dik başlı bir insan olarak bin bir belaya bulaştıktan sonra, büyük bir irade ile, yıllarca bıkmadan uğraşarak elde etmeye çabaladım bu huyumu. ne kadar başardığımı bilemem; ancak önceki halime oranla büyük bir değişim kaydettiğimi görüyorum.
kendini zorlamadan hoşgörü sahibi olabilmek, gerçek anlamı ile tatlıdilli konuşabilmek, bir insanı mutlu etmekten zevk almayı becermek insanın yaşamına huzur ve güvenlik akıtıyor. zaten asıl amacım cennetlik olmak değil, bu iki niteliği elde etmekti.
bu yüzden derim ki klasik "iyi insan olmak" çabası, can sıkıcı, boğucu, demode bir hedef değil; öncekine göre daha doyum dolu, huzurlu ve sıcak bir ortamda yaşamanın yoludur. komik olacak ama, zevk içinde yaşamaya meraklı hedonist adamın ana gayesi olmalıdır iyi bir kişiye dönüşmek.
metafizik de aynısını söyler: "pozitif davranan, pozitif enerji celbeder" çünkü "benzer enerji, benzeri çeker." babaannemin "iyi de de, iyi olsun oğlum" sözündeki derin bilgeliği bu yaşımda anlayabildim.
hepsinin ötesinde herkesle -gönülden gelecek bir biçimde- iyi geçinebilen insan korkuyu yenmiş demektir. korku olmayınca hayat yaşanmaya doyulmaz bir eğlenceye dönüşebilir.
yine da bazı-bazı kalbim fena kırıldığında o eski adam fırlayıveriyor mezarından bir vampirmişçesine. ertesi gün onun pisliklerini temizlemek de bana düşüyor. bu durum da ödemeyi kabul ettiğim bir yan ürün... "o kadar da olur" diyor, gülüp geçiyorum.
türkiye'de bulunanları; dönemin başbakanının* "vatandaş darbe girişimine karşı darbe yapmıştır, adeta linç edecek kadar hiddet göstermiştir, gurur duyuyorum" sözleri ile kutsanmışlardır.