bir heteroseksüele aşık olan geyin yapması gerekenler

merhaba sevgili ayısözlük şekerleri;

bu girdiye daha önce "bir heterokseüle aşık olan gay" diye başlık açmıştım, şimdi geliştirmek adına "yapılması gerekenler" diye de beraber düşünelim diye başlığı yeniden üretelim dedim.

öncelikle bu aşk ile ilgili küçük bir anekdot yazmıştım, okumanızı isterim zamanınız olursa:

(bkz:https://ayisozluk.com/sekersiz-cay.html?entry_id=319442)

önermelerimden bir tanesi, genelde 20 - 25 yaş arası daha yeni yeni açılmaya başlayan eşcinsellerde ortaya çıkan bir durum; çünkü genelde etrafı heteroseksüel ortamı olduğu için, vücudu kimyevi olarak onlara karşı arzu salgılıyor.

ben 3 defa diyebilecek heteroseksüellere aşık oldum, 3'ü de çok sancılıydı,

1 - biri liseye denk gelir, deniz manzaralı evi vardı ve babası alper hasanoğlu salağının dediği baba türdendi, benim baba bir çığ olduğu için belki de aşık olmuştum ayıya. sonuç mu? bir gün pantolonounu indirip "senin istediğin bu yarak asıl" deyip homofobisini kusmuştu.

2 - üniversitemin 4 yılını kapsar ikincisi, hala ismini duysam irkilirim, hatta onun için fahişelik bile yapabilirdim, neyse aşkı benden daha iyi bilirsiniz işte, kader filmi, masumiyet, ulucanlar, yenidoğan takıldık, yine de ona aşık olduğum için pişman değilim ama o pişmandı, sonuç mu? en son onu 2012'de gördüm ve bana şekersiz çayını bırakıp gitti, inanılmaz güzel bir ayıydı ve dünyaya gözleri inanılmaz bir öfke ile bakıyordu.

3 - tıp öğrencisi, önceleri biseksüelim derdi ama geçenlerde burada okudum @darkbear yazmış bimerak mı ne? bence o öyleydi. roboski katliamında bir nöbet eyleminde tanımıştım. diğerlerine göre daha açıktı ki bence homofobi kendine dokunana kadar uyutur, kendisine dokununca bir yılan başı sokar. onu da öyle yaptı. homofobisini kusup gitti. hala görürüm ucuz solcu eylemlerde. konuşmak istemem.

bunları bana arabeske bağlayıp "oh no durup duruken ne acı yaşamışsın , hadi gel yıldız tilbe dinleyelim" diye yazmadım.

sadece kısa anekdotlarda , yaptığım hataları söylemek isterim:

ben herkesin herkes olduğunu düşündüm. yani, sandım ki aşk, saflıktır ve karşısındakine bulaşır. hah, kötü bir şaka.
unutulmamalı, homofobi ile yüzleşeceksin eğer bir heteroya aşık olursan. zırhını kuşanacaksın, sırf eşcinsel kelimesinde cinsel kelimesi geçiyor diye, senin götünü sikebileceğini anlayacak karşıdaki. bunu bil.

bazen homofobik olmamasa, şunu yaparlar, "bana bir erkek aşık oldu" ki kaldı ki bu da homofobik bir tavır, kendisini diğer ortamlarda "free" göstermek adına , ne demek abicim, homofobiğim, bana bir erkek aşık oldu derler,

açılmamayı becerebilirsen, bırak açılma, hatta yatağa at, ama eğer gerçekten aşık isen o biraz zor oluyor, ben genelde hep açıldım. ne de olsa 100 - 100 heteroluk yok, inan buna.

aşkın tadını kendiniz için çıkarın, sabahlara kadar için mesela onun için, ona mektuplar yazın, inanın zaten karşılık göremeyince bitiyor ve bitince size kalan saman sarısı tadı (birhan keskin'e bakabilirsin bunun için) unutamıyorsunuz ve bu bazen sizi mutlu ediyor, ben ne zaman deniz görsem mutlu olurum mesela, şekersiz içtiğim her çayda. bunun için bile aşık olunur.

kulak asmayın. size "kız heteroya mı aşık oldun?" diyecekler, siz eşcinseller kudurdunuz diyecekler, senin derdin sikiş oğlum diyecekler, unutun bunları, aç müziğini ve o kafanı yaşa, çünkü o geçecek ve kulak astıklarına pişman olabilirsin. içinizde bir şey kalmasın.

ben rezil oldum, eğer rezil olmadan kontrol altına alabilecekseniz, bence yapın, ama aşk rezilliktir, (kader filmi) ondan dolayı bence rezil olmaktan korkmayın.

son olarak, beni 3'ü de aradı, ciddiyim, bir erkeğin onların egosunu okşaması hoşuna gidiyor, hele de bu kişiler lanet toplumun şişman denilip itilen kakılan kişileri ise, size bir gün ama bir gün geri döneceklerdir. ondan dolayı kendinizi sevin, sizi arasa aşk için aramayacak, bir daha ego isteyecek, melih gökçek'e başvurmasını söyleyin, sizi seviyorum ve siz asla birilerinin egosunu tatmin eden bir aşk yaşamadınız, gayet saflığı ile inadına politik bir aşk bu.

yazın. yazmak çok iyi geliyor. blog aç, twitterdan yaz, buraya yaz, homojene yaz, bana da yazabilirsiniz, inan çok rahatlatıyor.

kendinize o aşk sırasında acı çektirin ki acı da bitecek çünkü, bitince oh be iyi yaşadım sağol straight diyeceksin.

nazan öncel dinleyin. iyi geliyor.

son olarak dedim bir bitmedi, gerisini siz tamamlayın.
gerizekalı olduğunu kabul edip üretmemesi.
onu ancak rüyanızda görürsünüz.durumu bu şekilde kabullenip , boş hayallere kapılmayı bırakın.
aşık olmaması gerekir. olmayın abi deli misin. hiç umut yoksa yapacak bir şey de yoktur. hoş aşık olunacak eşcinsel de yok piyasada ama napacan mecbuurrr.
çok uğraştım inan unutmak için seni ama yapamıyorum. artık bir tane olsalar neyse söyleyince garip karşılıyorlar ama galiba "ı have a whore heart".
aşık olmamak gerekir, eğer aşık olduysan geçmiş olsun. uzun zor ve karanlık bir dönem seni bekliyor. bu yüzden sorunu başlamadan önlemek gerekir. sen gay misin? evet. o hetero mu? evet. o zaman duygularının önüne geç. çünkü karşındakini henüz tanımıyosun. vereceği tepki muhtemelen seni mahvedecek. daha az görüş.
bile bile yanlış ata oynamaktır. bir gay'in kendisini sevmeyen bir gay'e aşık olmasıyla arasında çok bi fark yoktur. ya da bir hetero erkeğin lezbiyene aşık olmasıyla.

sonuçta her ikisi de seni sevmeyeni sevmek.

bir başka gün seni seven birini de sen istemeyebilirsin. böyle bir durumda reddedilmeyi olgunlukla karşılamak lazım. karşındakinin hetero olduğunu bile bile ona açılmak büyük bir hata. sana bi şey kazandırmaz.

tamam hissetmek suç değil, sevmek ayıp değil ancak sınırları bilmek ve duyguları dizginlemek gerek. karşına daha çok kişi çıkacak.
bence aşk, gerçekliğiyle yaşanan bir şey değil, aşk dediğin uzaktan yaşanıyor. kavuşmayı istediğin kişinin özlemiyle, hayalleriyle yaşanıyor. kimsenin birlikte olduğu kişiye aşık olduğunu sanmıyorum. mesafeler ne kadar kısa olursa aşk da o kadar ölüyor, o kişiyi ne kadar tanırsan ona olan ilgin o derece azalıyor. eşcinsel erkekler çok da heyecanlandırmıyor ya da eşcinsellere aşık olmanın hiçbir cezbedici yanı yok bence. heteroseksüel erkekler daha samimi geliyorlar, ne bileyim imkânsızlığını biliyorsun.

neticede aşk kavuşamamanın verdiği hazdır. dolayısıyla böyle bir durumda yapılması gereken ona olan aşkı sürdürmek, ara sıra ona yakınlaşmaya çalışmak ama hayatına kesinlikle sokmamak, uzaktan onu izlemek ve düşünmektir. aşk dediğin şey düşsel bir şey, yaşanan bir şey değil, gerçek değil. bu yüzden pek çok kişi aşık olduğu kişiyle birlikte olup onu tanımaya başladıktan sonra aşk kavramından nefret etmeye başlar. bilmemek aşk için en iyisidir. aşk gerçekçi olmayandır. hayatta birkaç kez başınıza gelir, sonra da sıkılırsınız zaten.