birinin hayal kırıklığı olmak

hiç hoş değil.

önce hayali olursun o
un, sonra gerçeği ve sonra bugünü ve en nihayetinde hayal kırıklığı ve dünü. oysa, hayaller hep kırılgandırlar ve eğer bir hayal kuruyorsan, kırılmasına da hazır olmalısın.

birine hayatının bütün anahtarları ondaymış gibi, eksik her şeyi o tamamlayacakmış gibi anlamlar yüklememeli.
oysa ki, birinin hayal kırıklığı olmak, hayal kırıklığına uğramaktan çok daha fazla koyar.

ağrıdır, ağırdır.
eşcinsel başlıkta olsun ve ya olmasın internet üzerindeki ve bazende yüz yüze yapılan paylaşımlarda sergilenen gerekli gereksiz samimiyetin karşıdaki kişi tarafından ister istemez yanlış anlaşılması ve bunun neticesinde kişiye yüklenen beklentilerin ardından insanın yaşadığı bir gerçektir. kıranın ve kırılanın farklı bakış açıları ile yaklaştığı bu durum sonucunda her iki kişiyi de gelecekte kendi adına hatta ve hatta karşısındaki kişi için dahi olumlu olabilecek bir çok yaklaşımdan soğutur. duygu yoksunu robot bir insan haline getirir ve yeni arkadaş, dost ilişkilerinde her şeyi bir mekaniğe bağlar. sonuç samimiyetsizliktir. bu bir domino etkisi yaratır. bu anlaşılamamaktır. bu arkadaş olmak ile aşkı karıştırmaktır. *
tanımadan tanımlamaya çalışmanın bir sonucu olsa gerek.. uğur mumcu nun deyişiyle;" bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak" hayal kırıklığı doğuruyor. diğer taraftan herkesin kendini daha "iyi" gösterme çabası kalın bir toz tabakası yığıyor gerçeğe, zamanla tozlar savrulunca: hayal kırıklığı.!
kameradakinden 10 cm (boydan), 3 cm (diğer boydan) daha kısa çıkmak.
akla profillerdeki yıllar önce çekilmiş fotoğrafları getiriyor; bir de kesik başlı yunan heykelllerini.
birinin istediklerinin sizde olmamasıdır aslında.. <br> <br>uzun zaman sonra birinden hoşlanırsınız. hayaller kurarsınız. geçmiş zamanı gerçek anlamıyla yaşar, gelecek zaman kipinde cümleler kurmaya başlarsınız. içten bir şeylerin yolunda olmadığının farkında olsanız da inandırmak bu ya inandırsınız kendinizi. zorlarsınız belki de. <br> <br>bir gün gelir sizdeki güç biter. konuşursunuz. en sonunda elinizden gelenden fazlasını istediği için gideceğinizi söylersiniz. işte o an, tam da o anda hayal kırıklığı olursunuz birinin. eğer ilk defa geliyorsa başınıza sorgularsınız bir süre. geçer sonra. öyle ya hayat hayal kırıklığı ile dolu.
her şeyin yolunda gittiğini düşündüğünüz ve bitmesini istemediğiniz bir ilişkinin tek taraflı olarak sonlandırılması sonucu yaşanabilen durum.sizin beraber yaşamak istediğiniz çok şey vardır ama karşı taraf çoktan defterinizi dürmüştür .beni istemeyeni ben hiç istemem deseniz de yaşadığınız yarım kalmış hikayenin yaşattığı hayal kırıklığını tamamen atlatmanız uzun sürer.
size olan beklentisini düşürme adına özel bi çaba sarfetmenizi gerektirir. ona iddialı şeyler vaat etmeyin yada size üstün sıfatlar yakıştırmasına izin vermeyin.
bazen size yol gösteren, destek olan ya da sizi seven bir insana karşı gösterdiğiniz tavırdır. üzerinize binen ağır yükün hıncı biraz da bu insanla kurduğunuz ilişkiden çıkar. o zaman o insanın hayal kırıklığı olabilirsiniz.
birilerinin beklentilerini karşılamayan ya da karşılayamayan olmak nazarımda.

muhakkak hepimiz, birilerinin hayal kırıklığı olmuşuzdur ama aklımıza gelen hep hayal kırıklığımız olan insanlar.

anılar acıysa yıpratırlar.
biyolojik cinsiyeti erkek olan bireylerin %90’ı hayal kırıklığıdır o yüzden çok da büyütülmemesi gerekir.
bir tesekkur borclusun bana... sana hayati ogrettigim icin!
bir film sahnesi geldi aklıma:
"karşımızdakini olduğu gibi görmeyip onu tanrılaştırmak,sonra da sanki öyle bir tanrı olabilirmiş de olmuyormuş diye ona kızmak . bana biraz haksızlık etmiyor musun?"

bence hayal kırıklıkları hayalin sahibini ilgilendirir sadece. hayal kırıklığı yaşamak istemiyorsanız insanları gözünüzde büyütmek yerine onları oldukları gibi görmeye çalışın. böylece kendiniz dahil kimseye haksızlık etmemiş olursunuz.
kaçarı yok, öyle ya da böyle birisinin hayal kırıklığı olmak zorundasınız.
önemli olan bundaki bilinçli rolünüz. olduğunuz gibi davranmışsanız, dürüst, açık ve net olmuşsanız yapacak çokta fazla bir şeyiniz yok.
bence duygusal bir birlikteliğin bitimi için söylenmiyor bu. hayal kırıklığı flört döneminde olsa olur ancak. olduğundan farklı davranan biri bir kaç görüşme sonrasında hayal kırıklığı yaratabilir. duygusal bir birliktelikte ise hayatınının eksik bir yönünü tamamlamış, yaranı sarmış ve görevini tamamlamış giden bir insan söz konusudur, aşk bitsede ölene kadar dost olmak gerekir, minnettar kalmak gerekir.
hiç kimse yoktur ki ailesine açıldığında hayal kırıklığı yaşatmamış olsun.

umduğu gibi bulamama hayal kırıklığı yaşayan kişinin kendi sorunudur. "eğer söz vermemişseniz."

(bkz:seni saraylarda yaşatacağım)
(bkz:hiç çıkarmayacağım dedin, eee kolye nerede)
neresinden tutulur ki böyle bir konunun... birbirimizi yalnız fiziksel değil, ruhsal olarak da ne kadar yaralayabildiğimiz gibi bir gerçek var. öte yandan bu gözle görülmeyen yaralara müdahale edilmezse zamanla büyür. kabuk bağlamaz, irin bağlar..

zaman bedenimize özgüdür. ruhumuza değil. onun yaraları başkadır. şifası başkadır. herkese şifa dolu bir hafta sonu diliyorum. dayımgillere selam!!
çok da kötü bir şey değil. başkası üzerinden hayâl kurmaması gerektiğini öğrenmeli insanlar
açılım bu benim.

konuştuğum kişilere karşı bir maske kullanmam. iş hayatımda, aileme, arkadaşlara neysem ona karşıda öyle olurum. enerjimden ötürü mü yoksa yaklaşımımdan mıdır bilinmez iyilik melekesi sanıyor insanlar beni. başkasının yapacağı olağan davranışları yaptığımda üzülüyorlar ya da hayal kırıklığına uğruyorlar. biliyorum, hissediyorum.

iyi insan yoktur iyi olmaya çalışan insanlar vardır bebiklerim.