hiv

13 yıldır vücudumda beslediğim yaratıktır kendisi.
turkiye'de bulunan lgbt+ lerin organize olunarak bilinclendirilmesi gereken virus tipi. bireysel cevremde kimsenin umurunda olmayan, hiv ile aids arasindaki farktan bile habersiz onlarca escinsel var ve bu bilincsizlik ile bu virusu kapmamalari uzun yillar boyunca bir sans olarak nitelendirilebilir.

son 50 yil icinde sadece turkiye'deki degil, dunyadaki tum escinsellerin bu virus sebebi ile sadece fizyolojik ve toplumsal olarak neler cektigini anlamali ve buna gore davranmaliyiz. stigma denen lanet olgunun olusumunu, bizi ve cevremizi nasil etkiledigini, hastaligin tani ve tedavisini nasil engelledigini anlamamiz lazim oncelikle.

medyanin "bati'nin sorunu" olarak nitelendirmeye devam etmesi sebebi ile gozle gorulmeyen cok cilgin bir artis vardir ulkemizde. dolayisi ile olabildigince cok icerik uretebilmeli ve cevremizi bilgilendirmeliyiz.
sağlık ocağında test yaptırdım, kan verdim çıkmadı , doktora gittim anlattım belirti yok teste gerek yok dedi gibi zırva tezlerle kaçınılan virüs. tam kan sayımı yaptırdığınız zaman ortaya çıkan bir durum değil ki. kapsamlı bir testin sonucu en az 3 günde çıkmaktadır ve basit bir kan testi ile ortaya çıkmıyor. kan ile beraber boğaz ve gerekirse gaita kültürü incelemesiyle tanı konulmaktadır.
ayrıca bareback sevenlere bir kaç müjde daha vermek istiyorum;
*hava trafiğinin yoğun olduğu yerlerde ve 5 milyon üzeri nüfustaki yerleşimlerdeki yayılma hızı %200 leri geçen oranlarda
*bunun dışında avrupadaki ilerleyişi 2000 lerde gerilese de asya'daki kontrolsüz ilerleyişi karşısında patlamış mısır gibi yayılmakta. yani bu konuda yeni liderimiz asya beyler bayanlar.
*daha da ilginç bir istatistik vereyim eğitimli bireylerdeki yayılma hızı eğitimsiz bireylerdeki yayılma hızını geçmektedir.

not: ne zamandır aklıma geldikçe şu makaleleri bulup paylaşayım dedim ama bulamadım. neyse illa makale ile olacak iş değil bilin bari. bulduğumda eklerim.

eğitimli ya da eğitimsiz pek çok kişinin hâla hakkıda çok şey bilmediği, cahil cahil konuştuğu virüs.
halil ibrahim v.. adlı meslektaşın kartvizitinde kullandığı kısaltma. adam viral olma peşinde.
daha terminolojisini bile düzgün kullanamadığımız virüs. hivli birey yoktur. hıv pozitif birey vardır, hatta bu bile artık hatalı sayılabilir. sonra elbette bunun bulaşım yollarına dair çok yanlış bilgiler mevcut, bulaşma olasıklarının korunmasız ilişkide bile çok yüksek olmaması ya da ortak kullanılan cerrahi girişim dışı araçlarla bulaşımının mümkün olmayışı, anti retrovirulan tedavi ile enfekte edebilmenin %98 oranında yok olması gibi gibi daha tonlarca şey. şu zamanlarda üzerine çok oturup düşünmüyoruz ancak şu kesin prevelansı ve insidansı çok yükseldiği için ilerde çokça düşünmeye ihtiyaç duyacağız.
bence kanalizasyon suyundan falan ne bileyim bir şekilde bütün dünyaya bulaşsa kimsenin hiv diye bir derdi kalmaz.

haaha

(bkz:einstein was here)
ben bu arkadaşı nasıl almadım vücuduma hala şaşkınım. ne kadar bilinçsizce seks yapmışım, düşününce kafayı yiyorum. dünyanın dört bir yanından adamla kondomsuz seks yaptım. hatta bi ara kesin aldım ben bunu diye triplere girdim bi italyan yüzünden. benle seks yaptıktan 3 ay sonra bana mesaj attı test yaptırdığına dair. pozitif çıkmış ve sadece 2 kişiyel kondomsuz yatmış. alev aldı götüm resmen. uzunca bir süre test yaptıramadım korkudan. durmadan kendimi dinledim belirtiler var mı lan diye. sonunda growlrdan tanıştığım amerikalı pozitif bi adam ikna etti beni gittim test yaptırdım. mail adresime sonuçlar geldiğinde kalbim kütür kütür atıyodu. neyseki negatif çıktı sonuçlar. sonrasında 2 kez daha yaptırdım hep negativ. gerçi 5 senedir monogamus takılıyorum, ihtimal dahilinde değil.
bu durumdan şüphelenip test yaptıracak, ortam veya maddi imkan yaratamayan insanlar için https://www.ucretsizhivtesti.com
isminizi vermek zorunda değilsiniz, sigortalı olmak zorunda değilseniz. sadece gidin.
türkiye'nin bu konuda artış gösteren nadir ülkelerden olduğu hastalık.
ankara'da çankaya halk sağlığı merkezinde ücretsiz olarak testini yaptırabilirsiniz. hiv değil bilinçsizlik öldürür.
bugün izmir konak belediyesi'nin anonim ve ücretsiz hiv testi için öğlen yollara düştüm.
çok zor bir yolculuk oldu benim için. için için kendimi yedim. deist olan ben allah'a yalvar yakar oldum.
önceden randevu aldığım yere gittim.
ssk blokları. b blok 5. kat sağlık işleri müdürlüğü.
sağlık testi yaptırmaya geldim. randevum vardı diyorsunuz.
5 dk beklettiler beni ve buyrun diyerek bir muayene odasına aldılar.
sarışın, orta yaşlarda kadın bir doktor.
adımın, soyadımın, babamın adının ilk 2 harfini ve doğum yılımın son 2 rakamını aldı, not etti deftere. deftere baktığım da ise benim gibi belli ki bir sürü kişi gelmiş anladım.
bana şöyle bir sordu sordu. " korunmasız cinsel beraberlik yaşadın mı? "
ben affaladım. ağzımdan hayır gibi bir kelime çıkacaktı ama kendi kendimi o saniye ile düzelttim. amk olm senin, nereye geldin ki, doktora yalan söyleyeceksin lan ?! 'evet' diye cevapladım. "ne zaman yaşandı" diye sordu. ağustos sonu diye cevapladım. " iyi, 90 günlük süre bizim için önemli" dedi.
kalın plastik eldivenleri giydi. ben de kolumu sıyıracaktım ki, " aa hayır, kanı parmaktan alacağım" dedi.
ben şaşırdım. sanki hayatımı baştan sona değiştirecek bir test değil de kan grubumu öğrenmeye gelmiş gibi hissetim.
parmağımı dezenfekte ile temizledi ve küçük bir jiletle batırarak ve parmağımı sıkarak kanımı 3 farklı plastik çubuk parçasına akıttı.
sonra "gel hadi, biraz sohbet edelim 10 dk, hem de hiv hakkında bilgilendireyim seni" dedi.
iç odaya geçtik.
" hiv hakkında ne biliyorsun?" diye sordu bana.
"internetten öğrendiğim kadarıyla bilgilerim." dedim.
"güzel, ben sana biraz daha açıklama yapmak istiyorum. hiv artık geçtiğimiz yıllara göre kontrol edilebilen etkileri azaltılabilen bir durumdur. kesinlikle insan ömrünü etkilemez, yeter ki erken tanı konulsun ve insanlar bilinçlendirilebilsin. hiv sadece cinsel yolla ya da kan yolu ile bulaşır onun dışında tükürük, öpme, dokunma, koklama, ortak tuvalet gibi başka herhangi bir şekilde bulaşmaz."
doktor konuşuyor gayet samimi ve içten gözlerime bakarak ama benim için o 10 dakika hayatımın en uzun 10 dakikası.. onunla göz göze gelmemeye çalışıyorum ama ellerim titriyor. beden dilim kendini ele veriyor. hayatımda karşılaştığım en yardımcı doktor ile karşı karşıyayım ama aklım o testte.
doktor anlatmaya devam ediyor. anlattıkça beni şaşırtıyor.
" hiv artık kontrol edilebilir bir durum. eskiden günlük 3 dozda alınan bu durum sadece günlük 1 hapla artık kontrol edilip etkileri pasifize ediliyor. öyle ki 6 ya da 7 sene sonra ise başka herhangi birine bulaştırma olasılığın bile ortadan tamamen kalkıyor. hatta sana şunu da demek isterim, tıp o kadar ilerledi ki tahminimce 10 yıl sonra hiv durumunun etkileri tamamen sıfırlanıp, artık hastalık riskini ortadan kaldıracak. şunları da bilmeni isterim ki hiv pozitif olman ilaçlarını da tamamen ücretsiz almanı sağlıyor.tamamını bakanlık ücretsiz sana sunuyor. kimsenin bilmesini de istemiyorsan da bu hastalık geçmişini bakanlıktan ve eczalık sisteminden sildirebiliyorsun ki başka bir doktora gittiğinde ön yargı ile karşılaşmazsın. devlet memuru olman durumunda işini kaybetme durumu gibi bir riskin yok. şimdiye kadar hiç kimse memuriyetini bu nedenle kaybetmedi.özel sektör işinde ise böyle bir gerekçe ile işine son verilmesi kanunlara aykırı ki tazminat davası gibi çok dava açabilirsin"
ben bunları duydukça çok şaşırdım. en son aklımdan ise 'aman be amk, hiv pozitif çıkarsa çıksın be, atın ölümü arpadan olsun'.
ardından zırrrr diye aklımdaki tüm düşünceleri duman eden bir ses geldi.
doktor hanım ayağa kalktı ve içeri geçti.
ben tir tir titriyorum, ellerimi bağlamış ve çaresizce..
sonuç belli olmuştu ve o 10 dakika bitti..
içeriden doktorun sesi geldi.
"negatif."
oturduğum rahat koltuktan hemen ayağa kalktım ve yanına gittim.
-negatif mi?
-evet, evet negatif, dedi gülümseyerek bana .
-eminsiniz değil mi yani, tamamen negatif? gibi bir salakça soru sorarak doktoru affalanmasına neden oldum.
-tabi eminim. bak burada hiv, hepatit b, hepatit c hepsi negatif çıktı, diyerek bana test çubuklarını gösterdi.
-ha tamam, ya çok teşekkür ederim, bu bana çok ciddi bir hayat dersi oldu. bundan sonra sağlığıma daha çok dikkat edeceğim.
doktor hanım bana çok içten gülümseyerek 'geçmiş olsun' dedi. aynı içtenlikle cevap vermeye çalışarak ' çok teşekkür ederim, iyi günler dilerim size '.
o odadan çıktım. asansöre bindim. aynadaki yansımama baktım. ağzım kulaklarımda. binadan dışarı çıktım. cebimdeki sigarayı çıkardım ve çakmağı. ateşledim. ciğerlerime çok güzel bir duman çektim. mis. hayatımda zevk aldığım en güzel sigaralardan biriydi. karnımın da acıktığını fark ettim. gittim. bardakta mısır aldım. ketçap, mayonez, nar ekşisi, tuz ve türlü baharat. o mısır standının başındaki oğlanda lubundu. kolay gelsin kardeşim dedim ve bardağımı alarak plastik kaşığımı bandıra bandıra bir yandan yürüyerek bir yandan yiyerek ilerledim.
aa o da ne? piyango biletleri satan engelli bir biletçi. bugün şanslıyım lan ben ! aldım bir çeyrek, verdim 20 tl . altı tane güzel rakam. hadi hayırlısı len..
hala elimde bardak ben yürüyerek yürüyorum, o izmir körfezi'nin güzel esintisi eşliğinde.
yolda atladığım ve yüzüne bile bakmadan acele ile giderken o uzun saçlı, salaş kıyafetli giyinen, yere oturmuş, elinde ucu kaşık gibi olan 2 çubukla yerdeki telli bir enstrumanı çalan sokak sanatçısı. ne kadar güzel içten kimseye bakmadan çalıyor. bu enstrumanın acaba adı ne? aman kimin umrunda. yanına gittim. dinledim dinledim. müzik ruhun gıdasıdır derler ya.. ruhuma ilaç gibi geldi. bir yandan bardak mısırımı yiyorum bir yandan ayakta müziği dinleyerek mutlu oldukça oluyorum. yoldan geçenler bir bana, bir de tuhaf görünümlü o sokak sanatçısına bakıyorlar. zerre kadar umrumda değil. çok mutluyum lan. cebimden 5 tl çıkardım ve önündeki açık kutuya koydum. sanatçı hafifçe başını kaldırdı, teşekkür manasında baş selamı verdi. aynı şekilde cevaplayarak yoluma devam ettim.
izmir saat kulesi.. izmir'in kızkulesi gibi.. plastik bardakta kuş yemi satanlardan 1 tl ile aldım yem. elimi daldırdım. havaya, yerlere, güneşe, etrafıma.. her yere.. güvercinlerle dans ettim. onlar uçtu ben de uçtum. onlar kanat çırptı ben de çırptım. sağım solum her yerim kuş. insanlar bakıyor. çocuklar geldi, onlarda bize eşlik etti. çocuklar etrafımda çember çizerek koşuyor, güvercinler ise uçarak.
yem bitti.
ben yüzümdeki tebessüm ile konak iskelesine doğru yürüdüm.
karşıyaka vapuru hazır. tam zamanında. kapılar açıldı içeri direk girdim.
vapurun seyir terasına çıktım ama manzara harika, güneş efsane, rüzgar soğuk ve sert. kapşonumu başıma geçirdim. vapur hareket etmeden sudaki balıkları izledim. kocaman kocaman. ardından martılar geldi. hazırız biz. güneş parıl parıl parlıyor. izmir ışıl ışıl aydınlık. körfez besberrak mavi. hava ise tertemiz pırıl pırıl ve soğuk esintili. ben o vapurda üşüyorum ama içim mutluluktan sıpsıcacık.
düşündüm..
ben en son ne zaman böyle mutlu olmuştum? daha önce ölsem de kurtulsam şu hayattan diyen ben bugün yeniden doğdum. yapmadığım şeyleri yapıyorum. bağırmak istiyorum şimdi. sevinç çığlığı. etrafıma sessizce baktım, soğuk sert rüzgardan uçuşan kapşon içinden. yok aga, yemez amk. millet var.
mutluyum. sağlık var ya en büyük armağan. yok para, yok sevgili tribi, yok aile baskısı, yok toplum.. hepsinin a m k !
3 ay boyunca ben bunun endişesini yaşadım. sonucunu da aldım. tertemiz.
bazı mutlu anlar yaşamak için biraz cefa sanki şart..
akılla hareket etmek şart.
korunmak şart..
sevgilerle..
b = b
yani “belirlenemeyen” = “bulaştıramayan”

bu konuda birşey göremedim sözlükte, o yüzden okuduklarımı bilgi mahiyetinde size döküyorum.

şimdi hiv+ bir kişi eğer ilaçlarını düzenli kullanırsa kontrollere gittiğinde kanındaki virüs tespiti “belirlenemez” seviyeye düşebiliyor. eğer belirlenemeyen seviyeye düştüyse de karşı tarafa bu virüsü bulaştıramıyor.

yani her hiv+ birey sekste karşı tarafa hiv bulaştırıyor diyemiyoruz, olay virüsün ilaç tedavisiyle baskılanıp baskılanmadığıyla alakalı.

detaylar için pozitif yaşam derneği’nin internet sitesine alıyoruz sizi.
ağzına sıçılması tez olan virüs. hiv ve aids konusunda çok pozitif (iyi anlamda) gelişmeler var:
https://gmag.com.tr/?s=hiv
tamamen yok eden ilaç bulunabilir bence ama aqmun ilaç sanayisi para kazanmak için böyle bi çözüm bulmuş. ılaçları düzenli kullanın. maymundan geçmiş yalanlarını da yemiyorum. kasten labaratuvarda üretmişler bunu. komplo teorisi diyen desin. benim düşüncem budur.
  • /
  • 2