istanbulun orospusudur. istanbulun hiçbir yeri bu kadar farklı insanı kabul etmez. istiklal caddesi her türlüsünü kabul eder. içine alır. özümser. herkesin bir anısı vardır ara sokaklarında. kimi zaman birilerinden kaçtığınız, kimi zaman gizlice birini öpmek için girdiğiniz.. ya da korktuğunuz için yanına bile yaklaşamadığınız..
her şey istanbulda. herkes istanbulda. sözlük pek çok insanı kaynaştırdı yakınlaştırdı. sanırım pek çok arkadaşlıklar kuruldu *. uzak kalınca da böyle sapingen oluyoruz. yazık bize, bize de acıyın. size arkadaşım diyebilirmiyim??
son istifamla bok yemek olduğunu iyice anladığımdır. adam müdür olmaya görsün totosu kalkıyor, kendine git öteye dedirtmiyor. (o adam mı kim, tabiki ben)
eskiden büyük gerilimlere neden olan bilgisayarı biçimlendirme olayı. şunu mu seçeceğim, hangi tuşa basacağım hangi seçenek derken gerildim ya la demenize neden olurdu, oysa şimdi öyle mi. dvdyi tak kur. bu da pek bir yavan olmuş ya neyse, nerede o eski format atmanın hazzı. birisi bilgisayara format atıcam bu gece ben dediğinde, hadi ya derdik, öyle bir havası olurdu ki çocuğun sanarsın odasından uzaya mekik gönderecek pezevenk, bi havalar haller tabi, ben daha önceden de attım ki olum havaları. nereden çıktı bu şimdi diyecekler için, komşunun bilgisayaına format atıyorum da. üniversite yıllarına geri döndüm, gitmeden önce çamaşır falan getirin oğlum yıkar ütülerim falan da derse tam olacak. hey gidi hey.
kendisine "uu bebeğim beynim alev aldı" demek istediğim dişi insan. belirli bir zeka seviyesine hitap eden, çağının çok ötesinde ve ilerisinde, bu yüzden normal insanlar tarafından bir türlü anlaşılamayan, fikirleriyle insana pes artık dedirten kişi.
bunun kadını, erkeği yoktur, tecavüz insanlık dışı bir suç ve herhangi bir canlı bu duruma maruz kalıyorsa ben bu kimin kızı, kimin oğlu şeklinde bir ayrım yapamam, nerede yaşıyorsak yaşayalım.
ne yazık ki bu tür durumlarda madurun yanında hiçbir zaman olamadığımızdan, dikte edilmiş "bu utançla yaşayamam" algısını kıramıyoruz. gerek aile yapısı, gerek arkadaş çevresi, gerek ceza sistemi, gerek sağlık sistemi, gerek toplum yüzünden; bu insanlar bir noktada bizim yüzümüzden hayatlarından vazgeçiyorlar. keşke onlar hayatını sonlandırmadan yapabildiğimiz kadarını yapabilseydik, ama olmuyor, burası türkiye, burada değişmesi gereken onlarca şey var. somut olarak hiçbir şey ortaya koyamıyorsak, rastgele parçalanıp birbirimize öfkelenmemiz pek bir işe yaramıyor. ben burada öfkeden gözü dönmüş bir şekilde sisteme ve insanlara söverken hiçbir tecavüz mağduru daha rahat uyumuyor. eğer içinizde bir yerlerde bu durumu tersine çevirecek bir şeyler hissetmişseniz, buna dair bir cümle kurduysanız, birinin hareketini eleştirdiyseniz, yapıcı bir eylemde bulunduysanız, size teşekkür ediyorum. benim biraz da olsa içim rahat, ben yine de ucundan yardım ettiğime inanıyorum, fazlasını yapamadığım için üzgünüm.
sen ne yaptın?