yıllar boyunca insanın kafasında o mahalle yeşillikler içinde maviler sarılar pembeler içinde yer ettiğinden, 8 9 sene sonra gidildiğinde eğer o yeşillik mavilik sarılık pembelik bulunmazsa size travmalar yaşatır. onca yıl ben anime mi hayal ettim kafamda nerede o kocaa gözlü kediler nerede o gövdesinde yaşlı dede figuru olan koca ağaç diye üzülürsünüz.
türkiye versiyonu o ses türkiye'den en büyük farkı jüri üyelerinin kalitesidir. her biri inanılmaz seslere sahip olduklarından yarışmacıları eleştirdiklerinde kimse bir tarafıyla gülmüyor onlara. türkiye'deki jürilerin dördünün sesini toplasan bir ses etmiyor.
neler yaptırmaz ki insana...
bakarsın, izlersin. o güler kendi kendine, sen de gülersin. birlikte gülmenin hayalini kurarsın.
düşersin yollara, geçtiği yerlerden geçersin. "belki görürüm lan" dersin. göremezsin. fakat yine denersin.
gün gelir gider o. varlığından haberi vardır ama tüm varlığınla duyduğun sevgiyi tahmin bile edemez. bu da yer bitirir seni.
"belki geydir lan" dersin kendi kendine. "geçen gün bi gey geldi gözüme." ama biliyorsundur gerçeği. çarpıtmakla yetinirsin o yüzden.
sonra gider. gider işte süslü şeyler bulamadım buraya yazacak. içindedir hala ama unutmazsın.
çok sevdim be sözlük.
isimlere bakınca vay be hakkaten o da vardı dediğim yazarlardır, gelip şenlendirsinler. ama şöyle bir şey var. ben de mesela bazen aylarca girmediğim oldu, arada böyle özlemek ve özlenmek güzel oluyor, velakin geri döndüğümde hızımı alamıyorum her gün. muhakkak gelecekler bir gün.