hayatında hiç bira içmemiş insan

-alkol zararlı
-bira göbek yapıyor
-tadını sevmiyorum
-bira içenin çükü kalkmıyormuş
-ıyyy leş gibi kokuyor
-bira içmek hamallık ne o iç iç sonra git işe
vs. sebeplerle sabaha kadar elinde meyve suyu ile barda dolaşıp, içki içen çakır keyif adamları süzen ve sadece bir bardak meyve suyu parası ödeyip, biraz kafa yapmak için ufak bir servet harcayan adamların gıcık olduğu tuhaf insan tipidir.

malefeetlover

ilk görüşte muhalefet hayranı olarak algıladığım sonradan erkekayakhayranı olarak karar kıldığım taze yazar. hayırlı olsundur.

memet ali alabora

yakışıklı veya güzel insanların, ellerinde bundan başka bir özellikleri olmaması genellemesinin istisnası bir aktör, yakışıklı , yetenekli ve duyarlı, daha fazla sahip çıkılması gereken seksi ve kaliteli adam

11 haziran 2013 çağlayan adliyesinde avukatlara uygulanan şiddet

istanbul barosunun basin duyurusu. medyada yer almamaya devam edeceğini diüşünüyoruz. lütfen yayalım.

aşağıdaki european commission mail adreslerine bir kopyasını da yollayın lütfen.
[email protected]
[email protected]

-------------------------------------
son güncelleme: 12.06.2013 16:54:41
etkinlik tarihi: 12.06.2013
-------------------------------------

halka ve avukata yönelik polis şiddeti ve terörüne derhal son verilmelidir

ülkemizde ne yazık ki, siyasi iktidarın tahrik ve yönlendirmeleriyle gittikçe artan bir polis şiddeti ve terörü yaşanmaktadır. polis, anayasal ve demokratik protesto haklarını kullanan yurttaşlara karşı hukuka aykırı olarak müdahale etmekte, karşısındakinin insan olduğunu unutarak acımasız bir şiddet uygulamakta, hukuka aykırı gaz, gaz fişeği ve plastik mermi kullanarak, ayrım gözetmeksizin yurttaşların can güvenliğini ve sağlığını hiçe saymaktadır. dün de böyle olmuş ve ne yazık ki çok sayıda yurttaşımız yaralanmıştır. halka karşı sistematik olarak suç işlenmektedir. bunun adı polis şiddetidir ve bu şiddet pek çok görüntü ile de sabittir. bu görüntüler ve bilgiler baromuzca da arşivlenmektedir. bunlarla ilgili olarak yeni suç duyuruları da yapılacak, konu uluslararası kamuoyuna da taşınacaktır.

toplumun neredeyse tüm kesimlerine yönelik bu polis şiddeti dün bu kez, adaletin kalbi olması gereken, avukatların da çalışma mekânı olan çağlayan adliyesinde ortaya çıkmıştır. gerçekten görüntülerle de belgelendiği üzere çevik kuvvet olarak anılan polis meslektaşlarımıza saldırmış, mesleğin onur ve saygınlığı ile bağdaşmayacak şekilde, bir kısmını cübbelerinden çekiştirmek, sürüklemek suretiyle hukuksuz ve yoğun şiddet kullanarak yakalama işlemi uygulamıştır. yargı görevi yapan avukatların, bu görevi icra ettikleri bir mekânda, bu tür bir muameleye maruz bırakılmaları asla kabul edilemez. adliyedeki polisin görevi, avukatın da içinde bulunduğu görevlilerin görevlerini yerine getirmeleri hususundaki güvenceyi sağlamaktır. adliyede avukata müdahale etmek polisin görevi olamaz.

yasa gereğince polis tarafından ifadesi alınamayan, ancak savcının ifade alabileceği gerçeği karşısında meslektaşlarımızın adliyeden emniyet müdürlüğü’ne götürülmesi ve hastaneye şevki de asla kabul edilemeyecek bir yasadışılık ve keyfiliktir. daha ağır ve vahim olan ise, bu yöntemi tercih eden kolluğun mesleğimizi istiskal ederek aldığı tatmindir.

baromuzca yapılan girişimler sonucunda meslektaşlarımız serbest bırakılmışlardır. ancak bu durum olayın bu vahametini, yaşanan hukuksuzluğu ve şiddeti ortadan kaldırmamaktadır.

meslektaşlarımıza ve meslek onurumuza yönelen bu saldırıyı şiddetle kınıyor, bu saldırının ve şiddetin hesabının sorulacağını tüm kamuoyuna ilan ediyoruz. bu saldırı ülkemizde sayıları 80.000’lerde olan tüm avukatlara ve tüm barolara, mesleğe yapılmış bir saldırıdır. tck 6.maddeye göre yargı görevi yapan kişiler konumundaki avukatlara yönelik bu saldırı ve saldırılar, ülkedeki tüm meslektaşlarımızdan hak ettiği yanıtı alacaktır. bu tür saldırılar, hukuksuz soruşturma ve davalar, adalet savaşçılarını, baroları hak ve hukuk mücadelesinden alıkoyamaz, sindiremez ve yıldıramaz. avukatlar ve onun örgütlü gücü olan barolar, hak, hukuk, özgürlük ve demokrasi mücadelesini sarsılmaz bir kararlılıkla sürdüreceklerdir. gün birlik ve ileri faşizme karşı omuz omuza mücadele günüdür.

başta siyasi iktidar olmak üzere, tüm ilgililere sesleniyor ve uyarıyoruz: yargı görevi yapan avukatlara ve barolara, halka yönelik saldırılara, hukuksuz uygulamalara, şiddete derhal son verin. aksi takdirde hukuksuzluk ve şiddetin boyutuna göre ve buna "uygun” yanıt mutlaka verilecektir. bizim anladığımız ve anlayacağımız tek dil “hukuk” tur. bu dili bilmeyen veya anlamak istemeyenler de bunu öğreneceklerdir.

kamuoyuna saygı ile duyurulur.

istanbul barosu başkanliği

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

sevişerek ısınmak

doğalgaz faturalarına olumlu yansır, keyiflenirsiniz. keyiflendikçe sevişirsiniz falan.

haydi sevgilim, dünyayı kurtaralım.

her güne yeni bir paragraf

"savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zaman ki sana hasta olmuş,
incelikli haytasın...
nüksederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı,
güzelleş be oğlum!
şimdilik, ölümüne kadar hayattasın!
şimdilik, ölümüne kadar hayattasın..."

küçük iskender

apaçi gızlar

“erkek yancısı karılarla mı karıştırdın la sen bizi?!” sloganıyla hayata geçen yeni tiyatro oyunu. beste tunçay, ceren özcan, ecem çataloğlu, elif öztürk, oğulcan arman uslu'nun oynadığı oyun istanbul, ankara, izmir, eskişehir, bursa'da sahneye çıkacak. oyunun yönetmeni ise sezen keser. mahallenin erkeklerinden intikam almak için toplanan kadınlar, süreç içerisinde, aralarına katılan yeni üyelerle güçleniyor. oyun ankara'da farabi sahnesi, 29 ve 30 aralık 2015, 6, 8, 15, 21, 26 ocak 2016, istanbul'da kadıköy theatron, 22 ocak 2016.

ayı sözlük itiraf

itiraftan ziyade iç döküş, bir boşalış olacak ama;

son günlerde pek mutluyum sözlük. aklıma geleni şöyle bir ölçüp tartıp reele dönüştürdükçe rahatladığımı hissettim. ofiste türlü iletişim sıkıntısı yaşadığım insanları idare etmeyi bırakıp, onlarla tartıştım. en kötü biraz bağırırım, yöneticime falan söylerler, ama rahatlamış olurum dedim. garip ki dönüp özür dileyenler tartıştığım insanlar oldu. çünkü ofise çalışmaya geldiklerini hatırlamış oldular. ben birşeyler yapmaya çalıştıkça oturup göt büyütenlerin de işime engel oluşlarını sindirmeyip, onlara da iyilik etmiş oldum meğer. yani bir şekilde dürüstseniz, üç kişinin antipatisini kazandıysanız arkasında otuz sempati kazanıyorsunuz gerçekten.bunun bilinci ile de bugün haftaya bambaşka bir hevesle başladım ve işimden zevk aldığımı pek bir hissettim. konu bir tek iş çevresi de değil. ülkenin sayılı okullarından birinde yüksek lisans yapıyorum, belki burada biraz daha taze beyin insan tanırım diye düşünmüştüm. gerçekten iyi yerlerde çalışan, kendi çabası ile birşeyler başarmış insanlar var ama maalesef tümü homofobik çıktı ve gerçekten diyalog kurmaya değer göremediklerimin sayısı fazla. dolayısı ile burada da iletişim diyince, hmm hayırlısı ya diyip kulaklığımı takıyorum. gerçekten kendimi soyutlamama sebep insanların kendileri. belki bir gün onlara karşı da dolup homofobik iğrenç esprilerine yeter ulen diyerekten baş gösterebilirim.he bu arada sınavdan aldığım not berbat ama sınıfın en iyisiyim. tanıyan bilir, uzlaşmacı, sakin tavırlı patates puresi öyle zart diye ortalık yerde lafı gömmez. ama bunun rahatlığına ermek de başkaymış. insan kendi içinde dışarıyı anlamaya çalışmaktansa, verdiği reaksiyona gelecek tepkiyi ölçümlemek de daha eğlenceli ve rahatlatıcıymış. ama sorarsanız çoğu zaman kabuğuma çekilmiş olmayı yeğlerim.

biraz daha ileriye gidersem sözlükte götlerini beğendiğim yazarları ifşa edeceğim.
yeter bu kadar.

tak

pkk'lı teröristleri bile pkk'dan soğutmuş örgüt.

şevki yılmaz