mavi en sıcak renktir

bu yılki uluslararası cannes film festivalinde altın palmiye kazanan abdellatif kechiche'in lezbiyenlik içerikli filmi.(la vie d'adèle-2013)

oyuncular, adèle exarchopoulos ve léa seydoux'a genç yaşlarında başarı getiren film; neredeyse katıldığı her festivalden ödülle dönmüştür. iki farklı karakterin birbirinden hoşlanma noktasında yakalayıp bir araya getiren film; eşcinsel olmayı reel ve makul bir çizgide işliyor; lezbiyen film çekme sevdasına daha önceki sinema örneklerinde yaratılan lezbiyenleri toplumdışı ve taşkın karakterler olarak gösterme hatasına filmde düşülmüş değil. ilk aşk ilk deneyimler ve toplum.

set görüntüleri bile olay yaratan filmin cesur ikilisi filmin bu denli ses getirmesinden ötürü sinema odaklı her yere birlikte gitme kararı almışlar.
fizik/astrofizikte geçerliliği deneysel olarak ispatlanmış durumdur..

örneğin:
sıcak yıldızların mavi, soğuk yıldızların kırmızı renkli olması..

ayrıca kullandığımız ocak vb. araçlarda alevin en sıcak kısmının mavi ışınım yapan bölge olması..
torrent'e düşen fakat türkçe altyazısı olmayan film.

edit falan: henüz.
filmin bir bölümünü izledim oldukça porno bir hali vardı. sevişme sahneleri oldukça uzun tutulmuş ve bu da gereksiz olmuş.
çok fazla seks sahnesi ve çıplaklık olduğu için eleştiriliyor ama işin içinde adèle exarchopoulos olunca benim hiç şikayet edesim gelmiyor. seks sahnelerinde oyuncuların takma vajina taktığı söyleniyor. çok iyi film, oyuncular da çok doğal ve yetenekli. filmin sonuna ve uyarlandığı kitabın sonuna bakacak olursak ikinci filmin gelmesi olasıdır.
tensel, görme yerine dokunma duyusunu uyandıran bir deneyim vaat eden fransız filmi. hem yeni gerçekçilik hem de yeni dalgaya çok şey borçludur. zamanında bunun kadar gürültü koparmayan erick zonca şaheseri meleklerin düş yaşamı'nı da çağrıştırır az biraz. izledikten sonra gözünüze bir şey kaçmış gibi olur, neden gözyaşı döktüğünüzü anlayamazsınız.
genel olarak lezbiyen temalı filmlerin ne kadar kötü ve yüzeysel oldupunu düşünürsek çıtayı hayli yukarı çıkartan gia dan sonra beğendiğim ikinci lezbiyen filmdir.
kendimi adele'in içindeki boşlukta bulduğum, unutamayacağım filmlerden.
en az weekend kadar güzel buldum, fakat weekendde olaylar güzel başlayıp gelişirken sonra yönetmenin mi senaristin mi can sıkıntısından bilinmez direk sonuca ulaşıyordu bu bir parça daha iyiydi, ama weekend i izlemeyen varsa buralarda sakın var olmasın gitsin o filmi de mutlaka izlesin bence o da ilklerden olması açısından iyi bir filmdir *
(bkz: la vie d'adele)

kadıköy'deki tüm mavi saçlı kızların ilham kaynağı bu film, buna kalıbımı basarım.

onun dışında oyuncuların acayip rahat olduğu, bu yüzden çok gerçekçi hissettiren film. yani size sunulan ilişki abartı seviyesinde değil, herkesin yaşadığı aşk, o yüzden ilişki dinamiklerini bir seferde kavrayıp kendi eksiklerinizi/beklentilerinizi hatırlayıp, filmin gidişatını şöyle aşağı yukarı net bir şekilde kavrayabiliyorsunuz. ayrıca kızın yaşadığı geçiş dönemi, yine hepimizin çok net bir şekilde deneyimlediği durumun ekrana yansıtılan hali. o yüzden duygusal olarak filmle bir bağ kurmak çok kolay. erotizm içeren sahnelerin çekimi ve fransız teması izlenebilir kılıyor. güzel yazılmış. diyaloglar ve semboller de gayet iyi ama ha bende pek yer etti mi? hayır.
kesinlikle çok doğal yazılıp,çekilmiş bir film.
filmde olan herşey inandırıcı idi.
ayrıca sevişme sahneleri,çok cesurdu.
süresi uzun,üç saat sürüyor.çok iz bırakan bir film değil.dolayısıyla defalarca izleyeceğim bir film değil.
ama lezbiyenlerin başucu filmi olacağı kesin.
lezbiyenlerin hiç de gerçekçi bulmadığı filmdir (bkz:http://www.hollywoodreporter.com/news/le... )
içerisinde adele isimli, kardeşim olabileceğini düşündüğüm bir karakter barındıran film. o gözler ve çipil bakışları, o ağlaklık, o cesurluk ve korkaklık arasında gidip gelme halleri, o çalıştığı yer, o oburluk, o içerisinde barındırdığı hafif saflık... o yüzdendir ki filmi izlerken içimden nolur ben mutlu olamadım bari bu kızcağız mutlu olsun deyip durdum * film sanki devamı olacakmış gibi bitti. umarım öyle olur ve devamı çekilir.
uzun olmasına rağmen konudan bir an bile kopmadığım film.
kaliteli,cesur. gerçeklik payı tartışılır.
yine olsa yine izlerim dediklerimden
mavinin en sıcak renk olmasının nedeni, frekansının en fazla, yani enerjinin en fazla olmasından dolayıdır. bu nedenle tüpteki mavi ateş, normal kırmızı ateşten daha sıcaktır.
beni böyle güzel bir parçayla tanıştıran lezbiyen aşk temalı bir film. iki kadının trafik ışıklarında karşıt yönlerden karşı karşıya geçerken bakışmaları hala hafızadan çıkmaz.

cannes film festivali'nde neden ödül aldığını anlamadığım ama ilk kadınlar arası aşkı anlatmasıyla da yeri ayrı olan film. kendisiyle birlikte izlerken yerin dibine geçtiğim hetero kadın arkadaşıma cinsellik sahnelerini lezbiyenlerin gerçekçi bulmadığını, abartı olduğunu söylediğimde hetero arkadaşımın "cinsellikte doğru yanlış olmaz" demesiyle de aklımda kalan film. cinselliğe bakışımı da kalıpların dışına çıkarmıştı.
  • /
  • 2