mcdonald's

heriften başka beni orgazma ulaştırabilen yegane şeydir big mac...
11de kahvaltıyı sonlandıran ve ne hikmetse bu nedenle de hep tartışmaların yaşandığı dünyaca ünlü restorandır. hani kahvaltısı da kahvaltı olsa.
burger king tek geçerim.
her gidişimden sonra bir daha gitmeyeceğime dair kendime söz verdiğim , kötü ve doyurucu olmayan yiyecekleri olan ve bunları burger kingden pahalıya satan berbat fast-food zinciri .
patates kızartması orgazmik bir lezzete sahip olan firma...
1986 yılında açılan ilk şubesi, taksimin şantiyeye dönüştürülmesiyle yıllar sonra kapanan fast food zinciri.
domuz etli menüleri türkiyeye gelse evime en uzak şubesine takla atarak gideceğim, fast food kralı. 1940'tan beri kalplerin bir numaralı emmbergarcısı
tüm şubelerinde tuhaf bir yağ kokusu olan fast food zinciri. patates kızartmasında üstlerine yoktur...
senelerdir nedense burger king e tercih ettiğim. patatesi herkesin kabul ettiği efsanelikte güzeldir, hamburger boyutları küçüktür ama idare eder. burger king ile aynı bokun laciverti olmasına karsın mc donalds markaya/imaja daha cok önem verir ve insana sıcak gelir. burger king nedense paramla rezil oldugum hissine kaptırır beni.

ayrıca, çok ilginç bir fastfood zinciridir. şubelerine giderseniz aşırı kaba olabilmelerine karsın telefonla veya yemeksepetinden sipariş verdiğinizde 10 tane bile sos koyabilmektedirler. şubeye giderseniz ekstra para verseniz bile sos alamıyorsunuz.
hangi şubesine giderseniz gidin yerler yapış yapıştır. bir gün ayakkabımın tekini mcdonalds zemininde bırakmak zorunda kalacağım diye çok korkuyorum.
calisanlarinin cok cekici oldugu gercegi o unuforma ile birini kacirim sevgilim yapmak istiyorum
çalışanları çok iyidir. sosları beleştir. patatesleri doğaldır öyle ki geçen gün patatesin üzerinde kabuk bile buldum. hamburgerleri hem gözü hem karnı doyuracak boyuttadır. burger king ile kıyaslamaya hiç girmiyorum. siz zaten bu özelliklerin hiçbirini burger king'te bulamadığı anlamışsınızdır.

ayrıca quarter pounder, double köfte burger ve big mac menülerini tek geçerim. ve micbites, tabii ki.
"tamam ulan, diyetten önce so bi' kez!" nidalarıyla her hafta gittiğim, yerken "fuck diet!" diyerek sırıttığım, karnım doyunca "niye yedim lan ben bunu?" diye kendimi sorguladığım mekan.
kapitalizmin tadı neden bu kadar güzel sözlük?
et yediğim zamanlarda* ayda bir abimle giderdim. patates kızartmalarının bile yağında et suyu olduğundan bu kadar sevildiğini düşünüyorum.
ayrıca marka maskotu ronald mc donald adlı palyaço da yıllardır japon memelerinde boy göstermekte* touhou fanları tarafından yapılmış en sevdiğim ise:
*

artık sadece ucuz kahvesini tükettiğim halde gittiğim şubedeki tüm çalışanlar tarafından tanındığım** fastfood zinciridir. bazen çok tatlı çalışanları bulunuyor, öyle ki kalabalık zamanlarda bile göz teması kurduğumuz anda kenardan köşeden kahvemi veriyorlar.

yine de insanı ister istemez sorgulatıyor tabi hem endüstriyel et sektörüne karşı ciddi bir tavır alıp hem de bu sektörü en çok besleyen firmalardan birine destek olma düşüncesi vicdanımı biraz zorluyor.