sevgiliyle uyumak

böyle bir güne başlayıştan sonra o gün dünya yansa insana koymaz, hayatta bundan öte mutluluk yoktur güne gözünü kapatırken gördüğün son yüz, güne gözlerini açtığında yine gördüğün ilk yüz o... uyku mahmurluğunun verdiği sevimlilik anlatılmaz yaşanır. *
yıllardır gerçekleştiremediğim* yaşayamadığım eylem.*
popo sevgiliye dayanır, hafif pipi ve göbek hissedilir, kolu bele dolanır, nefesi ensede hissedilir ve bir güzel uyunur. bitmesi istenmez.
"horlama sorun olmadığı sürece" tensel sıcaklığı gece boyu ve gündüz yaşamaktır, hayatı değil en özelini, yatağını paylaşmaktır, tenini teninde hissederken dünyanın en güzel ve güvenli yerinde hissetmektir. alelade bir insanla uyumaktan daha keyiflidir. öte yandan sıcak yaz günlerinde terden sırılsıklam yapan, ateş bastıran, az öteye gitlerle başlayıp ya sen toptan gitsenelere varan tartışmaların fitilini ateşleyendir. seçin beğenin alın.
ve yatak tek kişilik olmalı..
uzun zamandır gerçekleştiremediğim ve deli gibi hasretini çektiğim etkinlik.
sıkıca sarılıp teninin sıcaklığını hissedip birlikte rüyalar alemine dalmaktır. tabii kollarımla saran taraf ben olduğum için altında kalan kolumun uyuşması, karıncalaşması ve hareket edersem uyandırırım korkusu bütün ambiyansı bozuyor. arada bazen o hareket edince hareket ediyorum ben de. uyuyor mu uyumuyor mu tam çözemiyorum ama sormuyorum da. bazen de ben arkamı dönüp o bana sarılsın istiyorum, o daha rahat oluyor, bacaklarımı bacaklarına dolamak çok hoşuma gidiyor. hava soğuksa, soğuk teninin yavaş yavaş ısınması filan harika hisler yaşatıyor. bir gece de üstündeki yorganı atmış, hava da biraz soğuk ve çıplağız, ayrı düşmüşüz uyku haliyle, küs sevgililer gibi sırt sırta yatıyoruz, biraz mesafe var aramızda, kalktım üstümüzü örtüp sarıldım. ama o an istemsiz bir şekilde yatakta aramıza mesafe koymuş olmamız içimde kötü hisler doğmasına sebep olmuştu. ona ne kadar sarılsam da, ilk günkü sıcaklık ve samimiyetten yoksun hissediyordum. ve yavaş yavaş daha da uzaklaştık, değil yanına yatmak dokunamaz olmuştum. yanına yatmamı da istemedi o son gün. her şey bittiğinde evime dönüp tek kişilik yatağımda huzursuz bir gece geçirdim, o gün bugündür, kimseyle uyumadım. birlikte olduğum kişilerle uzandım ama aynı his yok tabii. insan bunun farklı bir şey olduğunu anlayınca çok geç oluyor. ne yapabilirdim bilmiyorum. ama böyle olması gerekirmiş. şimdi ben kimle uyusam yine sıcak bir mutluluk kaplar ki içimi? bu hayatta her şey bir kerelik sanırım. buna inanmazdım ama artık inanıyorum.

sabah ona kavuşmak için erkenden uyanırdım. o, onu uyandırmama kızardı, ama ne yapayım cidden uyurken özlüyordum. kalkıp yüzüyle, saçıyla oynuyordum. gözlerini hafifçe açıp kızgın kızgın bakıyordu bana. sonra yüzümü koynuna yerleştirip onun uyanmış olmasının verdiği huzurla biraz boşluğa dalıyordum. saçıyla oynamak çok hoşuma giderdi. bir daha dokunamayacağımı bilsem hiç dokunmazdım. hüznü dağıtmak için bir parça bırakalım şuraya.

erken uyumaya özen gösteren biri olarak onda geçirdiğim gece ondan sonra uyuyorum genelde. ince tüller ardından sızan ışığın vurduğu güzel yüzündeki rahatlığı ve huzuru görünce uyku usulca yanaşıyor gözkapaklarımın limanına. hafta içi haliyle iş günü yorgun düşüyorum ama o yorgunluğa tarifi olmayan bir keyif eşlik ediyor.
keyfini kolay kolay kıyaslayamayacağım, yerini doldurması zor eylem. hem kendisi hem de beraber uyanacak olmanın verdiği keyifle, çifte haz.
hobimdir,yatakta konuşurken yalandan göğsünde uyuma numarası yapıp saçımı okşarken gerçekten uyuduğum doğrudur.en yakın zamanda tekrarlayabilmek dileğiyle.
hiç sevgilim olmadı. ama iyi anlaştığım bir arkadaş var. yılda bir kez falan görüşüyoruz, mesafeler uzak diye. onunla uyurken bile çok huzurlu hissediyorum. yastığını düzeltiyorum. üstünü örtüyorum. arada uyandığımda öpüyorum. uykulu uykulu o da öpüyor. arada pipisiyle oynuyorum, gülüyor ama uyumaya devam ediyor. uyuyan bir erkek ne güzel bir şey ya. hafif hırıldıyorsa o bile tatlı bence.

birine saatlerce dokunmanın verdiği o güven hissi insan için bir ihtiyaç bence. en önemli duyulardan biri dokunmak. farkında değiliz bunun o kadar da ama öyle.
bunu yapmayalı kaç ay oldu saymadım bile. sevgilinin kalp atışını dinlemek.. dünyanın en güzel şarkısıdır o.
ten teması hazzının doruk noktası, birine sarılabilmek ve birisi tarafından sarılmak. uyandırılmak, uyandırmak, beraber uyunan o yatakta birbirini şımartmak.
farklı ülkelerde olunca tatil ile eş anlamlı oluyor.
sevgili değildi flört seviyesinde olan biriyle olsa bile aldım o hazzı. kolunu dolaması, sabah uyandığında sana sarılmış halde bulman, hafifçe horlaması vs. seks halt etmiş yanında.
üstteki entrye hak verdim, farklı ülkelerde sadece tatilden tatile görüşebiliyorsunuz. hasret dayanılmaz olabiliyor bazen, görüşüyorsunuz falan ama o yanında olduğu hissi vermiyor. insan özlüyor, sana kolunu dolamasını sarılmasını, saçınla oynamasını, senin onun saçınla oynamasını, göğsündeki elini gezdirmeyi ... daha fazla yazamayacağım, ben ağlamaya gidiyorum.

hocam çıkabilir miyiz, arkadaş ağlıyor da ?
uyurken kiminle uyuduğunun önemi var mı bilemem, zaten uyuyorsun, fakat uyumadan öncesine gidersek eğer, yanındakini ne kadar önemsediğine bağlıdır, onun için kıymetini bilmeli bazı anların, öyle anlar olur ki hem çok kıymetlidir hem de yaşanması istenmeyen anlar olabilir, bunun için bunu anlamanın en iyi yolu bazen tek başınıza kaldığınızda ne hissettiğinizi anlamaktan geçer..
uzun bir aradan sonra bu yaz 2 aylığına da olsa yaptığım aktivite. köfte dudaklıya sarılmak uyurken izlemek erken kalktığımda kahvaltı hazırlamak onu öperek uyandırmak. zaman dursa orada dediğim anlardandır. ha zaman durmadı o da durmadı zaten....
şu ana kadar tecrübe etmediğim fiil. neler kaçırdığımı düşünmek bile istemiyorum...
  • /
  • 3