türkiye'deki suriyeliler

kaybedecekleri bir şeyleri olmayan insanlar. son bir kez daha nefes almak için yanlarındaki insanları boğabilecek kapasitede oldukları söylenebilir.

(bkz: boğulma korkusu)
sayelerinde sanırım yavaş yavaş ırkçı oluyorum.

madem ülkeye mülteci alıyorsun, onlara barınma, yiyecek, eğitim gibi imkanlar ver.
yok onlar mülteci değillerse o halde ne işleri var her trafik ışığında, köprü altında, kaldırımda!

500.000'den fazla suriyelinin ülkemize girdiği ve pek çoğunun tc vatandaşı olduğu söyleniyor. sanırım birileri yine küçük hesaplar peşinde.
suriyelilere yapılan yardıma asla karşı çıkamam ancak doğudan batıya dilenmek için gelen suriyeliler hakikaten çok fazla ve rahatsızlık verici . madem alacaksın yardım edeceksin düzgün yapın o işi de . inşallah suriyedeki savaş bi an önce biter ve suriyelilerde yuvalarına dönerler ..
keşke aralarından bir tane de kaslı suriyeli arap erkeği çıksa.
tavşan gibi çoğalan insanlardır.ayrıca 14-15 yaşında kızları evlendirip hemen çocuk yapıyorlar.düşük ve gebelik kat sayısı türkiyelileri geçmiş durumda.kimsenin uçkurunun derdinde değilim ama lan savaş şartlarında napıyosunuz siz.kadınlar ve çocukların ikinci sınıf görmeleri ise ayrı bir sıkıntı.fazla bir şey beklemiyorum sonuçta onlar da bizim gibi orta doğu fareleri.
bugünün sosyal medya tagi, #ülkemdesuriyeliistemiyorum
insanın hayatında asla unutmayacağı anlar olur ya, bir tanesine ve en güzellerinden birinde başroller.
kendimi kötü hissettiğim bir gün kızılaya inmiştim. bir ara sokakta oturuyordum öyle sigara içiyordum yalnız. sonra bir suriyeli çocuk geldi yanıma oturdu. kendi dilinde bir şeyler söyledi gülümsedi ama ben dokunsalar ağlayacak durumda olduğumdan çocuğun ilgisi çok duygulandırdı beni. sonra benle birlikte oturdu yarım saat.ellerinde sattığı güller vardı. elleriyle ellerimi açtı ve güllerden koydu bi tane. cüzdanımı çıkarırken kaçtı ben de seslendim yemek ısmarlıycaktım arkasından da koştum ama durmadı. hayatımda aldığım en anlamlı hediye ve kurusunu hala saklıyorum. gözüm de hala o çocuğu arıyor sokaklarda. öğreneceğimiz çok şey var.
neden diye sormadan 'ama' demeden, hoş gelmişler diyorum, halet-i ruhiyelerini anlayabiliyorum, kimse evini terk edip gurbetçi olmaya bayılmıyor, sanki onlardan önce türkiye'de taciz, tecavüz hırsızlık yoktu.
birkaç ay önce yarım yamalak okuduğum, yanlış hatırlamıyorsam suriyeli eşcinseller ve buradaki ilişki dinamiklerine ilişkin şöyle bir yazı vardı. ilgililerine,

http://www.buzzfeed.com/katebubacz/the-s...
son zamanlarda vatandaşlık verilmeyeceği ve geri gönderilecekleri hakkında söylentiler var.
onlar ağustos böceği biz karınca.
tek bir parti dışında çoğu parti gönderileceğini söylüyor. dünya geneline bakarsak da nüfus probleminin ciddi safhalara ulaştığını görüyoruz.

bir yandan güvenli bölgeye suriyelileri yerleştireceğiz demeler, diğer yandan 3000 kişinin vatandaşlığa geçirileceğinin duyurulması...

ne yapıyoruz, ne yapmaya çalışıyoruz bilmiyorum...

bildiğim tek şey organize olmaya başladıkları. haberler iyi incelenirse organize olup küçük çaplı suçlara karıştıkları görülmekte.
hepsi iyi değil ama hepside kötüde değil