cikolatali kek

Durum: 1906 - 0 - 0 - 0 - 11.11.2016 23:35

Puan: 26948 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

sometimes, change is everything
  • /
  • 96

erkek erkeğe yapılacak en güzel şeyler

* üstü açık eski bir arabayla antalya'ya falan gitmek. üstünüze pek bir şey almayacaksınız. çok ihtiyacınız olursa oradan alacaksınız.

* enerjiniz bitene kadar sevişeceksiniz. yatakta, kumsalda, arabada, fırsatını bulduğunuz her gizli mekanda.

* maça gitmek. eğer sevgilinizde maçtan hoşlanıyorsa bir de aynı takımdaysanız gelmeyin keyfinize.

* yemek yapmak. elbette çok eğlencelidir.

* bir hafta sonu eve kapanıp ikinizin de sevdiği bir diziyi baştan sona izlemek. yemek yapmak için bile vakit ayırmayacaksınız. dışarıdan söyleyeceksiniz.

* eğer aynı meslekteyseniz, beraber iş üzerine yoğunlaşmak. ben mi çok kariyer meraklısıyım ama beraber çalışmak fikri çok hoşuma gidiyor.

* spor salonuna gitmek. onun ağırlıklara basmasına yardım ederken beraber testesteronları hoplatırsınız.*

* yurt dışına seyahate çıkmak. güzel bir italya veya ispanya turuna kim hayır diyebilir?

* dans etmek. o zaman dans sevgilinizle yapılınca daha keyifli oluyor.

* sadece susmak. ille konuşmak zorunda değildir iki erkek. sadece susarak birbirlerini dinleyebilirler.

* gönüllü çalışmak. fakirlere, kimsesizlere veya yoksullara beraber vakit ayırmak. bence bu iki erkeği birbirine bağlar.

* arkadaşlarını yemeğe davet etmek.

* çocuk sahibi olmak.

* mutfak alışverişi yapmak.

* pes atmak. pes sevmeyenler için bilgisayar oyunu oynamak diyelim.

gibi bir sürü şey söylenebilir.

fakirlerin genelde vatansever ve milliyetçi olması

mustafa kemal atatürk'ün fakir olduğunu ve cumhuriyetin ilanında sonra zengin olduğunu bilmeyen yazarları ortaya dökmüş başlıktır. mustafa kemal'in çocukken tarlada çalıştığını, kendi imkanlarıyla harbiyeyi bitirdiğini falanda hiç bilmezler. tabii gözleri cumhuriyetten sonra ermenilerden ve rumlardan boşalan toprakları çalış zengin olan türklerden başka bir şey görmedikleri için bu başlık altında ırkçı beyinleriyle kürtleri aşağılarlar.

sanki zamanında sırf türk olduğu için boşalan arsalar benim dedelerime verildi. sanki zamanında sırf türk olduğu için benim dedelerim yurt dışlarına eğitime gönderildi. sanki zamanında sırf türk faşisti olduğu için benim dedelerim paraya boğuldu. evet, bunları görmezler. kendilerinin ve kendi zihniyetlerinin bugün pkk terör örgütünü doğurduğunu bilmezler. yazık.

şimdi ben buraya çoban olan büyük dedemden ve bir koyun kaybolsa parasını ödemesinden veya kendi 10 çocuğuna bir kuruş haram yedirmeksizin öksüz bir kızı evlat edinmesinden bahsetmeyeceğim. çünkü amelelik yapmada, sırf azmimizle iyi yerlere gelmemiz ki yapılan tüm negatif ayrımcılığa rağmen bu faşist arkadaşlar için hiçbir şey ifade etmeyecektir.

bu başlığın konusu değildi ama burada dursun.

grup seks

sevgilinin başkası tarafından götürülmesine seyirci kalacak kadar midesiz misin diye anlamana sebep olabilir

seksin kötü bir şey olduğunu düşünmek

en az yemek yemek kadar kötü bir şeydir. su içmek, tuvalete gitmek, nefes almak; işte bunlar hep kötülük.

erkeksi değil erkek olsun

sike sahip olmakla erkek olunmuyor. o zaman travestilere ve translara erkek mi diyeceğiz. ne yazık ki baskı altında kalan translarımız kendilerini gey sanıyorlar. belki de gey olmak için zorluyorlar. dışlanmamak için "erkeksi" hareketlerde bulunuyor ancak özlerinden gelen buram buram kokan kadınsılıkla bunu gizleyemiyorlar. işte bu yüzden "erkek" arıyoruz. kendisiyle barışmamış translar yazmasın diye.

not: transfobik değilim. hiç trans arkadaşım yok ama fobik değilim. umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir. özetle penis veya am sahibi olmakla kadın veya adam olunmuyor.

yoğun gündemi seks yaparak unutmaya çalışmak

içgüdüsel bir şeydir.

insanlar en çok bir tehlike anında ve tehlikeden kurtuldukları zaman sevişme ve beslenme ihtiyacı duyarlar. çünkü ölüm tehlikesi atlatan canlı, türünü devam ettirmek için bunlara ihtiyaç duyar. bu evrimseldir. ama eşcinsellerde durum nasıl işliyor bilmiyorum. belki yemekle ve seksle stres atıyoruz, olabilir.

green apple

sözlük karşısında çılgınlar gibi nefret kusan yazar. pkk ayrıdır pkk'lı kürt ayrıdır kürt ayrıdır. pkk'nın için bir sürü türk olduğunu unutmaktadır.

sanırım sözlük karşısında bekleyip çılgınlarca ciwan'ın bütün entrylerine cevap vermek için kasmaktadır. ablam senin düğün hazırlıkların yok mu? boş ver savaşı mavaşı. bak daha gelinlik seçeceksin.

tsk'nın eşcinsellere bakışı

bir savaş esnasında sikimde olmayan bakıştır. tsk'nin görevi savaşmaktır, ülkeyi iç ve dış tehditlerden korumaktır. bilim kurumu değildir.

bu duruma üzülüyorum çünkü tsk'nin bu bağnaz tutumu yüzünden çocukluk hayalim olan f16 pilotu olma hayalimden vazgeçmiştim. liseden mezun olduğumda harp okulu sınavlarını kazanmıştım. hem de iyi bir dereceyle. o zamanlar seks yapmayı bırak hiçbir erkeği öpmemiştim bile. tam intibak eğitimine gideceğim sabah vazgeçtim. odamdaki bütün uçak posterlerini tek tek söktüm.

ha, uygun ortam koşullarında oturulur konuşulur. bakış açısı yanlıştır. düzeltilebilir. amerika değiştirmiştir. amerikan ordusuda hep pozitif değildi eşcinselliğe karşı. önce şu trafik polisini kalleşçe vuran itlerden kurtulalım sonra onlarında sırası gelir.

24 temmuz 2015 türkiye'nin pkk kamplarını bombalaması

devlette her bireyin bir görevi ve sorumluluğu vardır. trafik polisi kendisini çağırıp kalleşçe vuran itlere rağmen trafiği kontrol eder, doktorlar hastalarıyla ilgilenir, gazeteciler haber peşinde koşarlar ve askerlerde ülke sınırlarından sorumludur. yani bir askerin savaşması bir doktorun ameliyata girmesi kadar normaldir. askerler savaşır. harp okuluna girerken bunun farkındaydılar. önce onlar savaşır. eğer işler iyice kötüye giderse bizde savaşırız. ne sanıyorsunuz? ülkede seferberlik ilan edilse savaştan mı kaçacağız? bize ihtiyaç yok. herkes mesleğini yapıyor.

şimdi sınırlarımız güvende değil. senelerdir kimin girip çıktığı belli değil. bir it sürüsü var, türkiye cumhuriyetini tehdit etmekten geri kalmıyorlar. bu asker savaşmayacak kim savaşacak?

40 yıldır ülkenin kanını emen bu it sürüsünden her şekilde kurtulmayı denedik. masaya bile oturduk. bir ülke düşünün katiliyle masaya otursun. onu bile anlamadılar. biz alttan aldıkça üste çıktılar.

göt veriyorum, erkeklerle sevişiyorum, tsk'nin pkk'yı kurutmasını istiyorum, ölen hiçbir pkk'lıya üzülmüyorum, şehitlerimize üzülüyorum, silah kullanmayı biliyorum ve kick box eğitimim var, bir de seferberlik çıksa ilk fırsatta savaşa giderim. ailemde de bir sürü gazi ve asker var.

eğer asker savaşmayacaksa, niye var? seferberlik ilanında hepimiz savaşırız zaten, kuşkunuz olmasın.

24 temmuz 2015 türkiye'nin pkk kamplarını bombalaması

şaşırdık mı, hayır. zaten oraya girilince pkk'nın da vurulacağı belliydi. sonuçta pkk bizim için hala bir terör örgütüdür. sosyal medyada iki üç solcu gerilla dediler diye isimleri değişmedi. yaptıkları katliamlar hala aklımızda. öldürdükleri masumları unutmadık. son zamanlarda işler hdp'nin ılımlı sesi sayesinde yolunda gidiyordu. pkk fazla saldırı düzenlemiyordu. selahattin demirtaş'ta bağlama çalıyordu. güzel muhalefet yapıyorlardı. pek çok türk oy verdi. peki sonuç ne oldu?

pkk silah bırakmadı. üstelik hdp'yi sallamadıklarını açıkça belirttiler.

eğer kürtlerin temsilcileri hdp ise pkk ne oluyor? eğer hdp-pkk el ele ise o zaman bir şey diyemeceğim. el ele olduğu belliydi de neyse işte üç maymunu oynamıştık sırf iyi niyetimizden, anlamadı pkk...

ne demiştik? tsk, pkk'nın kamplarını bombalıyor. geç bile kalındı. bunu seneler önce yapabilirdi, araya hep amerika ve avrupa girdi. abdullah öcalan'ı teslim ettiklerinde bile idamın kaldırılmasını istediler. evet, güçlü bir ülke değildik ama şimdi orta doğuda taşlar değişti. eğer haber asparagas değilse iran'da kandili bombalamaya başlamış. düşünün amerika ve türkiye saldırmaya başladılar. iran'da işin içine girdi. belli ki iran-amerika anlaşması sırasında nükleerden başka şeylerde konuşuldu.

peki ne olacaktı?

umarım iki terör örgütünden aynı anda kurtuluruz.

mümkün değil, biliyorum. ama hayal işte. gerekirse amerika bütün t-petrolü alsın hiç üzülmem. senelerce iki üç petrol kuyusu yüzünden ne canlar yandı ne borçlara girdik.

üstelik pkk öyle bir misyon üstlenmiş ki sanki barış sürecini tsk baltaladı. iki gündür döktüğü kanlar neydi? trafik polisini pusuya düşürüp vuran kimdi? iki polisi evinde vuran kimdi? şanlıurfa katliamı olduğu gün astsubayı vuran kimdi? evet, bunlar kan değil zaten. pkk kandan bile saymamış bunları. daha yeni başlıyorlar. hıhı.

bir an önce pkk ve ışid'ten kurtulsak diyorum.

bu da burada dursun ışid'le ilgili haberler.

http://ayisozluk.com/lnk/ae44d1

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/2962825...

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/...

ulysses

james joyce'un ulysses adlı eseri 20. yüzyılda yazılmış en önemli ingilizce roman sayılmaktadır. homeros'un odysseia'sını irlanda'nın dublin kentinden geçen tek bir güne, 16 haziran 1904'e uyarlar ve odysseus'u, günü getir götür işleriyle geçirip geç saatlerde evine dönen, yaşlanmaya yüz tutmuş, boynuzlanmış bir reklam satıcısı olan leopold bloom'un aldatıcı görünüşünde canlandırır.

bloom mütevazi ve sıradan görünmesine rağmen, tanıştığın tuhaf karakterlerin heme hemen hepsine merhamet, bağışlayıcılık ve cömertlik gösteren kahraman bir kişilik olarak ortaya çıkar. göze çarpmayan, alelade davranışlarıyla belki de modern dünyada ancak mümkün olabilen, basit kahramanlıklarda bulunur. yahudi olarak kendisini dışlanmış hissetse de iyimser kalmaya devam ederek güvensizliklerini bertaraf eder.

ulysses karakterlerinin inanılmaz zengin portreleri, diğer edebi ve kültürel eserlere yaptığı şaşırtıcı göndermeler ve dile kazandırdığı pek çok yenilikle ünlenmiştir. joyce roman boyunca tiyatrodan eski ingilizceye ve reklam metinlerine kadar çeşitli edebi yapılar ve türler üzerinde durur. roman belki de en çok bilinç akışı yönteminin, yani joyce'un karakterlerin aklından geçenleri herhangi bir şekilde düzenleyip sıraya koymaksızın oldukları gibi verme girişiminin yaygın kullanımıyla ünlüdür. bu teknik modern edebiyata damgasını vurmuştur ve eserlerinde bu tekniği kullanan virginia woolf ve william faulkner gibi sayısız yazarı da etkilemiştir.

ulysses'in, özellikle bloom'un eşi molly'nin düşüncelerinin dile getirildiği ünlü son bölümünün, zorlayıcı bir okuma olması şaşırtıcı değildir. molly'nin hayalleri 24000'den fazla kelime ile anlatılır ve sadece sekiz cümlede yer alır. zor bir bölüm olsa da bu bölümde, özellikle de molly'nin sadakatsizliğine rağmen eşine duyduğu sevgiyi ortaya koyan son satırlar, joyce'un en lirik ifadeleri olarak kendini gösterir:

"ve bana soru yapıp yapamayacağımı evet dedim evet benim dağ çiçeğim ve önce kollarımı ona doladım evet ve onu kendime çektim böylece göğüslerimdeki parfümü hissedebilirdi evet ve kalbi gibi çarpıyordu ve evet dedim evet diyeceğim,"

ayrıca ulysses, cinsel betimlemelerinden dolayı amerika birleşik devletleri'nde neredeyse on iki yıl boyunca müstehcen olduğu gerekçesiyle yasaklandı.

alttaki yazara soracaklarım var

brokoli. çok faydalı ve karnıbahara göre daha sempatik. bi kere yeşil.

alttaki; süper kahraman olsan kostümünde hangi renkler ağırlıkta olurdu? neden?

varoluşçuluk

varoluşçuluk, jean paul sartre ve albert camus gibi tanınmış 20. yüzyıl fransız filozoflarının düşüncelerini tarif etmek üzere bulunmuş bir ifadedir. herhangi bir konu üzerine tek bir varoluşçu görüş yoktur. varoluşçuları birbirine bağlayan şey, insan özgürlüğü, aslında uygunluk ile korku ve kaygı gibi tecrübeler üzerine yaptıkları bir vurgudur.

20. yüzyılın varoluşçuları, danimarkalı düşünür soren kierkegaard dahil birçok şeyden etkilenmişti. kierkegaard, dini inancı savunarak yazdı. inancın iradi, irrasyonel bir sıçrayışı gerektirdiğini savundu. ama dini inancın, ölümcül hastalık kitabında tarif ettiği gibi manevi bir durum olan umutsuzluğun tek ilacı olduğuna inandı.

sartre ve camus, hem kurgu hem felsefe yazdılar. bulantı adlı romanında sartre, dünyanın saçma ve anlamdan yoksun olduğuna dair hasta edici bir hissi tarif etti. varlık ve hiçlik gibi daha doğrudan felsefi eserlerinde sartre, bir kişinin kendi kaderini seçmede özgür olduğunu ve yapamadığımız tek şeyin seçmeyi başaramamak olduğunu savundu. bir dini inanç sistemi gibi bir takım sorgulanamayan gerçeklere tutunarak çoklukla özgürlüğümüzden kaçmaya çalıştığımıza inandı. bu eğilime "kötü inanç" adını verdi.

camus, özellikle yabancı ve veba romanlarıyla bilinir. yabancı romanında ana karakter mersault**, görünürde bir neden olmaksızın bir arap gencini öldürür ve ölüme mahkum edilir. idamı yaklaştıkça mersault, yaşamını ve cinayet için olan sorumluluğunu gözünün önüne getirir. aslına uygunluğun, birinin hayatından sorumlu olmanın ve seçim özgürlüğünün varoluş temaları, camus'nun kitaplarında işlenir.

friedrich nietzsche, varoluşçuluk üzerinde diğer bir önemli etkidir.

alttaki yazara soracaklarım var

küçük bir uçağım olsun isterdim. 5 yaşında f16'nin kokpitine oturduğum günden beri uçmak en büyük hayalim.

alttaki yazar; hiç hocandan hoşlandığın oldu mu? hangi dersin hocasıydı?

regl

adet gören erkekler olsaydı adında 5harfliler çok güzel bir köşe yazısı paylaşmışlar.

http://www.5harfliler.com/adet-goren-erk...

ünlü biriyle ilişki yaşamış sözlük yazarları

ilişkinin dışında tanıştığım ünlüler yok değil. ilişki denince aklıma direk seks geliyor, shame on me!

ibrahim tatlıses, gülben ergen, kenan ışık, hanımın çiftliği dizisindeki baş rol oyuncusu (fakir olan) adını hatırlayamadım.

ravenclaw

"or yet in wise old ravenclaw,
if you've a ready mind,
where those of wit and learning,
will always find their kind."

kurucusu rowena ravenclaw.

hayaleti grey lady'dir. sonradan gri leydi'nin rowena ravenclaw'ın kızı olduğunu öğreniyoruz.

ayrıca cho chang bu binadandır.

ayrıca seçmen şapka hermione'i önce bu binaya yerleştirmeyi düşünmüştür.

yattığı kişi hakkında ileri geri konuşan insan

hiç konuşmadım. hiç sevmem. zaten seviştiğim adamlar, sevgilim değillerse çok konuşmam. biraz insanlığımızı unutmayalım diye iki üç kelime laf ederim o kadar. fuckbudy mertebesinde ise görüşülen adam biraz daha samimi oluyorum. okuldan, takımdan ve arkadaşlardan bahsediyorum. onu dinliyorum o kadar.

ama pek çok adamda, hepsini kastetmiyorum, öyle bir psikoloji var ki "iyi miydim?" veya iltifat ettiysem "bunu bende önce keşke kişiye dedin" tarzı sorular üstüne üstlük bu da yetmezmiş gibi hornet'i eline alıp orada profilleri bana gösterip sormalar falan... şu hornet'i açıp onun bunun dedikodusunu yapma olayına kıl oluyorum zaten. bir de benden ses gelmeyince o kötülemeye başlıyor şöyle böyle falan diye. o yatmasa bile bir arkadaşı mutlaka yatmış oluyor ve adam leş çıkıyor. kesin.

günün sözü

seni öldürmeyen şey güçlendirir.

what doesn't kill you makes you stronger -


alttaki yazara soracaklarım var

bence çeşit çeşit kuş tüyü toplamalısın ama onların bakımlarının çok zor olacağını düşünüyorum. sonuçta organikler. özel olarak koruman gerek. çürüme ihtimalleri var.

alttaki; ilk defa gey olduğunu nasıl fark ettin?
  • /
  • 96
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1906

iğrençsin ama o kadar yol geldim sevişeyim bari

asla içinde bulunmadığımdır.

hayatımda bir kere sevişmek istemediğim birisiyle seviştim. o da hastalık gibiydi. uzun süre atamamıştım üzerimden.

artık "hayır," diyorum. "seninle sevişmeyeceğiz."

unutmayın, siz bir tanesiniz, kimseyle vakit harcamak peşkeş çekmek zorunda değilsiniz.

cinsel yönelim

herkes potansiyel biseksüeldir.

ayı sözlük'te dışlanmaktan korkmak

böyle biri/birileri var mı bilmiyorum ancak c tipi kişilik'e sahip olduklarını düşünüyorum.

vücut geliştirme

öncelikle bu sporun yüzde 60'ı yemek yüzde 20'si uyku ve yüzde 20'si harekettir. yani o vücutlar sadece ağırlığın altına yatarak gelişmiyor. tam tersine, uyku ve beslenmeyi yeterli almazsanız ağırlık çalışması sırasında parçalanan kaslarınız onarılmaz ve güçten düşerseniz. evet, ağırlık çalışırken kaslarınızı parçalarsınız. yemek ve uyku ile daha güçlü şekilde onarırsınız.

bir diğer yanlış ise pek çok spor salonunda verilen çoklu antreman programları. bu programların çoğu hiçbir işe yaramaz. neden mi? siz eğer pazartesi göğüs çalışıp haftaya pazartesiye kadar göğsünüzü çalıştırmazsanız doğru düzgün yol kat edemezsiniz. bakın, başlarda vücudu hızla gelişirken zamanla gelişimi duran ve sudak çıkmış ördek gibi salonlarda arkadaşlarına "abi benim vücudum neden artık gelişmiyor yaa" diye dolaşan arkadaşların en büyük sorunlarından birisi budur. çünkü bu spora yeni başlayan birisinin vücudu çok hızlı gelişecektir. bunu programla alakası yok. zamanal kas kütlesi artışı durur. işte sizin yapacağınız çoklu program bunu engeller.
peki çoklu programı kimler yapabilir? jay cutler yapabilir, arnold yapabilir. bu işi meslek haline getirmiş, hayvan gibi beslenip hayvan gibi yaşayan hayvanlar yapabilir. stereoid kullnananlar yapabilir. ancak onlarda gelişim olur.

yeni başlayanların yaptığı en büyük hatalardan birisi ise hemen ağır yüklerin altına girmeleri. okulun salonuna böyle haldır huldur gelen kaç arkadaşı ağırlıkların altından aldım bilmiyorum. vücut geliştirmeye yeni başlayan birinin kasları güçsüzdür. sinir sistemi güçsüzdür. sinir sistemi bu sporda çok önemlidir. bakın haltercilere ve hamallara... hiçbir çok kaslı değillerdir ancak oldukça kuvvetlidirler. neden? çünkü sinir sistemleri çok kuvvetli. sizinde ilk önceliğiniz sinir sisteminizi uyandırmak ve harekete geçirmek olmalıdır. zaten kaslarınız zamanla çalışmaya başlayacaktır. ama sinir sistemi önemli. sinir sistemini kuvvetlendirmek için ne yapmalı? aynı hareketli yavaş ve düzenli olarak yapmalısınız. aceleye gerek yok.

hah, aklıma gelmişken. bir de vücut geliştirme ekolü olarak brad pitt var. fight cluptaki gibi olsam yetercilere gelsin bu paragraf. ben hayvan gibi olmak istemiyorumculara gelsin. bu hatayı bu spora ilk başladığımda bende yapmıştım. spora başladığımda yağlarım vardı. az yiyordum. çünkü çok yersem "hayvan gibi olmaktan" korkuyordum. ama bir türlü doğru düzgün ilerleyemiyordum. sonra anladım ki bu sporu yapmak için "hayvan gibi yemek" gerekiyor. sonuçta o kaslar elma, armut yiyerek oluşmuyor. neler neler yiyorum gene de hayvan gibi olmuyorum. çünkü o hayvan gibi dediğiniz adamlar gerçekten hayvan gibi yiyen hayvanlar. stereoid almaları cabası.

şimdilik aklıma gelen bunlar. daha sonra güncellerim.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

erkeklerin sekse çok fazla önem vermesi. özellikle genç çiftlerin en büyük sorunu bu. seks, seks, seks. heteroseksüel bir çiftte en azından kadın ilişkinin duygusal tarafını sırtlayabilirken, bakınız lezbiyenlerin daha sağlam ilişkilerinin olması, bizde bu duygusal tarafı sırtlayacak kimsenin olmaması. bakınca otuza yaklaşmış veya otuzun üstünde geylerin ilişkileri daha sağlam. çünkü adamlar ancak belli cinsel hazzı içlerinde çürütünce ilişki yaşayabilecek kafaya gelebiliyorlar.

green apple'a cephe arkadaşları aranıyor

aziz ordumuzun uçaklarla cepheden cepheye uçuştuğu şu mübarek günlerde, sözlükte tek başına trollenmekten ve bilimum savaş karşıtı insana göğüs germekten memeleri sarkan, ışık ve sevgiyle, green apple'a cephe arkadaşları aramaktayız. eğer sizlerde 7/24 sol framei türklerin boklarının ne kadar pembe olduğuna dair doldurabilir, bütün bearhairy başlıklarının altına çemkirebilirseniz, durmayın başvurun.

aranan kriterlerimiz;

-düşük bir zeka
-bütün gün bilgisayarda vakit harcayacak kadar işsiz olmanız
-yazım yanlışları ve imla hatalarıyla dolu bir grameriniz
-2 veya 3 kelimeden fazla cümleler kurmamanız gerekmektedir.

hadi ne duruyorsunuz! dutchbear'ın eksikliğinde bu ablanıza sahip çıkmak, onu cephede bu savaş karşıtı çiçek çocuklarla yalnız bırakmamak için alın elinize klavyelerinizi.

onur yürüyüşünde iki kadının çırılçıplak soyunması

öncelikle herkesin yaptığı işe saygı duyuyorum. kimse oturduğum yerden eleştirmeye hakkım yok, biliyorum. sonuçta ben tüm lgbt'leri destekleyen arkadaşlarıma rağmen kendimde onur yürüyüşünde yürüyecek gücü bulamıyorum. sonuçta tüm arkadaşlarım facebook profillerini gökkuşaklarıyla döşerken ben hiçbir şey olmamış gibi devam ettim. türkiye'de yapılan onur yürüyüşüne de son derece saygı duyuyorum ancak zaman zaman kendime "neden onur yürüyüşüne katılmaktan bu kadar çekiniyorsun" diye sormadan edemiyorum.

şimdi izin verirseniz burada biraz bunu açıklayacağım. ama en başında şunu özellikle belirtmek istiyorum, bu uğurdan yapılan her şeye son derece saygı duyuyorum. sadece benimki biraz özeleştiri gibi.

eskiden en yakın arkadaşım olan çocukla, o da gay olduğunu öğrendim, onur yürüyüşü hakkında konuşurken "ya biz orada lgbt bireylerin hakkını savunuyoruz yoksa orospuların gördüğü polis şiddetini mi savunuyoruz?" diye sordum. "ben orada anneme aşkımı savunacağım yoksa aileme para karşılığı bedenini satmanın doğru bir şey olduğunu duyuracağım? ailem benim bir erkekle sevişmenin kabul edememişken beni bir hayat kadınıyla kol kola görseler ne düşünürler?" ki seks işçileriyle hiçbir problemim yoktur. ama benim yürüyüşümle bunun alakası ne?

biliyorsun türkiye'de tanzimattan sonra pek çok şey avrupa'dan direk alındı. biz roman üretmedik. şiir yazmadık. avrupa'dan alıp onu taklit ettik. bize hep batıyı takip etmek derken hep batıyı taklit etmeyi öğrettiler. şimdi onur yürüyüşünde yapılanda aynen bu. biz amerika'da bu yürüyüş nasıl yapılıyorsa aynen onu alıyoruz. taklit ediyoruz. senin muhattap olduğu adam obama değil ki? senin komşun kızını beceren adamla futbol izleyen john doe değil senin komşun kızını bir erkekle el ele görse tekme tokat döven onu eve kilitleyen hasan usta! seni nasıl bir amerika'lı gibi yaparsın?

recep ile şaban'ın arasın ramazan giremez! allah aşkına bu sloganı ne kadar düşündünüz? siz akp'nin yüzde 40 mhp'nin yüzde 16 aldığı bir ülkede, ki chp ile hdp'de ki muhafazakarları saymıyorum bile, bu şekilde saygı göreceğinizi mi bekliyorsunuz?

biraz önce paylaşılan görüntüleri izledim. yahu sen nasıl benim onur yürüyüşümde gidip oral seks yaparsın. bok. bok. bok. bok. boksunuz. ben anneme saatlerce iki erkeğin aşkını anlatayım, kalp hastası babamı iki erkeğin birbirini sevebileceğine ikna etmeye çalışacağım siz gidin benim cinsel yönelimimi içine aldığınız bir "onur yürüyüşü" düzenleyin ve çırılçıplak birbirinize oral seks yapın. boklar. boksunuz işte. şimdi bu görüntüyü ailem görse ben onlara ne derim? 1 senedir uğraştığım şeyi nasıl hiç edersiniz? hep üzülüyordum lgbt'ler haber programların yer bulmuyor diye. iyi ki bulmuyorlar. gerizekalılar.

bundan sonra bu ülkede tek kelime etmem lgbt hakları için. bana ne? yarın gidip ailemede tövbe ettim yok öyle bir şey derim. ne diye üzüyorum ki ben ailemi? sessiz sakin hayatımı yaşarım. okulumu bitirince de siktir olup giderim amerika'ya.

ayı sözlük itiraf

gay olmadığım halde erkeklerle cinsel ilişkim çok oldu (öpüşme ve sevişme hiç olmadı). anal ilişki ve düşüncesi bence çok çekici. yatsın yanıma götümü başımı dağıtsın sonra yatsın hali bence daha güzel.

her boku yiyip domuz eti yemeyen tipler

bıkmadınız milletin yediğini içtiğini eleştirmeye.

başkaları sizin yaşam tarzınıza karışsa "kömsö bözö önlömöyör" dersiniz. adam belki her boku yemeyi seviyor ama domuz eti yemeyi sevmiyor, olamaz mı?





30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam

okullar okunmuş, iş güç sahibi olunmuş, evlenmemeyi tercih etmiş adamın ailesiyle yaşama durumudur. annesinin yaptığı yemekleri yemenin, temiz ve ütülenmiş çamaşırlar giymenin rahatlığını bırakamamış adamdır. muhtemelen ev işlerine uygun değildir. tek başına bıraksan ya yemeği yakar ya da gömlekleri ütülerken kat izi bırakır. aileyle oturmak demek, anne ve babanın otoritesini kabul etmek ve hayatını onların dünya görüşlerine göre şekillendirmek demektir. bir insan 30 yaşını geçtiği halde hala evin oğluşu muamelesi görüyorsa oturup düşünmesi gerekir.

tabii istisnası olanları bu durumun dışında tutuyorum.

edit: 30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam beğenmedi.*

gay accountlarda feminenler ölsün akımı

genelde feminenleri rahatsız eden durum, anlıyorum.

ancak pek çok yazarında dediği gibi bir gey olarak maskülenlik arıyorum. pizzayı elleriyle yiyen, tornavidayı alıp ev işi yapan, araba bozulunca kendi işini görebilecek birisini. lady gaga dinleyip, skinny jeans pantolonların içinde kırıtan birisini değil. ben ilk kategorideyim ve ilk kategoriden hoşlanıyorum. bu yüzden arayışıma daha çabuk ulaşabilmek için feminenler yazmasın diyorum.

bir de kafa yapısı olarak çok farklıyız. etrafımdaki kadın arkadaşlarıma bakıyorum bir de feminen geylere bakıyorum... nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kadın arkadaşlarımdan daha kadın olmayı başarıyorlar. bilmiyorum belki burada da dendiği gibi aslında onlar gey değildir. transtırlar. ya da başka bir yaşam formu. gerçi onlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o'durlar. benim haddime değil. ama hoşlanmıyorum işte. umarım onlarıda seven birileri vardır. hem benim sevgime muhtaç değiller ki. takılmasınlar bu kadar.

ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

türkiye'nin acı gerçeği. eğer tıp fakültelerini ve hukuk fakültelerini çıkarırsanız bu okullar dışında türkiye'de doğru düzgün bir tane üniversite yok. belki itü veya bilkent'in bazı bölümleri bazı konularda iyi olabilir ancak genele baktığımızda bunlar bir üniversiteyi iyi yapmaya yetmiyor.

bir de şöyle bir tesellisi vardır bu okullara girmeyenlerin/giremeyenlerin* önemli olan nereden mezun olduğun değil nasıl mezun olduğun.*

eksi oy verenin kim olduğunu bilmediğimiz halde bir yazarı eksici olarak suçlamak

geçenlerde yukarıda bahsi geçen yazar bana mesaj atmış. benim yazdığım ikinci c sendin xxxxx, diye. çok şaşırdım ve üzüldüm. çünkü kendisine özel bir düşmanlığım yok. düşmanlığı bırakın sözlüğe ilk kayıt olduğum günlerde seri eksi verdiğim günün gecesinden dark bear tarafından uyarıldıktan sonra yaptığımın pasif-agresif ve sinsi bir davranış olduğunu fark edip seri eksi oy vermeyi bıraktım. ha,genelde artık eksi oy vermem ama hoşlanmadığım bir yazarın düşüncesini beğenmediysem anında eksiyi basarım ki tanım cümlelerini, bilgi cümlelerini asla eksilemem. dediğim gibi sevmediğim yazarların belli başlı görüşlerini eksilerim. ama beğenmediysem.

şimdi bu yazar bana öyle diyince ne yalan söyleyeyim üzüldüm. çünkü kendisiyle daha doğru düzgün tanışmadan onun düşmanı olduğumu düşünmüş. bir kaç gündür entrylerini gördükçe artılıyorum. kafasında soru işareti kalmasın diye. aman alt tarafı bir sözlük, eksi - artı için birbirimizi üzmeye değer mi? artılar feda olsun.*

mustafa kemal atatürk

(bkz: atam atam sen kalk ben yatam)

yok efendim o kadar şişirmeyin. özel bir adamdır. hatta bir dahidir. yaptığı pek çok şey vardır ancak kimse varlığını ona muhtaç değildir. kimse hiçbir şeyi kimseye muhtaç değildir. belki anne ve babamıza çok şey borçluyuz. ayrıca yaptığı bazı hatalar bugün pkk'nın doğmasına sebep olan bir domino halkasının ilk taşını devirmiştir.

götten gelen kanı alna sürmek

aktifin, bekaretini aldığı pasifinin, çatlayan deliğinden çıkan bir iki damla kanı pasifinin alnına sürme durumudur. bir kaç dakika göz göze gelinir. sonra yavaşça pasifin alnından öpüldükten sonra domaltılıp çatır çutur sikmeye devam edilir. ayrıca pasifin yüzüne attırmaktan daha romantik taam mı?!
Henüz takip ettiği biri yok.