gordias

Durum: 298 - 0 - 0 - 0 - 12.06.2020 01:34

Puan: 3648 - Sözlük Kezbanı

Live Seviyesi: Yayıncı

11 yıl önce kayıt oldu.
6.Nesil Yazar.

life; keep it simple
  • /
  • 15

caraskal

fabrikalarda bulunan, tavana monte ya da tavana kurulmuş raylar vasıtası ile ileri geri hareket edebilen vinç.

mezi

rahat olun, gusül abdesti gerektirmez.*

mezi

yapışkandır. cinsel yolla bulaşan hastalıkların virüslerini taşıyabilir, bulaştırma riski taşır. bununla birlikte düşük yoğunlukta sperm ihtiva eder. geri çekildim yine de hamile kaldı dedirtebilir. meni ile birlikte tadına bakılmaması tavsiye olunur.

precum

halk arasında zevk suyu olarak da bilinen mezi'nin anglo-sakson karşılığı.

mezi

marjinal

ben gibi, toplumumuzdaki bir çok kişiye yapıştırılmaya çalışılan yafta. şöyle ki;

türk toplumunun ayıp, yasak ve günah üçgenine sıkışmış ikiyüzlü tavri zaman zaman beni de hedef almakta. hayatımı kontrol etmeye çalışan benden büyük karındaşlarımla ettiğim kavga sonucu, arabuluculuğa soyunan kuzenimin beşiktaş'ta bir mekanda otururken "e sende bu kadar marjinal olma!" demesinin üzerine, "chp yüzünden hristiyan oldum diyen tuğçe kazaz değil, özgecan'a oh oldu diyen nihat doğan değil ben mi marjinalim? sırf eşcinselim diye marjinal mi oldum? bu ülkede bana gelene kadar oooo" demem üzerine yan masada oturan teyzenin kafasını bir sağa bir de sola sallayarak cık cıklaması ve kuzenimin bak işte demesi. bunlar hep marjinallikten sevgili sözlük.

baba

zaman zaman "korkak" olandır.

staten island

özgürlük heykelinin bulunduğu yer. new york'un beş ilçesi arasında en az nüfusa sahip olanıdır. şehir yönetiminin yaşayanları ihmal etmesinden dolayı unutulmuş ilçe olarak da adlandırılır. pek bir numarası yok. gitmesek de olur.

brooklyn

bir sakız/ciklet markası.

bronx

new york şehrinin en kuzeyindeki ilçe. kenti oluşturan diğer 4 ilçenin aksine bir ada üzerinde bulunmayan tek ilçedir.

queens

new york'un 5 ilçesinden biri. şimdilerde eskisi kadar tekinsiz değildir. jfk havalimanının bulunduğu yer.

brooklyn

manhattan adasına o meşhur köprü ile bağlanan bölgesinden new york'un 5 bölgesinden biri. brooklyn heights diye zengin muhiti olan yerdir. zamanında dutch* göçmenler tarafından yerleşilen ve adına breukelen denen bölge. abd'nin en kalabalık ilçesi.

manhattan

new york şehrini oluşturan 5 bölgeden biri, ada. diğerleri için (bkz: brooklyn), (bkz: queens), (bkz: bronx) ve (bkz: staten island). new york'un ticari, kültürel ve finansal merkezi. simge yapılar, müzeler, üniversiteler ve turistik mekanlar ile dolu kısmı. pek çok yerden örneklendirmek gerekirse;

empire state building
wall street
5. cadde
central park
metropolitan müzesi
broadway
rockefeller center

greenwich village

new york'da bir semt. manhattan adasının güneyinde bulunur. new york'lularca kısaca "the village" olarak anılır. stonewall hadisesinin gerçekleştiği, şimdilerde bohem takılan bölge.

expelliarmus

bir çeşit büyü. griye kaçan beyaz ve şimşeğimsi bir ışık huzmesi çıkaran hede. doğrultulan kişiyi silahsızlandırmaya da yarar; karşıdaki kişinin asasını elinden fırlatabilir mesela. yeterince abanırsanız, çarpıştığınız kimseyi geri itip düşürebilir de... dikkatli kullanmak lazım. uygun zamanda uygulayın ki karşı taraftan gelmekte olan bir büyüyü geri püskürtmeye yarasın. kalbe isabet ettirmemeye çalışın ki öldürücü etkisi olmasın.

bilgisayar

aydın köksal'ın dilimize kazandırdığı kelime. verdiğiniz işi kusursuz yapan makina. (bkz: computer)

computer

la solitudine dei numeri primi

"asal sayıların yalnızlığı" ismi ile türkçesi doğan kitap tarafından yayımlanmış, 2008 yılında italya'nın gayet prestijli edabiyat ödülü "premio strega" yı ilk romanı ile paolo giordano'a kazandıran kitap. arka kapağındaki "asal sayılar yalnızdır; sadece kendilerine ve bire bölünebilirler; asla eşlerini bulamazlar." diye yazan ve beklentinizi arttıran kitap. kişisel olarak fikrim; hayal kırıklığı yarattığıdır.*

paolo giordano

1982 torino, italya doğumlu nükleer fizik dokturu, yazar. adamı sapyoseksüel yapan ademoğlu. ayrıca gayet de yakışıklı. her zaman sadece aklına, fikrine bakmak gerekmiyor.

zion

bugünkü kudüs'ün hemen dışında yer alan bölge. kudüs ile eş anlamlı olarak da kullanılır. ayrıca genel anlamda yahudi toprağı anlamında kullanılan isim. davud tarafından işgal edilmiş bölge. sürgünde olanların zion'da toplanması, dağılmış yahudi milletinin ülküsünü tarif eden olgu. siyonizmin simgesi.
  • /
  • 15

growlr

bir tane adam bana mesaj attı, profilini falan açtı. profilinde "resminizi açıp, konuşmayı kesmeyin" falan filan yazıyor. adam resmini açtı ve daha sonra konuşmayı kesti. aynı şeyi kendisi yapıyor. growlr'daki insanlarda şizofreni olabilir mi?

gusül abdesti

gay ilişkiler ters ilişki olduğu için gusül abdesti'de ters alınmalı. sexten önce abdest alınmalı.

erkeği en sorunlu burç

terazi. yükseleni terazi olsa da olur.
not: benim de yükselenim terazidir.

Toplam entry sayısı: 298

diğer gayleri çekemeyen mutsuz gay

özgüven eksiği, sevgisizlik ile birleşince olandır. kendini kabul sorunu da eklenince evlere şenlik durumlar. mevlam şifanı versin kardeeeeş!

serv-i revan

divan şairi nedim'in bir şiiri. osmanlı'da uzun boylu kızlar için kullanılmış, "yürüyen selvi" anlamına gelen tamlama. buraya kadar herşey normal. asıl anormal olan, edebiyat kitaplarına girerken aşağıda bulacağınız şiirin dördüncü mısrasının yer almaması. zira orada "izn alıp cuma namazına deyu mâderden"* mısrası var. kadınlara cuma namazı farz değilse, nedim kiminle cuma namazına gitmek istiyor?*

*osmanlıca*
bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâşâde
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e
işte üç çifte kayık iskelede amade
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e.

gülelim, oynayalım, kâm alalım dünyadan
mâ-i tesnim içelim çeşme-i nev-peydadan
görelim âb-ı hayat aktığın ejderhadan
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

geh varıp havz kenarında hirâman olalım
geh gelip kasr-ı cinan seyrine hayran olalım
gâh şarkı okuyup gâh gazelhan olalım
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

izn alıp cuma namazına deyu mâderden
bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden
dolaşıp iskeleye doğru nihan yollardan
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

bir sen ü bir ben ü bir de mutrib-i pakize-eda
iznin olursa eğer bir de nedim-i şeyda
gayrı yâranı bugünlük edip ey şuh feda
gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e

*günümüz türkçesi*
gel, şu neşesiz gönüle bir sefa verelim;
yürüyen selvim (selvi boylum) yürü! sa'd-abad'a gidelim.
işte üç çifte kayık iskelede hazır;
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

gülelim, oynayalım, dünyadan arzumuzu alalım,
yeni yapılmış çeşmeden tesnim suyu (cennetteki bir su) içelim;
ejderhadan hayat suyu aktığını görelim
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

kah gidip havuz kenarında dolaşalım
kah gelip kasr-ı cihan'ı seyr ile hayran olalım
kah şarkı okuyalım, kah gazel okuyalım
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

annenden cuma namazına diye izin alıp,
zalim felekten bir gün çalalım,
iskeleye doğru gizli yollardan dolaşıp,
yürüyen selvim, yürü! sa'd-abad'a gidelim.

en seksi erkeklere sahip şehirler

güneydoğu anadolu'nun tamamı. hatta alanı genişletip "bereketli hilal" bile diyebilirim. doğulu adam her daim favori... hele bir de batı glase'i almış ise yanına her şekilde yatılır. her anlamda sonuna kadar. :)

yeni biri ile tanışmanın dayanılmaz zorluğu

meğer profilimi uzunca bir süre izlemiş. önyargılarının yoğun olmasından, çekinmiş. "şimdi yazsam beni tersler mi?”, "baya ukala birine benziyor, acaba öyle mi?", "ben bununla baş edemem” gibi cümleler kurmuş ki bunlar tamamen kendi ifadesi. sonunda bütün bunlara rağmen yazmış. bu kısımdan sonrasına ben de dahilim. bir hafta kadar yazıştık sonra yemeğe çıktık. baya, aleni “date” yani. herşey harika. gecenin sonunda arabadan inmeden iyi geceler öpücüğü de var. amerikan prodüksiyonu romantik komedi tadında olaylar birbirini izliyor ve insan ziyadesiyle ümitleniyor. zaman içinde toz duman dağılıp, resim netleşince anlıyoruz ki beyimizin uzun bir ilişkisi var; bitmemiş ama bitmiş de... uzunca bir süredir aralarında tenasül uzvu kullanımı yok ve son aylarda beşeri iletişim de yok. yemekler, kahveler, sinemalar, konserler, şehirdışı aktivileri vs. ne düşünürsün? değil mi? ben de öyle düşündüm... ama öyle değilmiş. biraz dürtünce, aslında diğer kişi beyimizi arasa koşarak gidecek kıvamda olmasına mı, yoksa “hayatından çıkartmak istemiyorsun madem ne demeye adama sevgili antresi yaşatıyorsun?” şaşkınlığına mı bakalım? halbuki konulu fuckbuddy de işimizi görürdü. kendini ifade edemeyen biri ile tanışılamıyormuş. enkaz altında kalanlara allah şifa versin. amin!

bir erkeğin en çekici olduğu an

merhamet gösterdiği andır. sana değil, bir duruma, olaya, oluşuma...

gordias

frigya kralı olmasından öte, arabasını bağlamak için attığı düğüm gönüllere taht kurmuştur. öyle ki, düğümü çözenin asya krallığına sahip olacağı bilgisi dilden dile dolaşmış, sonunda büyük iskender'i gordion'a (ankara) kadar getirtmiştir. düğümü çözemeyen büyük * iskender, kılıç darbesi ile ikiye ayırdıktan sonra şu lafı etmiştir;

(bkz: think outside the box)

damat koğuşu

2017 yapımı, ilker savaşkurt'un yönettiği film. fragmanı ayrıca vurucu. ayakları yere basan güçlü bir film.

taciz, tecavüz, çocuk istismarı gibi suçları işleyenlerin hapishanede gördükleri muameleleri anlatıyor.

oyunculuklar çok iyi... mekan, kostüm, müzikler ve ışık oldukça hatta çok başarılı. barış atay ayrıca devleşiyor. hüseyin tam da o işte.

 spoiler!
küçük kız öğrencilerine tecavüz eden beden eğitim öğretmenine yapılanlar yani koğuştakilerin ona kestikleri ceza da ayrıca ikiyüzlülüğün dik alası... o tecavüz etti, ya sen? tecavüzün elli tonunu tartışmıyorum. hepsi tecavüz. diğer yandan alakası yok ama homofobi cezasız kalmadı. içim soğudu!

sihirli değneğiniz olsa ne yapardınız

götüme sokardım. böylece sihirin kendisi olur tükürüğümle insan boğar, osuruğumla dağları devirirdim. o derece! bilinsin...

kıro erkeklerin ortak özellikleri

ukala dümbeleği olarak anılmayı göze aldığım başlıktır. yazdıklarım "madi"lensin diye bayrak açmayı bir borç bilirim. onuncu köyden naklen yayın sürerken, yazdıklarımın gittiği yerin bir önemi yok zira sırf beğenilerimize ters düşüyor diye birine yaftayı yapıştırmak komik olmakla birlikte, şiddetle ayıp gelmekte. cümle içinde kullanıldığı hali ile kıro tanımına biraz takık biriyim naçizane. izninizle, inatla yazacağım. *

tespih çekmek, saçını ortadan ikiye ayırmak ve bunun için limon kullanmak, siyah gömlek ile beyaz kravat takmak, beyaz lastikli slip ya da çorap giymek bir kişiyi kıro yapmaz, sadece farklı yapar.* yazarın verdiği örneklerin tabii ki bir önemi yok...

bu formalist bakış açısı beni derinden yaralamakta sevgili sözlük. sosyal kontrat'ı tersinden anlamak bu olsa gerek. davranışların asıl belirleyicisinin kültür olduğunu, ben değil antropoloji söylüyor. yani kültürsüz kimse yok etrafta. farklısı var. yoksa şahsına münhasır giyinen japon gençlerine neden ütopik diyemiyoruz? * bahsi geçen "kıro"luk ile hoyratça tezahür eden öküzlüğü birbirine karıştırmak en sık yapılan yanlış benim gördüğüm. ülkemizin kapitalist sisteme göre az gelişmiş doğusundan gelen insanlara pek bir güzel bu tanımı yakıştırıyoruz da ışık doğudan yükseliyor onu ne yapacağız? ilk önce, başka aynalarda bir kendimize bakalım da gerisi kolay. en azından denemesi bedava...
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.