malaka

Durum: 71 - 7 - 1 - 0 - 18.08.2018 10:56

Puan: 631 - Sözlük Kezbanı

1 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Why not?
  • /
  • 4

seks deyince akla gelen 3 şey

1. külotsuzluk,
2. külotsuzluk,
3. külotsuzluk.

tuvalete gidip çükünün fotoğrafını çeken tip

twitter'da "jigolo, swinger, aktif, pasif" gibi heştegler aratıldığında karşınıza çıkan tiplerdir. genellikle istanbul dışında, taşra diye tabir edilen illerde hatta ilçelerde yaşarlar. her menşına da tuvalette çekildiği o malum çüklü fotoğraflarıyla girerler.

alttaki yazara soracaklarım var

arayı sıcak tutmakta fayda var. çünkü, belki de doğru kişi o'dur. denemeden bilemezsin. *)

soru: istanbul beyoğlu tarafında layıkıyla kelle söğüş yapan, önerebileceğiniz bir yer var mı?

anne kafamda bit var

70'lerde jön oalrak rol aldığı filmlerle genç kızların gönlünde taht kuran tarık akan'ın, yaşadığı toplumdaki sorunları görmesi ve bunları dile getirmesiyle birlikte, 12 eylül döneminde mahkeme ve cezaevinde yaşadıklarını anlatan kitaptır. yine aynı tarık akan ergenekon ve balyoz davalarında aynı aydın tutumu sergilemiştir. bu yüzden de sanatçıdır.

 spoiler!
kitabı okuyanlar bilir; koskoca adam 2 tane köfte için ne hallere düştü :
)

anal fissür

al yanaklı, burma bıyıklı, yanık gerdanlı ve sırtı kıllı nice beyır bu hastalıktan mütevellit, genel cerrahi sedyesinde rükuya durmuştur.

ancak çok zengin insanların kurabileceği cümleler

- dolar artıyorsa, alın siz de dolar. paranızın değeri artsın.

homoseksüellerin toplumlaşmasını zorlaştıran faktörler

1. homofobik heteroseksüeller,
2. kripto homoseksüeller,
3. homofobik homoseksüeller.

bedelli askerlik

"allah sevindireceği kulunun önce eşeğini kaybeder, sonra da buldururmuş" misali, bedelli gündeminin kronolojisi hep aşağıdaki gibi ilerliyor. bu sefer sadece 25 gün eklenmiş. o da mhp'den kaynaklanıyormuş vs.

bedelli askerlik gündemi kronoloji

1. gündemimizde bedelli askerlik yok.
2. şartlar olgunlaşırsa olabilir.
3. şu an gündem yoğun, seçimlerden sonra olabilir.
4. seçimlerden sonra olacak.
5. yaş 28, bedel 15 bin tl.
6. yaş 25, bedel 15 bin tl.
7. yaş 25, bedel 15 bin tl + 25 gün askerlik eğitimi.
8. yaş 25, bedel 15 bin tl + 28 gün askerlik eğitimi.
9. karar komisyonda...
(karşılıklı yoklamalar çekilir, twitter'da isyan eder bedelliler. daha doğrusu yoklama çektiklerini sanırlar. halbuki, yasa aşağı yukarı bellidir zaten ve 10'uncu madde gibi bir şey çıkar ortaya)
10. yaş 25, bedel 20 bin tl.

türkiye'de eşcinsel evliliğin yasal olduğu gün

ünlü eşcinsellerin nikahlarının belediye başkanlarınca kıyılacağı, o ünlülerin ünlü arkadaşları ve üst düzey bürokrat ve milletvekillerinin de nikah şahidi olacağı günleri işaret eder.

çekinmeden verilen cinsel mesajlar

gmail'in maillerimizin korunmasını beklemememiz gerektiğini söylemesi

tüketim alışkanlıkları ve tüketicinin "içgörüsü" gibi konulara epey meraklı olan google'ın son beyanatı. kısaca değinmek istediğim bir şey var; zaten halihazırda kullandığınız bütün iletişim uygulamalarında; yazdığımız mesajlar, gönderdiğimiz ses dosyaları ve fotoğraflar reklam amaçlı kullanılıyor. günümüzde ise kimse e-postayı neredeyse iş dışında kullanmıyor ama özel hayatın şelale gibi aktığı whatsapp'ta mesela bir arkadaşınıza mesaj olarak alakasız bir ürün adı yazın ve birkaç saat içinde ınstagram, google ve facebook gibi mecralarda karşınıza çıkan reklamları şaşırarak izleyin. uzatmayayım, halihazırda whatsapp ortam dinlemesi dahi yapabilir, o yüzden çok kastırmamak gerekiyor.

en sevdiğin şarkının radyoda çalması

gözünüzün önünden bir perde kalkar ve hayat daha canlı ve yaşanılası bir yer olarak gözükür. eğer o an bir de araba kullanıyorsanız, bu; spontane bir klibin oyunculuğu ve yönetmenliğini de yapacağınız anlamına gelir. ben ise, sevdiğim şarkı radyoda çaldığında, yüksek sesle şarkıyı söyler, saçma sapan dans figürleri sergilerim kendi kendime.

adnan oktar ve müritlerinin gözaltına alınması

mali şube'nin alması da ayrı bir anlam taşıyor. malum, sonuçta dini bir cemaat. hayırdı, bağıştı derken işin manevi boyutundan kopup maddiyatıyla daha çok ilgileniyor olabilirler.

uzunköprü halkalı seferi tren kazası

ahmet kaya'nın "hep sonradan" şarkısını andıran bir olay maalesef. insan mırıldanıyor kendi kendine:

"ne sen devletsin, ne de ben vatandaş,
ne sen sorumlu, ne de men mağdur,
sadece bu coğrafyada doğmuşuz, şanssızız hepsi bu."

ayı sözlük yazarlarının burçları

burç: yay
yükselen: balık

sınıftaki en ön sıra

2 yılda bir tayinimiz çıktığı için sürekli okul değiştirirdim. tabi haliyle, yeni gittiğim okulun yeni sınıfında ilk gün ve sonrasındaki birkaç ay hep en ön sırada oturmak zorunda kalırdım. ne olurdu aranıza alsaydınz?

esenlikler

eski zamanlarda "ezen bolsın" olarak söylenen, sonrasında ise sanırım istanbul türkçesine uyarlanan türkçe selamlama biçimi. hoş, bunu anlatırken bile arapça sözcükler seçmek zorunda kalıyorum.

ayı sözlük yazarlarının ani ereksiyon hallerini bastırma şekilleri

90 yaşında rahmetli olan annemin halasının 90 yaşındaki halini düşünerek bastırabiliyorum.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

ayı sözlük chat

sevgililer saçma sapan konuşmak için varlardır. önce uyar, anlamazsa yine evde kalırsın:)

not: başlığı görünce ayı sözlük chat'i kapalı devre bir sohbet uygulaması sandım ama değilmiş. iyi sohbetler.
  • /
  • 4

deep throat

ben seni gerçekten seviyorum, sadece seks için birlikte değiliz sözünün kanıtı için penisi kalbe kadar ulaştırma çabasıdır.

deep throat

çok duygusal bir çalışmadır. adamın gözünden yaşı, burnundan sümüğü, ağzından salyası eksik olmaz. *

kötü bir cinsel deneyim sonrası hissedilenler

eşcinsellikten kurtulmanın yolları

ölünce her şeyden kurtulursun. heteroseksüelliğinden , eşcinselliğinden , hırslarından(insan hırs ile doğar bence ) cinsiyetinden ( transeksüellik bambaşka bir şey ) , ırkından ve bir sürü şey var. kısacası ; doğuştan gelen şeylerden kurtulmak için ölmek lazım o zaman koca bir hiç olursunuz. başka türlü kurtulamazsınız doğuştan gelen şeylerden. bambaşka bir bakış açısı benimki.

iş görüşmesi sonrası müdür tarafından yatağa atılmak

bilen bilir, bir koyu yazar ispanyol kıvamında bir ayıcandır. tanıyanlar sever, tanımayanlar da orda burda iyi giydirir arkamdan.

bir süredir devam eden işsizlik sonrası kariyer siteleri üzerinden malum bir firmanın malum bir ilanına başvurulur.

koyuyazarın yaşadığı ilçe: tuzla
başvurulan yer: 4. levent

"hayatta aramazlar abi" düşüncesiyle kendimi avuturken, çok iyi bir insan olduğumun çevremin kötü olduğunun bir kez daha üstünden geçerken bir anda telefon çaldı.

- merhaba, koyu bey ile mi görüşüyom
+ evet benim, buyrun
- işte iş arayışınız devam ediyorsa haftaya salı günü saat 11:00 de bilmem me plazada görüşmeye davet ediyoruz
+ bana da uygundur

diyerek kapattım ama nasıl göt kalkıklığı yaşıyorum. customerları set ettim ansızın, bir anda plaza dili edebiyatı yüklendi bana.

iş görüşme tarihi geldi, çattı ben her zamanki kuruntulu halimle 1.5 saat önce bilmem ne plaza önünde kendimi buldum. ne yapim ne edim derken plaza altındaki starfucksta oturayım dedim.

tipik bear faaliyeti kahve alınır, hornet açılır. orda turist sayılırım, avrupa yakasındaki bear ve bear sevenlerden kendimi mahrum etmemem lazım diye düşünürken resimsiz bir profilden mesaj geldi.

- selam, naber?
+iyi de, bir resmin olsa daha iyi olacak
- resim geldi.

anam bir resim geldi. bi şey geldi, otomatikman kravatı gevşettim. nasıl hoş, nasıl yakışıklı. iri bi tip sakallı. içimden dedim, seni şu koltukta saatlerce öperim beybisi. içimden ama.
ben bunları yaşarken bir süre geçince otomatikman mesaj geldi.

+begenmedin mi?
- aaa olur mu çok beğendim, baya hoşsun
+ burda mı oturuyorsun?
- yok bir arkadaşa ziyarete geldim.

aramızda 150m mesafe var, görüşmek istermisin dedi, dedim ben karşının taksisiyim, mesafeler yorar adamı. kırk yıllık arkadaş gibi hayattan, hayallerden ve beklentilerden konuştuk. benim biraz işim var, sonra görüşelim dedim. tamam dedim saate baktım 10:45 . uppss geç kalıyordum.

koşa koşa plazaya gidiş, tipik formların doldurulması, ingilizce sınav ve telefonda beni arayan ikcı ile yarım saat görüşme sonrası her şey nasıl güzel gidiyor anlatamam.

ikcı arkadaş zamanınız varsa, sizi bilmem ne beyfendi ile görüştürmek isterim dedi. leopar çarsaf üzerinde ki bir artist nidasıyla tabiki beybisi dedim. beybisi içimden tabi. formal bu dil.

bu arada görüşme öncesi, görüşme sırasında, bilmem ne beyfendiyi beklerken durmadan latta geliyor. evet latte geliyor. ayıp olmasın diye sabah içtiğim bir bardak kahve, görüşmeler sırasında iki bardakta sonunda bir bardak daha derken tuvaletin yerini arıyor bedenim. oracığa bırakasım var ama plaza insanları işemezler, sıçmazlar. bunu unutmamam lazım diyerek gülümserken içeri bi adam girdi.

içeri bi adam girdi, arkasında ikcı cocuk. adam bana, ben adama nasıl kilitlendik, ikimizin yüzündeki gülümseme şaşkınlığa bıraktı kendisini.

ikcı cocuk bilmem ne bey, bu koyu bey, ismini vermek istemediğim pozisyona başvuru için görüştük, sizinle de görüştürmek istiyorum derken ben gülmeye başladım ama zor tutuyorum kendimi.

karşımdaki bilmem ne bey ile bi saat önce misyonerden, bacak omza, public durumlarındaki durumlardan hornet üzerinden konuşuyorduk.

bazen olur ya sahte kimlikle tanışılan insanlar bir yerde karşılaşır ve kaçamazlar. alternatif dünya ile gerçek dünya birbirine girdi. samanyolu içime kaçtı desem yeridir. bunların hepsi 15 sn de gerçekleşince süt dökmüş leopar olarak kalıyorsunuz ortada.

bilmem ne bey - koyu bey , hoşgeldiniz. kendinizi tanıtır mısınız?
koyuyazar - elbette, ben şunu yaptım, bunu yaptım falan da filan.

anlatıyorum ama adam yüzüme bakmıyor, cv ye takılmış. bunları anlattıktan sonra orta karar bir görüşme geçti. tam kalktık, ayrılıyoruz. gökten bir haber geldi. ikcı beni yolcu edecekken telefonu çaldı, bilmem ne bey beni asansöre kadar götürecek. toplam 5 metre yol. konuşmuyoruz, havaların soğukluğundan bahsediyoruz.

ama yüzümde nasıl bir sıkışmışlığın bir hali var, dayanamadım çıkmadan lavaboyu kullanabilir miyim? ben de herkes gibi lavobaya sıçanlardanım, tuvaleti kimse kullanmıyor çünkü.

tamam dedi, bana yolu tarif etti, asansör şurda dedi. gitti ben lavaboya gittim, tuvalete girdim. abartmıyorum bir dk sonra biri girdi ve tık sesi duydum. zaten o plaza tuvaletlerinin belasını versinler, bi ışık koymuşlar 10 sn de bir sönüyor. deliği kaçırıyorsunuz her seferinde.

ben kabinden çıktım, bilmem ne bey karşımda ellerini yıkıyor. ben de yanında ellerimi yıkarken, bana döndü ve direkt dudaklarıma yapıştı.

men at play in levent , action motor...

ama nasıl öpüyor. vakumlu süpürge sanki, sakin ol diyorum ama bi elim götümde diğeri beni sarmış. grinin elli tonunun giriş sahnesini yaşıyoruz tuvalette.

ve assolist, koyuyazar sahneye çıkar.

adamı bi geri ittirmişim, sanki tecavüze uğruyorum da namusum için savaşıyorum. dedim sen ne yapıyorsun, nasıl şaşkınım. bu sefer ben duvara yapıştım, dudaklar dudaklarda. bi elim bilmem nenin götünü avuçluyor. squat canmış dostlar, onu söyleyelim.

diğer elim fermuarı açtı. iki aç hayvan büyük ihtimalle öğlen arasında plaza tuvaletinde sevişiyor. bilmem nenin gömleğin üstten 3 ve 4 numaraları düğmelerini çözdüm. dudak dudağa öpüşüyoruz ama nasıl ter akıyor, sonunu düşünen kahraman olamaz. gömleğin aralayıp, meme ucunu emerken bi an hayvanlıktan ısırdım, aaaaahhhh diye bir ses geldi ve iki kolu ile beni bir sardı. nefes alamıyorum. ağzımda memesi, aletine attığım elim yapış yapış içinde.

boşalma aaahhhııı kadar garip bi şey yok, zevk mi alıyor acı mı çekiyor bilemiyorum. bdsmbdsdm...

derken çözüldük, benimki skinny takım elbise içinde zonklarken elimi sabunla 3 defa yıkarım. adam halen şaşkın şaşkın elini yüzünü yıkayıp, bana bakıyor ama gözler gitti zevkten.

iş görüşmesi başlama saat: 11
ik ile görüşme bitişi: 11:45
bilmem ne bey ile görüşme bitişi: 12:30
tuvalete giriş: 12:45
tuvaletten çıkış: 13:22

küsüratlı rakam vereyim, inandırıcı olsun.

not: adam evli beyler.
not1: işi alamadım, üsgün smiley.
not2: insanlar kolay kolay özel yaşamına alternatif gerçeklikten insan almıyorlar.

topu topu 4 saatte merak, sevinç, huzur, şaşkınlık, utanç ve haz yaşadım. şimdi uzaktan bilmem nenin çocukları ile çekilmiş fotoğraflarını beğeniyorum.

"ona bir oda ver baba, istediği zaman çıkıp gidebileceği, istediği zaman gelebileceği" babam ve oğlum repliği.

onun bende farklı bir yeri oldu, keşke o küçücük tuvalette bir ömür geçseydi...

ayı sözlük'te ayı olmayan yazarların dışlanması

eşcinsel olmayanların bile dışlanacağını sanmıyorum.heteroseksüellerden farkımız bu zaten.

başrol oyuncusu yeteneksiz olan dizi

kesinlikle ve kati süretle izlemem sadece denk geliyorum şansımı sikeyim. polat kalemdar mı neydi oyuncusu, dizinin ismi de kurtlar ovası mı neydi yamuluyorsam.

heteroseksüel erkeklerin lezbiyen sevdası

ilgi odakları olan vajinayı çift görebildikleri için daha da ilgilerini çeker. iki erkeğin eşcinselliği batar onlara ama iki kadın müthiş keyif verir. akıllarında da hep şu vardır "ah amk, alsalar şimdi beni de aralarına, bir ona kaysam bir diğerine". *

(bkz: lezbiyen filmi izleyen homofobik insan)

orospuyu sikmemişler namusluyum demiş

dini inancı olmayanların genel özellikleri

dindarlara nazaran daha ahlaklı olmalarıdır. çünkü ahlak dinde değil beyindedir.

Toplam entry sayısı: 71

uzunköprü halkalı seferi tren kazası

ahmet kaya'nın "hep sonradan" şarkısını andıran bir olay maalesef. insan mırıldanıyor kendi kendine:

"ne sen devletsin, ne de ben vatandaş,
ne sen sorumlu, ne de men mağdur,
sadece bu coğrafyada doğmuşuz, şanssızız hepsi bu."

alttaki yazara soracaklarım var

(bkz: eaegs) *

tamam mı, devam mı?

gaylerin sevdiği kelimeler

saç ekimi

son bir hafta içerisinde 2 yakın arkadaşımın da yaptırmasıyla hakkında epey bilgi sahibi olduğum ve daha da olacağım konu. bu konuyla ilgili tecrübelerimizden yola çıkarak, naçizane 2 şey önerebilirim:
1. operasyonu yapan kişinin doktor olmasına dikkat edilmeli. çünkü merdiven altı diye tabir edilen yerler var,
2. operasyonun sağlık bakanlığınca onaylı hastane, tıp merkezi ve/veya polikliniklerde yapılmasına dikkat edin.

peki, operasyonu yapacak olan kişinin doktor olduğunu nasıl anlarsınız? diplomasını sorarak.*

bu konuyla ilgili bir diğer önemli şey ise, donör bölge olarak tarif edilen ense bölgesinin yoğun ve kuvvetli olması, operasyonun başarısını artırıyor. (bkz: ne kadar ekmek o kadar köfte) ense bölgesinden toplanan saç kökleri, kafadaki saçsız alana ekilerek gerçekleştiriliyor, haliyle toplanan saç kökleri yeniden çıkmıyor. bu yüzden saç ekimi öncesi donör bölgenin yoğun olması, hem başarıyı artırırken, hem de operasyon sonrası ense bölgenizin çok fazla seyrek durmasının önüne geçiyor. konuyla ilgili aşağıya bir adet yazı da bırakıyorum. bunlar dışında sormak istediğiniz bir şey olursa cevaplarım.

https://realhaircenter.com/tr/sac-ekimi...

ayı sözlük

çoğu zaman üye girişi yapmadan; yazmaktan ziyade okumak, zaman geçirmekten ziyade "diğer" veya "öteki" diye tanımlanan insanlarımızı tanımak için üye olduğum sözlük. yanlış anlaşılmasın, zaman geçirmek de güzel elbette ama okumak ve öğrenmek daha keyifli. iyi ki gelmişim.

uzunköprü halkalı seferi tren kazası

ahmet kaya'nın "hep sonradan" şarkısını andıran bir olay maalesef. insan mırıldanıyor kendi kendine:

"ne sen devletsin, ne de ben vatandaş,
ne sen sorumlu, ne de men mağdur,
sadece bu coğrafyada doğmuşuz, şanssızız hepsi bu."

tuvalete gidip çükünün fotoğrafını çeken tip

twitter'da "jigolo, swinger, aktif, pasif" gibi heştegler aratıldığında karşınıza çıkan tiplerdir. genellikle istanbul dışında, taşra diye tabir edilen illerde hatta ilçelerde yaşarlar. her menşına da tuvalette çekildiği o malum çüklü fotoğraflarıyla girerler.

gösterip vermemek

hükümetin bedelli askerlik bekleyen vatandaşlara karşı tutumudur.

millet kıraathanesi

iyi de bu proje zaten yapıldı, hem de daha kapsamlı bir şekilde. yurttaşların gidip bilgi ve görgüsünü artırmanın yanı sıra; meslek de edindiği yerler vardı türkiye'de. peki n'oldu oralara? sürekli "devamıyız,devamıyız" diye övündüğünüz demokrat parti iktidarı ve sonrasında da 80 darbesi üzerlerinden silindir gibi geçti. oraların bir adı da var: halkevleri

ormanda seks

libidonun tarzanlaşmasıdır.
Henüz takip eden biri yok.