'suç düzeni bozuk toplumlardakişinin toplumu protestosudur' suç ve ceza
-dostoyevski
'yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim...'
-rakel dink (güvercinim hrant dink'in eşi, hrant'ın katlinden sonraki konuşmasında)
-fikirlerin başkasını öldürebileceğini mi söylüyor,o zaman önce kendinden başla
şahsi kanaatim, savaştan çıkmış dağılmış bir imparatorluktan kalan halkın,her tarafı işgal altındayken askeri mücadelesiyle sonlardırdığı politik zaferdir, 100 yıllık antlaşmalar 2023'te bitecek deniyor,e hadi bekleyelim bakalım ne olacak
rüzgar enerjisi; canım bak şimdi, bu enerjiyle bir köyün elektrik enerjisini bile zorla karşılarsınız, ayrıca bölgede yaşayan hayvanlar yel değirmenlerinin olduğu bölgeyi gürültüden terk ederler, çevreciysen oku da , okumuş çevreci desinler
güneş enerjisi; bir evin elektrik ihtiyacını karşılamak için bile evin her tarafını güneş paneliyle kaplamak lazım, buna rağmen enerji sorunu yaşar, güneş enerjisini elektrik enerjisine çevirdin diyelim (kurulumu bile çok pahalıdır ve onlarca dönüm alana güneş paneli yerleştirmen lazım) elektrik enerjisi depolanamaz....şimdi bunu içinden tekrarla zeki adam...e-lek-t-rik e-ner-ji-si de-po-la-na-maz.....bunlar tek bir şehrin organize sanayi bölgesini doyurman bile şu anki türkiye'de imkansız, amerikada'da imkansız
bor rezervleri; sevmee kızımm yanarsınn diye söylerdii annemmm,geçmee aşkk kapısındann gülerr sana elaleemmm.... günümüzde bor teknolojisi yeterince gelişmemiştir, türkiye rezervlerini açmamakla en mantıklısını yapmaktadır, lisede beden eğitimi soyunma odasındaki yaptığınız enerji muhabbeti burda bitsin
insanların eğitilmesi; hadi diyelim 70 milyon seni dinledi, o kadar mı sözün geçiyor, ordan elde edeceğin kar bile devede kulak, sanayileşme çabasındaki bir ülkeden bahsediyoruz,ordan elde edebileceğin gelirin ne olduğunu biliyor musun?
enerji kaybını önlemek için başka maddeler kullanılabilir;ahhhh canım yaaaa, sahiden miiiiiiii.......bir tane örnek verebilir misin? aklına ilk gelen şeyi netten de bir araştır, zaten millet bunu yapmak için götünü yırtıyor, sahiden bunu düşünen ilk adam sen misin sence?
çöpten enerji;ohhhh yesss righttt thereeee, i m cummiinnggg yeaahhh, right thereeeeee......isveç bile norveçten çöp ithal etmiş, bu mu fikrin?tübitakın liselerarası proje yarşmasında derece alır ama sakın vazgeçme
hidro termal kaynakları; yaz kızımmm,ilk iş memlekette hidrotermal kaynaklar arttırılsın, sonra da ülkede nüfüs planlaması yapılsın nüfus 320.000'e düşürülsün
'ingilterede deniz dalgaları kullanılarak küçük yerleşimlerin enerji ihtiyacını karşılanmaya çalışılmakta hatta derin akıntılar kullanılarak enerji üretimi üzerinde çalışılmaktadır. '..çalışılmaktadır=yüklem, yükleme nerede sorusunu soruyoruz, ingiltere'de=?dolaylı tümleç neye? küçük yerleşimlerin enerji ihtiyacını karşılamaya=nesne.....dilbilgisi 100 mantık 0 (küçük bir yerleşim yeri için bile üzerinde çalışılıyormuş, eh artık ülkede yatırım yapmak isteyen yatırımcıyada şey deriz 'ya biz enerji üzerinde çalışıyoruz')
'maksimum mühendislik becerisi kullanılarak', vezirrrrrr, derhal tüm mühendislere maksimum mühendislik becerisi verile -emredersiniz haşmetlum -şoktanda bi kısa kırmızı winston alına
'nükleer enerji konusunda teknoloji ithal etmek,deneyim sahibi olmamak'=türkiye rusya'ya, memfi üniverisitesine nükleer enerji alanında uzmanlaşması için son yıllarda her yıl 100 öğrenci gönderiyor
'insanımızın iş ahlakı'=ne ahlaksız bu adamlar yaaa görüyo musun, sen tut insansız hava aracı falan yap, yok efendim tamamen türk mühendisliğiyle tank yap falan, hatta terbiyesize bakar mısın, sen git, taaaa kurtuluş savaşında bile garajında uçak üret orduya ver, sen kimsin ki yaaaa ezik, ne uğraşıyosunnn
'ar-ge ye agırlık verilmesi'=kaptan logar, ayısozlukten bir yazar argeye önem verilmesini istiyor -dümeni çevirin, dünyaya dönüyoruz (ar-ge ye yatırım yapmak için devlet bizden borç alsın)
bunlardan biri benim, kibar olmakta fayda var, kendimce açıklayayım
ben bir mühendisim, ve aranızda mühendisler varsa iyi bilirler ki dünyanın olduğu gibi türkiye'nin de en büyük sorunu enerji problemidir, halihazırda türkiyede üretilen enerji ihtiyacın yüzde 30unu bile karşılamamaktadır, sanayileşmenin, vergilerde indirime gidebilmenin, refah seviyesini yükseltebilmenin, enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın tek yolu kendi enerjimizi üretmemizdir, bir düşünün;
-doğalgazınız kesilse ne yapardınız,türkiye doğalgazı nerden alıyor?
-türkiye petrol üreten bir ülke değil, uluslararası piyasalarda petrol yükselince, artan dolmuş ücretlerinden pahalılaşan sanayi ürünlerine kadar hayatınız ne kadar etkileniyor?
-şehrinizde okulunuzda evinizde ne kadar sık enerji problemi yaşıyorsunuz?
-olası bir uluslararası anlaşmazlık durumunda türkiye'ye doğalgaz ve petrol sevkiyatı durdurulsa ülkede olacak açlığı, ölümleri ve verilecek zaafları düşünebiliyor musunuz?
-neden teknolojik ürünleri bu kadar pahalıya aldığınızı ya da petrol zammında mutfağınızın neden bu kadar etkilendiğini düşündünüz mü?
..
daha onlarca sebep, nükleer enerji gerekliliktir çünkü;
-alternatif enerji çeşitleri çok pahalıdır ve kesinlikle ihtiyacı karşılamaz, güneş enerjisi veya rüzgar enerjisi diye tutturanlar, yeterli bilgileri olsa bunu ağızlarına bile almazlardı
-nükleer enerji, diğer enerji üretim sistemlerinden çok çok daha fazla enerji üretir
-nükleer enerji ülkenin kimya ve sanayi alanında bilgi ve deneyimini arttırır
-nükleer enerji uluslararası bir kozdur
...
nükleer santraller deniz kenarlarına yapılıyor çünkü;
-nükleer santrallerde açığa çıkan ısı son derece fazladır, soğutma işlemi deniz suyuyla yapılır, şimdi bi düşünün, sinop ve mersin yerine deniz kenarında güzel olmayan santral kurulabilecek bir yer söyleyin?
insanın nutku tutuluyor bazen,abdullah gül'ün deyimiyle, insan hayret ediyor doğrusu;
gündelik hayatta her yerde karşılaştığımız din üzerine, gündelik yaşamın yansıması olan sözlükte konuşmayalım mı? insan ikinci kez hayret ediyor doğrusu.
'felsefe yapacak kadar rahat ve mutlu olduğunu düşünmek'...aman ya rabbi, bu bir skandal, bu bir cehalet, felsefe sizin işinize yaramıyor mu? o zaman siz fikri önemli olmayan küçük bir adamsınız, felsefe nelere mi cevap arar?işte şunlara;
-devlet nedir, nasıl işlemelidir?
-bireysel haklar nedir, özgürlük nedir, özgürlük nereye kadar verilmelidir?
-anayasa neye göre hazırlanmalıdır? evrensel bir hukuk sistemi olabilir mi, ahlak nedir, ahlaksızlık nedir?ceza nasıl uygulanır?
-işveren ve işçi arasındaki hukuk nasıl ve neye göre düzenlenmelidir, iş ahlakı nedir, iş hukuku nedir?
-eğitim müfredatında neler işlenmelidir?
-din nedir, eğitimi nerde verilmelidir, devletin dini olabilir mi, devlet bireyin dinine müdahale edebilir mi, inanç nedir?
...
ve onlarca yüzlerce şey...düşünürler bunlara kafa yorar ve entellektüel birikimleriyle ülkenin yönetim, yargı, yasama biçimine yön verir, felsefe zaten bilgiyi sevmek demektir, dinde felsefenin altında da işlenen özel bir alandır.
eğer tayyip erdoğan hakkında fikirlerini sorsaydık, herkesin söyleyecek bir şeyi olurdu, eğer vergi dairesinde kuyrukta beklemek diye başlık açılsaydı, herkes şikayet ederdi, hukuk sisteminden bahsetsek, tüm yazarlar şikayet eder, sistemin yanlışlığından bahsederdi...ama yine de düşünen bir adamın söylediği gibi;
'küçük adamlar kişileri, normal adamlar olayları, büyük adamlar fikirleri tartışır'
'o kadar aşıktım ki, elimde aşkımdan geberiyorum yazılı bir dövizle taşlı sopalı bir öğrenci eyleminde en önde gidebilirdim' diyen adam, aşkı hiçkimseden onun anlattığı kadar derin okumadım, öğrenmedim, daha iki gün önce adına birşeyler yazmak isterken ölüm haberini almak ne ilginç, aklım başımda yaşadığım tüm aşklarda marquez'inde payı vardı, bundan sonra ki tüm aşklarımda da olacak, rahat uyu büyük adam.
adamım ya, simpsonlar ailesinin babası, işine geleni yapması, abur cubura hiç hayır dememesi aynı ben, en çokta marge'a olan sadakati süper, ne olursa olsun marge'a ihanet etmiyor
rivayet odur ki, bir gün bir adam bir yılanın kuyruğunu koparır, yılanda adamın oğlunu zehirleyerek öcünü alır, adam sonra yaptığından pişman olur,gel der yılana geçmişi unutalım, yıla artık çok geç der ;
-sende o evlat acısı ben de bu kuyruk acısı oldukça biz dost olamayız
kuyruk acısı deyimi de ordan kalır bizlere
daha yeni yaşadığım olay;
sınavdan çıkıp eve geldim akşam üzeri 4te uyumuşum, bir uyandım ki saat 6 buçuk, hem ev arkadaşlarım hem misafir uyuyor, vay anasını dedim 14 saat uyumuşum,kalktım kahvaltı yaptım, bir yandan da niye hiç acıkmamışım diye merak ediyorum, uyanan mutfağa gelen misafire günaydın falan diyorum, sözlüğe girdim allah allah, subjugator, kurokuma, 3un5inlafi online, bunların ne işi var bu saatte diyorum,bu kadar entry nasıl girilmiş diye kafa yordum, pc'nin saati 19:00 u gösteriyor, f5 yapıp duruyorum, telefonda da saat aynı, tam düzelteyim derken ev arkadaşına saat sormaya gittim yeni uyanmış o da;
-ev arkadaşı saat kaç?
-7
-akşam mı sabah mı?
-ne?
-ciddi soruyorum akşam mı sabah mı (hakkaten endişeleniyorum burda)
-sabah
-(camdan dışarı bakıp) e pazar niye hala kurulu?
(diğer ev arkadaşı uyanır garip bir şekilde ilk yaptığı şey çay koymaktır)
-ev arkadaşı2 saat kaç
-7
-akşam mı sabah mı
-akşam
-e sen niye kahvaltı hazırlıyorsun
-muahhhh ne oldu lan
-hassiktir ya cidden akşam mı?
olum akşammış yaaa, kelimesi kelimesine gerçek, nasıl bu kafayı yaşadıysam artık
sözlükten katılmak isteyenler mesajla bana ulaşabilirler.
felsefeye meraklı olmak ve bu konuda söylenecek sözü olmak yeterli. grupta sözlükten ve sözlük dışından bireyler yer almaktadır. ayı sözlük ü temsil etmek gibi bir nosyonu yoktur.
genel gözlemime göre kadınlar daha homofobiktir, hetero erkekler konuyu kapatmaya çalışırken, hetero kadınlar bakışlarıyla bile rahatsız eder patavatsız patavatsız konuşur
benim için genelde kızlardır, ailelerine sevgililerine hiç gerek yokken gay olduğumu söylerler daha doğrusu söyledikleri için birkaçı ağzının payını aldı, ben durup dururken bu bakire değil demiyorsam sen de durup dururken bu gay diyemezsin
analizim geldi hemen yapim
öncelikle katılıyorum çünkü;
-sex bir kaçış yöntemidir,bizler gerçeklerden hayattan kaçıyoruz çünkü;
-türkiyede özellikle çok izole bir hayat yaşıyoruz, ailemizle arkadaşlarımızla cinsel kimliğimizi paylaşamıyoruz
-gelecek planı yapamıyoruz, evliik şansımız yok, sadakatin bağlılığın bi anlamı kalmıyor, biriyle beraber olmak hayatı daha da zorlaştırıyor
-sürekli kendimizi anlamaya çalışıyoruz kafamız hep yorgun, sex bir kafa dağıtma şekli oluyor
-aşk emektir, sevgi emektir, sanal alemden partner yapıyoruz, emeksiz, kolay gelen kolay gidiyor
hiç kimseden farklı değiliz aslında sadece havamız sanal alemde gerçek hayatta kimse o kadar sex yapamaz
homoseksüellere hakaret edince daha erkek olmuyorsunuz
sanatla ilgilenmek seni gay yapmaz tıpkı kadınlarla ilgilenmenin seni adam yapmadığı gibi
kadınlara hakaret etme onların yerine karar verme onların da beyni var kabullen
bir kızın mini etek giymesi ona laf atabileceğin anlamına gelmiyor açıkça davet edilmedikçe kimseyi sexe zorlama
daha az sinirlen gülen erkek en iyisidir
doğayı sev
yeşili koru
ayıyı öp
sonra hrant,
hiçbişey olmadı,
gazeteler senden daha çok bahsetti,
adına bikaç şiir şarkı köşe yazısı yazıldı falan,
hepimiz ermeni olduk bir süre,
agos meşhur oldu,
rakel çok güzel konuştu,
delik ayakkabın olay oldu,
sonradan kimin rüyasına girdin bilmem,
kim senin için ağladı, bi daha kimin aklına düştün de uzaklara daldı bilmem,
susmadık ama susmadılar,
bangır bangır bağırdılar bizimkiler,
görsen ne kalabalıktık,
oralar nasıl bilmem ama,
buralarda barışla hrant aynı oldu,
biz sana hoşçakal dedik,
bakalım sen bize ne zaman hoşgeldin diyeceksin,
ben daha buralardayım,
aklında bulunsun hrant,
sende burdasın,
em hemu hrantin,
analizim geldi hemen yapim
öncelikle katılıyorum çünkü;
-sex bir kaçış yöntemidir,bizler gerçeklerden hayattan kaçıyoruz çünkü;
-türkiyede özellikle çok izole bir hayat yaşıyoruz, ailemizle arkadaşlarımızla cinsel kimliğimizi paylaşamıyoruz
-gelecek planı yapamıyoruz, evliik şansımız yok, sadakatin bağlılığın bi anlamı kalmıyor, biriyle beraber olmak hayatı daha da zorlaştırıyor
-sürekli kendimizi anlamaya çalışıyoruz kafamız hep yorgun, sex bir kafa dağıtma şekli oluyor
-aşk emektir, sevgi emektir, sanal alemden partner yapıyoruz, emeksiz, kolay gelen kolay gidiyor
hiç kimseden farklı değiliz aslında sadece havamız sanal alemde gerçek hayatta kimse o kadar sex yapamaz
efendim öncelikle zirveyi düzenleyen dark bear'a çok tesekkür ederim, kendini ilk defa görme şansım oldu tam beklediğim gibi çok şirin çok şeker bir adam bu aralar kötü zamanlar geçirdiğini söyledi umarım hayatın sihri onunla olur, bu zamanlardan çok daha güçlü çıkar ama tavsiyem yaşam koçuna ihtiyaç duyarsa arascan dönmez'le çalışmaması. arascan dönmez demişken arkadaşımın hadi çıkalım ısrarı yüzünden maalesef sadece onun konuşmasını dinleyebildim orda söylemek istediğim çok şey vardı onun hakkında ama orda herkesi sıkardı buraya yazim bari;
1)konuşmasına ben makedonum diyerek başladı ki kafadan ben sizden farklıyım mesajı gönderdi, gittiğim hiçbir konferansta konuşmacının hiçbir gereği yokken etnik kökeninin açıkladığına şahit olmadım ki bu açıklaması konuşmasının devamıyla çelişiyor.
2)aramızda kimler mutlu sorusuna kız arkadaşımla el kaldırınca 'siz çiftsiniz ondandır' diyip önyargının kralını gösterdi, birincisi arascım ben gayim ve o benim ilkokul arkadaşım ikincisi hadi çiftsiniz dedin sonrasın kendinden emin şekilde kafayı çevirmek de neyin nesi bi sor bakayım çift miyiz değil miyiz, büyük saygısızlık dinleyiciye, heleki çiftsiniz ondandır tek olsanız mutlu olmazdınız iması şahane
3)konuşması sırasında kendimi cinsiyetsiz kimliksiz ve siyasetsiz olarak görüyorum dedi, madem kimliksizsin konuşmaya ben makedonum diye başlamak da neyin nesi, madem siyasetsizsin türkiye için 'kaçıcam buralardan sanatçya saygı yok' gibi siyasi söylemlerini nereye koyacaz, madem cinsiyetsizsin oynadığın oyuna ne diyeceksin?
4)türkiyenin en genç yaşam koçu olduğunu söyledi, bir yaşam koçuna kimsenin toplum içinde hele hele topluma konuşurken asla küfretmemesi gerektiğini kimse söylemedi mi ya da en azından bir yaşam koçunun bunu bilmesi gerekmez mi?
5)sorulan her soruya cinseliçerikli cevap verdi,hele benim sorduğum ve sorarken vefa ve dostluğu kastettiğim bir soruya öyle cinsel içerikli bir cevap verdi ki sormdan vazgeçip söylediklerini düzeltmeye çalıştım, cinselliği anlatırken de 'bu kalktı bu inecek ' gibi sokak ağzıyla konuşmasıda cabası.
6)benim kendimden yola çıkarak bireyin önemini anlatmaya çalışmamdan sonra bana sen önemli biri değilsin imasıyla sorduğu 'pardon da sen kimsin?' sorusu da ayrı bir ayıp, bak şimdi arascım madem yaşam koçusun demek ki bireylerle çalışıyosun ve önemli olanın birey olduğunu ve bireyin ruhu olduğunu bilmen lazım, umarım yaşam koçluğu yaptığın insanlara da 'pardon da sen kimsin' diye sormuyosundur, ikincisi 'ene-l hak bebeğim' ben hakkım, biraz hallac-ı mansur biraz tasavvuf oku öyle ben türkiye'nin en genç makedon yaşam koçuyum bakın ne acayip şeyler konusuyorum konusurken kufrettiğim yetmiyormus gibi bir de çok marjinal şeyler oynuyorumlarla yaşam koçu olunmaz doğu felsefesinde de batı felsefesinde de islam felsefesinde de önemli olan birey olabilmektir insan için allahın nuru, tanrının ışığı, tanrının yansıması denir, neyi kaynak olarak alarak yaşam koçluğu yapıyor anlayabilmiş değilim.
7)kesinlikle iyi bir dinleyivi de değil, birisi senle konuşurken onu dinlemen o tarafa dönmen gibi adab-ı muaşeret konuları ortaokul müfredatı sanırım ilkokul da olabilir.
8)hürriyetteki röportajı için kurgu dedi biz ona yalan diyoruz o ayrı, toparlarsak beraber geldiğim arkadaşlarımdan birinin dediği gibi sözlerine tek tek bakınca güzel ama genele bakınca bir anlamı yok ve sorduğun soruyla ilgili bir cevap vermiyor, diğer arkadaşımın dediği gibi bu yaşam koçuysa aykut oğut ne, kısaca tavsiyem birgün konuşmacı olduğunu görürseniz boşuna gitmeyin dışarı çıkıp birkaç dakika yürüyün kendinizi sevin cok daha güzel olacaktır.
'merhabalar ben allah;
dilekçeni inceledim, öncelikle şu an harika bir dondurma yiyorum ve yazdıklarını gülerek okudum, anladığım kadarıyla bana inanmıyorsun, ilk sen değilsin merak etme, gerçi ben küfürlü konuşmuyorum ama mızrak sokmak çok ayıp olmuş aslında bu pek de derdim değil, sistemi kurdum zaten bir daha da bakmadım, ha bu arada mızrak soksam bile bu konuda senin fikirlerini almazdım, öncelikle şu konuda anlaşalım sen bir hiçsin, inansanda inanmasan da müdahale edemezsin,
aslında şöyle birşey var bebeğim,inanmadığın halde neden bana bu kadar taktın bilmiyorum, madem kendinden eminsin neden sende dalgana bakmıyorsun?
bana istediğin gibi hitap et hayatım zeus, thor hatta kanka da diyebilirsin, unutma ben herşeyim gocunmam, film konusuna gelince zaten adıma film yapıldı, bir yerlerden bulabilirsin, ben görünmüyorum umarım idare edersin
ha bu arada bu dünyayı yaratırken kendim için değil,insanlar için düşünmüştüm,ben zaten biliyorum, derdim sizi sınamak değil, sizin kendinizi sınamanız, anlamanız ve kendinizi keşfetmeniz, bunda nereyi anlamadın? olay benlik değil senle alakalı, e var olmak her zaman daha iyi değil mi sence, üstelik sen kendinin yanacağını düşünüyorsan ben neden seni yakmayayım, bunu aklıma sokan sensin,ama yine de tüm zamanımı seni yakmayı düşünerek geçirmiyorum....
kısacası kanka beni rahat bırak artık, inanmıyorsan git tadını çıkar şu hayatın, başım şişti...
umarım aydınlatabilmişimdir
sevgilerle'
ben allah olsam böyle cevap verirdim
bu soruyu soran insana ilk söyleyeceğim; ulan erkeğini çok okudun araştırdın da, kadını kaldı,
ikinci soracağım; bana üç tane kadın filozofu felsefeleriyle sayabilir misin? (yalnız paşam lütfen google'dan bakıp ahanda bu deme, herhangi bir derste ya da felsefi sohbette bahsettiğini söyle)
namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz ama bir kaç sebep sıralayalım;
-kadınların ayın belli günlerinde ibadete mani hallerinin olması ve çocuk sahibi olmaları gibi peygamberlik vazifesini yapmaya mani durumları vardır. bu sebeple ümmetlerine hem imam, hem önder, hem de yeri geldiğinde kumandanlık vazifesi yapan peygamberlerin kadın olması elbette düşünülemez.
-peygamberlik vazifesinin gayet ağır şartları vardır. kadın ise yaratılış ve huy itibariyle naiftir, tabi ki o şartları kaldıracak kadın da yaratılabilirdi ama bu kadını erkekleştirirdi
-kadınlar doğaları gereği daha merhametli ve şefkatlidir, ama peygamberlik vasfında sert olmakta gerekir
-askeriyeye gidecek öğrencilerin mahallelerine gelip namaz kılan var mı, başörtülü olan var mı diye araştırıldığı türkiyeydi
-terörü, ölümleri bir kenara bırakıp işi gücü sakala, şalvara, başörtüsüne takanların olduğu bir türkiyeydi
-laiklik ideoloji üniter yapı diye tutturup milleti açlığa sefalete krizden krize sürüklediği bir ülkeydi
-medyanın her başörtülüye ajan çektiği, aşağıladığı bir ülkeydi
-inananlara ve dindarlara devlet kurumlarının zehir olduğu dönemdi
-otobüs şoförlerinin sakalına takan sikko beyinlerin olduğu dönemdi
hiçbir konuda tutucu olmayan bir gay olarak askere gitmek istiyor muyum, hemde kendimi herhangi bir dinin mensubu olarak görmez, hiçbir ülke siyasetinin maşası olarak görmek istemezken?cevabım kesinlikle eeevveeettttt........
çünkü;
-onlarca yıl önce benim rahatım özgürlüğüm namusum ve şerefim için gözünü kırpmayan atatürk için
-çanakkalede erzurumda çukurovada karadenizde güneydoğuda doğuda ölüme giderken kim gay kim değil diye düşünmeyen, milletinin, benim ve ülkemin onuru için savaşan kahraman insanlar için
-20 yaşında askere giderken gay değilim o yüzden gidiyorum diye düşünmeyen çocuklar için
-ülkem için, onuru için savaşan yaralanan ve ölen tüm gayler için
-içi yana yana oğlunu askere uğurlayıp gözyaşlarıyla geride kalan anneler için
-oğlunu kaybedip düşman sevinmesin diye ağlayamayan,bir oğlum daha var o da vatana feda diyen babalar için
-ülkemdeki tüm çocukların rahat uyuyabilmesi için
-daha çok horon tepebilmek, bozlak dinleyebilmek,hrantı sevebilmek, taksim anıtına bayrak dikebilmek,kürtçe bir ağıda tek kelime bile anlamazken gözyaşımla ortak olabilmek için,süryaniler için
çünkü ben bir gay olarak
-tsk homofobik diye kafamı kuma sokmam, askerliğimi de yaparım kimliğimi de ifşa ederim, o anlayışla mücadele ederim değiştirmeye çalışırım
-silahımı beni vurmak isteyene ve silah taşıyana doğrulturum, silahsızlara değil
-hayatın kaçmak demek değil mücadele etmek değiştirmek olduğunu bilirim
bugün rahatsanız efendiler bu sizin için mücadele eden insanlar sayesinde, ben barış istiyorum dediğinizde barış gelmiyor, pollyanna olmaya ne hacet, akıl var izan var, madem homofobiklerle iş yapmıyorsun devlet dairesinde de çalışma, türkiyeden git, kimseyle konuşma ya da burda kal düşünceleri değiştir sen göremeyecek olsan da senden sonrakiler için bunu yap
asker bir arkadaşıma birgün sormuştum -bir silah ne kadar temiz olabilir ki diye
bana verdiği cevap aynen böyleydi
-öldürmen gereken bir teröristin kanı kadar pis, korumaya çalıştığın bir dostun kanı kadar temiz olabilir
tsk'nın yanlış uygulamaları olabilir ama nedense kimse bu uygulama değişsin gay olarak askere gitmek istiyorum demiyor, ben gitmicem tsk homofobik diyor, tüm yanlışlarına rağmen bugun rahatımız tsk sayesindedir ve onun askerleri sayesinde
bir çok konuda onla aynı fikirde değilim, ama büyük bir figür, bakışları bile yeten adamlardan ama yine de;
-harf devrimi yaptığı en büyük hatalardan biriydi, türkiye halkının resmen geçmişle olan bütün bağlarını kopardı, osmanlı tebaasının (ermeni,rum,kürt,türk,,arap,çerkez ve daha niceleri) tüm kültürel birikimini çöpe attı, kimse osmanlı döneminde yazılmış eserleri okuyamıyor artık, üstelik yerine gelen de latin alfabesi yine türk alfabesi değil, ilkokulda da hep aynı yalan, arapça okumak zormuş, millet çin'de japonya'da 50.000 karakter kasıyor, biz de 30 karakter öğrenemiyoruz, yersen
-islam ve doğu sanatını hiçe sayması türkiye halkına çelişkiden başka bişey vermedi, sanat'a avrupa kafasıyla bakmış malesef, müslüman bir toplumun sanatı 'heykel, resim, piyano' olamaz, zaten avrupadaki bu sanatta dinidir, katolisizmde tanrıyla inanan arasına aracılar girer, o aracı bazen bir azize meryem heykelidir, bazen bir isa portresi (tanrı'yla kul arasına aracı giremez diyen protestanlarda durum daha farklıdır ve kiliseler daha gösterişsizdir), ama islam'da sanat somut olmaz, soyut olur, çünkü allahla kul arasında hiçbir somut şey olamaz, malesef atatürk islam'a son derece yabancıdır, ya da artniyetli, görmezden geldiği kesin, islami sanat(yüzlerce yıldır bu dine mensup halka başka sanat veremezsiniz aksi taklitçilik, kopyacılık olur) 'hat sanatı,ebru sanatı, oymacılık,işlemecilik'olabilir islami müzik 'tasavvufidir', bir müslümanın piyano çalması sanat değil, taklitçiliktir, sanatta taklitçilikle olmaz, yaratıcılıkla olur
-kıyafet devrimi çok acı, hüseyin rahmi'nin sözleriyle,' millet fötr şapkanın altına günahını azaltsın diye takke takıyordu'
kendisi çok büyük bir askeri dehadır ama siyasi anlamda halkını ve ülkesini yeterince tanımamış, başarısız olmuştur bugün hala bize başörtüsünü tartıştıran, senfoni dinlemiyor diye kültürsüz olarak yaftalatan malesef onun düşünceleri olmuştur
son olarak herşeye rağmen kendisine saygım sonsuz, ama ben asla tek bir adamcı olmam ve atatürkçüde değilim