nikimsi

Durum: 1295 - 0 - 0 - 0 - 23.01.2017 00:39

Puan: 21210 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

hayat bazen çok: honki ponki toni nok, çalona bimbo bori rok, muşi muşi hubobo kozi zok, çiki çiki şayne tiki tak tok.
  • /
  • 65

su maymunu

büyük solungaçları sayesinde derin denizlerde yaşayabilen, insanların atası olduğu kabul edil* şaka şaka zamanında neden böyle bir şey yaptığımı bilmemekle birlikte hunharca satın aldığım su emerek büyüyen toplardır. rengarenklerdir.

not: çocukken az safmışım galiba *

evin en küçüğü olmak

sürekli ekmek almaya yollanmak ve yıkanan perdeleri asmak demektir.

hoşlanılan erkekle sarhoş olmak

hiç de düşünüldüğü gibi hoş olmayan eylem maalesef ki.. hele ki hoşlandığınız adamın tavırlarıyla size anlatmaya çalıştığı gibi "umrunda değilseniz." siz sarhoş oldukça kendinizde daha da cesaret bulursunuz ona yaklaşmak için ama o umursamaz bile. halbuki bir sarılmak bir öpmek bile size dünyalara bedeldir o an için. alkolün verdiği hafif duygusal etkiyle ona yanaşırsınız, kendinizi paralarsınız fakat ne yaparsanız olmaz. tam size karşılık verir gibi olur bu sefer erkekligine (!) yediremeyip sizden uzaklaşır ve o anki tüm toz pembe duman kalkar. üstüne bu adam kolay sarhoş olan biri değilse ilerleyen günlerde bunları hatırlayıp sizden uzaklaşmaya başlar. hoslandığınız adamı gerçekten tanıdığınızı düşünüyorsanız ve cesurum ben diyorsanız deneyin. yoksa o hoşlandığınız adamı sonsuza dek kaybedebilirsiniz.

sevgilisi olduğunda sizden uzaklaşan arkadaş

insanlara olan güveninizi sorgulatır. umarım böyle insanlar bizlerden uzak olurlar.

fotoğraf çekilirken ağzını büzmek

bu durumla ilgili bir şey okumuştum. şizofreninin bir çeşidindeki hastalarda muhakkak görülen bir özellikmiş. ne kadar doğrudur bilemiyorum.
örnek bir görsel:

barış arduç

nasıl olur da yeni kesfederim diye şaşırdığım yakışıklı oyuncu. şunun cevabını bilen varsa söylesin ya belki bi şansımız olur *

http://twitter.com/cokkonusurumki/status...

avatar: the last airbender

cnbc-e de haftasonları sabahın köründe yayınlanırdı bir zamanlar. o yüzden sırf izleyebilmek için haftasonu uykularımı kendisi için feda ettiğim animedir. aang, katara, zuko, toph, sokka, azula... her karakter o kadar farklı o kadar gerçekçiydi ki. onların değisimlerini izlemek büyük bir zevkti. her bölüm bittiğinde üzülürdüm hele final yaptığında ağlamıştım. her bölüm bittikten sonra kim bilir kaç kere araştırma yapıp ardından elementleri bükmeye çalısmışımdır belli değil. gerçi arada hala su bükmeye çalışıyorum ya neyse *

fatih portakal

cesur haberci. zamanında çocuğunun olmaması üzerinden kendisiyle dalga geçilmişti o an ne kadar saçma bir toplumuz bir kez daha anlamıştım. ayrıca çekici bulduğum bir adam. bazen haberlerden ziyade kendisini izlediğim doğrudur.

sait faik abasıyanık

bir gün dershanede deneme olurken üst sınıfta ders işleyen türkçe hocasının hakkında şunları söylediği yazar "durum hikayelerinde bir üstattır, muhakkak okumalısınız ama ülkemizde her üstada çamur atıldığı gibi kendisine de çamur atılıyor, hiç evlenmediği için eşcinsel olduğu söyleniyor yok öyle bir şey!" adam bunları söylerken o kadar hiddetliydi ki... "heeyy hocam birinin eşcinsel olması bir çamur olarak görülüyorsa ve bu onu tüm başarılarına rağmen küçültüyorsa, bunun sebebi siz ve sizin görüşünüzdeki insanlardır" diyemedim ya la. zaten o andan itibaren denemeye de pek odaklanamamıştım ya neyse.

sailor moon

bu sahne de beni en çok üzen sahnedir. canım sailor venüs sen acı çekme noluurrr o çığlık atışın içimi ürpertiyor her seferinde *

uçurtmayı vurmasınlar

ne zaman umutsuzluğa kapılsam, üzgün hissetsem açıp baktığım filmdir. garip bir şekilde hem içime umut aşılar hem de üzer.

çocuk istismarı

sadece fiziksel ve sözel şiddetle sınırlı kalmayandır. bu konu, çok daha geniş bir yelpazede incelenmeli ve ona göre davranılmalı, önlemler alınmalıdır. *

bilgilendirici bir görsel:

saidmichaelkate

nickini her okuduğumda aklıma lost dizini getiren sözlük yazarı.

(bkz: lost)

tsk’nın cinsel yönelim ayrımcılığı anayasa mahkemesi’nde

bugün okuduğum sevindirici haber. umarım yapılan ayrımcılığın ne kadar saçma, ne kadar çağ dışı olduğu anlaşılır da olumlu bir sonuca varılır.

http://sendika1.org/2015/09/tsknin-cinse...

sinek

iskambil kartlarında, yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil eden cinstir.

dipnot: her ne kadar bu üç oyunu oynamayı bilmesem de bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın (asil sınıf) en değerli, sineğin ise en değersiz kart olmasının nedeni işte bu sınıflamaymış.

maça

iskambil kartlarında, bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu temsil eden cinstir.

kupa

iskambil kartlarında, bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi temsil eden cinstir.

karo

iskambil kartlarında, ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtgen kiremitlerinden esinlenilerek orta sınıfı temsil ettiği cinstir.

benim ne suçum var

her insan gibi psikolojik danışma ekibi çalışanlarının da psikolojik danışmaya ihtiyaç duyduğunu gösteren başlık olmuştur ayrıca. *

hepberabear bi ara birbirimize seans yapalım canım öpüldün bye *

benim ne suçum var

bir zamanlar yaprak dökümü dizisindeki leyla karakterinin sarf ettiği, bu aralar içerisinde bulunduğum ruh halini çok iyi anlatan söz.



* * *
  • /
  • 65
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1295

çocuk istismarı

sadece fiziksel ve sözel şiddetle sınırlı kalmayandır. bu konu, çok daha geniş bir yelpazede incelenmeli ve ona göre davranılmalı, önlemler alınmalıdır. *

bilgilendirici bir görsel:

bir eşcinselin başına gelebilecek en kötü şey

eşcinsel olduğu için işten çıkartılması.

ülkemizde tüm gaylerin kadınsı pasif gay olarak bilinmesi sorunsalı

halka sunulan, göz önünde bulunan ve daha çok dikkat çeken gaylerin kadınsı* özelliklere sahip olmasından kaynaklı durumdur. ülkemizde kadın gibi davranmak güçsüzlüğü, pasifliği sembolize eder, gaylik ise istenmeyen bir durumdur. bu iki özellik birleştirilerek tüm gaylerin kadınsı olduğu ve bunun ne kadar kötü(!) bir şey olduğu mesajı tüm beyinlere altttan alta işlenmektedir. çünkü gaylerin de maskülen* olabileceği ihtimalinden korkulur ve yokmuş gibi davranılır.

hayatında hiç grup seks yapmamış eşcinsel

çağırdınız da biz mi gelmedik *

ayı sözlük şeriatçı yazarlar zirvesi

hacı misi ile parlattığım cemaatçi götü mü açıkta bırakacak kırmızı bir tanga ile katılacağım zirvedir. tüm şeriatçıların gözleriylen günah işlemelerine, cünüp olmalarına sebebiyet verip toplandıklarına pişman edip ardından "türkiye laiktir laik kalacak" nidalarıylan izmir büyükşehir belediyesi logolu sancağı mekana dikip atamın gücüylen son noktayı koyacağımdır.

dissosiyatif kimlik bozukluğu

kisinin icinde birbirinden farkli kisilikler hissedip, bu kisiliklere uyan davranislarda bulunmasi, bu kisiliklerin etkisi altinda oldugu anlarda yaptiklarindan habersiz olma halidir. bu kisilikler bireyin kendi cinsiyetinden, yas grubundan, sosyoekonomik ve kulturel durumundan farkli olabilir. bu kisiliklere ait kafasinin icinden gelen ve kendisini yonlendiren sesler duyabilir. farkli kisilikler var olan "evsahibi" kisilige zarar verici davranislar gosterebilir (es ya da karsi cinsle uygunsuz iliskiler, suca yonelik davranislar gibi). evsahibi kisiligi oldurup, yerine gecmek icin intihar girisimlerinde bulunabilirler.

nasil olusmaktadir?

genellikle cocukluk yaslarinda cok agir fiziksel (dovulme, agir cezalandirmalar), cinsel (tecavuz, cinsel tacizler) ve duygusal (sevgi gosterilmeme, saglik, egitim ihmalleri ve bakim gereksinimlerinin yerine getirilmemesi gibi) travma yasantilari sonrasinda gelisir. bu donemde cocuk bu olaylar esnasinda kendini olayin etkisinden kurtarmak icin bir savunma mekanizmasi seklinde “o olayi yasayan ben degilim, bu olanlar bana yapilmiyor, ben bunlari hissetmiyorum” vb dusunce degisiklikleri gelistirir. bu zamanla normal disi bir hal alip, bu bozukluga donusur. bu sekil bir savunma sureci, agir travmalara uyum saglamada onemli bir yere sahiptir.

dissosiyatif kimlik bozuklugunun birincil belirtileri:

iki ya da daha fazla birbirinden ayri kimligin ayni kiside varligi (herbirinin kendi icinde sureklilik gosteren cevre ve benlik algisi, iliski kurma ve dusunme bicimi vardir). bu kimliklerden en az ikisi zaman zaman tekrarlayarak kisinin davranislarini denetim altinda tutar. onemli kisisel bilgileri siradan bir unutkanlikla aciklanamayacak sekilde animsayamazlar.

toplumda ne oranda gorulmektedir?

% 5-10 arasinda gorulmektedirler. daha cok kadinlarda teshis edilmektedir. erkek hastalarin ise suc isledikleri icin daha cok adli sistem icinde olduklari ve bu nedenle tani konulamadigi dusunulmektedir. kisilerin ozellikle kafalari icinden gelen sesler duymalari, yaptiklarini hatirlamadiklari seylerle karsilasmalari gibi belirtilerin, ogrenilmesi halinde kendilerinin “akil hastanesine kapatilacaklari ya da toplumda damgalanacaklari ” yonundeki inanclari nedeniyle tedaviye basvurmadiklari gorulmektedir.


tedavi:

hastalik bu rahatsizligi bilen psikiyatristlerce uzun dönemli psikoterapi ile tedavi edilmektedir. tedavide kisiliklerin bir araya getirilerek bir butun olusturmasi ve gecmiste yasanan ve bazi hallerde unutulmus olan travma doneminin aydinlatilip, bunun normal bilinc hali ile birlestirilmesi ve butunlestirme sonrasi eslik eden diger kisilik sorunlari ve yaklasimlarin tedavisi ile surdurulur. psikoterapi esnasinda farkli kisiliklerin etkisi ile sikayetlerde alevlenmeler gorulebilir. bu durumlarda ilac tedavileri ve kisa sureli yatakli tedaviler gerekebilir.  

ayı sözlük oyun kütüphanesi

gerçek hayatta:
(bkz: voleybol) favorim, pek severim <3 sokak, salon, plaj. her türlüsü olur fark etmez.
(bkz: yakar top) ikinci favorim. her türlü kapışırız. *
(bkz: istop) top havaya atılır. ebe topu tutana kadar herkes uzaklaşır ardından ebe bir renk söyler herkes onu bulmaya çalışır.
(bkz: 9 aylık) ön eleme olarak top ayakta sektirilir. en az sektiren kaleye geçer her gol 1 puandır-kafa hariç o 3 puan- 9 puan tamamlanınca kişiye şut çekilir hiç birini kurtaramazsa çocuk doğurmuş olur. nasıl saçma bi oyunmuş lan bu böyle. *
(bkz: saklambaç) bir ebe gözlerini kapatıp belirlenen sayıya kadar sayar. sayma işi bitince saklananları bulmaya çalışır. bulduğu kişiyle adeta yarışa girer gözlerini kapattığı yere koşarlar ebe onu orada sobelerse yani sayı saydığı yere bulduğu kişiden önce ulaşırsa sıradaki ebe o sobelenen kişi olur.
(bkz: köşe kapmaca) genelde römork gibi köşeli yerlerde oynanır. ebe ortadadır köşelerdeki kişilerin kalkıp yerlerini değiştirmelerini bekler. kalkan kişilerden birinin yerini kaparsa yeri kapılan kişi ebe olur.
(bkz: sessiz sinema) bir kişi aklından bir film, dizi tutar. jest ve mimikleriyle karşısındaki kişilere bu filmi anlatmaya çalışır.
(bkz: ortada sıçan) diğer adıyla (bkz: can) yakar topun kardeşi. karşılıklı en az iki kişi vardır ve bunların ortasında bir ya da birden fazla kişi vardır. amaç bu kişileri topla vurup oyundan çıkarmaktır.
(bkz: dokuz taş) dokuz taş üst üste dizilir. sonra topla yıkılır ardından herkes kaçışır. ebeler bu kaçışan kişileri vurmaya ve bu sayede dokuz taşın tekrar üst üste dizilmesini önlemeye çalışır
(bkz: mendil kapmaca) ortada biri mendil tutar. iki kişi karşılıklı olarak aynı anda koşarlar. mendili ilk kapan oyunu kazanır.
(bkz: beş taş) beş tane taşın farklı şekillerde havaya atıp tutulması ve toplanmasıyla oynanan bir oyundur.
(bkz: ip atlama) hunharca zıplayıp kalorilerinizi yakmaya yardımcı olan oyun. *
(bkz: aç kapıyı bezirgan başı)

(bkz: yakalambaç) bir ebe kendisinden kaçan herkesi yakalamaya çalışır. yakaladığı herkes onun tarafına geçer ve son kişi kalana dek devam ederler.
(bkz: yerden yüksek) mantığı köşe kapmaca ile aynıdır. herkes yerden yüksekte bir yerde durur. ebe yerdedir. kişiler yer değiştirirken ebe onlardan birinin yerini kapmaya çalışır.
(bkz: ali baba saatin kaç) ebe diğer oyunculara arkasını dönmüştür. diğerleri sırayla bu soruyu sorarlar. "ali baba saatin kaç?" mesela "5" der. oyuncular da 5 adım yaklaşırlar ebeye. tabi herkes kendince adım attığından kimi daha yakın, kimi daha uzak olur. ali baba döner bakar ne kadar yaklaşmışlar diye. tekrar arkasını döner, aynı şey tekrarlanır. amaç ali baba henüz arkası dönükken atılan adımlar esnasında ona ulaşıp, sırtına vurmaktır. bu olay gerçekleştiği anda herkes başlangıç çizgisine geri kaçar. ali baba kimi yakalarsa o ebe olur.

ataride:
(bkz: mortal combat)
(bkz: adventure island)
(bkz: circus)
(bkz: road fighter)
(bkz: sonic)
(bkz: contra)
(bkz: tank)
tekrar oynamak ve daha fazlasını görmek için: http://www.atari.gen.tr/

berberde gözü kapatmak

yapamadığımdır. özellikle uzun süre yapamıyorum maksimium 10-15 saniye. daha uzun süreli kapalı tutarsam aklıma berber konulu porno filmleri geliyor. bunun sonucunda da erekte olurum, mal gibi kalırım diye düşünüp geriliyorum (bkz: ayı sözlük itiraf) *

hornet kezbanlarından inciler

sevgiye yakışan ilgidir. ilgi yoksa tek yakışan silgidir.

ayı sözlük itiraf

yerim neresi, kendimi nereye ait hissediyorum artık hiç bir fikrim yok sözlük. üniversitemin bulunduğu ildeyken kendimi oraya pek ait hissetmiyorum, 3 gündür ailemin yanındayım kendimi buraya da ait hissetmiyorum. gerçi bu durumu yaklaşık 1senedir yaşıyorum. yurt dışındayken de kendimi oraya ait hissetmiyordum ülkemde ülkem diyordum *. fransız şair charles baudelaire'e ait şu söze tamı tamına uyuyorum sanırım: "nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi geliyor."

üniversitede eğitim gören yazarların okuduğu bölümler

ayı sözlük üyeleri üniversitelerin hangi bölümlerinde okuyorsunuz?
cevap: (bkz: pdr)
aynı ya da yakın bölümlerde okuyorsak birbirimize yardımcı oluruz iyi olur

ayı sözlük yazarlarının beğendiği tipi tek görselle tanımlaması

nsberghei ve sphynxinator nin görsellerine şiddetle katılıyorum!

market poşeti biriktiren anne

aynı zamanda dondurma kabına yaprak sarması koyan annedir. *

hiçbir şeyden memnun olmayan insan modeli

çevresindeki kişilerde zerre yaşama hevesi bırakmayan insan modelidir. ya arkadaş bi insan her şeyden mi memnuniyetsiz kalır, hiç mi bir şeyi beğenmez. tamam o beğenmediğin şey mükemmel olmayabilir ama şunu da bilmen lazım hiçbir şey mükemmel olmak zorunda da değil. karşındaki insan belki de bin bir hevesle, araştırarak, okuyarak, deneyerek vs. bir şekilde bir ürün ortaya koymuş en azından bir teşekkür et o da olmadı bir tebessüm et. yok illa bir bok atmalar, bir iğnelemeler, bir burun kıvırmalar. sırf beğenmemek için gösterdiği o çabayı aslında az da olsa pozitif bir yöne kanalize edebilse aslında belki de yapıcı eleştiri yapıp katkıda bulunabilecektir bu insan ama hayır o en iyi bildiği şeyi yapacaktır "hıh bu ne be pööffss" demek. cidden böyle yapıcı olmak yerine yıkıcı davranan insanları hiç sevmiyorum. insanı yormaktan zevk alıyorlar herhalde. platon'un bir lafı var o sözü bu arkadaşlara hediye etmek istiyorum: insanlara karşı düşünceli olun. çünkü karşılaştığınız herkes en az sizin kadar zorlu bir mücadele veriyor.

ayı sözlük kitap önerileri

doğan cüceloğlu-savaşçı
Henüz takip ettiği biri yok.